İş dünyasından deprem raporu. 300 milyar doları bulacak

İş dünyası 17 Ağustos depreminin yıl dönümünde “İstanbul Depremi Senaryosu İş Dünyası Hazırlık Raporu” yayımlandı. Rapora göre, tahmini ekonomik etki, zarar ve kayıpların eklenmesine ve depremin zamanı ve tam yeri gibi faktörlere bağlı olarak 25 ila 300 milyar dolar arasında değişiklik gösterecek.

İş dünyası depreme hazırlık için bir araya geldi ve TÜSİAD, TÜRKONFED, SEDEFED 17 Ağustos depreminin yıl dönümünde “İstanbul Depremi Senaryosu İş Dünyası Hazırlık Raporu” yayımlandı.

Raporda, iş dünyasının depreme yönelik stratejik öncelikleri arasında; ihtiyaç halinde kamu kurumlarına yardım etmek için destek mekanizmasının güçlendirilmesi, başta KOBİ’ler olmak üzere işletmeler için pratik operasyonel kriz yönetimi araçlarının geliştirilmesi ve kaynakların daha iyi kullanımı için sektörler arası koordinasyonun güçlendirilmesi yer aldı. Can güvenliği, iş sürekliliğinin sağlanması ile şehrin ekonomik açıdan toparlanmasının desteklenmesini kapsayan üç ayaklı bir yaklaşım benimsenen raporda ayrıca kriz sırasında koordinasyon sağlanmasının önemine de dikkat çekildi.

Depremin Halk Sağlığı, Ekonomi, Ruh Sağlığına Etkileri Olacak

Raporda, sismik hareketleri izleyen ve bu kapsamda araştırmalar yürüten Kandilli Rasathanesi’nin modellerini esas alan kamu kurumlarının, planlarını, 7.5 büyüklüğünde bir depreme göre yaptığı belirtilerek, bu büyüklükte bir depremin başta halk sağlığı, ekonomi ve ruh sağlığına olan etkileri olmak üzere birçok etkisi olacağı vurgulandı.

Raporda, depremin halk sağlığı üzerindeki etkisine değinilerek, mevcut binaların yüzde 2’sinin yıkılması ve yüzde 17’sinin orta ila ağır hasar görmesi durumunda insanlar üzerinde beklenen etkisinin yapılan çalışmalara göre 12.000-15.000 hafif yaralanma, 7 bin 500 ağır yaralanma ve yaklaşık 40 bin hastanede tedavi şeklinde olacağı ifade edildi.

Buna göre, nüfusun yüzde 99’dan fazlasının hayatta kalacağı ve barınma ve gıda gibi temel ihtiyaçlara odaklanılacağına dikkat çekilen raporda, “Yaklaşık 2 milyon insanın acil barınma ihtiyacı olacak ve bundan daha fazla sayıda insan, yaşadıkları bölgeye bağlı olarak, önlem amaçlı gece dışarıda yatmayı tercih edebilecektir. Bu rakamlar, pozitif yöndeki tahminler olup diğer senaryolarda beklenen insan etkisi daha büyüktür” denildi.

Ekonomi Üzerindeki Makro Etkisi Tahmin Edilemiyor

Raporda, İstanbul depreminin ekonomi üzerindeki etkisine de detaylı yer verilerek, şu tespitler yapıldı:

“Ülkenin GSYİH’sinin üçte birini, ulusal sanayi üretiminin yüzde 40’ını, vergi gelirlerinin yüzde 46’sını ve ihracatın yarısını oluşturan İstanbul, ekonominin kalbidir. 5.000 km’lik bir periferdeki en büyük şehir olarak, canlı bir ekonomik transit üssüdür. Yakın zamanda yapılan çalışmalara göre, ticari alanların, sanayi ve üretim tesislerinin ve konaklama tesislerinin yüzde 60’ı ve eğitim ve kültür kurumlarının, sağlık ve spor tesislerinin yüzde 50’ye yakını, deprem riski yüksek alanlarda bulunmaktadır. Tahmini ekonomik etki, zarar ve kayıpların eklenmesine ve depremin zamanı ve tam yeri gibi faktörlere bağlı olarak 25 ila 300 milyar dolar arasında değişiklik göstermektedir. Depremin Türkiye ekonomisi ve küresel ekonomi üzerindeki makro etkisi bilinmediği gibi, sektörel seviyede etki tahmini de yapılamamaktadır.”

Sigorta Sektörüne Etkileri

Raporda, sigorta ve finans sektörüne de değinildi. “Risk algısının, sektörün, İstanbul Depremi senaryosuna göre, sağlık ve ruh sağlığı açısından ciddi bir etki beklediğini, ancak 2008 krizinin ekonomik etkisinin daha büyük olduğu yönünde tahminde bulunduğunu göstermektedir” denilen raporda, şu tespitler yapıldı:

“Buna göre sektör, depreme daha iyi hazırlanmak için ekonomik kriz döneminin çıktıları olan iyi uygulamalardan yararlanabilir. Mevcut bilgi düzeyi, İstanbul Depremi senaryosundan sağlanan bilgilerin sağlık ve ruh sağlığına olan etkiler değil de ekonomik etkinin değerlendirilmesi için yeterli seviyede olduğunu göstermektedir. Sektör tüm alanlarda daha fazla bilgiye ihtiyaç duyulduğunu ifade etmiştir.”

Sigorta Sektörünün Öncelikleri

Raporda, deprem krizine ilişkin kapasitelerini güçlendirmek için sektörün öncelikleri şöyle sıralandı:

  • Can güvenliği açısından, temel ihtiyaçlara yönelik yardım sağlanması için hazırlıklı olunması.
  • İş sürekliliği açısından, depremden önce sektör seviyesinde risk ve kapasite değerlendirmesi yapılması ve depremden sonra kriz yönetimi rehberinin paylaşılması.
  • Toparlanma açısından, depremin sektöre olan etkisinin değerlendirilmesi ve kamu kurumları ile birlikte sektöre özel toparlanma stratejilerinin geliştirilmesi.