Yılmaz Yıldız: Salgının maliyeti 400 milyar doları geçecek

Zurich Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız, kovid-19’un dünya sigorta pazarına etkisinin 400 milyar doları geçeceğini ancak dünyada sigorta hasarları konusunda ilginç süreçler yaşandığını söyledi. Yıldız, asıl kaybın sigorta şirketlerinin 330 milyar dolar yatırım portföyünden kaynaklanacağına dikkat çekti.
Yılmaz Yıldız, kovid-19’un dünya sigorta piyasasına etkisini değerlendirdi:

Asıl Etkisi Yatırım Portföyünde Olacak

Kovid-19 ile beraber sigorta sektörü iki türlü etkileniyor. Biri hasar ödemeleri. Beklemediğiniz hasarlar geliyor ve bunları ödemeniz gerekiyor. Diğer taraftan sigorta şirketlerinin parayı kazandıkları yer varlık yönetimi. Sigorta şirketleri ciddi anlamda hisse senedi, devlet tahvili, özel sektör tahvili satın alırlar. Kovid-19’un etkisine baktığımızda sigorta sektörü üzerinde tüm dünya için konuşuyorum; farklı rakamlar var ama hasar tarafından 30 ila 70 milyar dolarlık bir rakamdan bahsediliyor. Ortalamasını alırsak 50 milyar dolarlık bir hasardan bahsediyoruz.

Buna karşın hisse senedi ve tahvil piyasalarının düşmesi, hisse senedi ve tahvillerin değerlerinin düşmesi nedeniyle oluşan kayıp konusunda konuşulan rakam 330 milyar dolar. 330 milyar dolar yatırım portföyünden kaybediyorsanız sadece; 50 milyar dolar civarında hasar ödemesinden kaybediyorsunuz. Böyle baktığımızda kovid-19’un sigorta sektörü üzerine asıl etkisi hasar değil yatırım portföyü tarafından geliyor.

Hasar Tarafı Kasırgaların Maliyetinden Düşük

Geçmişte kovid-19’un etkisi kadar büyük ne olmuş diye baktım. Geçmişteki, 2017’deki Irma, Harvey kasırgaları vardı; zarar, 150 milyar dolardı. 2011’deki Japonya, Yeni Zellanda depremlerine baktığımızda 140 milyar dolarlardı. Kovid-19’un 50 milyar dolar. Sigorta sektörü dünyada büyük felaketlere alışık. Bunların riski nedir, fiyatlandırması nasıl olmalı konusunda global olarak ciddi bir bilgi birikimi var. Kovid-19 da bunlardan farklı değil.

Sigortaların İçine Pandemi Dahil Edilmemiş

Pandemi sigortaları da sigorta şirketlerinin sağladığı sigortalar. Buradaki sıkıntı şu: Bu 50 milyar dolar zarar dedik ya, baktığımızda bunun geldiği 4-5 farklı alan var.

Bunlardan biri iş durması, kar kaybı sigortası. Normal şartlarda Türkiye’de de, dünyada da bir şirket ağırlıklı olarak yangın-inşaat poliçelerinde kullanılır bu iş durması sigortası. Pandemi isterseniz bunun içine katacağınız bir risktir. Ancak pandemi nerede olacak, falan derken dünyadaki şirketlerin büyük bölümü bu teminatı ya hiç almamışlar ya da aldığını iddia edenlerin de poliçelerinin üzerinde yazılanlar çok net değil. Buradaki sıkıntı şuradan kaynaklanıyor: Bir kısım, özellikle de KOBİ, hiç almamış. Hiç almamışsanız, burada yapacak bir şey yok; dönüp sigorta şirketine öde demek doğru değil. Eğer net olarak bu riski aldıysanız, sigortanızın içine kattıysanız zaten sigorta şirketi ödemek zorunda; burada sorun yok.

Amerika’da 6 eyalette, Avrupa’da İngiltere’de devam ediyor, Fransa’da da devam ediyor bir kısım davalar var. Mahkemelerin vereceği karara göre bu davalar ya artacak ya da artmayacak. Hatta geriye dönük olarak bu teminatın işletilmesine yönelik olarak şirketlerden talep var. Amerika’da 6 eyalette konuşulan şu: Siz bugün poliçeyi aldınız, diyecekler ki, bugün almış olsan da geriye dönük olarak bunu ben işleteceğim, sigorta şirketi de bunu ödemek zorunda. Bunun böyle olup olmayacağına Amerika’da 6 eyalet, Avrupa’da davalar açılmış durumda. Bu hangi hukuki karar göre verilecek buna mahkemeler karar verecek. Ancak görünen o ki, bu tartışmalar devam edecek.

