
Uluslararası yayın organı Newsweek ile Alman istatistik firması Statisca tarafından yakın dönemde yayımlanan, 32 ülkeden 2530 hastanenin sıralandığı “Dünyanın En İyi Hastaneleri 2026” listesinde Türkiye’den 35 hastane yer alıyor. ABD 420 hastane ile bu hastanelerin yer aldığı listede en fazla temsil edilen ülke olarak yer almaktadır. Bu 32 ülkedeki 250 hastanenin yüzde 70’i kamu kurumlarından oluşmaktadır.

Geçtiğimiz hafta sigortacılığın stratejik aktör olduğuna yönelik Türkiye Sigorta Birliği Raporu’na değinmiş ve bu hafta sigortacılık ile yakından ilgili 2026 dünya hastanecilik sıralamasını aktaracağımdan söz etmiştim. Bu sıralamanın, sadece küresel ölçekte değil, ulusal ölçekte de önemli olduğunu düşüyorum.
32 Ülke 2530 Hastane
Uluslararası yayın organı Newsweek ile Alman istatistik firması Statisca tarafından yakın dönemde yayımlanan, 32 ülkeden 2530 hastanenin sıralandığı “Dünyanın En İyi Hastaneleri 2026” listesinde Türkiye’den 35 hastane yer alıyor (https://rankings.newsweek.com/worlds-best-hospitals-2026). ABD 420 hastane ile bu hastanelerin yer aldığı listede en fazla temsil edilen ülke olarak yer almaktadır. Bu 32 ülkedeki 250 hastanenin yüzde 70’i kamu kurumlarından oluşmaktadır.
Yaşam standardı, yaşam beklentisi, nüfus, hastane sayısı, erişilebilir veriler gibi birçok karşılaştırmalı faktörle belirlenen 32 ülke şunlardır;
Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Avusturya, Belçika, Birleşik Arap Emirlikleri, Brezilya, Danimarka, Filipinler, Finlandiya, Fransa, Güney Kore, Hollanda, Hindistan, İngiltere, İspanya, İsrail, İtalya, İsveç, İsviçre, Japonya, Kanada, Kolombiya, Malezya, Meksika, Norveç, Singapur, Şili, Suudi Arabistan, Tayvan, Tayland, Türkiye.
Değerlendirme Süreci
Newsweek ve Statista; ilk aşamada, hastanelerin performansını analiz etmiş, ikinci aşamada sağlık çalışanlarına anket uygulamış, üçüncü aşamada hasta memnuniyet anketlerini puanlama sistemine eklenmiş, son aşamada ise PROMs olarak bilinen hastanın bildirdiği sonuç ölçüm uygulamalarına ilişkin bir anket daha gerçekleştirilerek elde edilen sıralamayı paylaşmıştır.
Yapılan bilgilendirmede, ilk aşamada farklı ülkelerdeki kamu kaynaklarından derlenen hastane kalite ölçütleri kapsamında tedavi kalitesi, hijyen standartları ve doktor/hemşire başına düşen hasta sayısı ölçütleri ve benzerlerinin dikkate alındığı belirtilmektedir.
İkinci aşamada, sağlık çalışanlarının çalıştıkları kurumları dışındaki (kendi ülkeleri ve diğer ülkeler) hastanelerle ilgili anketlerden yararlanılmıştır.
Hasta deneyimi konusundaki üçüncü aşamada, hastane çıkışından sonra yapılan ve kamuya açık hasta memnuniyet anketleri kapsamında; genel memnuniyet, hastaneyi tavsiye etme ve tıbbi bakımdan memnuniyet gibi ölçütlerin puanlaması yapılmıştır.
Son aşama olarak ise, 2025 son çeyreği ile 2026 ilk çeyreğindeki ilgili hastanelerin PROMs uygulamaları anketi değerlendirmeye eklenmiştir.
Üç Farklı Lider ve Üç Farklı Boyut
Dünyanın en iyi hastaneleri listesinde, üç ölçüt birlikte düşünülmüş; marka gücü, araştırma ve bakım kalitesi birlikte değerlendirilmiştir.
Bu bakışla; sağlık hizmetlerinde itibarın dış görünüşten kaynaklanmadığı, güvenin de dikkate alınma gereği vurgulanmaktadır.
Ortalama puana göre, ilk on hastane sıralamasında;
Amerika Birleşik Devletlerinden
Mayo Clinic birinci,
Cleveland Clinic üçüncü,
Massachusetts General Hospital beşinci,
The Johns Hopkins Hospital altıncı olarak 4 hastane ile yer almaktadır.
İlk onda her ülkeden birer hastane ile;
Kanada’dan University Health Network ikinci,
İsveç’ten Karolinska Universitetssjukhuset dördüncü,
İsrail’den Sheba Medical Center yedinci,
Almanya’dan Charité-Universitätsmedizin Berlin sekizinci,
İsviçre’den Universitätsspital Zürich dokuzuncu ve
Singapure General Hospital onuncu sırada bulunmaktadır.
