Çok sıkıştık, SUT’ta acil güncelleme gerekiyor

Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) Başkanı Dr. Reşat Bahat, sağlık sistemindeki sorunlar, özel sağlık sigortaları hakkında açıklamalar yaptı. SUT fiyatında anlamlı bir güncelleme yapılmasına ihtiyaç olduğunu belirten Bahat, “Özel sigortalarla yaptığımız sözleşmeler SUT çarpanı ile yapılıyor. Başka alternatif yok; her yıl onlarla pazarlık yapamazsınız” dedi.

Editör: Aytaç NALLAR

Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) Başkanı Dr. Reşat Bahat, sağlık sisteminde SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) fiyatlarında acil güncelleme yapılmasına ihtiyaç olduğunu söyledi. Reşat Bahat, sağlık sistemindeki sorunlar, özel sağlık sigortaları hakkında açıklamalar yaptı.

Reşat Bahat, toplam maliyetlerin üzerine sağlık sisteminde sadece dolar bazında yüzde 20’lik maliyet artışı olduğunu belirterek, SUT fiyatında anlamlı bir güncelleme yapılmasına ihtiyaç olduğunu kaydetti. En son temmuz ayında SUT fiyatına yüzde 40 artış yapıldığını, ancak bunun özel sektöre yansımasının yüzde 9 ila 13’lerde kaldığını ifade eden Bahat, “Yani bizim sosyal güvenliğe kestiğimiz faturalardaki artış oranımız yüzde 13’ü geçmedi. Daha ziyade kamu hastanelerinde ya da üniversite hastanelerinde bir artış oldu. Çok kısa sürede SUT fiyatlarında güncellemeye ihtiyaç var. Aciller gibi, diyaliz gibi, yoğun bakımlar gibi, organ nakilleri gibi hizmet verdiğimiz alanlarda, vatandaştan fark almadığımız alanlarda çok sıkıştık. Bizim vatandaştan aldığımız cepten harcamaların oranı giderek artmaya başladı. Bu siyaseti uzun dönemde rahatsız eder” dedi.

HİZMET VEREMEZ HALE GELİRİZ

Reşat Bahat, organ, kalp, kemik iliği nakli, diyaliz gibi alanlarda devlete destek olduklarını, ancak özel hastanelerin ayakta kalabilmelerinin iç piyasa sayesinde olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bizim kaynağımız kamudan geliyor, artışlarımızı da kamu belirliyor. Asgari ücret yüzde 55 artırıldı. Bütün çalışanlarımıza buna yakın bir artışın zaten yapılması gerekiyor. Bunu SUT gibi bir artışla beslemezseniz hizmet veremez hale gelirsiniz. Ya da siyasetin hiç sevmediği bir şeyi yapmak zorunda kalır; hizmet sunan arkadaşlarımızın sayısını azaltmaya kalkarız, bunun da karşılığı işsizliktir. Bu da bizim hizmet kalitemizi bozar. Çalışanlarımızı kaliteli hizmet vermek için çalıştırıyoruz. Yani kısır döngüye giriyoruz. Bizim maliyetlerimizin yüzde 55’i doktor ve çalışanlarımıza gider. Doktorlara kamuda verilen artışı çok doğru buluyorum. Çünkü kamuda da işlerin yürümesi lazım. Ama kamudaki artışlar doğal olarak özel sektördeki doktor maliyetlerini de arttırdı. Bu artışı biz muayenelere yansıtsak yüzde 200 vatandaşa artış yapmamız lazım. Türk Tabipler Birliği’nin yaptığı artış oranı ise yüzde 40. Bir şekilde uymak zorundasınız. Özel sigortalarla yaptığımız sözleşmeler SUT çarpanı ile yapılıyor. Başka alternatif yok; her yıl onlarla pazarlık yapamazsınız.”

