İşte, 2030’da sigortacılıkta başarılı olmanın formülü

Sigortacıların, 2030’da başarılı olmak için belirli roller üstlenmesi ve ihtiyaç duydukları teknik yetenekleri güvence altına almak adına vakit kaybetmeden harekete geçmesi gerekiyor. McKinsey&Company, ‘Teknoloji odaklı sigortacılar: 2030’da nasıl başarılı olunur?’ başlıklı çalışmasında sigortacılık sektörünün 2030 yılına ilişkin öngörülerini paylaştı.

Sigortacılık işletim modelleri köklü bir değişimin eşiğinde. Sigortacıların, 2030’da başarılı olmak için belirli roller üstlenmesi ve ihtiyaç duydukları teknik yetenekleri güvence altına almak adına vakit kaybetmeden harekete geçmesi gerekiyor. McKinsey&Company, sektör için bu değişimin aciliyetini açık bir şekilde ortaya koyuyor. McKinsey uzmanları, daha sofistike BT yeteneklerine sahip sigortacıların; çeviklik, büyüme ve maliyet oranları açısından açık avantaja sahip olduğunu belirtiyor ve artan dijital teklif taleplerini daha iyi karşılayabildiklerinin altını çiziyor.

PayPal ve N26 gibi dijital oyuncuların, bireysel bankacılıktaki etkileri örnek gösterilerek sigortacılık sektöründe 2030 yılına ilişkin öngörülerin paylaşıldığı makalede; McKinsey uzmanları, sigortacıların geleneksel işletim modellerini uyarlamak adına atabilecekleri adımlara odaklanıyor. Bu süreçte, sigortacıların; kullandıkları teknolojilerden yapılandırma süreçlerine ve çalışanlarına kadar tüm operasyonlarını her yönüyle yeniden ele almaları gerektiğine vurgu yapılıyor.

Geleneksel İşletim Modellerini Uyarlamak Zorundalar

McKinsey&Company’nin, sigorta şirketlerinin 2030 yılına hazır olmaları için önerileri şöyle:

Sigortacılıkta artan bir değişim geçmişinin ardından, şirketler geleneksel işletim modellerini uyarlamak için mutlak bir zorunlulukla karşı karşıya.  2030’da başarılı olmak, sigortacıların nerelerde başarılı olabileceklerini ve nerede ortaklıklar kurabileceklerini belirlemelerini ve gerisini başkalarına bırakmalarını gerektirecek. Tüm sigortacıların, teknoloji ve yapılarından süreçlerine ve çalışanlarına kadar nasıl çalıştıklarını her yönüyle yeniden düşünmeleri gerekecek.

Sigortacıların Faaliyet Modellerini Etkileyen Trendler

Müşteri talepleri önemli ölçüde değişmesi, klasik işletim modellerinin giderek daha fazla baskı altında olması, teknolojiye dayalı şirketlerin sigorta piyasasını şekillendirmesi (Örneğin Tesla, kendi risk taşıyıcısını piyasaya sürdü, Amazon, KOBİ sigorta ürününü ekledi, IKEA özel sigorta çözümleri modelleri oluşturdu, Google’ın kardeş şirketi Verily’nin sağlık sigortası yan kuruluşu Granular Insurance’ı başlatmak için Swiss Re ile ortaklık kurdu) gibi eğilimler; sigorta şirketlerinin işletim modellerinde çok daha radikal değişiklikler yapmalarını gerektirecek yeni bir pazar yaratıyor.

Üç Temel Değişiklik Göze Çarpıyor

Bu değişimlerin tam etkisi ancak 2030 veya sonrasında görülebilecek olsa da bugün şimdiden üç temel değişiklik göze çarpıyor.

Birincisi, müşteri erişimini temel alan ekosistemlerde ve platform işletmelerinde önemli bir artış var. Bu, bu tür ekosistemlerin merkezinde yer alan sigortacılar için yeni fırsatlar sunarken, diğerleri doğrudan müşteri erişimini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. İkincisi, kamu hizmetleri giderek daha fazla sağlanmakta. Son olarak, genellikle çok uzmanlaşmış ve çevik ve modern işletim modellerine sahip, yüksek düzeyde entegre olmuş yeni bir oyuncu türü pazara giriyor ve bu oyuncular ölçek kazanıyor.

Sigortacılar İçin Dört Rol

Sigorta endüstrisindeki sigortacılar ve diğer oyuncular için dört ana rol görüyoruz.

