Yüzde 100 yerli sermaye ile Nisan 2021 yılında faaliyete geçen Ana Sigorta, 1’inci yılını kutluyor. Sektörün en genç oyuncularından biri olan Ana Sigorta, bir yıllık süre içinde 300 bini aşkın müşterisini yenilikçi ve kullanıcı dostu sigorta ürünleriyle buluşturmayı başardı.

Geçtiğimiz günlerde taşındığı Maslak Spine Tower’daki yeni ofisinde faaliyetlerine devam edecek olan Ana Sigorta, birinci yaşını da çalışanlarıyla yeni adresinde kutladı. Birinci yıl dönümü nedeniyle yaptığı açıklamada, 2022 yılını şirketin “kök salma dönemi” olarak ifade eden Ana Sigorta Genel Müdürü Arda Tuncay, “Hedefimiz, acentelerimize ve sigortalılarımıza hem ürünlerimizle hem de iş yapış şeklimizle değer katarak sektörümüzde öncü konumda yer almak ve pazar payımızı üst sıralara taşımak” dedi.
Üretime başladıkları 2021 yılında 330’un üzerine çıkarttıkları acente ağını, aynı seçicilikle genişletmeye devam edeceklerini söyleyen Arda Tuncay, acente odaklı bir teşvik modeli ile dengeli bir portföy hedeflediklerini belirtti. Acente sigortacılığını temel alan yönetim anlayışı ile sigortalılarına daha yaygın ve hızlı hizmet sunabilmek için 600’e yakın sağlık kurumu ile el sıkıştıklarını ve anlaşmalı servis sayısını 700 adede ulaştırdıklarına değinen Tuncay; Akdeniz, Çukurova, Ege, İstanbul Anadolu, İstanbul Avrupa, Karadeniz, Güneydoğu Anadolu, Marmara ve Orta Anadolu olmak üzere ülke genelinde 9 bölge müdürlüğü ile sigortalılarının yanında olduklarını söyledi.
Ana Sigorta’nın; trafik, kasko, konut, DASK, iş yeri, tamamlayıcı sağlık, TARSİM, nakliyat, seyahat sigortası ve yabancı sağlık branşlarında faaliyet gösterdiğini kaydeden Tuncay, özellikle bireysel sigortalarda ürün çeşitliliğini artırmayı hedeflediklerini belirtti.
Ana Sigorta’nın gücünün ve başarısının arkasında; nitelikli, farklı şirketlerin tecrübelerine sahip, özverili ve ilklere imza atmayı seven bir ekip olduğuna değinen Tuncay, “Sade organizasyon yapımız, katmansız ve ölçülebilir iş süreçlerimiz başarımızdaki diğer kilit noktalarımızdır. Dijital hizmet yetkinliğimizi geliştirmek üzere yaptığımız iş birlikleri ve planlanan zamanda hayata geçirilen projeler de bu seçkin ekibin gayretlerinin sonucudur” dedi.
Sigorta sektörü ile ilgili yaptığı değerlendirmede, geride bıraktığımız yılda; pandemi, kurdaki yukarı yönlü ivme, enflasyon, zorunlu trafik sigortalarındaki mevzuat düzenlemelerinin etkileri ve bazı branşlardaki fiyat rekabeti nedeniyle birkaç cephede savaşmak durumunda kalındığını kaydeden Tuncay, sektörün reel büyümeden uzaklaşırken, özellikle elementer branşlarda teknik karlılıkların gerilediğinin altını çizdi. 2022’nin de sektör için zorlu bir yıl olacağını söyleyen Tuncay, sigorta bedelleri ve hasar maliyetlerindeki yükselişin primlerde artışlara yol açacağını vurguladı. Diğer taraftan alım gücünün düştüğü dönemlerde mevcut varlıkların korunmasının önem taşıdığına dikkat çeken Tuncay, satın alma gücündeki değişime bağlı olarak piyasaya sunulacak hesaplı alternatif ürünlerle penetrasyonun korunacağını da belirtti. Pandemi döneminde özellikle sağlık tarafında toplumsal bilincin arttığını söyleyen Tuncay, geçen yıldan bu yana sağlık sigortalarında başlayan talep artışının bu yıl da sürmesini beklediğini ifade etti.
Anadolu Hayat Emeklilik’te Genel Müdürlük görevine Murat Atalay getirildi. Şirkette Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Atalay, 1 Nisan 2022 tarihi itibarıyla yeni görevine başlayacak.

Anadolu Hayat Emeklilik’in Genel Müdürlük görevine Murat Atalay atandı. 1973 yılında Ankara’da doğan Murat Atalay, yükseköğrenimini Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi İstatistik Bölümünde tamamladı. 1996 yılında Türkiye İş Bankası’nda Uzman Yardımcısı olarak çalışmaya başlayan Atalay, çeşitli şube ve Genel Müdürlük birimlerinde uzman ve yönetici olarak görev yaptı. Türkiye İş Bankası’nı temsilen, Anadolu Hayat Emeklilik’te ve Erişim Müşteri Hizmetleri’nde Yönetim Kurulu Üyeliği de yapan Atalay, 2011 yılından itibaren Türkiye İş Bankası Bireysel Bankacılık Pazarlama Bölüm Müdürlüğü görevini üstlendi. 1 Kasım 2014’te Anadolu Hayat Emeklilik’e Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak atanan Murat Atalay, 1 Nisan 2022 tarihi itibarıyla Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürlük görevine getirildi.
