spot_img
Cuma, Ekim 2, 2026

GÜNCEL HABERLER

Almanya uzun süreli bakım sigortası reformunu onayladı

0
Almanya'nın sosyal güvenlik sisteminin bir parçası olan uzun dönem bakım sigortası büyük bir açık veriyor ve yaşlıların nüfusun giderek artan bir bölümünü oluşturmasıyla maliyetlerin...

Anadolu Sigorta, CHRO Summit’te geleceğin çalışma dünyasını değerlendirdi

0
CHRO Summit 2026 insan kaynakları ve iş dünyasının lider isimlerini bir araya getirdi. ‘En Etkin 50 CHRO’ arasında yer alan ve ödüle layık görülen...

AXA Türkiye, T-Rupt’tan deprem risklerinin modellenmesine yönelik iş birliği

0
AXA Türkiye ve T-Rupt, ülkemizde deprem risklerinin daha etkin değerlendirilmesi ve risk yönetimi süreçlerinin geliştirilmesi amacıyla önemli bir iş birliğine imza attı. Bu kapsamda,...

HDI Sigorta, milli tenisçi Zeynep Sönmez’in sponsorluğunu üstlendi

0
HDI Sigorta, Türk tenisini uluslararası alanda başarıyla temsil eden milli tenisçi Zeynep Sönmez’in üç yıl boyunca ana sponsorluğunu üstlendi. Anlaşma kapsamında ilk kez ‘Profesyonel...

İLKSAN üyelerinin sağlık güvencesi Unico Sigorta’ya emanet

0
İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı (İLKSAN), 298 bin üyesi için Unico Sigorta ile Grup Tamamlayıcı Sağlık Sigortası anlaşması yaptı. 23 Eylül’de düzenlenen...

Katılım Emeklilik Erken BES maskotu BESTİ’yi tanıttı

0
18 yaş altı BES’te önde gelen kuruluşlardan biri olan Katılım Emeklilik, daha fazla çocuk ve genci erken yaşta BES ile tanıştırmak amacıyla iletişim stratejisine...

Türkiye Sigorta 5 sezondur basketbolun yanında

0
Türkiye Sigorta, yeni sezonda da Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi ve Türkiye Sigorta Türkiye Basketbol Ligi isim sponsorluklarını sürdürerek Türk basketboluna desteğine devam ediyor....

27. HDI Sigorta Sadri Alışık Ödülleri sahiplerini buldu

0
Tiyatro ve sinema dünyasının farklı kuşaklarını 27’nci kez aynı sahnede buluşturan HDI Sigorta Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri, Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen...

Anadolu Sigorta’dan, net sıfır hedefi için güneş enerjisine yatırım

0
Sürdürülebilirliği iş yapış biçiminin ve uzun vadeli değer yaratma anlayışının önemli bir parçası olarak gören Anadolu Sigorta, çevresel etkisini azaltmaya yönelik çalışmalarına yeni bir...

AXA Sigorta’dan Genç Para Sporculara destek

0
AXA Sigorta ile Türkiye Milli Paralimpik Komitesi, genç para sporcuların yetiştirilmesine yönelik üç yıl sürecek değerler ortaklığı başlattı. Bu kapsamda, Los Angeles 2028 Paralimpik...
ManşetKilimci ve Karadağ piyasalardaki gelişmeleri değerlendirdi

Kilimci ve Karadağ piyasalardaki gelişmeleri değerlendirdi

Özyeğin Üniversitesi Finans Mühendisliği Merkezi Koordinatörü ve Merkez Bankası eski Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci ve Quick Finans Genel Müdürü Nihat Karadağ, ekonomide ve finans piyasalarındaki son gelişmeleri değerlendirerek, uygulanan ekonomi programının piyasalardaki yansımalarını anlattı.

