6 Şubat depremlerinin yıldönümünde sigortacılar Kahramanmaraş’ı ziyaret etti. Sektör temsilcileri önce yeniden inşa edilen konutları gezdi, ardından da Kahramanmaraş iş dünyası ile bir araya gelerek hem 6 Şubat depremlerinde yaşanan süreçleri anlattı hem de deprem sonrası yapılan çalışmaları değerlendirdi.

Editör: AYTAÇ NALLAR
6 Şubat depremlerinin yıldönümünde sigortacılar Kahramanmaraş’ı ziyaret ederek, iş dünyası ile bir araya geldi. Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen panelde depremlerin ardından sigortacıların depremin etkilediği illerdeki çalışmaları, deprem sonrası sigorta sektörünün ve reel sektörün çıkardığı dersler karşısında uygulanan aksiyon planı konuşuldu.
Toplantıya, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkanı Davut Menteş, Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar, DASK Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın, TSB Yönetim Kurulu Üyesi Erol Öztürkoğlu, TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı, DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan katıldı.
MENTEŞ: DÜNYA TARİHİNDE SAYILI AFETLERDEN BİRİ
Davut Menteş, 6 Şubat’ta dünya tarihinin sayılı afetlerinden birinin yaşandığını, 11 ili 125 kadar ilçeyi ve 14 milyon üzerinde vatandaşı ilgilendiren, etkileyen bir afet olduğunu belirterek, “Afet olarak nitelendirildi. Ardından Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlatılan bir yeniden inşa ve ihya sürecinden söz edebiliriz ki, o da asrın yeniden inşası olarak, afet sonrası yeniden inşa projesi olarak tarihe geçti. Şöyle ki depremin hemen akabinde daha 15. günde temeller atılmaya başlandı. Depremi müteakip 45. günde teslimler yapılmaya başlandı ve geldiğimiz nokta itibarıyla 550 binin üzerinde konut ve iş yeri depremzedelere teslim edilmiş durumda. Bu gerçekten dünya tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir yeniden dönüş. Yeniden inşa ihya olarak alınabilir, kayda geçmiştir” dedi.
Depremde gayri safi milli hasılanın yaklaşık yüzde 9’una tekabül eden 100 milyar doların üzerinde bir yıkım yaşandığını ifade eden Menteş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sigortacılık tarafına baktığımız zaman ilk akla DASK nezdinde yürütülmekte olan zorunlu deprem sigortasından söz edebiliriz. Ve tabi ki özel sigortalarımız var; gerek konut, gerek işyerlerine ve araçlarımıza ve canlarımıza teminat veren sigorta şirketlerimiz var. Bu sürece doğrudan dahil olan sahada özellikle acentelerimiz, brokerlerimiz ve eksperlerimiz var. Biz de kurum olarak mevzuattaki tüm şeyleri kullanarak çok hızlı bir şekilde hasar tazmin süreçlerinin yönetilmesine katkıda bulunduk. Sigorta sektörünün toplam hasardaki payı yaklaşık yüzde 5 seviyelerinde oldu. Tabii ağırlıklı olarak deprem teminatı ve hemen akabinde kasko branşına bağlı olarak oluşan zararların karşılanması şeklinde oldu.”
SEKTÖR HASARIN ÜSTESİNDEN GELDİ
Menteş, bir defada böyle bir hasarın dünya tarihinde çok sayıda gerçekleşmediğini kaydederek, “Sektör bu hasarı kendisine yakışır şekilde ve herhangi bir dayanıklılık sorunu veya operasyonel sorun yaşamadan üstesinden gelmiş oldu. Bu gerçekten çok önemli” dedi.
Davut Menteş, sektörün, beklenen Marmara depremi nedeniyle bu tür doğal afetlere hazır olduğuna da değinerek, şu açıklamaları yaptı:
“Hava olaylarına bağlı, iklim değişikliğine bağlı artan risklerin de artık korunmaya olan ihtiyacı, gerekse orman yangınları gibi yine sık sık yaşadığımız felaketlerin de teminat altına alınmasına yönelik başlatılan bir çalışma oldu. Teknik tarafını tamamladık, zorunlu deprem sigortasını Zorunlu Afet Sigortası şeklinde güncelledik ve yasama takvimine girmiş durumda. Bu yıl da yasalaşacağını bekliyoruz.”
YAŞAR: BU DEPREM İÇİN DAHA FAZLA KAPASİTEMİZ VARDI
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, depremde, DASK ve sigorta şirketlerinin oluşan ekonomik hasarın yüzde 5’ine tekabül eden 5-6 milyar dolarlık bir rakamı bir ay gibi hızlı bir şekilde ödediğini söyledi. Bölgenin sigortalılık oranının düşük olmasının yarattığı sıkıntılar olduğuna değinen Yaşar, “Aynı yıl dünyada başka doğal afet hasarları da gerçekleşti ve orada baktığımız zaman yüzde 30’lar civarında ekonomik hasarı karşılama oranını gördük ve rakamlardan Türkiye’yi çıkardığımızda bu oranın yüzde 40’lara yükseldiğini gördük” dedi.
