Mehmet Şencan: Salgın bize sade yaşamı öğretti

0
Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mehmet Şencan, “Salgın döneminde evde kalınca gördük ki, daha sade, daha basit, har vurup harman savurmadan, daha tasarruflu bir yaşam imkanı da var. Eskiler bu döneme inziva derlerdi. İnzivaya çekilmek, yeniden kendinizi, yeniden ailenizi, yeniden sevdiklerinizi keşfetmek aslında” diyor.

Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mehmet Şencan, koronavirüs saygın dönemini hem sektör açısından hem tüketiciler açısından hem de kişisel olarak değerlendirdi. Şencan, sigorta sektörünün tüm paydaşları ile tüketicilere, işletmelere destek olduğunu ve bu süreçte sigorta sektörünün iyi bir sınav verdiğini söyledi.

Mehmet Şencan, salgının sigorta pazarı üzerindeki etkisi, sigorta şirketlerinin ekonomiye verdikleri destek, salgından çıkarılan dersler ve önümüzdeki dönemde sektörü, tüketicileri neler beklediğine yönelik değerlendirmelerde bulundu.

“Aramızda Müthiş Bir İletişim, Tutkal Var”

Mehmet Şencan, “Salgın dönemini şirket olarak nasıl geçirdiniz?” sorusunu, şöyle yanıtladı:

“Salgının başlangıcında ekiplerimiz, özellikle olağanüstü destek ekibimiz çok güzel çalıştılar. Mart ayında home office olarak evlere çekildik. Çalışmalarımızı oradan yürüttük, çok da iyi oldu. Bizim personelimiz, çalışanlarımız çok uzun süreden beri birlikte çalışıyorlar, herkes birbirini tanıyor. Öyle de bir tutkal var. İletişim, diyalog fevkalade iyiydi. Bir sıkıntı yaşamadık. Teknolojimiz, teknik ekibimiz fevkalade kuvvetli, bütün ekiplerimiz öyle. Çalışmaları evlerden sürdürdük. Çok da verimli bir çalışma dönemi oldu. Onu da söyleyeyim.

1 Haziran itibariyle, yüzde 10-20 binamızda çalışmaya başladı, bir kısım arkadaşlarımızın evden devam ediyor. Biz evlere de gitsek, merkezimize de dönsek, bir kısmımız evde de çalışsa, ayrı ayrı yerlerde de çalışsak Anadolu Sigortalılar arasında müthiş bir iletişim var, tutkal var öyle söyleyeyim. Onun sırrı da şu: Biz senelerden beri birlikte çalışıyoruz. Giren çok istisnai haller dışında çıkıyor. Senelerin tecrübesi var. Herkes birbirinin dediğini hemen anlıyor. İletişim müthiş diyebilirim. Bizim için rahat geçti.”

“Sektör Olarak İyi Bir Sınav Verdik”

Şencan, salgın döneminde sigorta şirketlerinin desteklerini değerlendirdi. “Bu dönemde hem Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü –ki, şimdi Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu oldu- hem sigorta sektörü, Türkiye Sigorta Birliği, sigorta şirketleri tüm paydaşlar olarak iyi bir dönem geçirdik” diyen Mehmet Şencan, bu süreçte alınan önlemlerin hem acenteleri hem de sigortalıları özellikle finansman konusunda rahatlattığını kaydetti. Mehmet Şencan, sözlerini şöyle sürdürdü.

“Mayıs ayında, mesela primler, özellikler zorunlu sigortalarda ertelendi. Bir takım primler alınmadı. Bir takım indirimler gerçekleştirildi. Hem acentelerin, hem sigortalılarımızın, tüketicilerin lehine olan sayısız düzenlemeler yapıldı. Ayrıca sigorta şirketleri acentelerini ve sigortalıları rahatlatmak adına ciddi destek paketleri açıkladılar, sayısız teknik imkanlar sağladılar. Bunlar daha çok finansmana yönelik imkanlardı. Dayanışmayı sektör gösterdi.”

Mehmet Şencan, en önemli düzenlemenin sağlık sigortalarında yapıldığına da değinerek, “Pandemi sağlıkta ciddi sorun yarattı; hem ülkemizde hem dünyada. Geçmiş dönemde pandemi sağlık sigortasında istisnaydı. Ama biz de dahil olmak üzere bütün sektör pandemi istisna olmasına rağmen bunu sigorta poliçelerine, sigortaya dahil etti ve sigortalılarımızı ciddi rahatlattık” dedi.

“Bu Bir Dayanışmadır, Sürdürülebilirliği Sağlamadır”

Mehmet Şencan, pandeminin ekonomiyi ciddi etkilediğine dikkat çekerek, ticari işletmelerde ve bireylerde ciddi ekonomik sıkıntılar yarattığını söyledi. Bu durumun sigorta sektörünü de etkilediğini belirten Mehmet Şencan, şu değerlendirmeleri yaptı:

“Ne tarafını etkiledi? Tahsilat tarafını etkiledi. Bu dönemde sigorta şirketleri özellikle mali tarafları, mali bünyeleri ve bilançoları son derece sağlam olduğu için likit oldukları için bu finansmanı özellikle tahsilat tarafında bütün sigortalılara sağlamaya çalıştılar. Alınan önlemlerle tahsilatta ciddi imkanlar getirildi. Taksitlendirme getirildi, sigorta primlerini öteleme imkanı getirildi. Bir ay, iki ay taksitler; 9-10 aya bölündü. Bunların temelinde yatan herkesin işletme sermayesine destek olmaktı. Özellikle Mart, Nisan, Mayıs dönemi; şimdi Haziran döneminde de bunlar sürüyor. Bu bir dayanışmadır, sürdürülebilirliği sağlamadır. Bu da şunu gösteriyor; sigorta sektörü esasen kısa vadeli değil uzun vadeli düşünüyor.”

