spot_img
Çarşamba, Kasım 4, 2026

GÜNCEL HABERLER

Katılım Emeklilik’e uluslararası ödül

0
Katılım Emeklilik, büyüme performansı, yenilikçi ürün ve hizmet yaklaşımı ile üç uluslararası ödüle layık görüldü. Katılım Emeklilik, faizsiz bireysel emeklilik ve sigortacılık alanlarında geliştirdiği...

HDI Fibaemeklilik Türk Hava Yolları arasında BES işbirliği

0
HDI Fibaemeklilik ve Türk Hava Yolları iş birliği, Miles&Smiles üyelerine geleceğe yönelik birikimlerini seyahat avantajıyla birleştirme fırsatı sunuyor. Üyelere özel BES planına katılan müşteriler,...

Anadolu Sigorta Genel Müdürü Serkan Uğraş Kaygalak

0
Anadolu Sigorta’da Genel Müdürlük görevine Serkan Uğraş Kaygalak atandı. Kaygalak, gerekli yasal izinlerin alınmasının  ardından yeni görevine başlayacak. Orta Doğu Teknik Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun...

Unico, iş ortaklarıyla Peru ve Kolombiya’daydı

0
Unico Sigorta, kampanya döneminde başarılı performans sergileyen iş ortaklarını, 16-24 Ekim 2026 tarihleri arasında düzenlediği Peru ve Kolombiya seyahatinde bir araya getirdi. (BASIN BÜLTENİ) İş...

SEDDK’dan Unico Sigorta kararı

0
Unico Sigorta hakkında Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından 1 Ekim 2026 tarihinde tebliğ edilen karar kapsamında uygulanan tedbirler, Kurumun...

Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürlüğüne Sezgin Yılmaz atandı

0
Anadolu Hayat Emeklilik’te Genel Müdürlük görevine Sezgin Yılmaz atandı. Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcılığı görevini sürdüren ve Mart 2023’ten bu yana Anadolu Hayat...

Anadolu Sigorta’dan 9 ayda 11,1 milyar TL kâr

0
Anadolu Sigorta, 2026 9. ay sonunda da güçlü ve istikrarlı büyümesini sürdürerek geçen yılın aynı dönemine göre prim üretimini %16,9 oranında artırırken, 11,1 milyar...

Anadolu Hayat Emeklilik’in aktif büyüklüğü 508 milyar TL

0
2026 yılı üçüncü çeyreğine ait finansal sonuçlarını paylaşan Anadolu Hayat Emeklilik, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre aktif büyüklüğünü yüzde 35 oranında artırarak 508 milyar...

Quick Sigorta, KASKONOMİQ başarısını acenteleriyle kutladı

0
Quick Sigorta, yenilikçi kasko ürünü KASKONOMİQ’in satışlarında başarılı performans gösteren acentelerini, Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da düzenlediği özel bir gezide bir araya getirdi. 23-25 Ekim tarihleri...

AXA Türkiye Mobil yenilendi

0
AXA Türkiye, yenilenen mobil uygulamasını düzenlediği lansmanla tanıttı. Sigorta ve bireysel emeklilik işlemleri ile MyAXA Ayrıcalıklar Dünyası’nı tek platformda buluşturan uygulama, müşteri odaklı büyüme...
Genelİşte, İzmir depreminin değerlendirme raporu

İşte, İzmir depreminin değerlendirme raporu

İTÜ’lü akademisyenler İzmir Depremi’ne ilişkin saha raporunu açıkladı. Rapora göre, müteahhitlik ve yapı denetim sistemlerinin süratle gözden geçirilerek iyileştirilmesi, en ucuz olanın değil, güvenli ve kaliteli hizmetin talep edilmesi gerektiği belirtiliyor. Ayrıca, konut ve işyeri binalarının inşasında yetkin kuruluşların tercih edilmesi, bina kiralamada ve satın alımında sigorta şirketleri ve müşavirlik firmalarının devreye sokularak, bina güvenliğinin sorgulanması gerektiği vurgulanıyor.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), 30 Ekim 2020 günü saat 14.51’de gerçekleşen ve merkez üssü Ege Denizi’ndeki Sisam Adası’nın 8 km kuzeyi olan depremin ardından, saha çalışmalarına yönelik bir değerlendirme raporu hazırladı.

