Tasarrufu teşvik eden sistemler BES’in altında tasarlanacak

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından yayımlanan 11’inci Kalkınma Planı Özel İhtisas Komisyonu Raporunda, tasarrufu teşvik eden sistemlerin BES altında tasarlanabileceği belirtiliyor. Raporda, evlilik, doğum sigortaları gibi orta vadede tasarrufu artırmayı teşvik eden sistemlerin çeyiz ve konut hesabında sağlanan devlet destekleriyle birlikte BES altında tasarlanarak piyasaya sunulmasında fayda görüldüğüne dikkat çekiliyor.
Rapordan Başlıklar
  • Belirli süre sistemde kalma sözü verenlere farklı kesinti uygulaması yapılmalı, asgari getiri garantisi verilmeli.
  • 45 yaş üzerindeki kişilerin otomatik katılım sistemine alınması değerlendirilmeli.
  • Otomatik katılımda işveren katkısı devreye sokulmalı.
  • İşveren grup emeklilik sertifikaları sistemi otomatik katılıma uygulanmalı.
  • Emeklilik yatırım fonları altyapı projelerine yatırım yapabilmeli.
  • Bazı fonların içerik dağılımına kısıtlar getirilebilmektedir.

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından yayımlanan 11’inci Kalkınma Planı (2019-2023) Özel İhtisas Komisyonu Raporunda Bireysel Emeklilik Sistemi hakkında çarpıcı tespitler bulunuyor.

Tasarrufu teşvik eden sistemlerin BES altında tasarlanabileceğine değinilen raporda, evlilik, doğum sigortaları gibi orta vadede tasarrufu artırmayı teşvik eden sistemlerin çeyiz ve konut hesabında sağlanan devlet destekleriyle birlikte BES altında tasarlanarak piyasaya sunulmasında fayda görüldüğüne dikkat çekiliyor.

BES ile ilgili görüş ve öneriler Özel İhtisas Komisyonu Raporunun Finansal Hizmetlerin Geliştirilmesi başlığı altında yayımlandı. Raporda BES ile ilgili tespit ve öneriler şunlar:

Otomatik katılım sistemi (OKS) dâhilinde veya işveren grup emeklilik sözleşmesi olarak açılan bireysel emeklilik hesaplarının herhangi bir hak ya da menfaatten yararlanmaksızın yasal süreler içinde cayma ile sonlanması durumunda beyan yükümlülüğü kapsamı dışında tutulmaları gerekmektedir.

BES’İN GELİŞİMİ DESTEKLENMELİ

Yaşlanan nüfus yapısı nedeniyle sosyal güvenlik sistemlerinin baskı altında olduğu tüm ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de BES tasarrufların teşvik edilmesi anlamında önemli bir araçtır.

Bireylerin emeklilik dönemlerine yönelik tasarruf etmeleri emeklilikte yaşam standartlarını korumaları açısından olduğu kadar, ülke ekonomisi için de kritiktir. BES, finansal piyasaların derinleşmesine katkıda bulunarak ekonomiye uzun vadeli kaynak sağlayan bir sistemdir. Hızla büyüyen ekonomilerde uzun vadeli kaynak ihtiyacının, bireysel emeklilik fonları gibi uzun vadeli araçlarla karşılanması spekülatif sermaye hareketlerinin piyasalar üzerinde olumsuz dalgalanmalar yaratmasına da engel teşkil etmektedir. Bu anlamda büyümekte olan ekonomiler için tasarrufların artırılması daha büyük önem taşımaktadır.

OKS ve BES küçük tasarruflarla toplumun tamamını hedef alan ve bireysel emekliliğe dönük tasarrufları teşvik eden bir sistemdir. Diğer taraftan, kişilerin emekliliğine dönük yatırım olması nedeniyle yatırım enstrümanlarının çeşitliliği ve yüksek getirili yatırım enstrümanlarının varlığı da sistemin talep görmesi ve sürekliliği açısından kritik önemi haizdir.

Bu nedenle, OKS ve BES desteklenerek orta ve uzun vadeli kaynak oluşturulmak suretiyle daha ucuz ve kaliteli kaynak sağlanması, böylece reel sektörün özellikle orta ve uzun vadeli ihtiyaç duyduğu kaynakta dışa bağımlılığın azaltılarak kırılganlığın önlenmesi diğer yandan BES’te oluşan fonların derinliğinin ve istikrarının temin edilmesi ve emeklilik fonlarının ihtiyaç duyduğu daha yüksek getirili yatırım imkânının sağlanması hedeflenmektedir.

