spot_img
Cumartesi, Ekim 31, 2026

GÜNCEL HABERLER

SEDDK’dan Unico Sigorta kararı

0
Unico Sigorta hakkında Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından 1 Ekim 2026 tarihinde tebliğ edilen karar kapsamında uygulanan tedbirler, Kurumun...

Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürlüğüne Sezgin Yılmaz atandı

0
Anadolu Hayat Emeklilik’te Genel Müdürlük görevine Sezgin Yılmaz atandı. Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcılığı görevini sürdüren ve Mart 2023’ten bu yana Anadolu Hayat...

Anadolu Sigorta’dan 9 ayda 11,1 milyar TL kâr

0
Anadolu Sigorta, 2026 9. ay sonunda da güçlü ve istikrarlı büyümesini sürdürerek geçen yılın aynı dönemine göre prim üretimini %16,9 oranında artırırken, 11,1 milyar...

Anadolu Hayat Emeklilik’in aktif büyüklüğü 508 milyar TL

0
2026 yılı üçüncü çeyreğine ait finansal sonuçlarını paylaşan Anadolu Hayat Emeklilik, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre aktif büyüklüğünü yüzde 35 oranında artırarak 508 milyar...

Quick Sigorta, KASKONOMİQ başarısını acenteleriyle kutladı

0
Quick Sigorta, yenilikçi kasko ürünü KASKONOMİQ’in satışlarında başarılı performans gösteren acentelerini, Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da düzenlediği özel bir gezide bir araya getirdi. 23-25 Ekim tarihleri...

AXA Türkiye Mobil yenilendi

0
AXA Türkiye, yenilenen mobil uygulamasını düzenlediği lansmanla tanıttı. Sigorta ve bireysel emeklilik işlemleri ile MyAXA Ayrıcalıklar Dünyası’nı tek platformda buluşturan uygulama, müşteri odaklı büyüme...

Anadolu Sigorta 9. Kez The Bodrum Cup’ta

0
Anadolu Sigorta, bu yıl da 9. kez Platin Sponsor olarak desteklediği 38. The Bodrum Cup’ta deniz tutkusunu, dayanışmayı ve sürdürülebilirlik anlayışını bir kez daha...

HDI Fibaemeklilik Marks & Spencer’dan meme kanseri farkındalığa destek

0
HDI Fibaemeklilik hayata geçirdiği iş birliği kapsamında, 24-26 Ekim tarihleri arasında Marks & Spencer mağazalarından alışveriş yapan tüm müşterilere 100.000 TL teminatlı Pembe Kurdele...

AXA Türkiye ve Düşbelen Spor Kulübü Değerler Ortaklığında buluştu

0
AXA Türkiye, Köyceğiz’de faaliyet gösteren Düşbelen Spor Kulübü ile değerler ortaklığına imza attı. Çocukların sporla gelişmesine, farklı yeteneklerini keşfetmesine ve ilgi alanları doğrultusunda kendi...

Unico Sigorta, servis yönetiminde geleceğe odaklandı

0
Unico Sigorta, hasar süreçlerinde müşteri deneyiminin önemli bir parçası olan servislerle bir araya gelerek, gelecek stratejilerini ele aldığı “Servis Yönetimi Toplantıları” gerçekleştirdi. Toplantılarda, şirketin...
ManşetHaluk Özsarı yazdı: Sosyal korumanın geleceği ve sigortacılık

Haluk Özsarı yazdı: Sosyal korumanın geleceği ve sigortacılık

Nüfus yaşlandıkça, sosyal korumanın önemi artıyor. Bu yüzden, ülkemize benzer şartlardaki ülkelerin, bir yandan yaşlanan diğer yandan da sağlıklı yaşlanma çabaları artan dünyadan alacağı pek çok örnek olduğunu düşünüyorum. Aslında bu alt başlıklar, kamu kadar tamamlayıcı bir çok boyutu ile özel sigortaları da ilgilendiriyor.