“Primlerde İniş Oldu Ama Yeniden Düzelir”

Mehmet Şencan, salgının sigorta pazarı üzerine etkilerine değindi. Sağlık sigortalarında, hastaneye gidiş frekanslarının azalmasına bağlı olarak hasarların da azaldığını ifade ederek, şu açıklamaları yaptı:

“Bu süreçte önemli hastaneler pandemi hastanesi ilan edildi. Sağlıkla ilgili tüm ekipler pandemiye yönlendirildi. Herkes sağlıkla ilgili sıkıntılarını erteledi. Çok acil olmadığı takdirde hastanelere gidilmedi. Burada frekans ve maliyetlerde ciddi düşüşler olduğunu görüyoruz ama şu son dönemde özellikle Mayıs’tan itibaren normale dönmeye başladı.

Sigorta sektörü açısından da primlerde inişler oldu ama bu da çok da radikal inişler değildi. Nisan ayında bir kırılma oldu, Mayıs’ta da bir miktar azalma olabilir ondan sonra rakamlar yeniden düzelir. Şunu da söyleyebilirim sigortada, tasarruf yapılan ilk finansman aracı. Tüketicilerimiz tasarruf gündeme geldiğinde buradan tasarruf ediyorlar.”

“Uzaktan Çalışmaya Devam Edeceğiz”

Mehmet Şencan, “Pandemiden nasıl bir ders çıkardınız, hem siz şirket olarak hem de sektör olarak? Bu, önümüzdeki dönemi nasıl etkileyecek? Yeni ürünler gündeme gelecek mi?” sorusunu şöyle yanıtladı:

1918’lerde salgın görüldüğü için dünyada esasen tüm sektörler, ülkeler, dünya bunu unutmuştu. Fakat böyle bir riskle de karşı karşıya geldik, evlere çekildik. Sağlıkla birlikte sağlıktaki olumsuzluk ekonomiyi de etkiledi. Bunu da görüyoruz. Bütün dünya ülkeleri, ekonomi yönetimleri ekonomilere destek olmaya çalışıyor. Bu dönemde düşüncelere daldı; geçmiş dönemde neler yaptık, bundan nasıl ders çıkarabiliriz, gelecekte de ne yapmamız gerekir diye. Bunları hepimiz düşündük. Tüm bunlara rağmen sigorta sektörü sürdürülebilirlik nedir, iş sürekliliği nedir bunu bir defa daha önüne koydu. Yeni ürünler koyacağız ama öncesinde bunun için bizim hayatta kalmamız lazım ve düzgün iş yapmamız lazım.

Sigorta sektörü katastrofik riskleri zaten alıyordu. Şimdi bunları daha dikkate almamız lazım. İş sürekliliği son derece önemli. Bir defa burada tüm konuları dikkatle gözden geçirmemiz lazım. Hayatın tüm alanı risklerle dolu ve sigortadan bahsediyoruz. Sigorta bütün hayatı kapsıyor. Burada uzaktan çalışma sistemi devreye girdi. Biz bunu hep konuşuyorduk ama devreye girmiyordu. Şimdi yüzde 20’miz ofiste, yüzde 80’imiz evlerde çalışıyor. Bundan vazgeçecek miyiz; derslerden birisi bu belki. Yüzde 40’ımız, 50’miz gelecek ama uzaktan çalışma sistemine devam edeceğiz gibi görünüyor.

“Önümüzdeki Dönemde 3 Ürün Öne Çıkacak”

Sağlık konusunda ciddi bir farkındalık oluştu. Özellikle tamamlayıcı sağlık konusunda. Sağlık sigortaları, özellikle de tamamlayıcı sağlık sigortası çok önemli. Çünkü burada sigorta şirketlerinin ciddi imkanları var ve bu hizmete göre fiyatlar çok uygun. Tüm gelir düzeylerine seslenen bir ürün setimiz var; hem şirketimizin hem de diğer şirketlerimizin.

Ayrıca bu süreçte teknolojiden bahsedildi, pandemi döneminde teknolojik ekiplerimiz çok kuvvetli dedik ama hackerler da kuvvetli. Onlar da ciddi riskler oluşturuyorlar. Siber sigortalar önemli. Bu konularda da ciddi bir gelişme olacak diye düşünüyorum.

Önümüzdeki dönemde alacak sigortası, kredi sigortası gibi ürünler de gelişecek diye düşünüyorum. Önümüzdeki dönem bu 3 temel ürünlerde, branşlarda ciddi gelişmeler olacağını düşünüyorum.

“Sade Yaşamayı Öğrendik”

Mehmet Şencan, pandeminin farklı sonuçları da olduğunu belirterek, şu tespitleri yaptı:

“Evde kalınca, evden çalışınca şunu gördük, bireysel olarak evi daha dikkatli incelemeye başlıyorsunuz; buna gerek yok, şuna gerek var mıydı, çok fazla tüketime gerek var mı diye. Evde bir şeyler yapmaya başladık. Daha sade, daha basit daha fazla har vurup harman savurmadan, daha tasarruflu bir yaşam imkanı da var. Eskiler bu döneme de inziva derlerdi. İnzivaya çekilmek, yeniden kendinizi, yeniden ailenizi, yeniden sevdiklerinizi keşfetmek aslında. Bu dönemde bir tanesi sağlık sıhhat önem kazandı. İkincisi hijyen, temizlik ama bir taraftan da sade bir yaşam. Aslında fena da değilmiş. Bir de bu hastalık karşısında ırk, din, dil, milliyet; bütün ülkeler bütü yer küre buna maruz kaldı, herkes eşitlendi diye.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı girin