2019 yılından bu yana sürdürdüğü Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürlük görevinden emeklilik nedeniyle ayrılan Yılmaz Ertürk ise, İş Portföy Yönetimi Yönetim Kurulu Başkanı olarak Türkiye İş Bankası Grubu’nda görev almaya devam edecek.
Türkiye Sigorta, dijitalleşme yolculuğunda sigortacılığa yepyeni bir soluk getiren Süper Uygulaması ‘Türkiye Sigorta Müşteri Platformu’nu, 31 Mart’ta İstanbul Point Otel Barbaros’ta düzenlenen basın toplantısında tanıttı. Bu platform sayesinde, Türkiye Sigorta müşterisi olsun ya da olmasın tüm kullanıcılar, tek bir uygulama üzerinden farklı ürün ve hizmetleri en hızlı, en güvenilir ve en pratik şekilde deneyimleyebilecekler.

Türkiye Sigorta, sigorta sektöründe bir ilk olan süper uygulaması Türkiye Sigorta Müşteri Platformu’nu tüm kullanıcıların deneyimine sunduğunu duyurdu. Türkiye Sigorta Genel Müdürü Atilla Benli, Türkiye’nin sigortası olmak ve sigortacılığın yeniden tanımlanmasında öncü bir pozisyona talip olmak için yola çıktıklarını belirterek, “Türkiye Sigorta olarak gücünü iyilik için kullanma ve sigorta deneyimini ‘sonra’dan ‘önce’ye taşıma vizyonumuzla; tüm sigortalılara ve iş ortaklarımıza kesintisiz hizmet vermeye devam ediyoruz” dedi.
Atilla Benli, sigortacılığı yeniden tanımlarken, zihinlerdeki sigorta algısını dönüştürerek büyütmek, teknolojiyi daha iyi kullanmak ve müşteri deneyiminde dijital olgunluğa daha da yükseltmek için ürünlere değil kişiselleştirilmiş çözümlere ve sigortayı somutlaştırmaya odaklandıklarını ifade ederek, şunları söyledi:
“Bu kapsamda devreye aldığımız yapıyı bir platform olarak tanımladık, çünkü platform demek, tek bir şirketin asla başaramayacağı şeyi güçlerini birleştirenlerle birlikte başarmak demek. Bu kapsamda yapmayı en iyi bildiğimiz şeyi yaptık ve müşterilerimizi, ürünlerimizi, sigortanın ötesini tek bir platformda birleştirerek, Türkiye’nin ilk sigortacılık süper uygulamasını hayata geçirdik.”
Türkiye Sigorta’nın yeni Süper Uygulamasına ilişkin Türkiye Sigorta Strateji, Dijital Dönüşüm ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Bilal Türkmen şöyle konuştu:
“Bu platformu oluşturan, kullanıcılarımız, iş ortaklarımız ve satış kanallarımızdan oluşan değer zincirinin tüm bileşenlerine önem veriyoruz. Gücünü iyilik için kullanan şirket olmanın verdiği bazı sorumluluklarımız var. İş ortaklarımızla olan iş modelimizin gücüyle müşterilerimizin karşısına iddialı fiyatlarla çıkacağız. Müşterilerimiz finans, araç ve sağlık dikeyindeki hizmetlere tek bir platformdan erişebilecek, bu sayede yeni markalarla da tanışma imkanına sahip olabilecekler. Tüm satış kanallarımızın müşterilerine daha yüksek sadakat ve memnuniyet sağlarken sigortacılık sektörünün temel problemi olan fiyat rekabeti konusunda pozitif anlamda farklılaşarak finansal avantajlar sunuyoruz. Platformumuzun platform olmasına katkı sağlayan iş ortaklarımızın daha da güçlenebilmesi için bizimle çalışan iş ortaklarımızın sunduğu hizmetlerden herhangi bir gelir elde etmeyeceğiz.”