Sistemin büyümesine katkı sağlayacak öneriler aşağıda sıralanmıştır:

MEVCUT SİSTEMDE İYİLEŞTİRMELER YAPILMALI

Sisteme kısa vadeli bakışı değiştirecek ve penetrasyonun artmasını sağlayacak önlemler alınmalıdır. Katılımcıların sistemde uzun süre kalmalarını destekleyecek bilinçlendirme ve bilgilendirme faaliyetlerine önem verilmesinin ve BES konusundaki finansal okuryazarlığın gerek mevcut katılımcılar gerekse OKS kapsamındaki çalışanlar ve işverenler nezdinde artırılmasının sisteme fayda sağlayacağı açıktır.

Tasarruf ve emeklilik bilincinin artırılması, farkındalığın oluşturulması için devletin, kanaat önderlerinin ve sektörün meslek kuruluşları ve emeklilik şirketleri başta olmak üzere tüm sektör aktörlerinin konuyu sahiplenmesi, kamu spotları oluşturulması ve medyada bunların yer bulması sağlanmalıdır. Kamu spotlarının daha izlenebilir saatlerde yayımlanmasına destek ve öncelik sağlanması önerilmektedir. Sektörün güven endeksini ve itibarını arttıracak iletişim ve eğitim faaliyetlerinin düzenlenmesi yerinde olacaktır.

Sektörün temsilcilerinin ve paydaşlarının bu konuda sabırla ürünleri ve gerekliliklerini halka anlatmaları, uzun soluklu ilişkiler kurmaları, güven duygusunu yeterince verebilmeleri önemli basamaktır. Sistemin emeklilik döneminde katılımcılara ek gelir sağlama amacı taşıdığı düşünüldüğünde, “belirli bir süre sistemde kalma” sözü veren katılımcılara farklılaştırılmış kesinti uygulanması ve şirketler tarafından asgari getiri garantisi verilmesi uygulamaları ilerleyen dönemlerde değerlendirilebilir.

Sistemden Çıkışlar Önlenmeli

Katılımcıların kısa vadeli nakit ihtiyaçları nedeniyle sistemden çıkışların önlenmesi gerekmektedir. BES’ten ayrılan katılımcıların yüzde 50’sinin birikime ihtiyaç duyduğu için ayrıldığı belirlenmiştir. Bu ihtiyacın karşılanabilmesi için katılımcılara aşağıdaki olanakların tanınabileceği değerlendirilmektedir:

Birikimlerin kısmen çekilebilmesi imkânı gözden geçirilmelidir. Mevcut kanunda kısmen ödeme yapma hükmü bulunmakla birlikte henüz alt düzenlemesi yapılmamıştır. Bu düzenlemenin yapılmasıyla sağlık, evlilik, eğitim, mülk sahibi olma gibi ihtiyaçlar için sözleşmeler sonlandırılmadan kısa vadeli nakit ihtiyaçlarının karşılanması mümkün olacaktır.

Öte yandan, bu konuya ilişkin bir düzenleme yapılırken devlet katkısı hesaplaması ve vergi uygulamasındaki farklılaştırma gibi unsurların da göz önünde bulundurulması gerekmekte olup birikimlerin kısmen ödenebileceği durumların net bir şekilde tanımlanması gerekmektedir. Diğer taraftan, birikimlerin kısmen çekilebilmesi imkanının verilmesi halinde, bu hakkın ne ölçüde ve ne sıklıkta kullanılacağı önceden tahmin edilemeyeceğinden, sistemden ciddi miktarda çıkışlar olması ve buna bağlı olarak emeklilik fonları portföy büyüklüğünün önemli ölçüde azalabilmesi riski bulunmaktadır.

Birikimlerin Banka Kredilerine Teminat Olarak Gösterilebilmesi İmkânı Gözden Geçirilmelidir: Uygulamada karşılaşılacak güçlüklerden dolayı hayata geçmesinin 11. Kalkınma Planı döneminde mümkün olmadığı değerlendirilmektedir. Ayrıca, “haczedilemeyen, rehnedilemeyen ve iflas masasına dâhil edilemeyen tutarlar ile paydaş kurum veya kuruluşlar (SPK, Hazine, Takasbank, BDDK, Emeklilik Gözetim Merkezi, emeklilik şirketleri, ilgili bankalar, kredi derecelendirme kuruluşu, Kredi Kayıt Bürosu) arasında ciddi bir koordinasyon sağlanması gerektiği hususlarının da göz önünde bulundurulması gerekmektedir