SAĞLIK TURİZMİ İLE AYAKTAYIZ

Reşat Bahat, tüketiciyi ve vatandaşı korumayan hiçbir sağlık sisteminin ayakta kalamayacağını, bu fiyatlarla bile bu kurumların ayakta kalmasının sebebinin sağlık turizmi olduğuna dikkat çekerek, “Türk vatandaşlarından alınan paralar değil, SUT’tan alınan paralar değil, sağlık turizmidir. Bizim halkımıza hizmet veremeyecek noktaya gelmememiz gerekir. Biz Türk vatandaşının seyrettiği, yabancıların kullandığı özel kurumlar istemiyoruz. Vatandaşlarımızın rahatlıkla gelebildiği, bizim ekonomik olduğumuz, vatandaştan az para aldığımız ama karşılığını sigortaların ödediği bir kurum olmak istiyoruz” dedi.

HASTA BİR TOPLUMUZ

Reşat Bahat, “Son dönemlerde doktor sorunu yaşanıyor. Hastalar doktor bulamamaktan şikayet ediyor. Bunu neye bağlıyorsunuz?” sorusunu, şöyle yanıtladı:

“Doktor kaynağı sıkıntımız var ki, 2018’in Şubat ayından beri sürekli düzenlemeler ve planlamalar yapılıyor. Buna saygı duyuyorum ama hasta bir toplumuz. Yani her şekliyle hastayız; hastayız doktora gidiyoruz, psikolojimiz bozuk doktora gidiyoruz. 85 milyonluk bir ülkede, bir milyarın üzerinde muayene olur mu? Yaş ortalamamız da 33’lerde. Bu kadar hasta olmamıza sizce imkan var mı? Doktora gitmek bir sosyalleşme aracı haline gelmeye başladı. Bazı kısıtlar koyamazsak bu kaynağı yetiştiremeyiz. Şu da var; Covid süresince vatandaşın ertelenmiş sağlık talepleri vardı. Bundan dolayı da birden yükleme oldu. Bir de bazı alışkanlıklarımız var. Siz her diyabeti endokrin uzmanına, her hipertansiyonu kardiyoloğa muayene ettirmeye kalkarsanız, bu olmaz. Dünyanın hiçbir yerinde bu yok. O zaman dahiliyecileri, çocuk doktorlarını oturtmamız lazım. Bütün hastalara da yan dal uzmanlarının bakması lazım. Bizim bu alışkanlığımızdan vazgeçmemiz gerekiyor. Bu hastaların çok azı bu arkadaşlara yönlendirilmeli.”

ENFLASYON PAZARLIKLARI BOZUYOR

Reşat Bahat, “Özel sağlık sigortalarının fiyatı astronomik düzeyde arttı. Bunun da nedeni özel hastanelerin fiyat artışları. Hastaneler fiyatlarını artırıyor, sigorta şirketleri de primleri artıyor. Bunu nasıl görüyorsunuz?” sorusunu da şöyle yanıtladı:

“Enflasyon, devletin mücadele etmesi gereken bir konu. Enflasyonun olduğu yerde pazarlıklar da bozuluyor. Satan daha pahalı satabilir miydim, alan da daha ucuz alabilir miydim kuşkusu içinde. Enflasyon bizim ticari ahlakımıza çok ciddi zarar veriyor. Yani işletme kötü yönetildiği için mi o maliyetler kurtarmıyor da pahalı satıyor; bunu bilmiyoruz. Herkes enflasyon denilen canavara sığınıyor. Kötü yönetici, iyi yönetici arasındaki farklar çok anlaşılamıyor. Enflasyon sorununun çözülmesi gerekiyor, aksi halde bu örnekler giderek büyüyecek. Bu örnekler pazardaki domates, salatalık tezgahında da var, hastanede de var, sigortacılıkta da var. Herkes enflasyonu ve tedarik zincirini bahane gösteriyor. Günün sonunda bütün maliyetleri kim öder; son tüketici öder. Her zaman bizden hizmet alan vatandaşları korumak gerekir.”