AXA Türkiye İcra Kurulu Üyesi Sanem Çıngay Buçukoğlu, özel sağlık sigortacılığı hakkında değerlendirmelerde bulundu. Buçukoğlu, sağlık sigortacılığının yeni açılımlara doğru evrildiğini, önleyici sağlığın ve dijital sağlığın öne çıkacağını söyledi.
AXA Türkiye Satış, Pazarlama ve Sağlık Başkanı ve İcra Kurulu Üyesi Sanem Çıngay Buçukoğlu, sağlık sigortacılığının yeni açılımlara doğru evrildiğini, önleyici sağlığın ve dijital sağlığın öne çıkacağını söyledi. Sağlıkta asıl riskin yatarak tedavi olduğunu belirten Buçukoğlu, “Sadece dijital ürünler değil, giyilebilir cihazlar, yapay zeka, önleyici faktörler devreye girecek ve sağlık sigortacılığı yeni açılımlara evrilecek. Böyle de olmak zorunda” dedi.
Sanem Çıngay Buçukoğlu, özel sağlık sigortacılığı hakkında değerlendirmelerde bulundu. 2.7 milyon özel, 5.2 milyon tamamlayıcı olmak üzere toplam 7.9 milyon sağlık sigortalısı olduğunu ifade ederek, “Türkiye’nin nüfusu 85 milyon. 70 yaş üzerini çıkartırsak, sigortalanabilir 75 milyona yakın sigortalanabilir nüfus var demektir. Bu da her 10,5 kişinin özel sağlık sigortası olduğu anlamına gelir. Bu gelişim özel sağlık sigortasının yanı sıra tamamlayıcı sağlık sigortasında büyük ölçüde penetrasyonu arttırdı” dedi.
KOÇ SAĞLIK HİZMETLERİ İLE ANLAŞTIK
Sanem Çıngay Buçukoğlu, özellikle pandemi sonrası dijital sağlığın ivmelenmeye başladığına, önceleri görüntülü doktor danışma hatlarıyla başlayan sürecin şimdilerde farklı bir noktaya evrildiğine dikkat çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Mesela, bizim yeni bir dijital sağlık ürünümüz var. Bir seneden fazladır sigortalılara sunuyoruz. Ürünle birlikte müşteriye bir set gönderiyoruz. Bu set sayesinde kulağına bakabilir, göğsünü ve kalp ritmini dinleyebilir. Koç Sağlık Hizmetleriyle bir anlaşma yaptık. Koç Sağlık Hizmetlerine, bu cihazla birlikte, online, 7 gün 24 saat bağlanılabiliyor. Doktorlar cihazı muayene sırasında nasıl kullanılacağını tarif ediyor. İnternet bağlantısı ve cep telefonu bunun için yeterli oluyor. Ayakta tedavilerin yüzde 70’inde bu aletler sayesinde doktorlar hizmet verebiliyor. Muayene edebiliyorlar, rapor verebiliyor, reçete yazılabiliyorlar. Bunların hepsi e-Nabıza düşüyor.”
60 BİN LİRAYA AYAKTA VE YATARAK TEVADİ
Sanem Çıngay Buçukoğlu, özel sağlık sigortası ile dijital sağlık sigortası arasındaki fiyat farkına da değinerek, “Ayakta tedaviyi içermeyen, sadece yatarak tedavili özel sağlık sigortası alınırsa 50 bin lira ödeniyor. Eğer ayakta tedaviyi de içeren dijital sağlık sigortası alırsam 60 bin lira ödüyorum. Tam kullanımlı ayakta ve yatarak tedavi dahil özel sağlık sigortası aldığımda ödeyeceğim tutar, 100 bin lira. Dijital sağlık sigortasına ödeyeceğim 10 bin lira farkla hem cihazı alıyorum ve dünyanın neresine gidersem gideyim uzaktan muayene olabiliyorum hem yatarak hem de ayakta tedavi imkanına kavuşuyorum. Ayrıca laboratuvar hizmeti, kan testi, ilaç parasını ödeme gibi uygulamalar da dijital sağlığın içinde var” dedi.
EVDEKİ 4 KİŞİ SAĞLIK HİZMETİ ALABİLİYOR
Dijital sağlık sigortasında 59 yaş sınırı olduğunu, evdeki dört kişinin sigortaya tanımlanabildiğini belirten Buçukoğlu, “Evdeki dört kişi uzaktan sağlık hizmetinden yararlanabiliyor. Bu 75 yaşındaki anneniz de olabilir, iki yaşındaki çocuğunuz da. Ayrıca muayene limiti de yok. Yani aleti kullanıp, 7 gün 24 saat doktora bağlanabilirler. Mesela, dermatoloji konusunda cihazın bir ünitesi var, deriye bakabiliyor, kulağa bakıyor, boğaza bakıyor, solunumu dinliyor, kalbi dinliyor” şeklinde konuştu.
YURTDIŞINA GİDEN ÖĞRENCİLERDEN TALEP ÇOK GELİYOR
Sanem Çıngay Buçukoğlu, dijital sağlıkta bugüne kadarki kısa sürede 5 bin sigortalıya ulaştıklarını ifade ederek, şunları söyledi:
“Bunların bir kısmı da özellikle üniversiteye yurtdışına giden çocukları için aldılar ve ciddi anlamda kullanıyorlar. Çünkü internetin çektiği her yerde bu cihazla muayene olunabiliyor. Türkiye’de de isterseniz Kars’a gidin, ister Marmaris’e; yanınızda cihazınız ve internetiniz varsa, bağlanabiliyorsanız. Mesela, dijital sağlık sigortasına en çok talep, Karadeniz ve Güney Anadolu illerimizden geliyor. Oralarda hastaneye ulaşım İstanbul’daki gibi kolay değil.”