Türkmen sözlerine şöyle devam etti: “İş ortaklarımızın kullanıcılarımıza anlamlı değerler sunabilmeleri için dijital bariyerleri kaldırarak 12 milyon aktif müşterimiz başta olmak üzere platformun tüm kullanıcılarının erişimine destek olacağız. Platform kullanıcılarımızın ihtiyaçlarını, veri analitiği ve makine öğrenimi modellerinden aldığımız güçle tespit edip, proaktif bir şekilde çözümler sunacağımız bir alt yapıyla çalışacağız. Türkiye Sigorta Mobil Uygulaması bizim için başlangıcı, sonu ve kapsamı belli olan bir proje değil. Biz bunu kullanıcılarımızın yaşam döngüsüne hizmet eden ve hayatın merkezinde olan bir ürün olarak tasarladık. Bundan sonraki tüm adımlarımızı doğru atabilmek adına; dijital yetkinliği yüksek, müşteri memnuniyeti ve hizmetini sürekli geliştirmeye çalışan, veriye dayalı karar verme tekniklerini kullanarak doğru tahminleme modelleri yapan, kesintisiz iletişim için müşteri deneyimi ekibini ve çağrı merkezini içerde konumlandırdığımız bir yapıyla bu platformu inşa ettik.”
Arex Sigorta Genel Müdürü Sertem Demir, bugün için kaskoda fiyat artışının yüzde 80’ler bandında olduğunu belirterek, “Fakat gecikmeli hasar maliyeti geleceğini düşünürsek ben halen bunun sigortacılar açısından sıfır noktasına gelmiş bir maliyet olduğunu düşünmüyorum. Bu açıdan değerlendirildiğinde fiyatların bir miktar daha artacağını bekliyorum” dedi.

Editör: Aytaç NALLAR
Arex Sigorta Genel Müdürü Sertem Demir, kaskoda fiyat artışının yüzde 80’lerde olduğunu ancak bunun sigortacılar açısından sıfır noktasında maliyet olmadığını söyledi. Sertem Demir, pandeminin başlarında tüm sigorta branşlarında hasar maliyetlerinin düştüğünü belirterek, kaskoda yıllık ortalama 17 hasar meydana geldiğini, trafik sigortasında ise bu rakamın 4-5’ler civarında olduğunu kaydetti.
Pandeminin ilk dönemlerinde kaskoda hasar oranının üçte bire varan oranda düştüğünü, trafikte ise hasar frekansının 1,5-2’lere gerilediğini ifade eden Demir, sonrasında ise açılmalarla birlikte hasar maliyetlerinin hızla arttığını ve oto sigortalarında yüzde 20’lerin üstüne çıktığını vurguladı. Demir, bekleyen hasar stoku sonrası sektörde hızlı bir bozulma olduğuna belirterek, “Bu dönemde ayrıca araç maliyetleri çok arttı. Araç fiyatlarında, yedek parça bedellerinde maliyetler arttı. Makro ekonomik değişikliklerle birlikte TL hızlı bir şekilde değer kaybetti. Bu hem enflasyonu hem de hasar dosya maliyetlerini artırdı. Örneğin, geçen yıl 7.300 lira seviyesinde olan kasko dosya maliyeti bugün 13.800’ler seviyesine çıktı” dedi.
Bu durumun, kaskoda fiyat artışını getirdiğine de dikkat çeken Sertem Demir, “Şu an fiyat artışı yüzde 80 bandında. Fakat gecikmeli hasar maliyeti geleceğini düşünürsek ben halen bunun sigortacılar açısından sıfır noktasına gelmiş bir maliyet olduğunu düşünmüyorum. Biz sigortacılar maliyeti perakende sektöründe olduğu gibi tüketiciye hızlı bir şekilde yansıtamıyoruz” şeklinde konuştu.
Sertem Demir, önümüzdeki dönemde fiyat artışının kaçınılmaz olduğunu da ifade ederek, şunları söyledi:
“Kasko sigortasında hasar/prim oranı yüzde 110’larda. Trafik sigortasında ise yüzde 120’lerde. Sigorta şirketini belki konteyner gemisine benzetebiliriz. Geminizin üzerinde bir konteyner yükü var. Siz bunları denize atıyorum diyemezsiniz, bunları götürmüyorum da diyemezsiniz. Poliçe vade bitimine kadar sorumluluklarınızı taşımak durumundasınız. Dolayısıyla hesabı şöyle yapmak gerekiyor. Siz yolda giderken konteyner adedi artıyor, konteynerler ağırlaşmaya başlıyor. Siz de daha fazla yakıt tüketiyorsunuz, maliyetleriniz artıyor. Bu açıdan değerlendirildiğinde fiyatların bir miktar daha artacağını bekliyorum.”
Sertem Demir, eksik sigorta konusuna da değinerek, sabit kıymetlerde eksik sigorta riski olduğunu söyledi. Araçlarda, bedellerin artık poliçelerde yazılmadığını ifade eden Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Eskiden böyle bir uygulama vardı ama artık siz aracı sigorta alıyorsunuz ve o aracın rayiç değeri üzerinden korumaya devam ediyorsunuz. Ama sabit kıymetlerde böyle bir husus söz konusu değil. Yani bugün metrekare bedelini hesaplayarak bir konut sigortalıyorsunuz, enflasyona bağlı olarak konutun maliyeti artıyor. Bizim poliçelerimiz de maliyet üzerinden yapılıyor. Sigortacılar poliçelerde enflasyon korumaları sunuyor. TL üzerinden poliçe yaptırdıysanız ki, poliçelerin yüzde 70’i TL üzerinden yapılır, enflasyon koruması almanız gerekir. Müşteri enflasyon beklentilerini ifade ederek, poliçe üzerine bir enflasyon koruması rakamı konuyor. Örneğin, yüzde 50 enflasyon koruması aldınız; 100 liraya sigortalattığınız sabit kıymetiniz yıl içerisinde enflasyon nedeniyle yüzde 50’lere kadar değerlendiğinde eksik sigortaya maruz kalmıyorsunuz.”
