Hürriyet Yazarı Noyan Doğan, yazısında, fon krizinin BES’e etkilerini değerlendirdi. Emeklilik fonlarında çok katmanlı denetimin olması, şüpheli işlemlere karşı Fon Gözetim Platformu’nun devreye alınması, yüksek getiri sunulması, yüzde 20 devlet katkısının bulunması nedeniyle sermaye piyasalarında yaşananların BES’e ilgiyi artırdığını yazan Doğan, fon krizi sonrası BES’e günlük 12 bin 500 kişinin giriş yaptığını, krizden 2.7 trilyon TL’lik BES havuzunun etkilenmediğini söyledi.

Hürriyet Yazarı Noyan Doğan, fon krizinin BES’e etkilerini değerlendirdi. Doğan, yazısında, fon krizinin içine emeklilik fonları ve BES’in çekilmek istendiğini belirterek, BES’te toplam fon büyüklüğünün 2.7 trilyon TL olduğunu, sistemde 18 milyon kişinin bulunduğunu, sözleşme sayısının ise 25 milyona yakın olduğunu söyledi.
Fon krizinin etkilerini madde madde sıralayan Doğan, “BES yaşayan bir sistem. Günlük sisteme girişler olduğu gibi günlük sistemden çıkışlar da oluyor. Buna bağlı olarak da fonlar azalıyor ve artıyor. Tüm bu hareketler de günlük olarak takip ediliyor. Ortalamaya bakıldığında hemen hemen her gün BES’ten (gönüllü ve çalışanların dahil olduğu Otomatik BES) 20 bin kişi, ya emeklilik ya da başka bir nedenden dolayı sistemden çıkış yapıyor. Bu çıkışlara paralel olarak da BES sisteminden ortalama günlük 1-1.2 milyar TL çıkış oluyor. Bir de bunun sisteme giriş tarafı var. Hemen hemen her gün de 12 binlerde sisteme yeni giriş yapıyor ki, sene başından bu yana sisteme yeni girenlerin sayısı 1.5 milyon kişiyi geçti. BES’in yapısı böyle, dinamik bir sistem. Günlük fonlara giren tutar ise 2-2.5 milyar TL” dedi.
Yazısında, fon krizinden bu yana geçen sürede yaşananlara da dikkat çeken Doğan, şu tespitleri yaptı:
“1-16 Eylül tarihinde sisteme günlük ortalama 24 bin yeni kişi girerken, günlük olarak da zadece gönüllü BES tarafında sistemden 5 bin kişi ayrılmış. Fon krizinden sonra ise BES’e günlük 12 bin 500 kişi girmiş, 4 bin 807 kişi de çıkmış. Fon krizi sonrası yeni girişler nedeniyle BES fonuna günlük giriş tutarı ise 2-2.5 milyar TL civarında olmuş. Buradan da anlaşılacağı üzere kişi sayısı olarak, parasal miktar olarak da BES’te bir değişiklik yok. Fon krizi öncesi neyse, sonrası da aynı.”
Doğan, yazısında, fon krizi sonrası, emeklilik fonlarında değer kaybı yaşanıp yaşanmadığına da değinerek, şunları yazdı: “BES’te, fon büyüklüğünün 70 milyar TL gerilediği söyleniyor. BES emekliliğe yönelik tasarruf aracı olduğu kadar da yatırım aracı. BES katılımcılarının yüzde 32’si altında, yüzde 12’si hisse senedinde, yüzde 12’si likit fonlarda tasarruflarını değerlendirmeyi tercih ediyor. Fon krizi tüm yatırım araçlarını ve tüm yatırımcıları etkiledi. Borsa haftalık yüzde 10’larda değer kaybetti, altında yüzde 4’lerde düşüşler oldu. BES’in de bundan etkilenmesi doğal. Ama 2.7 trilyon TL’lik BES havuzundaki kayıp, hepi topu yüzde 2’lerde bile değil. Son 15 günde, yukarıda, değindiğim şekilde çıkışların toplam fon büyüklüğü içindeki payı ise yüzde 0.70’lerde. Tüm bunları alt alta koyduğumuzda, fon krizi sonrası; kişi sayısı olarak, miktar olarak, fon kaybı olarak ortada konuşmaya değer bir konu yok.”
Doğan, fonları işleme kapatılan portföy yönetim şirketleri arasında emeklilik fonunu yöneten ve tasfiye edilecek 131 fonun içinde emeklilik fonu olup olmadığına da değinerek, “Bu fon şirketlerinden sadece ikisi, bir emeklilik şirketinin kurucusu olduğu 5 emeklilik fonunun portföyünü yönetiyordu. Bu fonlardaki kişi sayısı topu topu 3 bin kişi, fonun toplam değeri de 300 milyon TL. Fon krizi sonrası bu fonlardaki kayıp ise 100 milyon TL’ye yakın. Yani, toplam 2.7 trilyon TL’lik BES fon büyüklüğünün içinde okyanusta kum tanesi. Nitekim toplam emeklilik yatırım fonlarının varlık değeri içinde bu fonların payı yüzde 0.17. Bu fonlara yönelik de gerekli tedbir alındı zaten. Toplam 400 emeklilik yatırım fonu içinde bu ikisinin dışında 7 portföy şirketinin yönettiği fon bulunmuyor, tasfiye kapsamındaki fonlara yatırım yapan fon da bulunmuyor” dedi.
BES’te çok konuşulan denetim sistemi hakkında da bilgi veren Doğan, bu konuda şunları yazdı:
“Emeklilik fonlarının denetim konusu da çokça ağızlarda sakız yapılıyor. Emeklilik fonlarının, diğer yatırım fonları ile karıştırılmaması gerekiyor. Emeklilik fonlarında; başta, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), EGM, SPK ve Takasbank olmak üzere çoklu denetim sistemi bulunuyor. Geçtiğimiz yıllarda, SEDDK ve EGM tarafından Fon Gözetim Platformu devreye sokuldu. Platform; emeklilik yatırım fonlarına ilişkin fon operasyonlarında ortaya çıkabilecek hata, ihmal ve suistimaller ile olağan dışı, şüpheli işlemlerin mümkün olduğunca erken aşamada tespit edilmesi ve önlenmesini sağlıyor. Ayrıca EGM tarafından işletilen Fon Performans Değerlendirme Sistemi ile emeklilik yatırım fonlarının performansları sistematik olarak değerlendiriliyor. Özetlersek, emeklilik fonları, diğer tüm fonlara göre çok katmanlı ve gereğinden de fazla şekilde değerlendiriliyor.”
Doğan, yazısında, BES’e girmenin tam da zamanı olduğunu da belirtti. Bunun nedenlerini ise şöyle anlattı:
“Getiriler yüksek. Mesela para piyasası fonların getirisi yüzde 33’lerde. Üzerine bir de yüzde 20 devlet katkısı var. Denetim mekanizması kuvvetli. Bunu sistemdeki katılımcılar da görüyor. Fon krizi yaşanmasına, likit sıkıntısı olmasına karşın kişiler, hem yüksek getirileri hem de devlet katkısını kaybetmemek, emeklilik birikimlerini ve uzun vadeli yatırımlarını bozmamak için sistemden çıkmıyor; aksine yeni yeni kişiler sisteme giriyor. Son dönemde yaşananlar aslında, BES’in ve emeklilik fonlarının güvenli liman olduğunu gözler önüne serdi.”














