Yatırımları uzun vadeli değerlendirin

AvivaSA CEO Fırat Kuruca, koronavirüs döneminde sert kayıp yaşayan fon gruplarının önümüzdeki dönemde önemli getiri potansiyeli taşıyacağına belirterek, “Benzer kriz dönemlerini 2008 ve 2018 yıllarında da gördük. Söz konusu yıllarda yaşanan olumsuz piyasalar, izleyen dönemlerde kuvvetli getiriler ile telafi edildi” dedi.

AvivaSA CEO Fırat Kuruca, koronavirüs salgınının bireysel emeklilik sistemine (BES) ve hayat sigortalarına etkilerini değerlendirdi. Tüketicilerin genel eğilimlerine bakıldığında içerisinde bulunduğumuz süreçlere benzer zorlu süreçlerin, tüketicilerin kendilerini sorgulamalarına, ne kadar güvende olduklarını, sevdikleri için ne kadar güven ortamı yaratabildiklerini gözden geçirmelerine neden olduğunu belirten Kuruca, “Güven duygusuna ihtiyaç duyulan bu dönemlerde ve devamında BES ve hayat sigortalarına yönelimin artacağını düşünüyoruz” dedi.

Benzer Krizleri Daha Önce de Gördük

Fırat Kuruca, önümüzdeki dönemde kovid-19 salgınının kontrol altına alınacağını, makul bir süre içerisinde hastalığın tedavisi konusunda ilerleme görüleceğini belirterek, şunları söyledi: “Bugün sert kayıp yaşayan fon gruplarının önümüzdeki dönemde önemli getiri potansiyeli taşıyacağına inanıyoruz. Benzer kriz dönemlerini 2008 ve 2018 yıllarında da gördük. Söz konusu yıllarda yaşanan olumsuz piyasalar, izleyen dönemlerde kuvvetli getiriler ile telafi edildi. Benzer bir durumun bu dönemde de geçerli olacağını düşünüyoruz. Son bir ayda yaşanan sert kayıplara rağmen 1, 2, 3 ve 5 yıllık gibi uzun vadeli dönemlerin tümünde, ortalama emeklilik plan getirileri enflasyonun oldukça üzerindedir. 2003 yılında kuruluşundan bu yana BES Fonları yıllık ortalamada enflasyonun üzerinde yüzde 4 kadar reel getiri sağladı. Devlet Katkısı ilavesi ile bu performans daha kuvvetlenmektedir.”

Enflasyonun Üzerinde Getiri Sağlıyoruz

Ertan Fırat, “Bu dönemler, genelde kişilerin tasarruflarına başvurdukları dönemlerdir. Özellikle BES’te böyle bir beklentiniz var mı?” sorusunu şöyle yanıtladı: BES sisteminin ana amacının, düzenli yatırımlar ve iyi çeşitlendirilmiş portföy dağılımları ile katılımcının istikrarlı getiri sağlamasını ve birikim yapmasını mümkün kıldığını ifade eden Kuruca, piyasalarda kısa vadede getiri garantisi verilemediğini, ancak uzun vadeli bakış ile BES enflasyonun oldukça üzerinde getiri sağlayan bir birikim ve yatırım aracı olduğunu kaydetti. Fırat Kuruca, sözlerini şöyle sürdürdü:

BES’ciler Bu Dönemde Neler Yapmalı?

“BES yatırımı için ilk tavsiyemiz yatırımlarınızın uzun vadeli bakış açısıyla değerlendirilmesi. Belki de en temel avantajı küçük meblağlar ile düzenli birikim ve yatırım imkanı sağlaması. Ülkemiz gibi gelişmekte olan ekonomilerde, piyasalar kısa dönemli dalgalanmalara açık olsa da yatırım alternatifleri uzun vadeli getiri potansiyellerine yakınlaşır. Örneğin, belli bir dönemde olumsuz performans göstermiş bir yatırım enstrümanı aslında izleyen dönem için önemli bir getiri potansiyeli biriktirmiş olabilir. BES’te varlık dağılımını belirleme hakkı mevzuat ile yatırımcı tercihine bırakılmıştır. Bütün bunlarla birlikte BES sisteminde yılda 6 kez varlık dağılımı değişikliği yapılabilmektedir. Önerimiz uzun vadeli bakış açısından sapmadan piyasa beklentileri paralelinde portföylerin yılda bir-iki kez stratejik olarak gözden geçirilmesidir. Kısa vadeli dönemlerde dahi olsa değer kaybı riski arzu etmeyen katılımcılar özellikle piyasa risk algısının yükseldiği dönemlerde görece olarak düşük risk düzeyindeki fonları tercih edebilirler. Daha sonra piyasalarda risk algısının düştüğü dönemlerde uzun vadeli yatırım stratejilerine ve varlık dağılımlarına her zaman dönüş yapmak mümkün.”

Koronavirüse Hızlı Adapte Olduk

Fırat Kuruca, koronavirüs salgını döneminde katılımcılara sağladıkları desteklere de değinerek, sektör olarak, koronavirüs gibi çok hızlı gelişen ve öngörülme ihtimali görece düşük olan bir felakete bile hızlı adapte olma refleksine sahip olduklarını vurguladı. Kuruca, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu süreçte öncelikle, tüm departmanlarımızın kendi alanlarında uzman olan ekiplerini hızlı bir şekilde bir araya getirerek müşteri iletişim planlarımızı hazırladık. Ayrıca, müşterilerimizden gelebilecek soru ve taleplere karşı çağrı merkezi senaryolarımızı hızla güncelledik. Çağrı merkezi hizmetlerimizde negatif bir etki olmamasına rağmen; özellikle bu sürecin, küresel olarak fonlarda etki yaratma ihtimali yüksek olduğu için, sektörde neredeyse bir ilk olan Fon Bilgi Hattımızı, Finans Grup Müdürlüğümüzün de desteği ile güçlendirdik. Müşterilerimizden gelen sorulara cevap vermeye ve bu bilinmezlik ortamında, işimizin en önemli parçası olan fon yönetimini müşterilerimiz için daha net hale getirmeye çalıştık.”