Sertem Demir, eksik sigorta durumu yaşanmaması için poliçedeki değeri artırmanın bir çözüm olduğunu ancak enflasyon korumasının daha ekonomik bir çözüm olacağını da kaydetti.
Sigorta sektörünün çatı kuruluşu Türkiye Sigorta Birliği, ‘sektörü, güncel gelişmeler ışığında büyütme’ hedefiyle akademik makale yarışması düzenliyor. TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı,“Ülkemizin geleceği için sigorta, sektörümüzün geleceği için ise gençlerimizin katkıları çok önemli. Bu yarışma aracılığıyla gençlerden gelecek yenilikçi fikirleri heyecanla bekliyoruz” dedi.

Türkiye Sigorta Birliği (TSB), sektörün gelişimine katkı sağlayacak bir platform olarak sigorta ve bireysel emeklilik sistemine yönelik farkındalığı artırmak amacıyla her yıl Mayıs ayının son haftasında kutlanan Sigorta Haftası kapsamında “Gelecek Sigorta ile Şekilleniyor” başlığıyla bir ‘akademik makale’ yarışması düzenliyor. Yarışmaya, üniversitelerin lisans ve/veya ön lisans bölümlerinde öğrenim gören tüm öğrenciler ile sigorta sektöründe en fazla iki yıllık deneyime sahip yeni mezun çalışanlar ve kariyerinin başındaki genç profesyoneller katılabilecek.
Genç dimağların sektörün gelişimine katkı sağlamasının amaçlandığı yarışmada, yenilikçi fikirlerle sektöre ilişkin farkındalığın artırılması ve sigortacılığın gençler arasında cazip bir meslek hâline getirilmesi hedefleniyor. Bu yıl 11.’si kutlanacak Sigorta Haftası’nın temel amacı sigortanın ve bireysel emekliliğin toplumda ve ekonomide oynadığı stratejik role dikkat çekmek ve toplumdaki sigortalılık oranını yükseltmeye katkı sağlamak. Bu kapsamda, düzenlenen yarışma da bu amaca hizmet için gençleri aktif rol almaya davet ediyor.
Yarışma ile katılımcılar, ödüllerin yanı sıra, önerilerinin uygulamaya geçirilmesi imkânı da bulabilecekler. Yarışmacılar, sigorta ve emeklilik sisteminin gündeminde üst sıraları işgal eden dokuz farklı başlığa uygun en az bir, en fazla üç makale gönderebilecekler. Bireysel ya da grup olarak katılımın mümkün olduğu yarışma için görüşlerin akademik makale formatında hazırlanarak iletilmesi bekleniyor.
Sigorta sektörünün yalnızca riskleri değil, küresel sigorta ve emeklilik sektörlerindeki gelişmeleri de yakından takip ettiğini belirten TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı, yarışma için seçilen konu başlıklarının da bu doğrultuda belirlendiğinin altını çizdi. Obalı şöyle konuştu: “Geleceğimizi şekillendirecek gençlerimizle omuz omuza olmalıyız. TSB’nin tecrübesi ve gençlerin yenilikçi fikirleriyle hem sigorta sektörünün hem de ülkemizin yarınlarının aydınlanacağına inanıyoruz. Ülkemizin geleceği için sigorta, sektörümüzün geleceği için ise gençlerimizin katkıları çok önemli. Bu yarışma aracılığıyla gençlerden gelecek yenilikçi fikirleri heyecanla bekliyoruz.”
Yarışmaya gönderilecek eserler, sektörden deneyimli isimler ve akademisyenlerden oluşan jüri tarafından değerlendirecek. Konu başlıkları arasında iklim değişikliğinden, olası Marmara depremine, sağlık sigortalarının sosyal güvenliği tamamlayıcı rolünden yapay zekâ ve makine öğrenmesine, uzun yaşam beklentisinin sigorta ve emeklilik sistemlerine etkisine ve metaverse’e uzanan güncel temalar yer alıyor. Son başvuru tarihi 9 Mayıs 2022 olan yarışmanın sonuçları Sigorta Haftası’nda açıklanacak. Kazananlara ödülleri 23 Mayıs 2022’de Swissôtel The Bosphorus’ta düzenlenen Sigorta Zirvesi’nde takdim edilecek. Detaylı bilgi için: https://www.tsb.org.tr/tr/announcement/sigortacilik-makale-yarismasi
NG Araştırma, ‘Yeni Gözde Yatırım Aracı Bitcoin!’ konulu araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Buna göre, her 4 kişiden 1’i Bitcoin konusunda yeterli bilgiye sahip. Araştırmaya katılan her 10 kişiden 4’ü Bitcoin yatırımı yapıyor. Katılımcıların yüzde 40’ı Bitcoin yatırımının güvenli olup olmadığı konusunda kararsız. Katılımcılara en güvenilir yatırım aracını sorulduğunda; yüzde 59’u altın, yüzde 11’i gayrimenkul ve yüzde 9’u döviz seçeneklerini ön plana çıkarıyor.

