spot_img
Cuma, Temmuz 17, 2026

GÜNCEL HABERLER

AXA Türkiye İyilik Haftası’nı 38 etkinlik, 4.361 saat gönüllülükle tamamladı

0
AXA Grubu'nun dünya genelinde faaliyet gösterdiği tüm ülkelerde her yıl düzenlediği AXA İyilik Haftası’nda AXA Türkiye çalışanları; kapsayıcı koruma, iklim ve biyoçeşitlilik ile acil...

DASK’tan Bursa’da deprem risk yönetiminde güç birliği mesajı

0
DASK, Bursa'daki İrtibat Ofisi’nde düzenlediği “Deprem Risk Yönetiminde İş Birliği Buluşması”nda kamu kurumlarını, iş dünyasını, sigorta sektörü temsilcilerini bir araya getirdi. Buluşmada; deprem risk...

Ana Sigorta, yeni sigorta ruhsatı aldı

0
Ana Sigorta yeni ruhsat aldı. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulu (SEDDK), yaptığı açıklama ile Ana Sigorta’ya yeni ruhsat verildiğini duyurdu. Ana Sigorta’ya...

SEDDK, TSB katılım sigortacılığı için bir araya geldi

0
Katılım sigortacılığının geliştirilmesi ve katılım sigortacılığı ürünlerinin erişilebilirliğinin artırılması amacıyla, SEDDK Başkanı Davut Menteş’in başkanlığında bir toplantı gerçekleştirildi. Katılım sigortacılığının geliştirilmesi ve katılım sigortacılığı ürünlerinin...

HDI Sigorta Togg iş birliği

0
HDI Sigorta, Togg ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında Togg Kasko ürününü Trumore platformunda sunuyor. Elektrikli ve bağlantılı akıllı cihazların yaygınlaşmasıyla birlikte değişen kullanıcı ihtiyaçlarına...

Coşkun Gölpınar trafik sigortasındaki düzenlemeleri değerlendirdi

0
Doğa Sigorta Genel Müdürü Coşkun Gölpınar, hayata geçirilen düzenlemelerin sektörde daha şeffaf, öngörülebilir ve güvenilir bir hasar yönetimi anlayışını desteklediğini belirterek, "1 Temmuz itibarıyla...

Fitch Ratings, Mapfre Sigorta’nın finansal gücünü teyit etti

0
Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşu Fitch Ratings, Mapfre Sigorta'nın Finansal Güçlülük Notunu (IFS) AA+(tur), görünümünü ise durağan olarak teyit etti. Şirketin kendi sermaye modeli ile...

Sanem Çıngay Buçukoğlu’na AXA Grubu’nda global sorumluluk

0
AXA Türkiye Satış, Kurumsal İletişim ve Sağlık Başkanı Sanem Çıngay Buçukoğlu; AXA Grubu’nun global sağlık stratejilerine yön veren AXA Health Global’in üst yönetim kadrosunda...

Anadolu Sigorta, KOBİ’lerin güvenli büyüme yolculuğuna eşlik ediyor

0
Türkiye ekonomisinin bel kemiğini oluşturan yaklaşık 4 milyon KOBİ, Anadolu Sigorta'nın 2026 yılı ve sonrasındaki en önemli odağını oluşturuyor. İşletmelerin yalnızca bugünkü risklerine değil,...

Garanti BBVA Emeklilik’ten BES’lilere ve BES başlatacaklara özel çekiliş

0
31 Temmuz’a kadar Garanti BBVA Emeklilik’ten BES veya Çocuklara BES başlatan veya mevcut sözleşmelerindeki katkı payını artıran müşteriler, çekilişle MacBook Pro ve iPhone 17...
ManşetHaluk Özsarı yazdı: Sosyal korumanın geleceği ve sigortacılık

Haluk Özsarı yazdı: Sosyal korumanın geleceği ve sigortacılık

Nüfus yaşlandıkça, sosyal korumanın önemi artıyor. Bu yüzden, ülkemize benzer şartlardaki ülkelerin, bir yandan yaşlanan diğer yandan da sağlıklı yaşlanma çabaları artan dünyadan alacağı pek çok örnek olduğunu düşünüyorum. Aslında bu alt başlıklar, kamu kadar tamamlayıcı bir çok boyutu ile özel sigortaları da ilgilendiriyor.

