Anayasa Mahkemesi, trafik sigortasından talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı ile ilgili çarpıcı bir karar verdi ve karar bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı.

SİGORTA GAZETESİ/ÖZEL HABER
Anayasa Mahkemesi, trafik sigortasından talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı ile ilgili çarpıcı bir karar verdi ve karar bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı. Destekten yoksun kalma tazminatında Anayasa Mahkemesine başvurulma gerekçesi kararda detaylı yer aldı.
Buna göre; kişi trafik kazasında vefat ediyor. Ailesi (başvurucular), Güvence Hesabı aleyhine destekten yoksun kalma tazminatı için Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruyor. Komisyon başvurunun reddine karar veriyor. Gerekçe olarak da trafik sigortası genel şartlarının 1 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girdiğini ve başvuruya konunun genel şartların teminat dışı hallerden olduğunu gösteriyor. Aile bireyleri karara itiraz ediyor.
İtiraz üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından yapılan inceleme neticesinde Sigorta Tahkim Komisyonu kararı kaldırılıyor ve başvurucular lehine tazminata hükmediliyor. Gerekçe olarak da; kazanın 12 Şubat 2016 tarihinde gerçekleştiği, 13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun teminat dışı hallere ilişkin düzenlemesinin ise 26 Nisan 2016 tarihinde yürürlüğe girdiği, kaza anında yürürlükte bulunan mevzuata ve Yargıtay içtihatlarına göre karar verilmesi gerektiği hususlarına değiniliyor. Bunun üzerine de Güvence Hesabı, karara karşı istinaf yoluna başvuruyor.
Mahkeme istinaf başvurusunu esastan reddediyor. Gerekçe olarak da kanunun değişiklikten önceki halinin ‘Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında, Borçlar Kanunu’nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır” şeklinde olduğunu, ayrıca tazminat hesabının Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca yapılması gerektiğini gösteriyor. Bundan hareketle 1 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartlar ile destek; şahsın kusuruna denk gelen tazminat talepleri teminat dışında bırakılmış olmasına rağmen Genel Şartlar hükümlerinin, kanunlara ve yerleşik yargı kararlarına aykırı olamayacağı, kanunun emredici hükümlerine göre karar verilmesi gerektiği belirtiliyor. Bunun üzerine de Güvence Hesabı, bu karara karşı temyiz yoluna başvuruyor.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2019 yılında mahkemenin kararını bozuyor. Bozma gerekçesi olarak da; kazanın 12 Şubat 2016 tarihinde gerçekleştiği, Genel Şartların ise 1 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girdiği, Genel Şartlar gereğince tam kusurlu olan kişinin tazminat talep edemeyeceği hususlarına yer veriyor. İtiraz Hakem Heyeti tarafından bozma kararı uyarınca yeniden yapılan incelemede 11.5.2020 tarihli kararla başvurunun reddine karar veriyor. Başvurucular bu kararı temyiz ediyor. Yargıtay 2021’de kararı onuyor.
Bunun üzerine başvurucular, nihai hükmü 17.7.2021 tarihinde öğrendikten sonra 12.8.2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunuyor. Başvuru gerekçesi ise, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin yapılan yargılamada Yargıtay’ın önceki içtihatlarından makul bir gerekçe olmaksızın farklı karar vermesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edilmesi.
Anayasa Mahkemesi ise verdiği kararla, hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın dayanaktan yoksun olması nedeniyle başvuruyu reddediyor.