NG Araştırma ‘Yeni Gözde Yatırım Aracı Bitcoin’ konulu yaptığı kamuoyu araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Araştırma 18-25 tarihleri arasında, 18 yaş üzeri, Türkiye geneli 2156 kişinin katılımı ile online araştırma platformu üzerinden gerçekleşti. İşte, araştırmanın sonuçları.
Quick Sigorta’nın yeni ürünü Quick Tamamlayıcı Sağlık Sigortası hizmete girdi. ‘Şehrin en iyi hastanesi bana yeter, farkı Quick öder’ mottosuyla piyasaya sunulan üründe sigortalılar üç farklı network ağıyla, şehrin en iyi hastanelerinin olanaklarından yararlanabiliyor. Bu ürün, sektörde bir ilk olarak “Ömür Boyu Beklemeden Yenileme Garantisi”ni ilk yılın sonunda sunarak müşterileri ile buluşturuyor.

Quick Sigorta, 45 yaş öncesi sigortalılar için sektörde bir ilk olarak “Ömür Boyu Beklemeden Yenileme Garantisi”ni tercihe göre birinci ya da ikinci yılın sonunda ek prim ödeyerek müşterileri ile buluşturuyor. Ayrıca Quick Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, başka bir sigorta şirketinde sağlık sigortası olup ömür boyu yenileme garantisi hakkı kazanamamış bireylerin en az 1 tam yıl kesintisiz sigortalılık süresini doldurmaları halinde kendilerine ömür boyu yenileme garantisi hakkı da tanıyor. Quick Tamamlayıcı Sağlık Sigortası ile ayrıca, aile bireyleriniz de aynı poliçeyle yüzde beş aile indirimi ile güvence altına alınabiliyor.
Quick Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, anlaşmalı sağlık kurumlarından oluşan üç ayrı ağ ve iki ayrı plan seçeneğiyle sigortalıların kendi bütçelerine en uygun tamamlayıcı sağlık sigortası ürününü satın almalarına olanak sağlıyor. Pembe, Yeşil ve Lacivert network seçenekleri ile sigortalıların yaşadıkları bölgelere en yakın yerdeki hastanelerden başlayarak geniş bir hastane kullanım ağı sunan Quick Sigorta, şehrin en iyi hastanelerini uygun fiyatlarla müşterileri ile buluşturuyor.
Quick Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, geniş kapsamlı ek sağlık hizmetlerini ücretsiz olarak bir bütün halinde kullanmaya olanak sağlıyor. Özellikle kanserin erken teşhisinde önemli olan 40 yaş üstü kadın sigortalılarına, yılda bir kez ücretsiz Mamografi/Meme USG ve 40 yaş üstü erkek sigortalılarına PSA ölçüm imkânı tanıyor. Ayrıca sigortalılar, poliçe dahilinde ayakta tedavi teminatları olmasa dahi, yılda bir kez ücretsiz check-up ve teşhisi konulmuş hastalıkları için uzman doktorlardan sınırsız olarak ikinci görüş alabiliyor. Bunlara ek olarak, online diyetisyen, online psikolojik danışmanlık, online 7/24 tıbbi danışmanlık hizmetlerini sınırsız olarak kullanırken, evde tıbbi bakım, diş bakım ve göz kontrolü hizmetlerinden de yararlanabiliyor. Ayrıca poliçede yer alan fizik tedavi kullanım hakkını 30 adet olarak belirleyen Quick Sigorta, iyi fikir dedirten sağlık çözümü sunuyor.
Quick Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, Dünya Sağlık Örgütü, T.C. Sağlık Bakanlığı ve yerel yönetimlerin tavsiye ettiği aşı ve tedavi yöntemlerine uygun hareket etmiş bireylerin sigortalama tarihinden 15 gün sonra COVID-19 ‘a yakalanmaları halinde yatarak tedavi giderlerini teminat altına alıyor.
Quick Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, sigortalılarına Medline ambulans hizmetini ücretsiz sağlıyor. Quick Sigorta Mobil uygulaması tek tuş ile sigortalarının konumunu otomatik anlıyor ve ambulansı ücretsiz olarak adrese yönlendirme yapıyor.
