SEDDK Başkanı Davut Menteş, yeni açıklanan OVP’nin, kamu kurumlarının bütçe, mevzuat, karar alma ve uygulama süreçlerine yön veren temel politika belgesi niteliğinde olduğunu belirterek, OVP’de sigorta ve özel emeklilik sistemine ilişkin başlıkların kapsamlı şekilde ele alınmasını son derece önemli bulduklarını söyledi.

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkanı Davut Menteş, yeni açıklanan Orta Vadeli Program’da; afet risklerinin daha geniş bir sigorta koruması altına alınması, emeklilik sisteminin katılımcıların ihtiyaçlarına göre geliştirilmesi, yatırım fonlu hayat sigortalarının yaygınlaştırılması, KOBİ’lerin ticari alacak risklerinin azaltılması ve finansman erişimlerine katkı sağlanması yönünde somut hedefler ortaya konulduğunu söyledi.
Program’ın kamu kurumlarının bütçe, mevzuat, karar alma ve uygulama süreçlerine yön veren temel politika belgesi niteliğinde olduğuna dikkati çeken Menteş, OVP’de sigorta ve özel emeklilik sistemine ilişkin başlıkların kapsamlı şekilde ele alınmasını son derece önemli bulduklarını söyledi.
Davut Menteş, 2027-2029 dönemini kapsayan OVP ile ilgili Anadolu Ajansı’nı açıklamalar yaptı. AA’nın internet sitesinde yer alan habere göre, Menteş, OVP’deki en önemli sigortacılık başlıklarından birinin zorunlu afet sigortası mekanizmasının geliştirilmesi olduğunu, mevcut Zorunlu Deprem Sigortası’nın deprem riskine karşı temel bir güvence sağladığını söyledi.
Yeni dönemde bu yapıyı, orman yangınlarından sel baskınlarına kadar her türlü afeti kapsayacak şekilde Zorunlu Afet Sigortası’na dönüştürmeyi hedeflediklerini anlatan Menteş, “Kanun düzeyinde gerçekleştirilecek bu değişiklikle vatandaşlarımızın afetlere karşı sahip olduğu sigorta koruması genişletilecek ve afet risklerinin daha bütüncül bir sistem içerisinde yönetilmesi sağlanacaktır” dedi.
Menteş, Zorunlu Afet Sigortası’nın yalnızca teminat kapsamının genişletilmesi anlamına gelmediğini, yeni sistemde afet sigortasına ilişkin beyan ve ödemelerin etkin şekilde takip edilmesine yönelik mekanizmaların da güçlendirileceğini bildirdi.
Afetlerin neden olduğu mali kayıpların sigorta ve reasürans sistemi içerisinde daha geniş bir tabana yayılmasının önemine işaret eden Menteş, “Afet sonrasında ortaya çıkan ekonomik yükün vatandaşlarımız veya kamu kaynakları üzerinde kalmamasını, Zorunlu Afet Sigortası ile riskin önceden paylaşılmasını, sigorta koruma açığının azaltılmasını ve afet sonrası toparlanma kapasitesinin güçlendirilmesini amaçlıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
BES’TE HAYAT STRATEJİSİ ODAKLI YENİ YAPI
Menteş, OVP kapsamında BES’e yönelik önemli adımların hayata geçirilmesine ilişkin olarak, şunları söyledi: “OKS’de herhangi bir fon tercihinde bulunmayan katılımcıların birikimlerinin yönlendirildiği standart fon emeklilik fonu uygulamasının yerine hayat stratejisi odaklı yeni bir yapı kurgulandı. Gönüllü BES tarafından yer alan fonların Bireysel Emeklilik Fon Alım Satım Platformu (BEFAS) üzerinden otomatik katılım tarafında da sunulması yoluyla fon çeşitliliğinin artırılması hedeflendi. Böylece katılımcılar birikimlerini kendi risk algıları, tercihleri ve emeklilik hedefleri doğrultusunda daha geniş bir fon seçeneği içerisinde değerlendirebilecek.