Sağlıklı yaşam ile ilgili konuyu aktarmaya başladığımda, bu raporu paylaşmak istediğim için özellikle beklettim. Çünkü rapor, Kasım 2024 tarihinde yayınlanmıştı. OECD, Megatrends and the Future of Social Protection (Megatrendler ve Sosyal Korumanın Geleceğı̇) adlı rapor ile konuya ilişkin bir çok değişim faktörünün incelendiği görülecektir.

Rapor’da, sosyal koruma sistemlerini etkileyen sosyodemografik, ekonomik, teknolojik, çevresel gibi değişim faktörleri değerlendirilerek mevcut ve olası etkileri öngörülmüş ve aktarılmış (https://www.oecd.org/en/publications/megatrends-and-the-future-of-social-protection_6c9202e8-en.html).

Nüfus yaşlandıkça, sosyal korumanın önemi artıyor. Bu yüzden, ülkemize benzer şartlardaki ülkelerin, bir yandan yaşlanan diğer yandan da sağlıklı yaşlanma çabaları artan dünyadan alacağı pek çok örnek olduğunu düşünüyorum. Aslında bu alt başlıklar, kamu kadar tamamlayıcı bir çok boyutu ile özel sigortaları da ilgilendiriyor. Hatta, sadece sağlık sigortacılığını değil sosyal yardımlar ve sosyal güvenliğin bütününü de ilgilendiriyor. Özellikle, bizden önce yaşlanan ülkelerin deneyimlerini iyi değerlendirmek gerekiyor.

Yaşlanan nüfus sonucu değişen işgücü ve iklim, bizleri henüz çok etkilememiş gibi gözükse bile, OECD ülkeleri etkilenmiş durumda. İşte onun için, “mega trend” olarak tanımlanan bu eğilimler, başta sosyal koruma sistemleri olmak üzere, nasıl zorluklara yol açıyor? Bunların, sosyal koruma paketlerine, içeriklerine ve finansman kaynaklarına etkileri için yapılanlar ve yapılması gerekenler nelerdir? Tüm bu soruları düşünerek, bu raporu okumakta yarar olacak.

Rapor’da vurgulanan önemsediğim bazı tespitleri sıralamak istiyorum;