  1. Ekosistem Düzenleyici: Ekosistem toplayıcı, müşteri ilişkisinin sahibidir ve hizmet olarak mobilite ve etkinlik takibi gibi sigortanın ötesinde geniş bir ekosistem odaklı hizmetler yelpazesi sunar. Bu rol, halihazırda ortaklıklar kurabilen ve sürdürebilen sigortacılar içindir. Mevcut örnekler; Discovery, HUK Mobility, Ping An ve Pulse by Prudential’dır.
  2. B2B2C (İşletmeden İşletmeye-Müşteriye İş Modeli) Operatörü veya Ürün: Bu alandaki oyuncular, geniş ölçekte kapsamlı sigorta hizmetleri sunar. Bu model, büyük, dahili ölçekte verimlilikler veya pazar lideri dijitalleşme seviyeleri üzerine kurulu yüksek verimli bir işletim modeli çalıştıran sigortacılar için geçerlidir. Bu hizmetler, örneğin reasürörler ile hizmet ve teknoloji sağlayıcılar arasında bir ortak girişim yoluyla da sağlanabilir.
  3. Katma Değerli Hizmetlerin Etkinleştiricisi ve Sağlayıcısı: Etkinleştirici, katma değerli hizmetleri geniş ölçekte sağlar. Örnekler arasında çekirdek sistem sağlayıcıları (Guidewire ve msg global çözümleri gibi), büyük hizmet ve teknoloji sağlayıcıları (Cognizant, HCL ve Infosys gibi), bu alana giren sigortacılar (Syncier gibi) ve uzmanlar (örneğin satış veya ControlExpert gibi talepler).
  4. Müşteri İlişkileri Odaklı Sigortacı: Müşteri ilişkisinin tamamına sahip olmaya devam eden taşıyıcılar arasında, niş segmentlerde uzmanlaşmış oyuncular ile kendi ölçekleri ve tekniklerinden yararlanabilen az sayıda pazar lideri, büyük ölçekli oyuncu yer alır.  Bir ön koşul olarak, işletim modelleri son derece dijitalleştirilmiş, verimli ve çeviktir ve çoğu durumda yüksek düzeyde dikey entegrasyon gösterir.

Mevcut endüstri yapılarıyla karşılaştırıldığında, en büyük değişiklikler B2B2C, ürün sağlayıcı ve etkinleştirici rollerden gelecek ve bunlar aynı zamanda en çok büyümeyi umduğumuz gruplar. Bu rollerdeki şirketler, yeni iş modelleri sunabilir veya başkaları için dış hizmetler sunmak için yeni fırsatlardan yararlanabilir.

Boyuta Göre Fırsatlar

Sigortacılar artık hangi stratejik hamleleri izlemeleri gerektiğini kendilerine sormak zorundalar. Sigortacılar boyutlarına bağlı olarak seçeneklere sahiptirler.

Büyük Sigortacılar: Büyük sigortacılar, sektörler arası hizmetler sağlamak için ölçeklerini ve beceri avantajlarını geliştirerek iş modellerini genişletme fırsatlarına sahiptirler (Örneğin, Syncier). Veya B2B2C ortamlarında üreticiler (Örneğin, Swiss Re yan kuruluşu iptiQ veya Zurich’in bankasürans işbirliği). Bu modeli başarılı bir şekilde çalıştırmak için, ölçek avantajlarından etkin bir şekilde yararlanmak çok önemlidir. Özellikle sigortacılar, karmaşıklığı azaltmak için tekliflerini ve işletim modellerini modernize etmeyi düşünmelidir.

Küçük ve Orta Ölçekli Sigortacılar: Küçük ve orta ölçekli sigortacılar için stratejik seçenekler daha fazladır. Bu sigortacıların, açıkça ayırt edici bir yeteneğe sahip oldukları alanlarda büyük ölçekli sigortacılara benzer üretici veya kolaylaştırıcı olma fırsatları vardır. Yakın tarihli bir örnek, küçük bir müşteri tabanından başlayarak sektörler arası bir platform oluşturan Neodigital’dir. Ancak, bu fırsatlar normdan ziyade istisna olacaktır. Çoğu küçük ve orta ölçekli sigortacı, mevcut işletim modellerini gözden geçirmeli ve geleceğe hazır hale getirmelidir.

2030’da Başarılı Olmak İçin Ne Yapılmalı?

Sigortacılar, en uygun stratejik hamleleri belirledikten sonra, işletim modellerini 4 boyuta göre ayarlamalılar.

Teknoloji: Giderek teknoloji, sigortacıların kendilerini farklılaştırmaları için temel bir araçtır. Sigortacılar, teknoloji ayarlamalarını doğru yaparak diğer boyutlardaki değişiklikler için temel oluşturabilirler.

Organizasyon ve Lokasyon Yapıları: Örneğin, önde gelen bazı sigortacıların BT organizasyonları, geliştirme ekiplerini ürün merkezli bir organizasyona taşımaları işbirliğini ve çevikliği artırıyor.

Kolaylaştırılmış, Yüksek Düzeyde Otomatikleştirilmiş Süreçler: Birçok sigortacı, iş süreçlerini kolaylaştırmak için yenilikçi düşük kodlu çözümlerden yararlanır ve etkili performans yönetimi elde etmek için hedeflenen operasyonel kilit performans göstergeleri üzerinde otomatik raporlama kullanır.

İnsan Kaynakları: Önde gelen sigorta teknolojisi kuruluşları, mühendislik yeteneklerini geliştirir ve beceri havuzu oluşturur. Sürekli eğitim ve en son becerilerin geliştirilmesi yoluyla ekiplerini güçlendirirler. Ve en etkili sigortacılar, kurum içi ve kaynaklı yeteneklerin bir karışımından yararlanır.