DASK Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın, DASK’ın, yalnızca hasar ödemesi gerçekleştiren bir kurum olmadığını, kamu otoritesinin gücüyle desteklenen, vatandaşların ve sigorta sektörü arasında güven ilişkisini güçlendiren stratejik bir finansal güvence mekanizması olduğunu belirterek, “6 Şubat depremleri bu koordinasyonun ne kadar kritik olduğunu bizlere açık bir şekilde gösterdi” dedi.

Editör: AYTAÇ NALLAR
Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın, sigorta sektörünün olası büyük deprem senaryolarına karşı hazırlık kapasitesinin güçlendirilmesinin SEDDK’nın öncelikli başlıklarından biri olduğunu söyledi.
DASK’ın düzenlediği 9. Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması’nda konuşan Akın, deprem gerçeğinin sadece yapı güvenliği anlayışını değil, kamu yönetimi yaklaşımını, ekonomik dayanıklılık kapasitesini ve sektörlerin hazırlık seviyesini de yeniden şekillendirdiğini belirterek, “Bu nedenle deprem risk yönetimini artık yalnızca afet sonrasında yürütülen operasyonel süreçlerle sınırlı bir alan olarak görmüyoruz. Bugün gelinen noktada asıl önemli olan riskleri önceden analiz edebilen, olası senaryolara karşı hazırlık yapabilen ve kriz anında birlikte hareket edebilen istikrarlı sistemler oluşturabilmektir. Ülkemizin son yıllarda ortaya koyduğu yaklaşım da bu anlayış üzerine kuruludur” dedi.
DEPREM SENARYOLARINA HAZIRLIK
Özellikle sigorta sektörünün olası büyük deprem senaryolarına karşı hazırlık kapasitesinin güçlendirilmesinin SEDDK açısından da öncelikli başlıklardan biri olduğunu ifade eden Akın, “Bu kapsamda gerçekleştirilen deprem stres testleri, sektörümüzün farklı deprem senaryoları karşısında dayanıklılığının ölçülmesi, stres taşıma kapasitesinin ortaya konulması açısından büyük önem taşımakta. Çünkü güçlü bir sigorta sistemi olağanüstü koşullarda da güven üretmeye devam edebilen bir yapı olmak zorunda. Bugün vatandaşlarımızın sigorta sistemimize duyduğu güvenin temelinde de bu hazırlık kapasitesi bulunmakta. DASK’ın yıllar içinde ulaştığı yaygınlık ve kurumsal yapı da bu güvenin en mühim unsurlarından biri” şeklinde konuştu.
DASK STRATEJİK FİNANSAL GÜVENCE MEKANİZMASI
Hande Akın, DASK’ın, yalnızca hasar ödemesi gerçekleştiren bir kurum olmadığını, kamu otoritesinin gücüyle desteklenen, vatandaşların ve sigorta sektörü arasında güven ilişkisini güçlendiren stratejik bir finansal güvence mekanizması olduğunu kaydederek, şunları söyledi:
“Aynı zamanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız, AFAD, sigorta şirketleri ve kamu kurumları arasında koordinasyonda önemli bir yapı olarak da görev üstlenmektedir. 6 Şubat depremleri bu koordinasyonun ne kadar kritik olduğunu bizlere açık bir şekilde gösterdi. Depremlere karşı dayanıklılık ancak kamu kurumlarımızın, özel sektörün, akademinin ve teknik insan kaynağının ortak bir anlayışla birlikte hareket edebilmesiyle güçlenebilir. DASK’ın bugün ulaştığı kurumsal kapasitenin arkasında çeyrek asırda yayılan önemli bir birikim bulunmakta. Geçen bu süre içerisinde hem sigortalılık oranlarımız büyüdü, hem de DASK’ın mevcut mevzuat altyapısı, teknik kapasitesi ve operasyonel süreçleri düzenli olarak geliştirildi. Çünkü deprem risk yönetimi dinamik bir alanı ifade etmekte. Bu nedenle DASK sistemi de değişen ekonomik yapıya, gelişen teknolojilere ve yeni ihtiyaçlara uyum sağlayacak şekilde sürekli güçlendirilmekte. Özellikle son yıllarda dijitalleşme alanında attığımız adımlar, operasyonel süreçlerin daha hızlı, daha entegre ve daha sürdürülebilir hale gelmesine büyük katkılar sağladı. Veri altyapının güçlendirilmesi, süreçlerimizin dijital sistemlerle desteklenmesi, kurumlar arası işbirliğinin arttırılması ve hasar yönetimi süreçlerinin daha etkin hale getirilmesi yalnızca operasyonel verimlilik açısından değil, depreme dayanıklılık kapasitesinin arttırılması açısından da büyük önem taşımakta. Deprem risk yönetiminde toplumsal farkındalık ve bilinç düzeyi de en az teknik kapasite kadar önemli bir unsur haline gelmiştir.”














