Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, İstanbul’da yaşanan sel afetinin, Zorunlu Afet Sigortasının (ZAS) önemini ortaya koyduğunu ve bu konuda geç kalındığını söyledi.

Editör: AYTAÇ NALLAR
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, İstanbul’da yaşanan sel afetinin, Zorunlu Afet Sigortasının (ZAS) önemini ortaya koyduğunu ve bu konuda geç kalındığını söyledi.
Ahmet Yaşar, sel afetinin sigorta sektörüne etkileri konusunda değerlendirmelerde bulundu. 2024 yılından bu yana zorunlu afet sigortasının konuşulduğunu, yasa çalışmalarının tamamlandığını ve Meclis aşamasına geldiğini belirterek, yasanın çıkması halinde sel hasarlarının da teminat kapsamına gireceğini, hatta sel hasarlarının dışında acil ihtiyaç teminatının da söz konusu olacağını kaydetti.
İstanbul’da yüzde 17 civarında konut sigortası bulunduğunu, işyerleriyle birlikte değerlendirildiğinde yangına bağlı sel teminatının olduğu poliçeleri kapsayan sigortalılık oranının yüzde 17 ile yüzde 22 arasında değiştiğini ifade eden Yaşar, “DASK’ta sigortalılık oranı yüzde 62 civarında. Eğer zorunlu afet sigortasını biz çıkartabilseydik, aynı oranları koruyabildiğimizi düşündüğümüzde; yüzde 62 civarında bir koruma oranına sahip olacaktık, sel teminatı açısından. Geç kaldık. Bu da ZAS’ın önemini bir kez daha ortaya koymuş oldu” dedi.
DEVLET AFET SİGORTASININ PRİMİNE DESTEK OLSUN
Ahmet Yaşar, zorunlu afet sigortasına yönelik önerilerinin olduğuna da değinerek, şunları söyledi:
“Devletimizin sel bölgesine olan sosyal yardımlarından, afet gerçekleştikten sonra ödenen yardımlardan önce; mesela zorunlu afet sigortasında primi ödeyemeyecek vatandaşlarımıza prim teşviki konusunda bir bütçelenmesi söz konusu olabilir. Bu sayede sigorta sistemi kullanılarak zorunlu afet sigortası üzerinden selde mağdur olanlara ödeme yapılmış olur.”
AFET SİGORTASININ MECLİS’E GELMESİ GEREKİYOR
Ahmet Yaşar, zorunlu afet sigortasının bir an önce Meclis’e gelmesi gerektiğine de dikkat çekerek, “COP31’e yetiştirebilirsek, orada da lansmanını yaparız. Primleri ödeyemeyeceğini düşünen vatandaşlarımız açısından da belli bir prim teşviki gerçekleşebilirse bu işin çok sağlıklı bir şekilde ilerleyeceğini ve finansmanın risk gerçekleşmeden sağlanmış olacağını öngörüyoruz” dedi.














