Kovid-19 sonrası yeni normal mi? Olması gereken mi?

AXA CEO’su Yavuz Ölken, ‘sigortagazetesi.com’ için yazdı…

2020 Ocak 3.haftaydı, orta ve uzun vadeli şirket stratejileri ve planlarımızı yöneticilerimiz ile değerlendirdiğimiz günlerin üzerinden henüz 4 ay geçti…

Güncel durum bugün baktığımızda çok değişti gibi gözüküyor, yepyeni koşulların ortaya çıktığını görüyoruz; küreselleşme, ülke ekonomileri, birçok iş kolu, sağlık sistemleri, çalışanlar, vatandaşlar öncelikle önemli tehditler altında ve belirsizlik herkes için en temel sorun. Sigorta sektörü de tabii ki, bu ekosistemin önemli bir parçası ve zorlu bir süreç ve belirsizlik bizleri de bekliyor.

Ancak Ocak ayına geri dönüp baktığımda açıkçası kovid-19’un etkileri dikkate almadan çalışma notlarımızı kısa kısa paylaştığımda aslında hangi dönem ve belirsizlik içinde olursak olalım reçetenin  hep aynı olduğunu görüyoruz. Sigortacılık perspektifinden bakıldığında karşımızda hep aynı muhteşem ikililerin olduğunu görüyoruz ve sonucu hep kendimiz belirleyebilecek durumdayız.

Daralan Güvenli Bölge

CEO perspektifinden 2020 diye bir doküman hazırlamıştım ve tüm ekip arkadaşlarım ile bu detayları ve sonuçlarını eylem planlarını hazırlamıştık ve o zaman kovid-19 etkisi dünya üzerinde bu denli görülmüyordu.

Ana başlıklar; “denge-sadeleşme-fırsat yönetimi-verimlilik-insan ve kültür-liderlik-büyüme-daha çok teknoloji” idi; bizim odağımızda. Ve küresel, ulusal finans ekosisteminde yaşanan sıkıntılar, rasyonel olmayan rekabet tutkusu, sermayedar beklentileri, müşteri beklenti ve davranışları, dağıtım kanallarında süregelen değişiklik ve beklentiler, iç dinamikler ve verimsizlik, sektörde yaşanan kopyala yapıştır yöntemleri, inovasyon baskısı düşünüldüğünde; 2020 için, “ÇOK ÇETİN 2020-DARALAN GÜVENLİ BÖLGE” tanımı koymuş ve planlarımızı buna göre oluşturmaya çalışmıştık.

Muhteşem İkililer

Bugün Mayıs ortasındayız, tüm bu notlarım üzerine kovid-19 etki ve sonuçları eklendi ve karşımıza bir dizi muhteşem ikililer çıkmaya başladı ve nerde ise her noktada sektör bunları konuşuyor;

  • Mutlu müşteri-mutsuz müşteri,
  • Mutlu acente-mutsuz acente,
  • Mutlu çalışan-mutsuz çalışan,
  • Evden çalışma-ofisten çalışma,
  • Güvenilen sigortacılık-güvenilmeyen sigortacılık,
  • Güçlü finansal yapı ile sürdürülebilirlik-hızlı nakit akışı ile gelecek için belirsizlik,
  • Sürdürülebilirlik-fırsatçılık,
  • Sabit tarife-serbest tarife,
  • Sürdürülebilir komisyonlar-panik ataklar,
  • Uygulanabilir disiplinli tahsilat-kontrolsüz esneme,
  • Yaşayan müşteri sayısı-sistemden çıkan müşteriler,
  • Sadeleşmiş dijital çözümler-yorucu sürtünmeler
  • Frekans düşüşü-maliyet artışı,
  • Kontrollü maliyetler-yatırımlarda tasarruf,
  • Yıkıcı ve rasyonel olmayan rekabet-zorlu günlerde ayakta kalan sigortacılık.

Bunların sayılarını arttırmak oldukça kolay. Sektör oyuncuları olarak hepimiz kendi muhteşem ikililerimizi biliyoruz. Ama gerçekten biraz sağduyulu düşündüğümüzde evet, kovid-19 çok ama çok önemli bir etken ve olmaya devam edecek. Ancak sektörümüzün her dönem odaklanması gereken ve kendi reçetesini, düzenini, sürdürülebilirliği düşünmesi gerektiği ortada. Bizim işimiz tüm paydaşlarımız ile topluma karşı büyük bir sorumluluk gerektirir. Dolayısı ile hazırlıksız olmak kolay yönetilir bir risk olmayacaktır.

Aslında Reçete Basit

Ancak çok daha basit bakmalıyız görüşündeyim. Aslında reçete belki de düşündüğümüzden çok basit; ‘dengeli ve sürdürülebilir olmak, dijital ve yaratıcı çözümlere odaklanıp insanı merkezimizden uzaklaştırmamak, kalıcı ve sürdürülebilir finansal güç için sabırlı büyüme’. Kovid-19 var ya da yok; zaten sektörümüzüm önemli gerçekleri değil mi? Belki bazı yeni riskler, yeni belirsizlikler eklendi ve eklenecek. Ancak tüm bunları atlatabilecek deneyim ve tutkumuz var ise sigortacılığımız için umutla hazırlık yapmaya devam edecek isek; aslında belki de ezberler bozuldu demeden sürdürülebilirlik reçetelerimizi ve iş yapış biçimimizi gözden geçirip ‘sürtünmesiz uyum’ eklemelerini yapabiliriz.

Benim penceremden zorlayıcı kırılma karakteristikleri karşısında sürtünmesiz uyum için mutlak olanlar;

  • Konfor alanlarından süratle uzaklaşmak,
  • Belirsizlikleri cesaretle kucaklamak,
  • Değişen hipotezleri öğrenip sorgulamak,
  • Denemek ve yanılmak,
  • Yıkılan kule, duvar ve siloların tadını çıkarmak,
  • Artan endişe karşısında cesaretle tutkulu olmaya devam etmek,
  • Yeni dönemde yatayda bağlı ortak akıl ile hareket etmek.

Eminim ki, tüm sektör oyuncuları ve paydaşları bu zorlu çetin süreci, daralan güvenli bölgelerini yönetmek ve sistemin ayakta kalması için büyük çaba harcıyor ve harcamaya devam edecektir.

Dün ve bugün aslında sektör için çok da farklı değil…

#umudukoruyalım

#denge

#sürdürülebilirlik

#sağlıklakalın

#sağlıkçalışanlarıilegururduyuyoruz

Devam Edecek…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı girin