Risk yönetimi artık stratejik öncelik değil

PwC, Dijital Satınalma Araştırması gerçekleştirdi. Sonuçlara göre satınalma dünyasının odağında dijital dönüşüm bulunuyor. Bankacılık, sigorta ve finansal hizmetlerin de ele alındı araştırmada veri güvenliği ve siber güvenliğin sektör için kilit konular haline gelmesi nedeniyle, risk yönetiminin artık ikinci stratejik öncelik olduğuna değinildi.

PwC, yeni dijital teknolojilerin satınalma alanında ne kadar yaygın ve başarılı kullanıldığı üzerine içgörü elde etmek amacıyla Dijital Satınalma Araştırması’nı gerçekleştirdi. Üçüncü sayısı yayımlanan araştırma raporuna göre dijital uygulamalar her geçen gün satınalma ve tedarik yönetiminin ayrılmaz bir parçası olurken, geçmiş dönemler ile kıyaslandığında satınalma ve tedarik süreçlerinin neredeyse tamamını hem daha yüksek oranda hem de daha artan bir ivme ile etkilediği görülüyor.

Araştırma sonuçlarına göre satın alma dünyasının odağında Dijital Dönüşüm bulunuyor.

  • Mevcut durum, satınalma birimlerini temel operasyonlara yeniden odaklanmaya teşvik etse de dijital dönüşüm zorlu bir konu olmaya devam ediyor.
  • Satınalma süreçlerinin dijital dönüşümü önemli yatırımlarla desteklenmeye devam ederken, yıllar içinde istikrarlı bir şekilde ilerleyip, beklenenden daha hızlı şekilleniyor.
  • Satınalma uygulamalarının dijital dönüşümü, temel uygulama alanlarında görülebiliyor ve çeşitli kısa vadeli gelişim perspektifleri sunuyor.
  • Dijital çözümlerin optimum seviyede kullanımı, satınalma organizasyonlarında önemli performans kazanımları sağlıyor.
  • Dijital dönüşüm projeleri için temel başarı faktörleri arasında, satınalma süreçlerinin seçilen çözüme uyarlanması ve değişim yönetimine büyük bir yatırım yapılması ana faktörler olarak tanımlanırken, teknoloji veya entegratör seçiminin nispeten daha düşük öneme sahip olduğu görülüyor.

Türkiye’de Dijital Dönüşüme Ayrılan Yatırım

Araştırmanın Türkiye bulgularına göre, Türkiye için satın alma alanında dijitalleşme ön planda olmaya devam ediyor. Türkiye’de alternatif tedarik kaynağı araştırma ve tedarikçi ilişkileri yönetimi (SRM) ikinci stratejik öncelik olurken, satın alma birimlerinin dijital dönüşüme yatırım yapması Avrupa’ya kıyasla daha yakın görülüyor. Türkiye’de, tedarikçi araştırma, dijital dönüşüm ve inovasyon Avrupa’ya göre daha yüksek önceliğe sahip, ancak yetenek kazanımı ve gelişimi Avrupa’ya göre daha düşük öncelikli değerlendiriliyor.

Araştırmaya göre, önümüzdeki 2 yıl içinde Türkiye’de dijital dönüşüme ayrılan yatırım, tüm ölçeklerdeki şirketlerde Avrupa’ya göre yüzde 36 daha az. Bu durum Türk şirketlerinin dijital dönüşüme sermaye ayırmasını gerektiren bu zamanda, yetersiz yatırım yapma riskiyle karşı karşıya olduğunu göstermekte.

Bir diğer önemli sonuç; Türkiye’de satınalma birimleri tarafından kullanılan dijital çözümlerde tedarikten sözleşmeye (source to contract-S2C) süreçlerinin dijitalleştirilmesi ve tedarik zinciri izlenebilirliği ön planda yer alıyor. Türkiye, tedarik zinciri izlenebilirliği ve dijital pazaryerleri alanlarında Avrupa’daki diğer şirketlere göre ileri seviye dijital uygulamaya sahip bulunuyor. Türkiye için gelecek iki yıllık satınalma dijitalleşme yol haritasındaki ilk öncelik veri analizi ve görselleşme olarak değerlendiriliyor.

Sigortada Durum Daha İyi

Araştırmada bankacılık, sigorta ve finansal hizmetler de ele alındı. Araştırmada, şu görüşlere yer verildi: “Bankacılık, sigorta ve finansal hizmetler endüstrisi, diğer hizmet sektörü oyuncuları tarafından halihazırda iyi bir şekilde entegre edilmiş olan işbirliği portallarının kullanım seviyesini yakalamaktadır. Bu tür araçlar, satın alma danışmanları, satın alma birimleri ve tedarikçiler arasındaki etkileşimleri kolaylaştırmaya yardımcı olmaktadır. Veri güvenliği ve siber güvenliğin sektör için kilit konular haline gelmesi nedeniyle, risk yönetimi artık ikinci stratejik önceliktir. Bu kullanım alanının, en yüksek yatırım seviyelerini ve en hızlı gelişimi görmesi beklenmektedir. Pazara yeni ‘dijital yerli’ rakiplerin gelmesi, endüstrinin dijital dönüşümünü hızlandırmakta ve şirketleri iş süreçlerine yaklaşımlarını yeniden düşünmeye teşvik etmektedir.”