Özyeğin Üniversitesi Finans Mühendisliği Merkezi Koordinatörü ve Merkez Bankası eski Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci ve Quick Finans Genel Müdürü Nihat Karadağ, ekonomide ve finans piyasalarındaki son gelişmeleri değerlendirdi. Kilimci, uygulanan ekonomik program sayesinde beklenen yabancı yatırımcı ilgisinin portföy girişi şekilde görülmeye başlandığını belirterek, TL’de reel bir değerlenmenin görüleceği bir döneme girildiğini dikkat çekti. Karadağ, ise kredi kartlarında kısıtlamaya gidilmesi gerektiğini ve finansman şirketlerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

YABANCI İLGİSİ GÖRÜLMEYE BAŞLANDI

Özyeğin Üniversitesi Finans Mühendisliği Merkezi Koordinatörü ve Merkez Bankası eski Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci, finansal piyasalarda beklenen yabancı yatırımcı ilgisinin portföy girişi şeklinde görülmeye başlandığını belirterek, “Sekiz, dokuz haftadır sermaye piyasalarına ve para piyasalarına yabancı ilgisi görülmeye başlandı. Yabancı girişinin 15 milyar dolarlara ulaştığını tahmin ediyoruz. Bunun yüzde 60’ı tahvil piyasası, yüzde 40’ı hisse piyasası şeklinde görüyoruz. Özellikle yabancı yatırımcının Türkiye riski alma konusundaki iştahının artışı da pasif fonlar üzerinden, yani Türkiye’nin de içinde olduğu endeks fonlarında yatırımların borsaya yönelmesini sağlıyor” dedi.

Yabancı yatırımcının Türkiye olan ilgisinin özellikle tahvil piyasalarında çok azaldığını, yaklaşık 1 milyar dolar seviyelerine düştüğünü ifade eden Kilimci, “Son girişlerle beraber bunun 7 milyar dolar seviyelerine çıktığını görüyoruz. Bu nereye kadar gidebilir? Bizim geçmişte 70 milyar dolara kadar çıkmış bir yabancı yatırımcı portföyü vardı. Yani bulunduğumuz yer, gideceğimiz yer açısından baktığımızda çok büyük bir potansiyel” şeklinde konuştu.

ENFLASYON DÜŞÜŞÜ FİYATLANIYOR

Erkan Kilimci, yabancının Türkiye olan ilgisinin TL tercihlerini arttırdığına da değinerek, şunları söyledi: “TL cinsinden varlıkların değer artışına yönelik bir görüşle giriş yapan bu finansal yatırımcılar, aslında bizim arzu ettiğimiz doğru fiyatlamanın da kaynağını oluşturmaya başlıyorlar. Biz tabii çok fazla yabancı yatırımcı konuşuyoruz ama asıl Türkiye piyasasında, TL piyasalarında en büyük oyuncu, yurtiçi yerleşikler. Ama yurtiçi yerleşiklerin de izlenen politikaların gerekli güveni verdiği ve onayı aldığını, uluslararası yatırımlara, uluslararası portföy girişlerine bakarak teyit ettiğini biliyoruz. Hızlı bir şekilde TL’ye erişebilmek için Türk bankalarıyla yapılan kur takası işlemleri var. Bunlar niçin özellikle önem taşıyor? Çünkü Türk lirasındaki varlıkların değer artışında önemli miktarda önümüzdeki dönem enflasyon düşüşünün fiyatlanması var.”

Kilimci, TL’de reel bir değerlenmenin görüleceği bir döneme girildiğine de dikkat çekerek, “Yaza giriyoruz. Turizm gelirlerinde artış olacak. Gıda fiyatlarında artık tarladan üretim olduğu için daha düşük bir artış göreceğiz. Bunların hepsi de Türk lirasının istikrarlı bir dönemde devam edeceğini gösteriyor. Yani önümüzdeki sonbahara kadar TL’nin reel olarak değerlenmeye devam ettiği bir dönemi görüyor olacağız” dedi.

