spot_img
Cumartesi, Şubat 7, 2026

GÜNCEL HABERLER

Katılım Emeklilik Erken BES’le 2026’ya güçlü başladı

0
Türkiye’nin en uzun vadeli tasarruf aracı olmayı sürdüren Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), 18 milyon katılımcı ve 2 trilyon TL fon büyüklüğüne ulaştı. Türkiye’de 18...

TSEV, TSB’den SEDDK Başkanı Davut Menteş’e ziyaret

0
Türk Sigorta Enstitüsü Vakfı (TSEV) Yönetim Kurulu Başkanı Baturalp Pamukçu, Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Genel Sekreteri Özgür Obalı ve kısa süre önce TSEV Müdürlüğü...

T-Rupt Teknoloji, Bakü’de sektör paydaşlarıyla buluştu

0
28 Ocak – 30 Ocak 2026 tarihleri arasında Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de bir dizi resmi temas ve sektör buluşması gerçekleştiren T-Rupt Teknoloji, Azerbaycan’ın sismik risk...

Adana’da “Sigortadan Fazlası” buluşması

0
Adana Ticaret Odası ev sahipliğinde düzenlenen “Sigortadan Fazlası – Finansal Market Vizyonu” toplantısında, Maher Holding Sigorta Grubu ve Quick Finansall ekosistemi şirketlerinin yöneticileri, bölge...

Hepiyi Sigorta’dan yeni reklam: Pazar Günü Bile Hasar Ödemesi

0
Hepiyi Sigorta, yeni reklam kampanyası kapsamında hazırladığı reklam filmini 2 Şubat itibarıyla izleyicilerle buluşturdu. “Türkiye’nin çok hızlı hasar ödeyen sigorta şirketi” vurgusuyla hazırlanan kampanya;...

Garanti BBVA Emeklilik, Sağlıklı Yaşa Programı ile 2025’te de müşterilerinin yanındaydı

0
Garanti BBVA Emeklilik, yenilediği ve geliştirdiği Sağlıklı Yaşa programı ile müşterilerine kendine iyi bakma fırsatı sunmaya devam ediyor. Müşterilerinin hem bedensel hem de zihinsel...

HDI Sigorta sahada

0
HDI Sigorta, spor sponsorluğu çalışmaları kapsamında hayata geçirdiği “HDI Sigorta Sahada” projesiyle, sponsor olduğu takımların müsabakalarında, maç heyecanına saha içi etkinliklerle eşlik ediyor. HDI...

Sompo Sigorta hasar yönetiminde güçlü bir yılı geride bıraktı

0
Sompo Sigorta, 2025 yılında hasar yönetimini hız ve dijitalleşme odağında güçlendirerek Türkiye genelinde 1.000’den fazla yetkili servis, 100’ü aşkın Ekspres Hasar Onarım Merkezi (EHOM)...

MetLife Emeklilik ve Hayat’tan yeni emeklilik yatırım fonu

0
MetLife Emeklilik ve Hayat, bireysel emeklilik katılımcılarına yeni tahvil bono fonunu sundu. BES faizli planları kapsamında sunulacak Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım Fonu, düzenli gelir elde etmek isteyen yatırımcılara hitap...

Garanti BBVA Emeklilik’ten BES’te akıllı fon yönetimi

0
Garanti BBVA Emeklilik, 100 bini aşkın müşterisinin tercih ettiği Otomatik Fon Koçu’nu Garanti BBVA Mobil üzerinden sunmaya başladı. BES birikimleri için piyasa koşullarına göre...
ManşetHaluk Özsarı yazdı: Sosyal korumanın geleceği ve sigortacılık

Haluk Özsarı yazdı: Sosyal korumanın geleceği ve sigortacılık

Nüfus yaşlandıkça, sosyal korumanın önemi artıyor. Bu yüzden, ülkemize benzer şartlardaki ülkelerin, bir yandan yaşlanan diğer yandan da sağlıklı yaşlanma çabaları artan dünyadan alacağı pek çok örnek olduğunu düşünüyorum. Aslında bu alt başlıklar, kamu kadar tamamlayıcı bir çok boyutu ile özel sigortaları da ilgilendiriyor.

