Türk Reasürans Genel Müdür Yardımcısı Ali Sertaç Canal, devlet destekli alacak sigortasındaki son gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Canal, devlet destekli alacak sigortasının ilk yıllarında ağırlıklı banka kanalıyla satıldığına dikkat çekerek, “Şu anda üretimimizin neredeyse yüzde 90’ı acente ve broker tarafından” dedi.

Editör: AYTAÇ NALLAR
Türk Reasürans Genel Müdür Yardımcısı Ali Sertaç Canal, 40 bin işletmenin devlet destekli alacak sigortası kapsamına alındığını ve 25 milyar TL’lik ticaretin sigortalandığını söyledi. Canal, devlet destekli alacak sigortasındaki son gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Canal, 2026’da da konkordatoların ve çek yazılmalarının, senet protestolarının hem adetsel hem de miktarsal olarak artma trendinin devam edeceğini belirterek, “2025’in bilançoları özellikle halka açık firmalarda yayınlanmaya başladı. Türkiye’nin en büyükleri ciddi zararlar açıklamaya başladı. Haliyle bu 2025’in nasıl zor bir yıl olduğunu göz önüne koyuyor. 2026’da özellikle imalat tarafında sıkıntılar, zorluklar devam edecek gözüküyor” dedi.
SORUN ÇIKMADAN KOBİ’Yİ UYARIYORUZ
2025’te devlet destekli alacak sigortasında hasar başvurularında ve ödenen hasar tutarlarından bir miktar artış olduğuna da değinen Canal, şunları söyledi:
“Hasar başvurusunun iki tane yolu var. Ya alarm zilini sigortalımız olan KOBİ çalıyor. Bu şu demek. Bana verdiğin vadede alıcı firma ödemedi diyerek bize başvurabiliyor. Ya da bizim günlük takip ettiğimiz çek, senet ve risk raporları var. Burada daha KOBİ’mizin kendisinde bir problem olmadan biz alıcı firmanın çekinin yazıldığını görüp KOBİ’yi uyarabiliyoruz. Artık o andan itibaren yeni risk almaması için uyarıyoruz. Bu ürünün en büyük katma değerlerinden biri bu. Ben bu fonksiyona koruyucu hekimlik diyorum aslında. Hem risk yönetimi ile KOBİ’nin başta daha doğru firmalarla çalışmasını sağlamaya çalışıyoruz ki en büyük katma değerlerimizden bir tanesi.”
VADELİ SATMADIKLARI İÇİN SİGORTAYA İHTİYAÇ DUYMUYORLAR
Canal, “Böyle bir ekonomik ortamda ve piyasa koşullarında neden halen devlet destekli alacak sigortasına talep sınırlı kalıyor?” sorusunu ise şöyle yanıtladı;
“Bunun araştırmasını yaptığımızda, özellikle aday müşterilerimizden veya aracılarımızdan, özellikle acente ve brokerlerimizden ilginç geri bildirimler aldık. Firmalar genelde işlerini devam ettirecek, işte yangın poliçesiymiş, makine kırılması, sorumluluk sigortası gibi sigortayı yaptırmaya devam ediyorlar; tabii mümkün olduğunca az pirim ödemeye çalışarak. Ticari alacağı sigortalamaya geldikleri zaman bir kısım firma küçülmeyi göze alarak daha güvenli yollarla ticaret yapmayı, yani vadelerden çıkmayı, vadesiz satmayı, mümkünse peşin veya kredi kartı ile satmaya çalışıyor ve mümkün olduğunca da bildiği firmalara satmaya çalışıyor. Hal böyle olunca tabii otomatikman vadeli satış ciroları düşüyor veya firmalar diyor ki vadeli satmıyorum, dolayısıyla bu poliçeye ihtiyacım yok. Bu şekilde bir geri bildirim aldık.”
ÜRETİMİN %90’I ACENTE VE BROKER TARAFINDA
Canal, devlet destekli alacak sigortasının ilk yıllarında ağırlıklı banka kanalıyla satıldığına da dikkat çekerek, “Çünkü bankalar biraz daha KOBİ’nin ticaretine kredi olarak destek verdiği için bu poliçeyi de KOBİ oradan yaptırıyordu. Bu yılın rakamlarına baktığımız zaman şu anda üretimimizin neredeyse yüzde 90’ı acente ve broker tarafından. Bunun da nedeni büyük ihtimalle bankalardaki kredilerin azalması. Ama bir taraftan da artık bu işi yaptırmaya başlayan veya bir süredir yaptıran KOBİ’ler, acente ve broker tarafındaki o risk danışmanlığı ya da bir kontak tarafına daha öncelik vermeye başladı. O yüzden biraz iş o tarafa kaydı gibi gözüküyor. 2026 yılında da acente ve broker tarafının bir ağırlığı olacağını düşünüyoruz” dedi.