Sağlıklı yaşam ile ilgili konuyu aktarmaya başladığımda, bu raporu paylaşmak istediğim için özellikle beklettim. Çünkü rapor, Kasım 2024 tarihinde yayınlanmıştı. OECD, Megatrends and the Future of Social Protection (Megatrendler ve Sosyal Korumanın Geleceğı̇) adlı rapor ile konuya ilişkin bir çok değişim faktörünün incelendiği görülecektir.

Rapor’da, sosyal koruma sistemlerini etkileyen sosyodemografik, ekonomik, teknolojik, çevresel gibi değişim faktörleri değerlendirilerek mevcut ve olası etkileri öngörülmüş ve aktarılmış (https://www.oecd.org/en/publications/megatrends-and-the-future-of-social-protection_6c9202e8-en.html).

Nüfus yaşlandıkça, sosyal korumanın önemi artıyor. Bu yüzden, ülkemize benzer şartlardaki ülkelerin, bir yandan yaşlanan diğer yandan da sağlıklı yaşlanma çabaları artan dünyadan alacağı pek çok örnek olduğunu düşünüyorum. Aslında bu alt başlıklar, kamu kadar tamamlayıcı bir çok boyutu ile özel sigortaları da ilgilendiriyor. Hatta, sadece sağlık sigortacılığını değil sosyal yardımlar ve sosyal güvenliğin bütününü de ilgilendiriyor. Özellikle, bizden önce yaşlanan ülkelerin deneyimlerini iyi değerlendirmek gerekiyor.

Yaşlanan nüfus sonucu değişen işgücü ve iklim, bizleri henüz çok etkilememiş gibi gözükse bile, OECD ülkeleri etkilenmiş durumda. İşte onun için, “mega trend” olarak tanımlanan bu eğilimler, başta sosyal koruma sistemleri olmak üzere, nasıl zorluklara yol açıyor? Bunların, sosyal koruma paketlerine, içeriklerine ve finansman kaynaklarına etkileri için yapılanlar ve yapılması gerekenler nelerdir? Tüm bu soruları düşünerek, bu raporu okumakta yarar olacak.

Rapor’da vurgulanan önemsediğim bazı tespitleri sıralamak istiyorum;