Menteş, başta giriş aidatı olmak üzere kesintilerin de yeniden ele alındığına dikkati çekerek, “Giriş aidatları ve kesintiler daha sade ve anlaşılır hale getirilecek. Amacımız, katılımcıların sistemin işleyişini ve mali koşullarını kolaylıkla anlayabildiği, tercihlerini daha bilinçli yapabildiği ve uzun süre sistemde kalabildiği bir yapı oluşturmaktır” dedi.
Menteş, yapılacak düzenlemelerle sistemin cazibesinin, katılımcı sayısının ve fon büyüklüğünün artırılmasının ve sistemin devamlılığının hedeflendiğini kaydetti.
YATIRIM FONLU HAYAT SİGORTALARI
Davut Menteş, OVP’de yatırım fonlu ve birikimli hayat sigortalarının yaygınlaştırılmasına da yer verildiğini hatırlatarak, yatırım fonlu ve birikimli hayat sigortalarının sigorta güvencesi ile uzun vadeli yatırım ve birikim imkanını aynı ürün içerisinde buluşturduğunu söyledi.
Söz konusu ürünlerin vatandaşlara hayatın beklenmedik risklerine karşı güvence sağlarken birikimlerini farklı yatırım seçeneklerinde değerlendirme imkanı da sunduğunu dile getiren Menteş, “Yatırım fonlu ve birikimli hayat sigortalarının vatandaşlarımız açısından daha anlaşılır ve erişilebilir hale getirilmesini önemsiyoruz. Ürün çeşitliliğini geliştirerek bu sigortaların toplumun daha geniş kesimleri tarafından kullanılmasını hedefliyoruz. Bu ürünlerin yaygınlaşması, vatandaşlarımızın uzun vadeli mali güvencesini desteklerken ülkemizin tasarruf kapasitesinin artırılmasına da katkı sağlayacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Menteş, yatırım fonlu ve birikimli hayat sigortalarının gelişmesinin sigorta sektöründeki ürün çeşitliliğini artıracağını belirterek, bu sigortaların uzun vadeli birikimlerin ekonomik sisteme kazandırılmasını destekleyeceğini, hayat sigortalarının toplam sigortacılık sektörü içindeki payının yükselmesine katkıda bulunacağını sözlerine ekledi.
DEVLET DESTEKLİ ALACAK SİGORTASINDA DEĞİŞİKLİK
OVP’de Devlet Destekli Alacak Sigortası uygulamasının etkinliğinin artırılmasına yönelik hedefe yer verildiğinin altını çizen Menteş, sistemin KOBİ’lerin vadeli satışlarından kaynaklanan tahsilat risklerini karşılamak ve finansman sürecinde karşı güvence sağlamak amacını taşıdığını dile getirdi.
Menteş, KOBİ’lerin tahsilat güvencesinin ticari faaliyetlerinin sürdürülebilirliğini doğrudan etkileyen bir faktör olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Devlet Destekli Alacak Sigortası ürününü KOBİ’ler için tahsilat güvencesi ve finansmana erişim aracı olarak yeniden tasarlıyoruz. Böylece ekonomimizde çok önemli bir yere sahip olan KOBİ’lerimize finansal risklere karşı güvence ve finansmana erişim imkanları ile güvenli ve istikrarlı büyüme zemini oluşturulması hedeflenmektedir. Bu hedef doğrultusunda ürüne işlerlik kazandırılmasına yönelik gerekli değişikliklere gidilecektir. Bu kapsamda mevzuatta sadeleşme, uygulamada kolaylık, tazminat sürecinde hızlı ödeme ve kredi tarafında karşı güvence olarak kullanılması gibi iyileştirmelerle daha çok KOBİ’nin sistemden faydalanması ve böylece KOBİ’lerin sürdürülebilir büyümelerinin desteklenmesi amaçlanmaktadır.”














