Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mehmet Tuğtan, sağlık sigortalarında son gelişmeleri değerlendirdi. Tuğtan, “Son 4 yıla baktığımızda çok yüksek prim artışları yaşandı, şimdi görece aşağı doğru inmeye başladı. Yine de enflasyonun bir miktar üzerinde, medikal enflasyonun altında ve bu durum, hasar maliyetlerinin çok da sigorta şirketleri lehine oluştuğu bir durum değil. Günün sonunda bakarsanız mali gelir hariç sağlık sigortalarında önemli bir teknik zarar duruyor” dedi.

Editör: AYTAÇ NALLAR
Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mehmet Tuğtan, sağlık sigortalarında fiyatların enflasyonun bir miktar üzerinde, medikal enflasyonun ise altında kaldığını, hasar maliyetlerinin ise sigorta şirketlerinin lehine oluşmadığını söyledi. Tuğtan, “Mart ayı istatistiklerine baktığımızda, mali gelir hariç sağlık sigortalarında önemli bir teknik zarar duruyor” dedi.
Mehmet Tuğtan, 1 Ocak 2026’da uygulamaya giren yeni sağlık sigortası düzenlemesinin etkilerini değerlendirdi. Yeni düzenleme ile sigortalıların haklarının net bir şekilde belirlendiğini ifade eden Tuğtan, “En büyük değişiklik, ömür boyu yenileme garantisinin tüm sektörde tek bir standarda oturtulmasında oldu. 3 yıl, yüzde 80 hasar prim oranın sabitlenmesi ve herkeste aynı şekilde uygulanması adına önemliydi. Bu sigortalı haklarının, sağlık sigortacılığına olan güvenin sürdürülmesi açısından gerçekten önemli bir karar. Ama bu, sahada sigortalı sayısına yansıdı mı derseniz, öyle ciddi bir etkisi olduğunu söyleyemeyiz” dedi.
ÖNEMLİ BİR TEKNİK ZARAR DURUYOR
Yeni düzenlemenin sigortalı sayısına yansımalarını ileriki dönemlerde, yenilemelerde, sigortalıların kazanmış olduğu hakların korunması süreçlerinde görüleceğini kaydeden Tuğtan, yeni düzenlemenin farkındalık ve vatandaş tarafında albeni yarattığına dikkat çekti. Tuğtan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şirketlerin aslında ömür boyu yenileme garantisi politikaları vardı. Poliçeyi içeren bir teminatı, ömür boyu yenileme garantisi hakkını her türlü sunmak zorundasınız. Dolayısıyla bu zaman içerisinde birikimle tabanı büyütecek bir şey. Farklı politikalar da var içerisinde. Primlerin artış hızı azaldı, gittikçe de azalacak ama hasarımız artıyor. Primlerin belirlenmesi konusu birtakım dinamiklere bağlı. Nedir bunlar? Yaş, kullanım alışkanlıkları, teminat içeriği, hastane ağı gibi faktörler var. Bir de bunun yanında medikal enflasyon, hastane fiyatları, hekim ücretleri, tıbbi cihaz, tıbbi malzeme fiyatlarındaki artışlar var. Gerçekçi olmak gerekirse son 4 yıla baktığımızda çok yüksek prim artışları yaşandı, şimdi görece aşağı doğru inmeye başladı. Yine de enflasyonun bir miktar üzerinde, medikal enflasyonun altında ve bu durum, hasar maliyetlerinin çok da sigorta şirketleri lehine oluştuğu bir durum değil. Günün sonunda bakarsanız Mart ayı istatistiklerinde, hala mali gelir hariç sağlık sigortalarında önemli bir teknik zarar duruyor ortada. Bu zaman içerisinde tüm paydaşların bir yandan da tabii ekonomik konjonktüre bağlı olarak enflasyonun, medikal enflasyonun aşağı yönlü inmesiyle daha yönetilebilir halde, daha sürdürülebilir fiyatlarla sektörde kalmaya yönelik aksiyonlarla desteklenecektir.”