  • Bir yandan doğum oranları düşüyor, diğer yandan yaşam beklentisi artıyor. Örneğin, doğurganlık oranı 1960 yılında ortalama 3,3 iken 62 yıl sonra 2022 yılında yarısının bile altına düşmüş duruma ulaşıyor.
  • 65 yaş üstü nüfus artarken, üreten nüfus azaldığından, emeklilik, sağlık ve bakım harcamaları artışı yaygınlaşıyor.
  • Ülkeler de emeklilik yaşını yükselten müdahaleler yapılmaya başlanıyor.
  • OECD ülkeleri kadınlarının iş gücüne katılım oranı, 1995-2022 arasında yüzde 8 oranında yükseliyor (yüzde 58’den yüzde 66’ya).
  • Aynı yıllarda, erkeklerin yarı zamanlı çalışma oranı yüzde 1 (yüzde 6’dan yüzde 7’ye) artıyor. Örnek olarak, bu oran; Hollanda’da yüzde 8, Finlandiya’da yüzde 7, Almanya ve Avusturya’da yüzde 6 olarak gerçekleşiyor.
  • Artan iş gücü katılımı kadınlarda iş gücü açığını hafifletiyor ve sosyal koruma haklarını iyileştiriyor, ancak erkeklerde ters etki yaptığından; toplam iş gücü arzının azalmasına ve finansal sürdürülebilirlik yönünden emeklilik sistemlerinin olumsuz etkilenmesine yol açabileceği söyleniyor.
  • Dolayısıyla yaşlanan nüfusun, sosyal koruma sistemlerini hem katkı hem de harcama açısından zorlayabilecek sonuçlar doğurabileceği düşünülüyor.
  • Kendi hesabına çalışma oranları, OECD ülkeleri genelinde yetmiş beş yıldır düşüyor. Bu nedenle oluşan gelir kaybı, yardımlarla telafi edilmek zorunda kalınıyor.
  • Çalışanlara katkı ve yan haklar istihdam biçimleri arasında yer aldıkça, işverenlerin daha az sosyal koruma hakkına sahip çalışma düzenlemelerini seçerek işgücü maliyetlerini düşürme eğiliminin önlenmesine de destek olabileceği vurgulanıyor.
  • Teknolojideki ilerlemeler, rutin görevlerin otomasyonuyla ilgiliyken, yapay zeka gelişmeleri, rutin olmayan bilişsel görevlerin de otomatikleştirilebileceği gerçeğini gündeme getirdiği ifade ediliyor. Bu durumun ise, geçmiş süreçlerin aksine yüksek beceri gerektiren çalışanları da olumsuz etkileyebileceği düşünülüyor.
  • Üretken yapay zeka ile, aynı meslekte performans farklılıkları oluşturabileceği ve ücret eşitsizliğini azaltabileceği yönünde gelişmeler olduğu belirtiliyor. Hatta, bu yüzden düşük performans gösterenlerin yapay zeka kullanımından daha fazla kazanç sağlayacağı ifade ediliyor. Yapay zeka tabanlı tahminleme araçlarına uyum sağlayamayan bazı hisse senedi analistlerinin mesleği bırakabileceği örnekleniyor.
  • Düşük gelirli hanelerin, gelirlerinden fazlasını harcayabildikleri için iklim değişikliğinin getirebileceği bazı tüketim vergilerinden daha fazla etkilebilecekleri öngörülmektedir. Bu tür vergi gelirlerinin düşük ve yüksek gelirli haneler arasında yeniden dağıtılması ile gelir dağılımının en altındaki haneleri daha iyi duruma getireceği düşünülmektedir.
  • OECD ülkelerinde çoğunluğun iklim değişikliğinden endişe duyduğu aktarılmaktadır. Kısa dönemde, net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda karbon fiyatlarında gerçekleşecek artış, düşük fiyatlara sahip ülkelerde yaklaşık yüzde 500’ü bulan hane halkı bütçesine artış getirebilecek olarak öngörülmektedir.

Ekonominin genel kuralı gibi kaynakların sınırlı ihtiyaçların sınırsızlığı dikkate alındığında; önce eğilimlere ve beklentilere cevap veren bir sistem kurmak, daha sonrasında da onu sürdürülebilir finansman önemli olarak niteleniyor.

OECD Raporu’nu okuyanlar, eminim kamunun üstleneceği tasarım ve koordinasyon sorumluluğunu da düşünmüşlerdir. Gerçekten de, içinde sağlık sigortacılığının olduğu sosyal güvenlik sisteminin emeklilik ve sağlık sigortacılığı ile sosyal yardım politikalarında uygun stratejileri şimdiden planlamasında, uygulamaya başlamasında ve sonuçlarını izleyip değerlendirerek gerekiyorsa güncellemesinde çok büyük yarar olacaktır.

Bu yararın bir boyutu da, özel sigortacılığın rasyonel ölçülerde tamamlayıcı rolünün tanımlamasında yatmaktadır. Hızlı yaşlanan, “demografik fırsat penceresinin” neredeyse kapanmakta olduğu gerçeğini hiç unutmadan, strateji üretme sorumluluğumuz için zaman hızla akıp gitmektedir. Sağlıklı yaşlanma ile birlikte sosyal koruma yaklaşımını dikkate almak için geç kalınmamalıdır.

Önceki yıllarda yaşlanarak demografik değişimi yaşamış ülke deneyimlerini değerlendirerek ülkemize ait özgün modeller kurgulandığında “mega trend” olarak tanımlanan eğilimlerin, sosyal koruma sistemlerinde oluşturabileceği zorluklarla baş etme daha kolaylaşmış olacaktır. Böylece, bir yandan sosyal koruma paketlerinin sürdürülebilirliğine yönelik güven artarken, diğer yandan kamusal karar vericilerin bu politikaları içselleştirmesindeki  tutarlıkları uzun dönemde güçlenecektir.

www.halukozsari.com.tr, halukozsari@gmail.com, hozsari@iuc.edu.tr

İLGİLİ HABERLER