18 Yaşından Küçüklerin BES’e Dâhil Edilmesi Önerilmektedir: Ülkemizde 18 yaşından küçüklerin sayısı 20 milyonun üstündedir. EUROSTAT’ın projeksiyonlarına göre 2060 yılına gelindiğinde, Türkiye demografik yapısının Avrupa’nın bugünkü durumuyla benzer bir hale geleceği, yani yaşlanacağı tahmin edilmektedir. Bu nedenle, şimdiden tasarruf bilinci kazandırmak ve hane halkı tasarruflarını arttırarak ulusal tasarruf oranlarımızı yukarılara çekmek üzere 18 yaşından küçüklerin de sisteme girebilmesine imkân tanınması önerilmektedir. Bu sayede, gönüllü katılıma dayalı ve belirlenmiş katkı esasına göre oluşturulan BES’in hedef kitlesinin ve kapsayıcılığının da genişlemesine imkân sağlanacağı düşünülmektedir.

4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu’nun dördüncü maddesine göre BES’e fiil ehliyetine sahip kişiler katılabilir. Anılan Kanun maddesinin ve diğer alt düzenlemelerin değiştirilmesi gerekmektedir. Ancak önerinin devlet katkısında önemli bir artışa yol açacağı için bütçe imkânları çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.

45 Yaş Üzerindeki Kişilerin OKS’ye Alınması Değerlendirilmelidir: 45 ila 60 yaş dönemi birikim yapmak için elverişli bir dönemdir. Demografik yapıdaki değişim de dikkate alınarak 45 yaş üzerindeki kişilerin OKS’ye alınması değerlendirilmelidir.

OKS’de İşveren Katkısı Sağlanmalıdır: OKS’nin dünyadaki başarılı örneklerinin en temel özelliği işveren katkısıdır. Başlangıçta sembolik bir miktarda da olsa, işveren katkısının devreye sokulmasının sisteme olan ilgiyi artırabileceği düşünülmektedir. İşveren katkısının ilave maliyetini dengelemek için kıdem tazminatı veya İşsizlik Fonunun belli bir oranının otomatik katılıma aktarılması önerilmektedir. Böylelikle hem kamu maliyesine ek bir yük getirilmeyecek hem de işverenler ekonomik olarak zorlanmayacaktır.

Öte yandan, işveren katkısının kısa vadede sağlanamayacak olması durumunda, mevcut BES uygulamasında var olan “işveren grup emeklilik sertifikaları (İGES)” sisteminin OKS’ye de uygulanabileceği düşünülmektedir. İGES’te işverenler tarafından çalışanları adına gönüllü olarak katkı payı sağlanmakta olup bu katkılar KVK kapsamında gider olarak kabul edilmektedir. Bu çerçevede, İGES’e sağlanan vergi teşviki kapsamına OKS hesaplarının da dâhil edilebileceği düşünülmektedir.

Diğer taraftan, OKS’de zorunlu olarak işveren katkısı ödenmesi nedeniyle işveren nezdinde ilave bir yük daha oluşacağı için kayıt dışı çalışan sayısında artış yaşanabileceği ve işverenlerin çalışanları sistemden ayrılmaya zorlayabileceği; bu durumun da sistemden çıkışları hızlandırabileceği hususlarının göz önünde bulundurulması önem arz etmektedir.

OKS’de Cayma Oranının Düşürülmesine Yönelik Tedbirler Alınmalıdır: Sistemden çıkan kişilere yönelik araştırmalarda yüzde 28’i sisteme gerek duymadığını, yüzde 25’i ödeme güçlüğü çektiğini, yüzde 21’i BES olduğunu belirtmiştir. Sistemden cayanların yüzde 38’inin ise cayma süresi sonrasında da sistemden çıkış hakkı olduğunu bilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle, cayma hakkı süresinin uzatılmasının yanı sıra “cayma” yerine alternatif ifadeler kullanılarak (ayrılma hakkı, karar süresi, erken çıkış, çekilme dönemi) ayrılma hakkının devam ettiği ve bu dönem sonunda bir kesintiye maruz kalınmayacağı yönünde bilgilendirme yapılmalıdır.

OKS’den Ayrılanların Yeniden Sisteme Girebilmesi Sağlanmalıdır: Mevcut düzenlemeye göre sistemden cayan ve sözleşmesini sonlandırarak ayrılan çalışanların tekrar isteğe bağlı olarak sisteme girme imkânları bulunmamakta; bu kişiler mevzuatta tanımlanmış olan “sisteme tekrar girme” sürecine uygun şekilde iki yıl sonra sisteme otomatik olarak dâhil olabilmektedir. Yanlış algı, eksik-hatalı değerlendirme, ödeme güçlüğü gibi nedenlerle ayrılan kişilerin ihtiyari olarak sisteme yeniden girmeleri sistemin büyümesine katkı sağlayacaktır.