Maher Holding Sigorta Grup Başkanı Ahmet Yaşar, Quick Tamamlayıcı Sağlık Sigortasıyla ilgili olarak, “Diğer sigorta ürünlerimizde olduğu gibi, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası ürünümüzle de sektörde fark yaratacağımıza inanıyoruz. Uygun prim avantajı, beklemeden ömür boyu yenileme garantisi hakkı, geniş kapsamlı ücretsiz ek hizmetler ve yaygın hastane ağıyla sigortalılarına hizmet edecek olan Quick Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nı, özellikle Anadolu illerindeki en iyi hastanelerde de kullanabilmek mümkün” dedi.
Aynı zamanda bu ürün, yüzde 100 online olarak kullanıcı dostu ekranlar ile “Cepten, Netten, Acenteden” anında ve pratik bir şekilde sigortalılar ile buluşuyor. Quick Sigorta olarak piyasaya sunduğumuz yeni sağlık ürünümüz ile birlikte finansal sigortalardan sağlık sigortalarına kadar en geniş ürün gamı ile hizmet veren bir şirket olarak acentelerimizin ve müşterilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Quick Sigorta Genel Müdürü Eyüp Özsoy: “Quick Sigorta olarak bir ürünü daha sizlerle buluşturmanın keyfini ve gururunu yaşıyoruz. Kurulduğu günden bu yana yenilikçi yaklaşımlarla hareket eden şirketimiz “İyi Fikir” ler ile desteklediği yeni ürünü Quick Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nın öne çıkan özelliklerini bugün gerçekleştiren lansman ile iş ortakları ve sigortalılarına tanıttı. Şirketimize ve sektörümüze hayırlı olmasını dilerim.” dedi.
SEDDK Başkan Vekili Ali Ersoy, ticari alacak sigortası, iş durması sigortası gibi poliçelere ilginin artacağını belirterek, “Sağlık poliçesi de öyle. Dünyada ve ülkemizde sağlık sigortalarında büyüme var. Bu alanda fiyat artışı çok yüksek ve serbest tarife var ama bu kadar yüksek fiyat fazla” dedi.

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkan Vekili Ali Ersoy, sağlık sigortalarında fiyat artışının çok yüksek olduğunu belirterek, “Serbest tarife var, ama bu kadar yüksek fiyat fazla” dedi.
Ali Ersoy, İstanbul Ticaret Odası’nda düzenlenen Covid-19 Pandemisinin Sigortacılık Sektörüne Yansımaları konulu toplantıya katıldı. Pandemi şartları nedeniyle uzun bir aradan sonra gerçekleşen toplantıda SEDDK Başkan Vekili Ali Ersoy, Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Atilla Benli, TOBB SAİK Başkanı Levent Korkut ve TOBB SEİK Başkanı Ahmet Nedim Erdem konuşma yaparken, toplantıyı izleyen acente ve eksperlerin sorularını da cevapladılar.
Ali Ersoy konuşmasında, tüm sektörlerin dünya genelinde koronavirüsten etkilendiğini belirterek, dünyadaki daralmaya göre sigorta sektörünün üçte biri oranında daraldığını söyledi. OECD verilerinde birtakım analizler olduğuna dikkat çeken Ersoy, Covid-19’un hayat dışında farklı etki yarattığını belirterek, “Motorlu araçlarda kapanma dönemlerinde hasar kayıtları düştü. Hayatta ise hasar tazminat artışı oldu. İş kaybı talepleri de arttı. Uluslararası Sigorta Denetçileri Birliği’nin de bu yönde tespitleri var. Sigortacılığın devamı açısından birtakım süreçler yumuşadı ve operasyon işlemleri kolaylaştı” dedi.
Ali Ersoy, Covid-19’un, risk farkındalığını da ortaya çıkardığına değinerek, tedarik zincirinde sıkıntı ve siber saldırıların arttığını, dijitalleşmeyle birlikte artan siber risklerle birlikte reasürörlerin siber teminatı kısıtlarken, iş kaybında kontrollerin arttığını kaydetti. Kimi ülkelerde de ana iş kaybı tazminatları olduğuna dikkat çeken Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Pandemide yüz yüze satışlar duraklarken, online satışlar artarken, pandeminin yarattığı duruma karşı siyasi otoriteler tedbirler aldı. Ama az bildiğimiz evden çalışmayı öğrendik ve ardından da bilgi güvenliği sorunu geldi ve şirketler yatırımlarını gözden geçirmeye başladı. Araç kazaları bizde de düştü pandeminin başlarında. Aynı şekilde yargısal faaliyetler ertelendi.”
Ali Ersoy, “Sigorta sektörü olarak biz dokunmayı seviyoruz” diyerek, aracıların satışlarının bu nedenle düşmediğini ama uzaktan satışın da mutlaka öğrenilmesi gerektiğini ifade etti. Ali Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Pandemide sanal ortamda bilgi belge gönderildi ve hasarlar ödendi. Hak kaybı olmaması için ek süreler verildi. Hasarsızlık indiriminin bozulmaması için tavsiye kararları alındı. Riskli araçlar havuzundaki poliçeler ücretsiz bir ay daha uzatıldı. DASK’ta yüzde 10 indirim yapıldı. Mesafeli sözleşme yönetmeliğini çıkarttık. Statik IP 30 Haziran 2022’ye kadar uzatıldı. Bu da acente ve eksperlerin işlerinin kolaylaştırılması için yapıldı.”