  • Bir yandan doğum oranları düşüyor, diğer yandan yaşam beklentisi artıyor. Örneğin, doğurganlık oranı 1960 yılında ortalama 3,3 iken 62 yıl sonra 2022 yılında yarısının bile altına düşmüş duruma ulaşıyor.
  • 65 yaş üstü nüfus artarken, üreten nüfus azaldığından, emeklilik, sağlık ve bakım harcamaları artışı yaygınlaşıyor.
  • Ülkeler de emeklilik yaşını yükselten müdahaleler yapılmaya başlanıyor.
  • OECD ülkeleri kadınlarının iş gücüne katılım oranı, 1995-2022 arasında yüzde 8 oranında yükseliyor (yüzde 58’den yüzde 66’ya).
  • Aynı yıllarda, erkeklerin yarı zamanlı çalışma oranı yüzde 1 (yüzde 6’dan yüzde 7’ye) artıyor. Örnek olarak, bu oran; Hollanda’da yüzde 8, Finlandiya’da yüzde 7, Almanya ve Avusturya’da yüzde 6 olarak gerçekleşiyor.
  • Artan iş gücü katılımı kadınlarda iş gücü açığını hafifletiyor ve sosyal koruma haklarını iyileştiriyor, ancak erkeklerde ters etki yaptığından; toplam iş gücü arzının azalmasına ve finansal sürdürülebilirlik yönünden emeklilik sistemlerinin olumsuz etkilenmesine yol açabileceği söyleniyor.
  • Dolayısıyla yaşlanan nüfusun, sosyal koruma sistemlerini hem katkı hem de harcama açısından zorlayabilecek sonuçlar doğurabileceği düşünülüyor.
  • Kendi hesabına çalışma oranları, OECD ülkeleri genelinde yetmiş beş yıldır düşüyor. Bu nedenle oluşan gelir kaybı, yardımlarla telafi edilmek zorunda kalınıyor.
  • Çalışanlara katkı ve yan haklar istihdam biçimleri arasında yer aldıkça, işverenlerin daha az sosyal koruma hakkına sahip çalışma düzenlemelerini seçerek işgücü maliyetlerini düşürme eğiliminin önlenmesine de destek olabileceği vurgulanıyor.
  • Teknolojideki ilerlemeler, rutin görevlerin otomasyonuyla ilgiliyken, yapay zeka gelişmeleri, rutin olmayan bilişsel görevlerin de otomatikleştirilebileceği gerçeğini gündeme getirdiği ifade ediliyor. Bu durumun ise, geçmiş süreçlerin aksine yüksek beceri gerektiren çalışanları da olumsuz etkileyebileceği düşünülüyor.
  • Üretken yapay zeka ile, aynı meslekte performans farklılıkları oluşturabileceği ve ücret eşitsizliğini azaltabileceği yönünde gelişmeler olduğu belirtiliyor. Hatta, bu yüzden düşük performans gösterenlerin yapay zeka kullanımından daha fazla kazanç sağlayacağı ifade ediliyor. Yapay zeka tabanlı tahminleme araçlarına uyum sağlayamayan bazı hisse senedi analistlerinin mesleği bırakabileceği örnekleniyor.
  • Düşük gelirli hanelerin, gelirlerinden fazlasını harcayabildikleri için iklim değişikliğinin getirebileceği bazı tüketim vergilerinden daha fazla etkilebilecekleri öngörülmektedir. Bu tür vergi gelirlerinin düşük ve yüksek gelirli haneler arasında yeniden dağıtılması ile gelir dağılımının en altındaki haneleri daha iyi duruma getireceği düşünülmektedir.
  • OECD ülkelerinde çoğunluğun iklim değişikliğinden endişe duyduğu aktarılmaktadır. Kısa dönemde, net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda karbon fiyatlarında gerçekleşecek artış, düşük fiyatlara sahip ülkelerde yaklaşık yüzde 500’ü bulan hane halkı bütçesine artış getirebilecek olarak öngörülmektedir.

Ekonominin genel kuralı gibi kaynakların sınırlı ihtiyaçların sınırsızlığı dikkate alındığında; önce eğilimlere ve beklentilere cevap veren bir sistem kurmak, daha sonrasında da onu sürdürülebilir finansman önemli olarak niteleniyor.

OECD Raporu’nu okuyanlar, eminim kamunun üstleneceği tasarım ve koordinasyon sorumluluğunu da düşünmüşlerdir. Gerçekten de, içinde sağlık sigortacılığının olduğu sosyal güvenlik sisteminin emeklilik ve sağlık sigortacılığı ile sosyal yardım politikalarında uygun stratejileri şimdiden planlamasında, uygulamaya başlamasında ve sonuçlarını izleyip değerlendirerek gerekiyorsa güncellemesinde çok büyük yarar olacaktır.

Bu yararın bir boyutu da, özel sigortacılığın rasyonel ölçülerde tamamlayıcı rolünün tanımlamasında yatmaktadır. Hızlı yaşlanan, “demografik fırsat penceresinin” neredeyse kapanmakta olduğu gerçeğini hiç unutmadan, strateji üretme sorumluluğumuz için zaman hızla akıp gitmektedir. Sağlıklı yaşlanma ile birlikte sosyal koruma yaklaşımını dikkate almak için geç kalınmamalıdır.

Önceki yıllarda yaşlanarak demografik değişimi yaşamış ülke deneyimlerini değerlendirerek ülkemize ait özgün modeller kurgulandığında “mega trend” olarak tanımlanan eğilimlerin, sosyal koruma sistemlerinde oluşturabileceği zorluklarla baş etme daha kolaylaşmış olacaktır. Böylece, bir yandan sosyal koruma paketlerinin sürdürülebilirliğine yönelik güven artarken, diğer yandan kamusal karar vericilerin bu politikaları içselleştirmesindeki  tutarlıkları uzun dönemde güçlenecektir.

www.halukozsari.com.tr, halukozsari@gmail.com, hozsari@iuc.edu.tr

İLGİLİ HABERLER