Mevcut Sistemin Tanıtımının Yapılması Gerekmektedir: Sistemin tanıtımının daha etkin şekilde yapılması önem arz etmektedir. Katılımcıların sistemde uzun süre kalmalarını destekleyecek bilinçlendirme ve bilgilendirme faaliyetlerine önem verilmesi ve BES konusundaki finansal okuryazarlığın gerek mevcut katılımcılar gerekse de OKS kapsamındaki çalışanlar ve işverenler nezdinde artırılmasının sisteme fayda sağlayacağı düşünülmektedir.

BES Fonlarının Daha Yüksek Getiri Oluşturacak Şekilde Aktif Yönetiminin Sağlanması İçin Büyük Veri Analizi, İş Zekâsı Ve Robot-Danışmanlık Uygulamaları Kullanılmalıdır: Yılda altı kere plan değişikliği yapma hakkı olmasına rağmen bu hakkın kullanılma oranı çok düşüktür. Hayat emeklilik sigorta şirketleri de bu hakkı kullandırmaya yönelik olarak müşterilerine yeterince ulaşamamaktadır.

Robot-danışmanlık uygulamaları ile birikim amaçlı fonların yönetiminde daha kazançlı yatırım planları yapılması için, veri analizi ve otomatik değerlendirme ile yönlendirme yapılabilir. Ayrıca, otomatik BES katılımlarında cayma oranlarını düşürmek; meslek grupları, yaş grupları, gelir grupları vb. verilerin detaylı analizi yapılarak ve katılım konusunda alternatif senaryolar üretilerek mümkün olabilir. Ancak bu tür uygulamalar sonucunda elde edilecek getirinin her zaman daha yüksek olacağı gibi bir algı oluşturulmamasına da özen gösterilmelidir.

Emeklilik Yatırım Fonlarının Altyapı Projelerine Yatırım Yapabilmesi Gözden Geçirilmelidir: Özellikle havaalanı, köprü, metro inşaatları gibi uzun vadede başa baş noktasına ulaşabilecek altyapı projelerinin finansmanında kredi kurumları yeterli ilgi göstermeyebilmektedir. Kredi kurumlarının finansman sağlaması halinde ise aktif-pasif vade uyumsuzluğu ve sermaye yeterliliklerinin bozulmasıyla ilgili sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Dolayısıyla, ekonomik büyümeye katkı sağlayacağı ileri sürülerek, emeklilik yatırım fonlarının bu yatırımları destekleyecek şekilde portföy dağılımı yapmalarına olanak verilmesi önerilmiştir. Ancak, kamu borçlanma araçlarının en yüksek paya sahip olduğu emeklilik yatırım fonlarının kamu borçlanma araçları vasıtasıyla dolaylı olarak Hazine’ye sağladığı kaynakla altyapı yatırım fonlarının finansmanında hali hazırda yer aldığı düşünülebilir.

Fonlara Kısıtlar Getirilmeli

BES, yapısı itibarıyla uzun vadeli bir yatırım sistemi olup, katılımcıların emeklilik döneminde refah seviyesini korumayı amaçlamaktadır. Emeklilik yatırım fonlarının altyapı yatırımlarına yatırım yapmasına uygun bir sistem kurulması halinde, katılımcılar tarafından tercih edilmesi mümkündür. Altyapı yatırımlarına yatırım yapılabilmesi için öncelikle yatırım enstrümanının bir emeklilik yatırım fonu bünyesinde işlem görebilir hale getirilmesi gerekmektedir. Bu durumda söz konusu yatırımlar ile fon arasındaki işlemleri ve dönüşümü sağlayacak bir finansal kurum bulunması gerekmektedir. Söz konusu kurumca finansman sağlanacak altyapı projeleri için özel sektör borçlanma araçları veya benzer yatırım enstrümanları oluşturulmalı ve emeklilik şirketleri, portföy yönetim şirketleri ve SPK işbirliğiyle altyapı yatırım fonları tesis edilmelidir.

İkinci olarak, katılımcıların sistemden ayrılma, fon değişimi, fonların günlük olarak izlenebilir olması gibi durumlar için emeklilik yatırım fonlarının günlük olarak değerlenebilir olması gerekmektedir. Son olarak da başlangıç fonu, standart fon ve devlet katkısı fonu gibi birkaç fonun içerik dağılımına kısıtlar getirilebilmektedir. Örneğin, standart fonun içeriğinde asgari yüzde 1 oranında girişim sermayesi olmalıdır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı girin