Sağlıklı yaşam ile ilgili konuyu aktarmaya başladığımda, bu raporu paylaşmak istediğim için özellikle beklettim. Çünkü rapor, Kasım 2024 tarihinde yayınlanmıştı. OECD, Megatrends and the Future of Social Protection (Megatrendler ve Sosyal Korumanın Geleceğı̇) adlı rapor ile konuya ilişkin bir çok değişim faktörünün incelendiği görülecektir.

Rapor’da, sosyal koruma sistemlerini etkileyen sosyodemografik, ekonomik, teknolojik, çevresel gibi değişim faktörleri değerlendirilerek mevcut ve olası etkileri öngörülmüş ve aktarılmış (https://www.oecd.org/en/publications/megatrends-and-the-future-of-social-protection_6c9202e8-en.html).

Nüfus yaşlandıkça, sosyal korumanın önemi artıyor. Bu yüzden, ülkemize benzer şartlardaki ülkelerin, bir yandan yaşlanan diğer yandan da sağlıklı yaşlanma çabaları artan dünyadan alacağı pek çok örnek olduğunu düşünüyorum. Aslında bu alt başlıklar, kamu kadar tamamlayıcı bir çok boyutu ile özel sigortaları da ilgilendiriyor. Hatta, sadece sağlık sigortacılığını değil sosyal yardımlar ve sosyal güvenliğin bütününü de ilgilendiriyor. Özellikle, bizden önce yaşlanan ülkelerin deneyimlerini iyi değerlendirmek gerekiyor.

Yaşlanan nüfus sonucu değişen işgücü ve iklim, bizleri henüz çok etkilememiş gibi gözükse bile, OECD ülkeleri etkilenmiş durumda. İşte onun için, “mega trend” olarak tanımlanan bu eğilimler, başta sosyal koruma sistemleri olmak üzere, nasıl zorluklara yol açıyor? Bunların, sosyal koruma paketlerine, içeriklerine ve finansman kaynaklarına etkileri için yapılanlar ve yapılması gerekenler nelerdir? Tüm bu soruları düşünerek, bu raporu okumakta yarar olacak.

Rapor’da vurgulanan önemsediğim bazı tespitleri sıralamak istiyorum;