KREDİ KARTLARINDA DÜZENLEME GEREKİYOR

Quick Finans Genel Müdürü Nihat Karadağ, iç talebi daraltmak için kredi daraltılmasına yönelik bir politika izlendiğine değinerek, kredi arzının piyasada dolaşan paranın kaynağı olarak görüldüğünü, daraltılması suretiyle iç talebin finansal varlıkları daraltacağı, bu şekilde büyümenin kısıtlanacağı yönünde bir politika izlendiğini söyledi. Bu politikalar uygulanırken üç temel soruna dikkat çeken Karadağ, “Hem sınai ve ticari faaliyetlerin aksatılmadan yürütülmesi, istikrarlı bir büyümenin korunması ve istihdam ve sosyal refahın zarar görmemesi” dedi.

Uygulanan kur ve faiz politikasının uzun dönemde sonuç verdiğini, aynı zamanda da dış kaynak girişi sağladığını ifade eden Karadağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kredi talebinin daraltılması ise hemen sonuç verebiliyor. Burada iki temel finansal araca dikkat çekmek istiyorum. Biri, kredi kartları. Kredi kartlarında 2 trilyona yakın bir hacim var. Bunun yanında taşıt kredileri de çok popüler. Taşıt kredilerine baktığımızda kredi kartı hacminin yanında 283 milyar liralık bir kredi hacmi var ve kredi kartları hacminin sadece yüzde 20’sini oluşturuyor. Diğer taraftan bir yıl öncesine göre büyüme hızlarına baktığımızda kredi kartlarında yüzde 93 büyüme var. Taşıt kredilerinde ise yüzde 42 büyüme var. Kredi kartlarında çok daha düşük faizle fonlama olduğunu görüyoruz. Bu da talebi teşvik ediyor. Uzun zamandır kredi kartlarına kısıtlama getirilmesi yönünde beklenti var ama bir türlü düzenleme yapılmıyor. En son Garanti BBVA Genel Müdürü bir açıklama yapmıştı, o da bu konuyu gündeme getirdi. Ben de bunu tekrar vurgulamak istiyorum.”

FİNANSMAN ŞİRKETLERİ EMNİYET SUPABI

Karadağ, piyasa dinamikleri açısından taşıt kredilerinin önemine de dikkat çekerek, burada da finansman şirketlerine iş düştüğünü söyledi. Finansman şirketlerinin bir emniyet supabı olarak değerlendirilebileceğini kaydeden Karadağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Geçmişte kullandırılan kredilerin hep farklı alanlara gitmesi, bunun dövize kayması veya gayrimenkule kayması, bu şekilde verimsiz alanlarda kullanılması, talebi arttırması gibi konuları tartışıyorduk. Finansman şirketleri kredileri nakit olarak vermezler, satıcıya verirler, doğrudan bir mala verirler; yani ticareti finanse ederler. Onun için finansman şirketlerinin faaliyetleri çok önemlidir. Ama Türkiye’de baktığımızda, finansman şirketleri maalesef finansal sektörün sadece yüzde 2’sini karşılıyor. Banka dışı finans kurumlarını toplasak yüzde 6’lara ancak ulaşabiliyoruz. Dünyada banka dışı finans kurumların payı finansal sektörde yüzde 41’lerde. GSMH sıralamasında dünyanın ilk 20’sine giriyoruz, ama finansal varlıklar arasında karşılaştırma yaptığımızda dünyada 35’inci sıradayız. Kişi başına düşen finansal varlık açısında bir karşılaştırma yaptığımızda da 47’inci sıraya düşüyoruz. Demek ki bu sektörün geliştirilmesi gerekiyor. Şu anda maalesef ülkede finansal sektörde tek ve yegane hakim, bankalardır. Ne zaman finansal krizler olduysa oralarda finansman şirketleri gelişmiştir, bizde de öyle olmuştur.”

İLGİLİ HABERLER