TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı, özel sağlık sigortalarındaki yeni uygulamaları ve fiyatları değerlendirdi. Obalı, sağlık sigortasında yeni dönemle birlikte sigorta yaptıracaklara tavsiyelerde de bulundu.

Editör: AYTAÇ NALLAR
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Genel Sekreteri Özgür Obalı, sağlık sigortalarında, düşen enflasyon ortamında önümüzdeki yıllarda çok daha makul fiyat artışları, daha ulaşılabilir sigorta primlerinin görüleceğini söyledi. Obalı, 1 Ocak 2026 yılında uygulamaya giren özel sağlık sigortalarındaki yeni uygulamaları ve tüketiciler tarafından sıklıkla şikayet edilen sağlık sigortasındaki fiyat artışlarına yönelik değerlendirmelerde bulundu.
Fiyat artışlarının nedenlerini iyi irdelemek gerektiğini belirten Obalı, “Bizim sonuçta verdiğimiz teminat karşılığında var olan hasarları karşılama mükellefiyetimiz var ve bunun için de yıllık bir yükümlülüğe giriyoruz. Bazı poliçelerde daha da uzun vadeli. Sizle bugün el sıkıştığımız prim tutarı üzerinden yıl boyunca bize göndereceğiniz tüm hasarları çerçeve sözleşme kapsamında karşılamakla mükellefiz” dedi.
FİYATLAR MAKUL SEVİYEYE GELECEK
Sigorta şirketlerinin yüksek enflasyon ortamında öngörülebilir ve sürdürülebilir faaliyet ortaya koyabilmek için biraz daha marjlı fiyatlama yapabildiğine değinen Obalı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunun en önemli nedeni de hizmet aldığımız kurumların bize şarj ettiği rakamlar; doktor, muayene ücretleri, ilaç giderleri, hastane masrafları gibi. Sağlık poliçelerindeki fiyat artışında, sağlık enflasyonu çok önemli bir etmen. Ama ben düşen enflasyonla beraber sigorta şirketlerinin maliyetleri daha öngörülebilir perspektiften hesaplayabileceğini ve bu artış oranlarının daha makul seviyelere inebileceğini düşünüyorum. Tabi bu aynı fiyatlama perspektifiyle geçerli. Doktor ücretleri enflasyona paralel daha az artacak, ilaç fiyatları daha az artacak; bu da öngörülebilir yıllık planlama veya hesaplama getirecek. Bunlar öngörülebilir marjlarda kaldığı ölçüde primlere yansıması da çok daha makul olacaktır.”
BİR DE ARTAN REKABET VAR
Özgür Obalı, düşen enflasyona bağlı olarak gelecek yıllarda daha makul fiyat artışları görüleceğini, sigorta primlerinin daha ulaşılabilir olacağını da belirterek, “Bir de artan rekabet diye bir kavram da var, onu da ortaya koymak lazım. Mesela bu sene kaskoda gördük. İnanılmaz bir rekabetle kasko fiyatları trafik sigortası fiyatlarının çok daha altında artış oranlarıyla gerçekleşti. Bunun en önemli nedeni orada bir öngörülebilirlik var. Trafikte niye bu olamıyor? Çünkü trafikte çok uzun vadeli maliyetleri mutlaka hesaplamanın içerisine katmak zorundasınız. Uzun kuyruklu bir iş. Sağlık sigortası da benzer perspektifte. Bize yansıyan maliyetleri öngörülebilir kıldığımız sürece bu rakamların aşağıda olacağını düşünüyoruz” şeklinde konuştu.
FARKLI POLİÇELERİ KARŞILAŞTIRIN
Özgür Obalı, sağlık sigortasında yeni dönemle birlikte sigorta yaptıracaklara tavsiyelerde de bulundu. Obalı, bu konuda şunları söyledi:
“Özellikle sağlık sigortası alırken neye ihtiyacımız olduğunu çok iyi belirlemek lazım. Yatarak tedavi mi bizim için önemli, ayakta tedavi mi? İhtiyacımız olmayan teminatları sigorta poliçelerinden dışarıda bırakmak önemli. Bir de network. Yani çok böyle beş yıldızlı otel lüksünde bir hastanede hizmet almak mı istiyoruz, yoksa makul ölçüde sıra beklemeden, iyi bir doktor hizmeti almak mı? Her kişinin talebine, ihtiyacına göre poliçe teminatları mevcut. Bu çerçevede ne istediğini iyi ortaya koymak çok önemli. Bir de tüketiciler, yeni dönemde, farklı poliçe karşılaştırmaları yapsınlar. Kişiler, dağıtım kanalından yani acentesinden ya da kendisine satış yapan, sigortayı sunan kişilerden farklı poliçe karşılaştırmalarını talep etsinler.”