Marka gücü açısından
ABD. Baltimor’dan Johns Hopkins Hastanesi, ikinci yılda da, birinci sırada bulunuyor. Bu durumun yalnızca prestij değil kalıcı klinik mükemmeliyet ile araştırma güvenilirliği ve kurumsal derinlik açısından da önemli olduğuna dikkat çekiliyor.
Bakım kategorisinde
Kanada’dan University Health Network, ilk 25’in lideriyken,
Araştırma ölçütünde de Almanya’da Charité birinciliğe ulaşan hastanedir.
Üniversite Hastaneleri Dünyanın En İyileri Arasında
İster küresel ister Türkiye ölçeğinde bakılsın, dikkat çeken bir başka konu, sıralanan listede üniversite hastanelerinin hep üst sıralarda yer almasıdır. Küresel ölçekte sadece ilk onda bile, tamamına yakın hastanenin üniversite hastaneleri olduğu kolaylıkla görülmektedir.
Türkiye için de durum benzerdir (https://www.yok.gov.tr/tr/search?q=en+iyi+hastaneler). Koç Üniversitesi Hastanesi 213, Hacettepe Üniversitesi Hastanesi 234. olarak ilk 250’ye giren iki üniversite hastanesi olurken, sıralamaya giren diğer üniversite hastanelerinden
Devlet Üniversite Hastaneleri arasında;
Hacettepe, Marmara, Ege, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Sağlık Bilimleri Tıp Fakültesi Hastaneleri ön sıralarda yer almaktadır.
Vakıf Üniversitesi Hastaneleri arasında ise;
Koç, Medipol, Acıbadem, Yeditepe, Altınbaş, Başkent, İstinye, Bahçeşehir Üniversitesi Hastaneleri dikkat çekmektedir.
Bunların dışında; Anadolu Sağlık Merkezi, Acıbadem (International /Altunizade /Maslak/ Kadıköy/Bakırköy/Ankara/Fulya), Amerikan, Liv, Memorial (Şişli/Ankara/Bahçelievler), Medical Park (Bahçelievler/Ankara/Gaziosmanpaşa), Florence Nightingale (Gayrettepe), Medicana (Ankara), Medipol (İstanbul) Hastaneleri de, Türkiye’den listeye giren toplam 35 özel hastane arasında bulunmaktadır (https://rankings.newsweek.com/worlds-best-hospitals-2026/turkey).
Son Durak Üniversite Hastaneleri
Yapılan değerlendirmeler incelendiğinde, “en iyi hastane” için tek bir ölçüt olmadığı anlaşılmaktadır. Klinik sonuçlar, araştırma verimliliği, marka algısı, yetenek çekimleri
kurumsal yönetim gibi bileşenlerden yararlanıldığını göstermektedir.
Sadece marka gücü için bile yıllar gerektiği, bu bağlamda hakemli yayınlardan, yeni tedavilere, öğretim mükemmelliğinden güvenilirlik ölçütlerine kadar pek çok bağımlı veya bağımsız değişkenin rol oynadığı bilinmektedir. Buna biyoteknoloji ekosistemleri ile ulusal ve uluslararası rekabette öne çıkan özellikle teknolojik altyapıyı da eklemek gerekmektedir.
Aslında en iyi hastanelerin haritadaki konumuna bakıldığında, gelişmiş ekonomiler olduğu hemen anlaşılacaktır. İlk on sıralaması bile bunu göstermektedir. Kuzey Amerika, Batı Avrupa, Doğu Asya’nın bazı bölgeleri; sermaye, akademik ve kurumsal yetkinlikleri yansıtmaktadır. Bu durum küresel sağlık sistemleri açısından olduğu gibi, ulusal düzeyde karşılaşılan bölgesel eşitsizlikleri de beraber düşünmeyi gerektirmektedir.
Özellikle de, gerek küresel ve gerekse Türkiye’de üniversite hastanelerinin en ön sıralarda olduğu gözden kaçırılmaması gereken çok önemli bir gerçekliktir. Referans kurum özelliğine ek olarak araştırma ağırlıklı hizmetlerin verildiği üniversite hastaneleri bu çalışmada, olması gereken yerde değerlendirilmiştir. Üniversite hastanelerini olması gereken yerde görmek isteyenler için, konumu ne olursa olsun, dünya ölçeğinde yapılan ve birçok değişkenin dikkate alındığı bu çalışmadan her düzeydeki tüm sağlık yöneticileri için çıkarılacak çok önemli çıkarımlar olabileceğini düşünüyorum.
www.halukozsari.com.tr, halukozsari@gmail.com, hozsari@iuc.edu.tr