Ali Ersoy, bundan sonrası için beklentinin yeni ürünler olduğuna da dikkat çekerek, şu açıklamaları yaptı:
“Mesela ticari alacak sigortası, iş durması sigortası gibi poliçelere ilgi artacak. Sağlık poliçesi de öyle. Dünyada da ülkemizde de büyüme var sağlık sigortalarında ve tabi ki, bu alanda fiyat artışı çok yüksek ve serbest tarife var ama bu kadar yüksek fiyat fazla. SEDDK olarak pandemiden öğrendiklerimizle birlikte süreçlerimizi yeniden düzenliyoruz. Bundan sonra sahada denetim ve gözetim faaliyetlerine ağırlık vermek istiyoruz. Biliyoruz tüm paydaşların sorunları var ve biliyoruz ki, bunları dengeli bir şekilde çözmek gerekli. Bunun yolu da karşılıklı işbirliği ve görüş alıverişi olduğuna inanıyoruz.”
TARSİM Genel Müdürü Serpil Günal, devlet tarım sigortasında sigortalılık oranını artırmak için Tarım ve Orman Bakanlığı ile görüşmeler yaptıklarını, bu aşamada kontrol noktalarının kritik olduğunu belirterek, “Mesela, sözleşmeli tarım kanun tasarısı var. Bu tasarı ile devlet destekli tarım sigortası da zorunlu olacak. Aynı durum arıcılık için de geçerli. Arıcılar, kovanları bir yerden başka yere taşırken seyahat izin belgesi alırlar. İzin belgesi de sigortaya tabi olsun istiyoruz” dedi.

Editör: Aytaç NALLAR
TARSİM Genel Müdürü Serpil Günal, TARSİM’de de, DASK gibi kontrol noktaları olacağını ve devlet destekli tarım sigortasının zorunlu olacağını açıkladı. Serpil Günal, 2022’nin ilk üç ayını devlet destekli tarım sigortaları açısından değerlendirdi.
Serpil Günal, bugün için Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) kayıtlı çiftçilerin yüzde 21’nin devlet destekli tarım sigortası yaptırdığını belirterek, TARSİM’in amacının sigortalılık oranını artırmak olduğunu söyledi. Afetlerde devletin yükünü hafifletmek istediklerini ifade eden Günal, “Biz ne yapıyoruz? Çok hızlı şekilde hasarı tespit edip, tazminatı ödüyoruz. Mesela, kuraklıkta bunu yaşadık. Devlet de çiftçiye ödenek sundu ama biz hızlıca hasarı tespit edip, hasarı ödedik. Burada amaç sigortalılığı artırmak” dedi.
Serpil Günal, sigortalılık oranını artırmak için de Tarım ve Orman Bakanlığı ile görüşmeler yaptıklarını, bu aşamada da kontrol noktalarının kritik olduğunu ifade ederek, şu açıklamaları yaptı:
“DASK’ta da sigorta kontrol noktaları var. Mesela, sözleşmeli tarım kanun tasarısı var. Bu tasarı ile devlet destekli tarım sigortası da zorunlu olacak. Nasıl olacak? Üretici, sözleşmeli tarım yapacaksa bunu sigortalı yapacak. Örneğin, domatese ekeceksiniz, taahhüdünüz var, devlet destekli tarım sigortasını da mutlaka yaptıracaksınız. Aynı durum arıcılık için de geçerli. Bunu Tarım ve Orman Bakanlığı ile konuştuk. Arıcılar, kovanları bir yerden başka yere taşırken seyahat izin belgesi alırlar. İzin belgesi de sigortaya tabi olsun istiyoruz. Nakliye aşamasında kaza olursa biz kapsam dahilinde ödüyoruz. Hatta arıcılıkta bir yenilik daha yaptık; 30 adet sınırımız vardır, onu kaldırdık, bir kovanı olan bile sigorta yaptırabiliyor. İzinli belgesi sırasında tarım sigortası aranırsa sigortalılık oranı artar.”
Serpil Günal, “Sigortalılık oranı konusunda bir hedef belirlediniz mi?” sorusunu ise, “Yüzde 21’lik oranı yüzde 35’e çıkarmak istiyoruz. İspanya’ya bile baktığınızda, yüzde 26’lık bir penetrasyon var ki, İspanya bu işi 40 yıldır yapıyor” şeklinde yanıtladı.
Serpil Günal, tarım sigortalarında, yılın ilk üç aylık dönemini de değerlendirdi. 2021 yılında 4.7 milyar TL’lik üretim yapıldığını, bu yılın ilk üç ayında ise üretimin 3 milyar lira olduğunu vurgulayan Günal, “Burada kuraklık sigortasının payı büyük. Kuraklık sigortasına talep yüzde 300 arttı. Geçen sene bu alanda 60 milyon TL prim üretimi yapmıştık, bu yılın ilk üç ayında 250 milyon liralık üretime ulaştık” dedi.
