spot_img
Cuma, Ağustos 29, 2025

GÜNCEL HABERLER

Magdeburger Sigorta’dan 2025’in 6 ayında güçlü büyüme

0
Magdeburger Sigorta Genel Müdürü Ceyhan Hancıoğlu, “1 Temmuz 2025 itibarıyla yürürlüğe giren Kasko Genelgesiyle sigorta şirketlerine üretim üst sınırı getirilmişti. Biz gerek yılın ilk...

Türkiye Sigorta’dan Mobil Plus

0
Türkiye Sigorta, yenilenen mobil uygulaması Mobil Plus ile sigortacılıkta dijital deneyimi bir üst seviyeye taşıyor. Modern arayüz, yapay zekâ destekli fonksiyonlar ve kullanıcı dostu...

Garanti BBVA Emeklilik’ten 2025’in ilk yarısında güçlü performans

0
Garanti BBVA Emeklilik, 2025’in ilk yarısında 7,8 milyar lira ile sektörün en yüksek ek katkı payını topladı, 34 bini aşkın yeni 18 yaş altı...

Unico’nun Batı Bölgeler Koordinatörlüğüne Cenk Gezer atandı

0
18 Ağustos 2025 tarihi itibarıyla Unico Sigorta ailesine Batı Bölgeler Koordinatörü olarak katılan ve Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Gezer; sigorta sektöründe sırasıyla...

Türk Reasürans, 2024 yılı vergi rekortmenleri listesinde

0
Türkiye’nin lider reasürans şirketi Türk Reasürans, kuruluşunun 5’inci yılı olan 2024’te kurumlar vergisi rekortmeni 100 şirket arasında yer aldı. Faaliyetlerine 2019 yılında başlamış genç...

Kapılar, otomobil hasarlarında ilk sırada

0
Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1,2 milyon kişinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazalarının önemli bir kısmı yandan çarpmalardan oluşuyor. Avrupa’da kazaların %25’i yandan çarpma sonucu...

Zurich Türkiye’den Kredim ve Sağlığım Güvende Sigortası

0
Zurich Türkiye’nin pazara sunduğu Kredim ve Sağlığım Güvende ürünü ile dünyada ve Türkiye’de ilk kez kredi borcu ve sağlık aynı anda güvence altına alınıyor. (BASIN...

Quick Sigorta’dan Chery araç sahiplerine özel kasko

0
Quick Sigorta, Çin’in önde gelen otomotiv üreticilerinden Chery Türkiye ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında, Chery marka araç kullanıcılarına yönelik özel bir kasko ürününü hayata...

Neova Sigorta’nın prim üretimi 2025’in ilk yarısında 14,1 milyar TL

0
Neova Sigorta’nın 2025’in ilk yarısında toplam prim üretimi yüzde 50,6 oranında bir artışla, 14.1 milyar TL olarak gerçekleşti. Şirketin aktif büyüklüğü ise 36 milyar...

Garanti BBVA ve Eureko Sigorta’dan Cep Telefonu Ekran Koruma Sigortası

0
Garanti BBVA, Eureko Sigorta güvencesiyle cep telefonlarını olası hasarlara karşı güvence altına alan yeni Cep Telefonu Ekran Koruma Sigortası ürünüyle müşterilerine kolaylık sunuyor. Bu...
Manşetİşte, TÜSİAD’ın önerdiği sigorta modelinin detayları

İşte, TÜSİAD’ın önerdiği sigorta modelinin detayları

TÜSİAD’ın yeni yayımladığı Demografik Dönüşüm ve İhtiyaçlar Raporu, uzun süreli bakım sigortasının zorunluluğuna dikkat çekiyor. Uzun süreli bakım sigortası zorunlu hale getirilerek, düşük gelirli bireylerin primlerine devlet destekleri sağlanması ve bu hizmetlerin tüm bireyler için erişilebilir olması konusunda çalışmalar yürütülmesi gerektiği de vurgulanıyor. Raporda, uzun süreli bakım sigortasının dünya uygulamalarına da detaylı yer veriliyor.

