Gelirler yüzde 50 azalacak, giderler kısılacak

0
PricewaterhouseCoopers’ın (PwC), kovid-19 CFO araştırması küresel ve Türkiye CFO’larından kriz ve mücadele üzerine öngörüleri içeriyor. PwC, CFO Pulse araştırmasını kovid-19’un iş dünyası ve ekonomi üzerine etkilerini izlemeye yardımcı olmak üzere küresel finans liderlerinin görüşlerini alarak yürütüyor.

CFO Pulse Araştırmasına, 24 ülkeden 867 CFO katıldı. Türkiye’nin ikinci defa yer aldığı araştırmada, Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin CFO’ları, diğer küresel finans liderleriyle birlikte kovid-19 krizini birçok açıdan ele aldı.

PwC’nin araştırmasında, şirketlerin yeni koronavirüs ile mücadelesinde, liderlerin yeni dengelere göre şirketlerini yönetirken onlara yardımcı olacak taktiksel hamlelere odaklandığı istikrar aşamasının uzun sürmesi beklenirken, her ne kadar bazı ülkelerde ve bölgelerde kısıtlamalar yavaş yavaş kalkmaya devam etse de krizin ekonomik etkileri hala yaygın şekilde görüldüğü belirtiliyor. “Devletler tüm bu zorluklara rağmen ekonomilerini yeniden açmaları gerektiğinin farkındalar” denilen araştırmada, ekonomilerin açma hızlarının farklı olacağı, bazı bölgelerin başarı konusunda rehber olurken bazılarının da ders alınması gereken örnekler teşkil edecekleri vurgulanıyor.

Araştırmada, Sağlık Bakanlığı tarafından Mayıs başında yapılan açıklamada Türkiye’nin koronavirüse karşı mücadelesinde ilk dönemi tamamladığının belirtildiği ve “Kontrollü Sosyal Hayat” olarak adlandırılan ikinci döneme girildiğine değinildiği ifade edilerek, “Yeni koronavirüsle mücadelede başarılı olma yolunda iş dünyasına düşen payın önemi büyük. Şirketler, çalışanlarının iş yerlerine dönme zamanı ve onların güvende olması için gerekli tedbirler hakkında karar verecek. Kriz ve toparlanma süreci boyunca güvenliğin sağlanması için gereken yenilikçi çözümler şirketler tarafından geliştirecek” deniyor.

Araştırmada, Öne Çıkan Bulgular
  • İş yerleri yeniden açılırken, Türkiye CFO’larının çoğu alınan tedbirler çerçevesinde müşterilerinin güvenlikle ilgili beklentilerini karşılayabilecekleri (yüzde 83) ve çalışanlarına güvenli bir çalışma ortamı sunabilecekleri konusunda çok emin (yüzde 76).
  • Türkiye dahil CFO’ların yüzde 85’i bu yıl kovid-19 nedeniyle gelir ve kârlarında azalış olmasını bekliyor. Türkiye CFO’larının yarısından fazlası (yüzde 54) bu azalışın yüzde 10 ila yüzde 50 olacağını öngörüyor.
  • CFO’ların çoğunluğunun (yüzde 83) erteleyeceği ya da kısıntıya gideceği harcamalar sermaye harcamaları olurken; Türkiye CFO’larının CapEx yatırımlarını erteleme veya iptal etme olasılığı biraz daha yüksek (yüzde 87). Bununla birlikte, Türkiye CFO’ları dijital dönüşüm yatırımlarını erteleme-iptal etmeyi düşünmüyor-sadece yüzde 3.
  • Türkiye dahil tüm CFO’ların iyimserlik düzeyinde hafif bir azalma var. Araştırmaya katılanların yüzde 42’si, kovid-19 salgını bugün sona erecek olsaydı üç ay içinde operasyonlarının normale dönebileceğine inanıyor. Bununla birlikte, Türkiye CFO’larının yüzde 11’i iş dünyasının “olağan” haline dönüşün bir yıldan uzun süreceğini düşünüyor. Bu sonuç bir önceki ankette yüzde 0 oranına kıyasla önemli bir fark.
  • CFO’ların yüzde 72’si çalışma biçimlerinde esnekliğin şirketlerini uzun vadede daha iyi hale getireceğini düşünüyor. Türkiye CFO’ları teknoloji yatırımlarının (yüzde 63), dayanıklılık ve çevikliğin (yüzde 59), çalışma biçimi esnekliğinin (yüzde 57) ve müşterilere hizmet vermenin yeni yollarının (yüzde 57) şirketlerini uzun vadede daha iyi hale getireceğine inanıyor.
Yeni Dengelere Göre Yeniden Tasarlanan İş Yerleri