İzmir’de yaşanan depremin ardından, İTÜ Rektörlüğü’nün görevlendirdiği Prof. Dr. Ali Deniz, Prof. Dr. Ercan Yüksel, Prof. Dr. Oğuz Cem Çelik ve Prof. Dr. Ziyadin Çakır 31.10.2020 ve 01.11.2020 tarihlerinde İzmir’de öninceleme yaparak yapısal hasarların ve göçmelerin nedenlerini yerinde değerlendirdiler. İnceleme sonrasında, İTÜ öğretim üyelerinden Prof. Dr. Cenk Yaltırak, Prof. Dr. Elif Serter, Doç. Dr. Hasan Yıldırım ile Dr. Ahmet Güllü’nün katkılarıyla “30 Ekim 2020, İzmir Depremi Değerlendirme Raporu”nu hazırladılar.

Raporda; bölgede yaşanan depremi derinlemesine ele alan teknik bulguların yanı sıra, binalarda oluşan göçme ve hasarların nedenlerine ilişkin gözlemler, tespitler ve öneriler de yer alıyor.

Sigorta Şirketleri Devreye Sokulmalı

Raporda öne çıkan başlıklar şöyle: Sürekli güncellenen deprem yönetmeliklerimiz her dönemde yeterli olmuştur. Yaşanan sorunların kaynağında çok defa sahadaki üretimin kontrolsüz ve yetersiz olması yatmaktadır. Müteahhitlik ve yapı denetim sistemlerinin süratle gözden geçirilerek iyileştirilmesi; en ucuz olanın değil, güvenli ve kaliteli hizmetin talep edilmesi gerekmektedir. Konut ve işyeri binalarının inşasında yetkin kuruluşların tercih edilmesi; bina kiralamada ve satın alımında sigorta şirketleri ve müşavirlik firmaları devreye sokularak, bina güvenliğinin sorgulanması sağlanmalıdır.

Tasarım, şantiye ve yapı denetim mühendislerinin meslek içi eğitimlerle sürekli güncel tutulması, usta ve kalfalar için uygulamalı eğitim programları düzenlenmesi çok önemlidir.

Sisam Adası’nın kuzeyinde denizde kırılan fay, Bayraklı başta olmak üzere İzmir’de önemli hasarlar oluştururken, şehrin altından veya daha yakınından geçen fayların kırılması çok daha büyük kayıplara neden olabilecektir.

İzmir Depremi’nin Düşündürdükleri

Bu deprem bize bir kez daha göstermiştir ki, bina stokumuzun önemli bölümünün  deprem güvenliği yetersizdir. Özellikle büyük şehirlerde yoğun nüfusun yaşadığı beş-altı katlı “gecekondu apartmanlar” yüksek risk taşımaktadır. Büyük can kayıpları yaşamamak için, ülkemizde ve özellikle megakent İstanbul’da mevcut binaların deprem güvenliklerinin hızlı değerlendirme yöntemleriyle süratle belirlenmesi, ucuz ve kolay uygulanabilir güçlendirme yöntemleri kullanılarak zaman kaybetmeden güçlendirilmesi hayati önem taşımaktadır.

Yaşanan bu depremin olası İstanbul depremiyle doğrudan ilişkisi olmasa da, bu büyüklükteki depremlerle her an karşılaşabileceğimizi unutmamamız ve deprem zararlarının azaltılması çalışmalarını hızlandırmamız gerekmektedir.

Mevcut Binaların Performansı

Raporda, mevcut binaların deprem performansları da değerlendiriliyor. Raporda, bu konuda da şu görüşlere yer veriliyor:

Yapıların deprem etkisindeki güvenlik düzeyi yönetmelikler esas alınarak tasarımda öngörülen yüklere, yapımda gerçekleştirilen malzeme kalitesine, taşıyıcı sistemlerinin kurgusuna, proje ile üretilen yapının uyumuna, bölgenin depremselliğine, temel zemininin özelliklerine ve yapının yaşına çok bağlıdır.

Yapıların güvenlik düzeylerinde zamana bağlı değişiklikler olabilmektedir. Çeşitli zamanlarda ve düzeylerde yapılan olumlu/olumsuz müdahaleler, yönetmeliklerdeki değişiklikler (haritalar, deprem parametreleri, kurallar) ve kullanım farklılıkları genelde güvenlikte (aşırı güvenli yapılar dışında) azalmalara götürür.