SİGORTA GAZETESİ/ÖZEL HABER

TÜSİAD, Yaşlılık Politikaları Araştırması: Demografik Dönüşüm ve İhtiyaçlar başlıklı raporu paylaştı. Raporda, uzun süreli bakım sigortasının, tüm vatandaşların yaşlılık dönemlerinde gerekli bakım hizmetlerine erişimini sağlamak amacıyla zorunlu hale getirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Raporda, yaşlı bireylerin bakım hizmetlerine erişimini güvence altına almak için, ihtiyaca göre seviyelendirilmiş bir bakım sigortası programı oluşturulması ve bu programın, yardım yaklaşımı yerine hak olarak tanımlanarak, sosyal güvence sisteminin bir parçası haline getirilmesi gerektiğine dikkat çekilerek, uzun süreli bakım sigortası zorunlu hale getirilerek, düşük gelirli bireylerin primlerine devlet destekleri sağlanması ve bu hizmetlerin tüm bireyler için erişilebilir olması konusunda çalışmalar yürütülmesi gerektiği vurgulanıyor. Raporda, uzun süreli bakım sigortasının dünya uygulamalarına da detaylı yer veriliyor.

Raporun giriş kısmında, Türkiye nüfusunun yaşlandığı, yaşlı bireylerin bakım hizmetlerinin farklı ihtiyaçlara cevap verecek şekilde çeşitlendirilmesi gerektiğini de söyleniyor. TÜSİAD’ın raporundan hem demografik yapı hem de uzun süreli bakım sigortası hakkında şu tespitler yapılıyor:

NÜFUS YAŞLANIYOR BAKIN İHTİYACI ARTIYOR

Dünyadaki genel trende paralel olarak, geçmişte yüksek doğurganlık oranlarına sahip olan Türkiye’nin genç nüfus yapısı değişmekte ve yaşlı nüfusu hızla artmaktadır. Yaşlı nüfus oranı, 2023 yılında %10 seviyesinin üzerinde olup nüfus projeksiyonlarına göre 2040 yılında %16,3’e ulaşması beklenmektedir. Ayrıca, 55-64 yaş arası nüfus oranının azalacağı ve ileri yaş nüfus oranının (75+) ise yaşlı nüfus grubunda artacağı öngörülmektedir. Türkiye’nin 2040 yılında yaşlanmakta olan nüfustan yaşlanmış bir topluma dönüşmesi öngörülmektedir

Nüfusun yaşlanması sağlık ve bakım ihtiyaçlarını artırmaktadır. Yaşlı nüfusun önemli bir kısmı evde bakım desteğine ihtiyaç duymakta ancak yeterli desteği alamamaktadır. TÜİK verilerine göre, 50 yaş ve üzeri bireylerin çoğunluğu (ortalama %55), evde bakım hizmeti veya gündüzlü bakım hizmeti alarak kendi evinde kalmayı tercih etmektedir. Öte yandan, yaşlı bireylerin yaklaşık %6’sı huzurevinde kalmayı tercih etmektedir.

Bu eğilimler, yaşlı bireylerin bakım hizmetlerinin farklı ihtiyaçlara cevap verecek şekilde çeşitlendirilmesi ve özellikle evde bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılarak erişilebilirliğinin ve kalitesinin artırılmasının önemini vurgulamaktadır.

BAKIM SİGORTASIN NASIL OLMALI?

TÜSİAD’ın raporunda paydaş görüşlerine de yer veriliyor. Buna göre, yaşlı bireylerin bakım ihtiyaçlarının karşılanmasında bakım sigortasının uygulanması gerektiği söyleniyor. Bakım sigortasının finansmanı için çeşitli modeller geliştirilmesi, bakım sigortası sisteminin sürdürülebilirliği için devletin ve bireylerin ortak bir sorumluluk üstlenmesi de öneriler arasında. Bakım sigortasının sosyal yardım mekanizmalarıyla entegre edilerek daha kapsamlı bir destek sistemi oluşturulması gerektiğine de dikkat çekiliyor.

