Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Serkan Uğraş Kaygalak, BES’teki son gelişmeler, getiriler ve devlet katkısındaki revizyon hakkında değerlendirmelerde bulundu. Sistemin olgunluk seviyesine ulaştığını ve eski büyüme hızını kaybettiğini belirten Kaygalak, BES’te yapısal reforma ihtiyaç olduğuna dikkat çekti.

Editör: AYTAÇ NALLAR
Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Serkan Uğraş Kaygalak, BES’te devlet katkısının yüzde 30’dan yüzde 20’ye düşürülmesi ile ilgili, “Sistemin hem katılımcı sayısı hem fon büyüklüğü hem de getiriler itibariyle geldiği olgunluk neticesinde; 30’dan, 20’ye düşüşü iki üç ay içerisinde kabulleneceğini ve normal işleyişine devam edeceğini düşünüyorum” dedi.
Serkan Uğraş Kaygalak, BES’teki son gelişmeler, getiriler ve devlet katkısındaki revizyon hakkında değerlendirmelerde bulundu. Kaygalak, sistemin özellikle katılımcı sayısı itibariyle belli bir olgunluğa eriştiğini belirterek, bunun yanında toplamda elde edilen fonların devlet katkısı ile beraber 2 trilyon TL’yi geçtiğini, bunun da GSYH’ın yüzde 2.9’una denk geldiğini, geçen sene ise bu oranın yüzde 2.6 olduğunu söyledi.
Fon büyüklüğünü menkul kıymet yatırım fonları ile kıyaslayan Kaygalak, “Oraya da baktığınızda yaklaşık yüzde 7.7, sistemden aldığı pay. Yani onun yarısına yakın bir seviyede emeklilik yatırım fonu var. Bir taraftan da emeklilik yatırım fonları da çeşitlilik itibariyle menkul kıymetli yatırım fonlarından çok da ayrışır durumda değil. Onlar da ciddi sayıda fon ihraç etmiş durumdalar” dedi.
ÇIKIŞI DEĞİL AMA YENİ GİRİŞİ ETKİLEYEBİLİR
Devlet katkısındaki düşüşün etkilerine değinen Serkan Uğraş Kaygalak, düşüşün iki üç ay içinde kabullenileceğini ve sistemin normal işleyişine devam edeceğini ifade ederek, şunları söyledi:
“Bir bocalama devresi olacaktır muhakkak, yeni girişle alakalı. Var olan katılımcıların çıkmasını gerektiren bir durum yok. Onlar yüzde 30’larını aldılar. Yüzde 20’ye düştü diye hak ettiklerinden vazgeçiyor olmanın da bir anlamı yok. Ben bunu çıkışı tetikleyecek bir faktör olarak görmüyorum. Ama yeni girişleri etkileyebilir. Bunu anlatabiliyor olmak perspektifinden baktığımızda, yani satış tarafından baktığımızda hadiseye; katılımcıya 30’dan 20’ye düştüğünü anlatabilmek biraz bocalama periyodu yaratacak. O da ilk çeyrekte ya da ikinci çeyrekte etkisini kaybeder diye düşünüyorum.”
SİSTEM ESKİ BÜYÜME HIZINI KAYBEDİYOR
Serkan Uğraş Kaygalak, 2025 yılında BES’e bir milyon yeni giriş olduğunu, bunun 600 bininin gönüllü tarafta, 400 bininin de Otomatik Katılım Sistemi tarafında gerçekleştiğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir milyon civarında katılımcı var. Sistem eski büyüme hızını yavaş yavaş kaybediyor. Toplamda da bugüne kadar 22 milyon katılımcı sisteme girmiş, bir kısmı çıkmış. 16 milyon da nette şu an katılımcı var. Sistem emeklilerini vermiş. Bu arada geçen senenin ilk çeyreğinde de benzeri bir sıkıntı yaşadık. Mart döneminde yaşanan hadiselerle ilgili, o dönem girişlerde yavaşlama oldu. Ama şu dönem yaşadığımız gibi ikinci yarıdan itibaren ciddi anlamda tekrar eski haline döndü.”
Kaygalak, “BES’in tek avantajı devlet katkısı mı” sorusunu da ise şöyle yanıtladı: “Dünyada da benzeri sistemler var. Her birinde de oranlar aslında yüzde 20-25 civarında. Herkes de yok ama belli ülkelerde var. Hatta İngiltere’de konut alımını destekleyen bir yapısı da var. Çok yüksek tutarlar değiller, hemen hemen aynı seviyedeler. Dolayısıyla bizim dünya standartlarına uygun bir yapımız var, onu belirteyim. Şöyle bir fark var sadece; orada çok olgunlaşmış bir sistem var. Biz belki o anlamda bugüne kadar yüksek tutarlarda sistemi destekliyorduk; geldiğimiz olgunluk itibariyle hala o seviyede miyiz, tartışılır.”
TES OLMADAN BES’İN OLGUNLAŞMASI ZOR
BES’te yapısal reforma ihtiyaç olduğuna da değinen Kaygalak, bu konuda da şu açıklamaları yaptı:
“Biz üçüncü seviye diyebileceğimiz bir savunma hattında ilerliyoruz, BES’te. Devletin emeklilik sistemi var, bir de işin içerisine; işverenin, devletin ve çalışanın girdiği bir ara kademe olması gerekiyor. Bir de BES dediğimiz, en son savunma hattı diyebileceğimiz, daha çok bireyi ilgilendiren bir emeklilik sistemi var. Şimdi bu üç savunma hattını kurmadan aslında gerçekten bu işin olgunlaştığını söyleyemeyiz. Bizim ara kadememiz, yani OKS dediğimiz ikinci kademe bu anlamda biraz aksak. Zorunlu olması gerekiyor. Tamamlayıcı emeklilik sistemi (TES), diye konuştuğumuz, gündemde olan konu var. Heyecanla bekliyoruz. Bu tesis edilmeden gönüllü BES’in kendisinin de olgunlaşması aslında zor. OKS’nin, TES’e dönüşmesi lazım. Ondan sonra biz gönüllü BES’in gerçekten faydalarını göreceğiz. Bunlar uzun vadeli işler. Biz ise kısa vadeli düşünüyoruz.”














