SEDDK Başkanı Davut Menteş, hasar reformu kapsamında sigorta sektöründe ilk defa uçtan uca düzenleme hazırladıklarını belirterek, bu kapsamda hazırladıkların 4 eylem planının detaylarını açıkladı.

Editör: AYTAÇ NALLAR
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkanı Davut Menteş, hasar reformu kapsamında sigorta sektöründe ilk defa uçtan uca düzenleme hazırladıklarını açıkladı. Menteş, reform paketi içinde eksperlerin atanmasına ilişkin usul ve esasların belirlendiği akıllı atama sistemi adını verdikleri düzenlemenin yer aldığını ve test döneminin başladığını belirterek, “Buna göre trafikte maddi teminat bedelinin yüzde 10’unu aşan hallerde, kaskoda ise ağır hasar ve tam hasar hallerinde TOBB SAİK eksperlerinin akıllı atama yöntemiyle hasarlara atanmasını zorunlu kıldık. Test dönemi başladı ve Ordu’da ardından da tüm Türkiye genelinde uygulamaya geçeceğiz” dedi.
Türkiye Sigorta Birliği’nin Olağan Seçimli Genel Kurulunda konuşan Davut Menteş, hasar reformunun bir diğer ayağının trafik sigortasındaki hasar sonrasında oluşan değer kaybı itiraflarını en aza indirmeye yönelik tedbirler zinciri olduğunu ifade ederek, “Maddi hasar ile birlikte değer kaybı talep edilsin edilmesin, hak sahiplerine ödenmesi yönünde bir düzenlememiz var. Maddi hasara giden eksper, eşzamanlı olarak değer kaybı hesaplamasını belirli standartlar dahilinde yapıp raporlayacak. Bu çok önemli bir adım” dedi.
İHTİLAF SAYISINI 100 BİNİN ALTINA ÇEKECEĞİZ
Davut Menteş, oluşan 100 hasarın neredeyse yarısının vatandaşla sigorta şirketi arasında ihtilafa dönüştüğünü vurgulayarak, şunları söyledi:
“Bu ihtilafın da çok büyük bir kısmının; hasar aracısı, hasar danışmanı adı verilen birtakım yapılanmaların zorlamalarıyla veya vatandaşlarımızı, sigortalılarımızı yanlış yönlendirmeleriyle ortaya çıktığını tespit etmiş durumdayız. Bunun önüne geçebilmek için 4 eylem adımı belirledik. Bunlardan birisi, değer kaybı hesaplama standardına gitmemiz ki, SEİK vasıtasıyla bunu sağlamış olduk. Bir diğeri trafik genel şartlarında yaptığımız değişiklik. Talebe bağlı olmaksızın bunun hesaplanması. Bir diğeri akıllı atama sistemi ile eksperlerin şirketlerimizle olan iş bağının tamamen bağımsız bir zemine taşınması. Son adımda da hasar aracısı veya hasar danışmanı diye bir şeyin olmayacağı, otoritenin belirlediği sınırların dışında hiç kimsenin bu alanda faaliyette bulunamayacağına dair kanun maddesinin ikincil düzenlemesini hazırlayıp yürürlüğe koyacağız. Beşinci adım da hala varlığını devam ettirmek isteyen bu yapılara karşı adli mercileri de harekete geçireceğiz.
Bunlarla yıl sonunda halihazırda 600 bine varmış olan i̇htilaf sayısının yıl sonu itibarıyla en az yüzde 50 nispetinde azalmasını ve müteakip yılda da bir yüzde 50 daha şeklinde; bu değer kaybı ihtilaflarının hayatımızdan çıkmasını planlıyoruz. Bunu neden önemsiyoruz? İşin maddi tarafı bir yana, nihayetinde bu, vatandaşlarımızın veya diğer sigortalılarımızın cebinden çıkan bir meblağ. 100 liralık bir ihtilafın 500 liraya mal olması ve bunun sigorta şirketlerinin kasasından ve dolayısıyla da diğer sigortalıların cebinden çıkması bir yana, bu aracı ve danışman kurumların kazadan hemen sonra sigortalılarımızla temasa geçerek sigorta şirketleri hasarınızı ödemez, bize vekalet verin, bize yetki verin biz alırız söylemleri; kabul edilemez bir konu ve dolayısıyla bu konu çözülene kadar bunu her platformda yüksek sesle haykırmaya devam edeceğiz. Gerekli tedbirleri de alacağız. Yılsonu yüzde 50, müteakip yıl bir yüzde 50 daha; 100 binin altına çekeceğiz bu ihtilaf sayısını. Onun da olağan ihtilaf olabileceğini düşünelim. 1.2 milyon kadar hasar dosyası olduğunu kabul edersek yüzde 10’luk bir ihtilaf normal sınırlar dahilinde kabul edilebilir.”