Raporda, bireylerin sigorta primlerinin bir kısmını ödeyebileceği ve geri kalan kısmını devletin karşıladığı bir yaşlılık sigorta sistemi kurulması gerektiğine değinilirken, bu sigorta, bakım ihtiyacı oluştuğunda maddi destek sağlamalı.

SGK bünyesinde bir bakım sigortası programı oluşturulmalı. Bu program, yaşlı bireylerin bakım hizmetlerine erişimini güvence altına almalı ve sosyal güvence sisteminin bir parçası olmalı. Sistem ihtiyaca göre seviyelendirme şeklinde oluşturulmalı.

JAPONYA ÖRNEĞİ

TÜSİAD’ın raporunda uzun süreli bakım sigortası konusunda dünya örnekleri de incelenmiş:

Japonya: Uzun vadeli bakım sigortası sistemi, vatandaşlardan belirli bir miktarda sigorta primi toplanarak yaşlı bireylerin bakım masraflarının karşılanmasına karar verildi. 2000 yılında yürürlüğe giren ve günümüze kadar aralıklarla revize edilen sistem yaşlı bireylerin kendi seçimlerine dayalı olarak çeşitli kuruluşlardan entegre sağlık, tıbbi ve sosyal yardım hizmetleri alabilmesine olanak sağlamaktadır.

Japonya’nın uzun dönemli bakım sigorta sistemi, birçok yaşlı bireyin yaşam kalitesini ihtiyaçlarına uygun bakım hizmetleri sağlayarak önemli ölçüde artırmıştır. 2000 yılında uzun süreli bakıma uygun olduğu belgelenen kişilerin sayısı 2,2 milyonken bu sayı 2018’de 6,3 milyona ulaşmıştır. Sigorta primleri, kamu fonları ve kullanıcı ücretlerini birleştirerek sürdürülebilir bir finansman modeli oluşturulmuştur. Tıbbi ve bakım hizmetlerinin entegrasyonu, yaşlı bireylerin karmaşık ihtiyaçlarını karşılamada etkili olmuştur.

Uzun vadeli bakım sisteminin finansmanında, belediyeler sigortacı olarak faaliyet göstermekte, 40 yaş ve üzeri kişilerden Uzun Vadeli Bakım Sigortası Sistemi (LTC) sigorta primlerini toplayarak LTC sigorta finansmanını yönetmektedir. LTC sistemi üç kaynak aracılığıyla finanse edilmektedir: sigorta primi, vergilendirme ve kullanıcılar tarafından yapılan ödemeler. LTC bütçesinin yarısı 40 yaş üstü yetişkinler tarafından finanse edilirken, bütçenin diğer yarısı genel vergiden karşılanmaktadır. LTC bütçesi, sigortalanan hizmetlerin maliyetlerinin %70-90’ını ödemektedir. Geriye kalan kısım için ise gelir düzeylerine göre belirlenen katkı payı oranıyla cepten ödemeyle karşılanmaktadır

ALMANYA ÖRNEĞİ

Almanya: Devlet ve özel uzun vadeli bakım sigortası poliçesi sahipleri tamamen aynı avantajlara sahiptir ve 65 yaşından büyük nüfusun %63’ü devlet tarafından sigortalanmaktadır. Almanya’nın uzun vadeli bakım sigortası, her vatandaş için zorunlu tutulmaktadır. Almanya, Japonya, Güney Kore gibi ülkeler, uzun vadeli bakım sigortası hizmeti sunan sınırlı ülkelerdendir. Sistemin merkezinde, risklerin ulusal düzeyde dağıtılması yer almaktadır. Bu yaklaşım, hiçbir bireyin bakım masraflarını tek başına üstlenmemesi gerektiği prensibine dayanmaktadır. Bunun yerine, maliyetler toplum genelinde paylaşılmaktadır.