Kuraklık sigortası hakkında da bilgi veren Günal, geçen sene İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da kuraklık yaşandığını belirterek, bu sene Konya, Kahramanmaraş, Sivas, Yozgat, Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin gibi illerde kuraklık sigortasında ciddi artış olduğunu kaydetti. Günal, “Kuraklık sigortasının içinde aşırı yağış don teminatı var. Kuru tarım yapılan alanları teminat kapsamına alan bir poliçe. Türkiye’nin kuru tarım yapılan tüm bölgelerinde kuraklık sigortası yapılıyor” şeklinde konuştu.
Çiftçilerin kuraklık olacak öngörüsü ile sigortaya talep gösterdiklerini vurgulayan Günal, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu sene mevsim geçişleri çok normal seyrediyor. Gerçekten kışı yaşıyoruz. Mesela, sera sigortasında geçen sene kar ağırlığı hasarı hiç olmamıştı, bu sene ise 40 milyon TL kar ağırlığı hasarı ödedik. Dolayısıyla geçen sene çok ılımandı, bu sene kar ve yağmur yağdığı için kuraklık olacağı tahmin edilmiyor. Ama bu sene şunu gördük, Adana’da, sebzelerde don hasarı olmaya başladı. Bununla ilgili de bir proje başlattık. Adana, Hatay, Mersin’de; mart ayında patates, karpuz şekerpancarı, domates, biber gibi sebzelerde don hasarı verebilmek adına proje başlattık.”
Serpil Günal, 2022’nin ilk üç ayında TARSİM’in ödediği hasarlara da değinerek, “Bitkisel üründen 63 milyon hasar ödemişiz. Büyükbaşta 105 milyon lira hasar ödemişiz. Büyükbaş hayvan hasarlarında yüzde 55 artış var. Sera hasarı olarak da 136 milyon lira ödemişiz. 136 milyon lira ile rekor seralarda” dedi.
RS Servis, geçtiğimiz yıl toplam 40 bine yakın araca hasar onarım hizmeti verdi ve sigortacılık ve otomotiv sektörüne 750 milyon TL ek tasarruf katkısı sağlayarak, 200 binin üzerinde mobil parça onarımı gerçekleştirdi. RS Otomotiv Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ünal Ünaldı, “Kurulduğumuz günden bu yana 3 milyon parçayı onararak ülkemize 2 milyar TL tasarruf sağladık” dedi.

Türkiye’nin oto hasar onarımında lider şirketi RS Servis, 2021 yılında 57 servis noktasında, toplam 40 bin adet araç onarımı gerçekleştirdi. 240 bin adet mobil parça onarımı yapan şirket, geçtiğimiz yıl toplamda hasar onarımı teknikleriyle sigortacılık ve otomotiv sektörüne 750 milyon TL tasarruf sağlayarak önemli bir başarıya imza attı. Satış sonrası hizmetler sektörü geçtiğimiz yıl ortalama yüzde 35-40 oranında büyüme gösterirken, RS Servis yüzde 50 büyümeyle 2021 yılını kapattı.
TOSEF Tüm Oto Servisleri Federasyonu Başkanı ve RS Otomotiv Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ünal Ünaldı, “Yedek parça fiyatlarının dövize endeksli şekilde her geçen gün arttığı, ikinci el araç fiyatlarının sürekli yükseliş halinde olduğu günümüzde artık parça onarımı hem sigortacılık hem de otomotiv sektörü için mutlak bir ihtiyaç haline geldi. Kurulduğumuz günden bu yana oto hasar onarımında başrolü oynayarak 3 milyon adet parçayı onardık ve ülkemize 2 Milyar TL tasarruf sağladık” açıklamasını yaptı.
Öte yandan hasar onarımı konusuna dikkat çeken Ünaldı, “Hasar onarımı ülkemizde yeteri kadar değer görmüyor. Satış sonrası hizmetlerinde hasar onarımı, direkt olarak yedek parça ithalatını düşüren ve cari açığın azalmasına yardımcı olabilecek bir kalem. Önem verilmezse sektöre yatırım yapılmaz, yatırım gelmezse satış sonrası hizmetleri ve hasar onarımı gelişim kaydedemez. Bunun tek yolu ise TSE Belgeleri ile segmentasyon ve standardizasyondur. TSE 12047 ve TSE 13168 Belgeleri ile sektörde zaten bir segmentasyon var. Fakat bu segmentasyonun hayata geçirilmesi için belirli standartlara ulaşılmasına ve mevzuatlara eklenmesine ihtiyaç var. Artık gerek otomotiv sektörü, gerek sigorta sektörü temsilcileri olarak bir yuvarlak masa etrafında bir araya gelmeli, bu konuyu belirli standartlara ulaştırmalıyız. Aksi durumda satış sonrası hizmetlerde hasar onarımı büyük bir tehlike ile karşı karşıya kalacaktır” şeklinde konuştu.