Araştırmaya göre, CFO’ların büyük çoğunluğu, çalışanları korumak için taktik önlemlere odaklanan planlar yapıyor. Bu planların ardından da uzaktan çalışma ve otomasyonla ilgili stratejik kararlar geliyor. Örneğin, CFO’ların yüzde 76’sı, maske ve test gibi iş yeri güvenlik önlemlerini ve zorunluluklarını uygulamayı düşünürken; yüzde 65’i çalışma ortamlarını fiziksel mesafeye uygun şekilde yeniden yapılandıracağını söylüyor.

Türkiye CFO’larının iş yerinde çalışmaya dönüşte göz önünde bulundurduğu en önemli önlemlerin başında çalışanları korumak için güvenlik önlemleri (yüzde 78) ile teması azaltmak için vardiyaları değiştirmek ve alternatif ekipler oluşturmak (yüzde 65) geliyor.

Bununla birlikte, uzaktan çalışmayı kalıcı hale getirme (yüzde 37) ile otomasyonu ve yeni çalışma yöntemlerini hızlandırma (yüzde 41) eğilimleri küresel CFO’lar ile karşılaştırıldığında biraz daha düşük.

Güvenlik önlemlerini değiştirmek sektörler arasında en çok tercih edilen uygulamalar arasında. Bunu yapan CFO’ların başında endüstriyel üretim, otomotiv, teknoloji, medya ve telekomünikasyon sektörleri CFO’ları (yüzde 81) yer alıyor. Sağlık sektörü CFO’larının, iş yerlerini yeniden yapılandırma (yüzde 72) ve otomasyon planlama (yüzde 60) olasılığı en yüksek.

Çalışan Haklarını Korumaya Yönelik Talepler

CFO’ların çalışanların haklarının korunmasına yönelik talebin artmasına hazırlıklı olması gerekiyor. Araştırmaya göre, çalışanların iş yerlerine dönerken birçok CFO, çalışanların haklarının korunmasına yönelik talebin artmasını bekliyor (yüzde 43). Ücretli hastalık izni, ayrımcılıkla ilgili tedbirler ile diğer politika ve yan haklar iş yeri güvenliğini sağlamanın en önemli kısmı olacak.

Türkiye CFO’larının, çalışanların haklarının korunmasına yönelik artan talep ile personel değişimi konularına yönelik beklentileri küresel CFO’lardan daha yüksek (yüzde 46). Bununla birlikte, verimlilik kaybı beklentisi önceki araştırmaya göre artmış durumda (sırasıyla yüzde 33 ve yüzde 23).

Endüstriyel üretim ve otomotiv CFO’larının önümüzdeki ay kadrolarında değişiklik yapma (yüzde 46) ve işten çıkarma (yüzde 39) olasılığı diğer sektördeki CFO’lara göre daha yüksek. Bu arada sağlık sektörü CFO’larının da çalışan korumasında daha yüksek talep (yüzde 58) ve kritik işlerde kadro yetersizliği (yüzde 36) gibi konularla karşılaşma olasılığı daha yüksek.

Çoğu Sektörde Birçok Şirket Gelirlerinde Düşüş Bekliyor

Araştırmada bu konuda şu görüşlere yer veriliyor: Yeni koronavirüsün gelirlere veya kârlara negatif etkisi açık; CFO’ların yüzde 85’i bu yıl gelirlerinde düşüş bekliyor. Tek fark, şirketlerin bu etkinin boyutu ile ilgili düşünceleri.

Araştırmaya katılanların yarısı (yüzde 51), mevcut kriz nedeniyle gelirlerinin yüzde 25’e kadar azalmasını bekliyor.