50 Milyar Dolarlık Zarar Hangi Sigortalardan Geliyor?

Bunlardan biri, iş durması-kar kaybı sigortası. Özellikle bunu geriye dönük olarak işlemesi büyük hasar ödemeleri yaratır. Normal şartlarda bu iş durmasının global sigorta sektörüne etkisi 10 ila 20 milyar dolar olması bekleniyor.

Amerika rakamları var elimizde. Amerika’daki elementer sigorta sektörünün sermayesi 850 milyar dolar. İş durması olarak bakarsanız Amerika’daki KOBİ’lerin bir aylık ciroları 400 milyar dolar. İki ay, üç ay geriye dönük ödeyeceksin dendiği anda işin matematiği tutmuyor. Hukuk sistemleri de bunun için var zaten.

İkinci büyük kalem, sorumluluk sigortaları var. Yönetici sorumluluk var, tıbbi kötü uygulama sorumluluk var. Burada 10 ila 20 milyar dolar hasar ödenecek.

Üçüncü bölüm işveren sorumluluk sigortalarında. Burada da yine mahkemelerin vereceği karara göre 3 ila 30 milyar dolar hasar bekleniyor. En büyük hasar kalemi işveren sorumluluk sigortalarında gözüküyor.

Dördüncü büyük grup, kredi sigortaları. Alacak sigortası da diyebilirsiniz. Şirketler zor duruma düştüğünde borçlarını ödeyemiyorlar, kredi sigortası teminatı kapsamında sigorta şirketleri bunu karşılamaya çalışıyor. Burada da 5 milyar dolarlık bir hasardan bahsediliyor.

Beşincisi, etkinlik iptali. Olimpiyatları iptal ediyorsunuz. Japonya, yatırım yaptı, sponsorlar var; bunları da sigorta şirketleri sigortalıyor.

Bu Süreçte Sigorta Şirketleri 30 Milyar Dolar Tasarruf Etti

Pandemiler, çok büyük sürpriz, sigorta şirketleri hiç karşılaşmamış, ekonomiler hiç karşılaşmamış diye bir şey yok. Fakat nüfusun, önemli bir bölümü bunu o kadar uzak bir ihtimal olarak görmüş ki poliçelerin içine aldırmayı hiç düşünmemiş veya olsa bile detayını okumamış, bakmamış. Tüm bunların hepsini topladığımızda 30 ila 80 milyar dolarlık fatura çıkıyor.

İşin bir başka ilginç tarafı hasarın düştüğü taraflar da var. Biri, otomobil sigortaları. Burada ciddi rakamlardan bahsediliyor. Bununla bağlantılı olarak işin nakliyat tarafı var. Böyle baktığımızda motor sigortalarından kaynaklı tasarruf 20 milyar doları bulabilir. Nakliyat sigortalarında 3 milyar doları bulabilir. Üçüncü kalem, havayolu. Uçakların uçmaması nedeniyle 2-3 milyar dolarlık bir tasarruf orada var. Dolayısıyla sigorta sektörüne 20 ila 30 milyar dolar olumlu etkisi olmuş, 30 ila 80 milyar dolar da olumsuz etkisi olması bekleniyor.

Türkiye’de Durum Nedir?

Türkiye’de iş durması teminatı, yangın ve inşaat poliçelerinde var. Pandemi de istendiğinde alınan bir teminat ama bunun düşünüp alan şirket çok az; birkaç uluslararası şirket o kadar. Bizde zaten sigortalılık oranı KOBİ’lerde çok düşük, hele ki, düşüklükte pandemi hiç yok.

İşin ilginç olan tarafı da şu: Türkiye’de KOBİ’lerin sigortalılık oranı çok düşük deriz, özellikle pandemi konusunda Amerika’da ve Avrupa’da benzer bir resim olduğunu gördük.

Türkiye kovid-19 sürecini iyi yönettiği için hem ekonominin genelinde ama özellikle hasar tarafında sigorta şirketlerinin üzerine gelecek yük de azaldı.

Zaten sektör olarak biz bireysel tarafta sağlık sigortalarında kovid kaynaklı tazminatları gönüllü olarak ödemeyi kabul ettik. Öyle olunca bireysel tarafında bu iş çözüldü. KOBİ’ler tarafında da sigortalılık oranı yüksek olmadığı için Amerika, Avrupa’da yaşanan bazı kanuni süreçler Türkiye’de yok. Hasar sayısı da çok az zaten.