1995/96 yıllarında zorunlu uzun süreli bakım sigortası (LTCI) sistemi kurulmuştur. Uzun vadeli bakım sistemini kapsayan LTCI (Uzun Vadeli Bakım Sigortası) zorunlu olup nüfusun yaklaşık %90’ı sosyal sigortaya kayıtlıdır ve masrafları devlet tarafından karşılanmaktadır. Sosyal sigortaya kayıtlı kişiler, maaşlarının bir kısmını ilgili sigortaya katkı olarak ödemektedir. Yaşlı bireyler, engel seviyesine göre beş farklı bakım derecesinden birine atanmaktadır. Uzun vadeli bakım sistemi, bu derecelere bağlı olarak farklı kapsamlar sunmaktadır. Genel sağlık sigortası tıbbi masrafları (aile hekimi ziyaretleri ve ilaçlar gibi), uzun vadeli bakım sigortası ise günlük yaşam aktivitelerini destekleyen harcamaları karşılamaktadır. Zorunlu uzun vadeli bakım sigortası sistemi ile uzun vadeli bakıma ihtiyacı olan yaşlı bireylerin sağlık masrafları devlet tarafından karşılanmaktadır. Öte yandan, nüfus yaşlanması sebebiyle 2055’e kadar %37 oranında artması öngörülen uzun vadeli bakıma muhtaç yaşlı bireylerin ihtiyaçlarının karşılanması için çalışmalar yürütülmektedir.

TÜRKİYE’DE BAKIM SİGORTASI ÖNERİLERİ

Türkiye’de yaşlı bakım hizmetleri sosyal yardım altında sunulmakta olup 2021 yılından bu yana farklı finansman modelleri altında yaşlı bakım sigortasının hayata geçirilmesi gündeme getirilmiştir. Ancak, bu kapsamda uygulamaya yönelik herhangi bir adım henüz atılmamıştır.

Türkiye’de uzun süreli bakım sigortası, yaşlanan nüfus ve kronik hastalıkların yaygınlaşmasıyla birlikte daha da önemli hale gelmiştir. Öte yandan, mevcut bakım ve sigorta sistemlerindeki aksaklıklar, yaşlı bireylerin ihtiyaç duyduğu hizmetlere zamanında ve yeterli erişimini zorlaştırmaktadır.

Mevcut emeklilik maaşları ve özel sağlık sigortaları yaşlılık döneminde yeterli güvence sağlayamamakta, yaşlı bireylerin bakım masrafları kişisel bütçeyi aşabilmektedir. Ek olarak, yaşlılık döneminde artan sağlık ve bakım maliyetleri yaşlı bireylerin ekonomik durumunu zorlayıcı bir faktör olarak ele alınmaktadır.

Türkiye’de, bağımsız bir bakım sigortası sistemi kurulması ve bu sistemin bireylerin 18-65 yaş döneminde prim ödeyerek katkıda bulunacağı bir yapıda finanse edilmesi konusu sıklıkla gündeme getirilmektedir. Yaşlı bakım sigortası modelinde hizmet sunumunun, sağlık ve belediye hizmetleri ile bütünleşik bir yapıda ele alınarak yürütülmesi önem arz etmektedir.

Yaşlı bireylerin bakım hizmetlerine sürdürülebilir erişimini sağlamak için Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde kapsamlı bir bakım sigortası programı oluşturulması ve bu programın sosyal güvenlik sisteminin entegre bir parçası haline getirilmeli.

BAKIM SİGORTASI ZORUNLU OLMALI

Uzun süreli bakım sigortasının, tüm vatandaşların yaşlılık dönemlerinde gerekli bakım hizmetlerine erişimini sağlamak amacıyla zorunlu hale getirilmesi ve bireylerin yaşlılıkta bakıma muhtaçlık durumunda güvence altına alınmalı.

18-65 yaş döneminde primlerin ödeneceği, yoksul kişilerin primlerinin devlet tarafından karşılanacağı bir sistem geliştirilmeli.

Katılım payı oranlarının mali sürdürülebilirliği destekleyecek şekilde belirlenmesi ve haklardan yararlanmak için makul bir bekleme süresi öngörülmeli.

İLGİLİ HABERLER