Bu bağlamda az katlı ve orta yükseklikteki yapılar ile zamanla kat ilavesi görmüş yapılar en riskli yapı grubunu oluşturmaktadır. İşlev değişiklikleri bina önem katsayısında değişikliklere neden olduğundan, bu kapsamda değerlendirilmesi gereken önemli bir müdahale türü olarak görülmektedir. Örneğin konut olarak inşa edilmiş bir yapının kontrolsüz bir biçimde okul, dersane, yurt, hastane vb. amaçlı kullanımı tasarım aşamasında beklenen yapısal performansta düşüşlere neden olmaktadır.

Güvenlik Düzeyi Kestirilemeyen Pek Çok Yapı Var

Binalarda yapılan kontrolsüz tadilatlar en önemli müdahale türüdür; genelde kat-katlar eklenmesi biçiminde yapılmaktadır. Mevcut yapı stokunun önemli bir bölümünde gerekli önlemler alınmadan 1-3 kata ulaşan kat eklemelerinin olduğu çoğu zaman görülmektedir. Önceki imar afları genelde bu şekilde sonuçlanmıştır. Kat ilaveleri genelde kentlerin izinsiz gelişen bölgelerinde ve eski yerleşim bölgeleri ile merkezi iş alanları da görülmektedir. Düşey yüklerdeki artışa ek olarak deprem yükleri de artmakta, süneklik azalmakta, yapısal güvenlik düşey yüklerde bile sorunlu hale gelmektedir; deprem etkilerinde ise durum daha da olumsuzlaşmaktadır.

İzmir’de ve Türkiye genelindeki mevcut yapı stokunda bu şekilde güvenlik düzeyi kestirilemeyen pek çok yapı vardır.

Rıza Bey Apartmanı, Yağcıoğlu Sitesi ve Karagül Apartmanı

Hasarın yoğunlaştığı Bayraklı ilçesinde Rıza Bey Apartmanı, Yağcıoğlu Sitesi ve Karagül Apartmanı’nda kapsamlı incelemeler yapılmıştır. Bölgedeki yapı stoku genelde 8-9 katlı betonarme iskelet türü, ayrık düzende inşa edilmiş binalardan oluşmaktadır. Az sayıdaki binada toptan göçme olduğu gibi, inceleme alanında benzer özellikteki diğer binalarda yapısal olmayan duvar hasarlarından, ileri yapısal hasar düzeyine kadar olan seviyelerde hasar dağılımı izlenmiştir; kısmi göçmelere de rastlanmıştır. Göçen binaların olduğu bölgelerde daha az katlı (3-5 kat) mühendislik hizmeti görmüş ya da görmemiş binalarda ise bina dışında belirgin bir hasar oluşumu izlenmemiştir. Bunlar arasında çatı arası katı/katları, geçici statüde yapılan, ancak sonrasında kalıcı duruma dönüşen teras katlı yapılar da yer almaktadır.

Hasarların Olası Nedenleri

Yapılan incelemelerde çok katlı betonarme binalarda izlenen hasarların olası nedenleri aşağıda sıralanmıştır. Yapısal göçmeler genelde bu nedenlerden birinin ya da birkaçının birlikte olması sonucu ortaya çıkmaktadır.

  • Yetersiz malzeme özellikleri (betonarme betonu ve çelik donatı).
  • Donatı korozyonu.
  • Düzensiz taşıyıcı sistemler (plan ve kesitte düzensizlikler, burulma).
  • Bitişik düzendeki yapıların çarpışması (çekiçleme etkisi).
  • Sünek olmayan donatı detaylandırması, sargı etkisinin yetersizliği.
  • Kolon-kiriş birleşim bölgelerindeki sorunlar.
  • Yetersiz kesit boyutları.
  • Kısa kolonlar.
  • Kısa kirişler.
  • Yetersiz yatay rijitlik, esnek çerçeveli yapılar.
  • Yumuşak/zayıf katlar.
  • Mimari proje kaynaklı sorunlar.
  • Taşıyıcı olmayan bölme duvarlarının kaldırılması, düşeyde sürekliliklerin bozulması.
  • Yerel zemin koşullarının olumsuz etkisi.

İLGİLİ HABERLER