Sektörlere bakıldığında ise, karantinadan en ciddi şekilde etkilenen tüketici pazarları gibi sektörlerin gelirlerindeki düşüşün yüzde 50’den fazla olması bekleniyor (Tüketici pazarlarındaki CFO’ların yüzde 16’sı).

Sağlık sektörü CFO’larının gelirlerde artış bekleme (yüzde 19) veya gelirlerin etkilenmeyeceğini düşünme (yüzde 9) olasılığı daha yüksek.

Azalan gelirlerle ilgili beklentiler ve koronavirüsün olası etkisinin kabul edilmesi de CFO’ların toparlanmayla ilgili görüşlerine yansıyor. CFO’ların iyimserlik düzeyinde hafif bir azalma var. Her ne kadar Türkiye dahil tüm CFO’ların yüzde 42’si, kovid-19’un bugün bitmesi halinde şirketlerinin üç ay içinde ‘olağan’ işleyişine döneceğine inansa da birçok ülkede toparlanmanın daha uzun süreceğine dair artan bir inanış var.

Türkiye CFO’larının yüzde 11’i iş dünyasının “olağan” haline dönüşün bir yıldan uzun süreceğini düşünüyor. Bu sonuç bir önceki ankette yüzde sıfır oranına kıyasla önemli bir fark.

Genel olarak CFO’ların yüzde 8’i bunun bir yıldan uzun sürmesini beklerken; bu oran tüketici ürünleri pazarlarında (yüzde 10) ve endüstriyel üretim ve otomotivde (yüzde 9). Teknoloji, medya ve telekomünikasyon CFO’larının yüzde 40’ı üç ila altı aylık bir süre öngörüyor.

Sermaye Yatırımlarında Kısıntıya Gidilecek

Ertelenecek ya da kısıntıya gidilecek harcamaların başında sermaye yatırımları geliyor. CFO’lar istikrar sağlanırken giderlerin kısılması stratejisinden yana, yüzde 81’i krizle mücadelede bunu kullanmayı düşündüklerini belirtiyor. Finans liderlerinin yüzde 60’ı planladıkları yatırımları erteleyeceklerini veya iptal edeceklerini söylerken; CapEx (yüzde 83), operasyonlar (yüzde 53) ve iş gücü (yüzde 49) başı çekiyor.

Kriz sonrası dünyada başarılı olmak için hangi önlemlerin gerektiği de düşünülerek CFO’ların yalnızca yüzde 16’sı dijital dönüşüm yatırımlarını ertelemeyi veya iptal etmeyi düşünüyor. Müşteri deneyimi (yüzde 11) ve siber güvenlik veya gizlilik (yüzde 3) yatırımlarında kısıntıya gitme olasılığı da var.

Türkiye CFO’larının CapEx yatırımlarını erteleme veya iptal etme olasılığı küresel CFO’lara göre biraz daha yüksek (yüzde 87). Bununla birlikte, Türkiye CFO’ları dijital dönüşüm yatırımlarını erteleme-iptal etmeyi düşünmüyor (yüzde 3).

CapEx yatırımları sektörlerde de ertelenme veya iptal edilme olasılığı en yüksek olan yatırımlar; enerji, altyapı ve doğal kaynaklar CFO’ları bu konuda başı çekiyor (yüzde 91).

Yatırımlarda kesintiye gitme kararları yanında CFO’lar, krizi yönetebilmek için yaptıkları diğer değişiklikleri değerlendiriyorlar. Birçok CFO, şirketlerinin uzun vadede iyileşmesini sağlayacak gelişmeler olarak esnekliği (yüzde 72), artan dayanıklılık ve çevikliği (yüzde 65) ve teknoloji yatırımlarını (yüzde 52) gösteriyor.

Türkiye CFO’ları teknoloji yatırımlarının (yüzde 63), dayanıklılık ve çevikliğin (yüzde 59), çalışma biçimi esnekliğinin (yüzde 57) ve müşterilere hizmet vermenin yeni yollarının (yüzde 57) şirketlerini uzun vadede daha iyi hale getireceğine inanıyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı girin