  • Bir yandan doğum oranları düşüyor, diğer yandan yaşam beklentisi artıyor. Örneğin, doğurganlık oranı 1960 yılında ortalama 3,3 iken 62 yıl sonra 2022 yılında yarısının bile altına düşmüş duruma ulaşıyor.
  • 65 yaş üstü nüfus artarken, üreten nüfus azaldığından, emeklilik, sağlık ve bakım harcamaları artışı yaygınlaşıyor.
  • Ülkeler de emeklilik yaşını yükselten müdahaleler yapılmaya başlanıyor.
  • OECD ülkeleri kadınlarının iş gücüne katılım oranı, 1995-2022 arasında yüzde 8 oranında yükseliyor (yüzde 58’den yüzde 66’ya).
  • Aynı yıllarda, erkeklerin yarı zamanlı çalışma oranı yüzde 1 (yüzde 6’dan yüzde 7’ye) artıyor. Örnek olarak, bu oran; Hollanda’da yüzde 8, Finlandiya’da yüzde 7, Almanya ve Avusturya’da yüzde 6 olarak gerçekleşiyor.
  • Artan iş gücü katılımı kadınlarda iş gücü açığını hafifletiyor ve sosyal koruma haklarını iyileştiriyor, ancak erkeklerde ters etki yaptığından; toplam iş gücü arzının azalmasına ve finansal sürdürülebilirlik yönünden emeklilik sistemlerinin olumsuz etkilenmesine yol açabileceği söyleniyor.
  • Dolayısıyla yaşlanan nüfusun, sosyal koruma sistemlerini hem katkı hem de harcama açısından zorlayabilecek sonuçlar doğurabileceği düşünülüyor.
  • Kendi hesabına çalışma oranları, OECD ülkeleri genelinde yetmiş beş yıldır düşüyor. Bu nedenle oluşan gelir kaybı, yardımlarla telafi edilmek zorunda kalınıyor.
  • Çalışanlara katkı ve yan haklar istihdam biçimleri arasında yer aldıkça, işverenlerin daha az sosyal koruma hakkına sahip çalışma düzenlemelerini seçerek işgücü maliyetlerini düşürme eğiliminin önlenmesine de destek olabileceği vurgulanıyor.
  • Teknolojideki ilerlemeler, rutin görevlerin otomasyonuyla ilgiliyken, yapay zeka gelişmeleri, rutin olmayan bilişsel görevlerin de otomatikleştirilebileceği gerçeğini gündeme getirdiği ifade ediliyor. Bu durumun ise, geçmiş süreçlerin aksine yüksek beceri gerektiren çalışanları da olumsuz etkileyebileceği düşünülüyor.
  • Üretken yapay zeka ile, aynı meslekte performans farklılıkları oluşturabileceği ve ücret eşitsizliğini azaltabileceği yönünde gelişmeler olduğu belirtiliyor. Hatta, bu yüzden düşük performans gösterenlerin yapay zeka kullanımından daha fazla kazanç sağlayacağı ifade ediliyor. Yapay zeka tabanlı tahminleme araçlarına uyum sağlayamayan bazı hisse senedi analistlerinin mesleği bırakabileceği örnekleniyor.
  • Düşük gelirli hanelerin, gelirlerinden fazlasını harcayabildikleri için iklim değişikliğinin getirebileceği bazı tüketim vergilerinden daha fazla etkilebilecekleri öngörülmektedir. Bu tür vergi gelirlerinin düşük ve yüksek gelirli haneler arasında yeniden dağıtılması ile gelir dağılımının en altındaki haneleri daha iyi duruma getireceği düşünülmektedir.
  • OECD ülkelerinde çoğunluğun iklim değişikliğinden endişe duyduğu aktarılmaktadır. Kısa dönemde, net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda karbon fiyatlarında gerçekleşecek artış, düşük fiyatlara sahip ülkelerde yaklaşık yüzde 500’ü bulan hane halkı bütçesine artış getirebilecek olarak öngörülmektedir.

Ekonominin genel kuralı gibi kaynakların sınırlı ihtiyaçların sınırsızlığı dikkate alındığında; önce eğilimlere ve beklentilere cevap veren bir sistem kurmak, daha sonrasında da onu sürdürülebilir finansman önemli olarak niteleniyor.

OECD Raporu’nu okuyanlar, eminim kamunun üstleneceği tasarım ve koordinasyon sorumluluğunu da düşünmüşlerdir. Gerçekten de, içinde sağlık sigortacılığının olduğu sosyal güvenlik sisteminin emeklilik ve sağlık sigortacılığı ile sosyal yardım politikalarında uygun stratejileri şimdiden planlamasında, uygulamaya başlamasında ve sonuçlarını izleyip değerlendirerek gerekiyorsa güncellemesinde çok büyük yarar olacaktır.

Bu yararın bir boyutu da, özel sigortacılığın rasyonel ölçülerde tamamlayıcı rolünün tanımlamasında yatmaktadır. Hızlı yaşlanan, “demografik fırsat penceresinin” neredeyse kapanmakta olduğu gerçeğini hiç unutmadan, strateji üretme sorumluluğumuz için zaman hızla akıp gitmektedir. Sağlıklı yaşlanma ile birlikte sosyal koruma yaklaşımını dikkate almak için geç kalınmamalıdır.

Önceki yıllarda yaşlanarak demografik değişimi yaşamış ülke deneyimlerini değerlendirerek ülkemize ait özgün modeller kurgulandığında “mega trend” olarak tanımlanan eğilimlerin, sosyal koruma sistemlerinde oluşturabileceği zorluklarla baş etme daha kolaylaşmış olacaktır. Böylece, bir yandan sosyal koruma paketlerinin sürdürülebilirliğine yönelik güven artarken, diğer yandan kamusal karar vericilerin bu politikaları içselleştirmesindeki  tutarlıkları uzun dönemde güçlenecektir.

www.halukozsari.com.tr, halukozsari@gmail.com, hozsari@iuc.edu.tr

İLGİLİ HABERLER