Türk sigorta sektörünün yüzde 30-40’ları tasfiye edebilecek ve bu hasarları yönetebilecek kapasiteye sahip olduğuna dikkat çeken Yaşar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hem reasürans altyapımız hem şirketlerimizin finansal gücü itibariyle maalesef bunu burada gerçekleştiremedik. Fakat sonrasında şunu çok sevindirici bir şekilde tespit ettik ve ilerledik. Deprem sonrasında DASK’ta sigortalılık oranı orada yüzde 18’in üzerinde bir artış, ihtiyari konut sigortalarında yüzde 43’ün üzerinde bir artış ve işyerlerinde, ticari alanlarda da yine yüzde 23’ler civarında bir artışı, bölgede gördük. Bu bizim ileriye daha umutla bakmamıza yol açıyor ve Marmara Bölgesi’ndeki olası bir deprem için de hazırlıklarımızı daha da arttırmamıza sebep oluyor.”
Ahmet Yaşar, sigortalılık oranı yüksek olsaydı sigorta sektörünün daha yüksek oranlarda hasarları karşılayabileceğine de değinerek, şunları söyledi: “Sigorta şirketleri taşıdıkları risklerin karşılığında bir reasürans, yani sigorta koruması alıyorlar ve riski global ölçekte yayıyorlar, dünyaya. Dolayısıyla bizim bu deprem için daha fazla kapasitemiz vardı elimizde. Finansal olarak da reasürans olarak da daha fazlasını karşılayabilecek durumdaydık sektör olarak.”
ÖZTÜRKOĞLU: 1 MİLYAR TL TAZMİNAT ÖDEDİK
TSB Yönetim Kurulu Üyesi Erol Öztürkoğlu, afetlerde sigortanın fiziksel kaybının gündeme geldiğini, can sigortasının da önemli olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:
“Yıkılan binaların yerine yenisini koyuyoruz ama 40 bin kişi vefat etti ve onların sadece acılarını paylaşabiliyoruz. Bu bölgede sigortalılık oranı hayat sigortası açısından çok çok düşük. Deprem tarafında 14-15 bin sigortalımız için yaklaşık 1 milyar TL civarında tazminat ödedik. Bunların büyük bir çoğunluğu, aslında çekmiş oldukları kredilerle ilişkili sigortalarıydı. Dolayısıyla hayat sigortasıyla en azından geride kalan, mağdur olan kişilerin finansal yüklerini gidermiş olduk. Gönül isterdi ki sigortalılık oranı çok daha yüksek olsun ve en azından hayat sigortası kapsamında gidermiş olalım.”
AKIN: 40 MİLYAR TL TAZMİNAT ÖDENDİ
DASK Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın, 6 Şubat depremlerinde, zorunlu deprem sigortası kapsamında 40 milyar TL tazminat ödendiğini belirterek, şu açıklamaları yaptı:
“Ödenen hasarın 6 milyar TL’sini Kahramanmaraş’ta yaptık ancak en yüksek ödemeyi 10 milyar TL’nin üzerinde Hatay’da ödedik. Bizim için önemli olan ki, dünyada da ilgi çekti, depremin üzerinden 24 saat geçmesine karşın ilk hasar ödemesini yapmamız oldu. Deprem sonrasında zorunlu deprem sigortasına enflasyon koruması getirdik. Biz artık aylık enflasyonu aylık olarak teminata yansıtıyoruz, sigorta yapıldıktan sonra da ek bir prim tahsil etmiyoruz. Afet anında o değer neye ulaştıysa bütün vatandaşlarımıza oradan eşit aynı tazminatın ödenmesini sağlıyoruz. Enflasyon koruması bu anlamda çok kıymetliydi. Bizim aslında teminatları güçlü kılmak adına, dinamik kılmak adına attığımız sağlam bir adımdı. 2026’da ise azami teminatımızı arttırdık, 2.1 milyona çıkarttık.”
SİGORTASIZ KONUT KALMASIN İSTİYORUZ
Hande Akın, hedeflerinde zorunlu afet sigortası olduğuna da dikkat çekerek, şunları söyledi: “Ülkemizde sigortasız konut kalmamasını istiyoruz. Zorunlu afetle birlikte köy alanlarını da dahil edeceğiz. Zorunlu afet sigortasına depremin yanı sıra, sel, heyelan, fırtına, dolu çığ, orman yangınını ekliyoruz. Sel, heyelan, orman yangını dediğimizde aslında kırsal bölgedeki vatandaşlarımızın güvencesini genişletmemiz gerekir. Burada zorunlu afet ile onları da kapsam altına alıyoruz. Deprem aslında biliyorsunuz daha çok binalardaki zararı konuşturan bir afet. Fakat diğer afetler için mesela sellerde hayatın akışını etkileyen afetler oluyor. Dolayısıyla biraz günlük ihtiyaçlara yönelik bir teminat da gerektiriyor diğer afetler. Burada acil ihtiyaç teminatı dediğimiz teminatı ilk defa yürürlüğe alıyor olacağız. Çıkışı için nasıl planların o yine enflasyonla değerlenecektir. Dediğim gibi günlük ihtiyaçlarına yönelik böyle bir şey içeriyor olacak.”
DEMİRKAN: TOKİ KONUTLARI SİGORTALANMAYA BAŞLADI
DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan, depremde, en çok hasarı Hatay’ın aldığını, ikinci sırada Malatya’nın, üçüncü sırada da Kahramanmaraş’ın geldiğini söyledi. Balkır Demirkan, depremler sonrasında bölgede sigortalılık oranının arttığına dikkat çekerek, şunları söyledi: “Deprem öncesi 11 ildeki toplam DASK poliçe sayısı 1.1 milyondu, şimdi 1.4 milyona çıktı. Yüzde 30 artış var. Bu TOKİ istatistiklerine göre böyle. Baktığınız zaman bu oran yüzde 40’lar mertebesine çıkıyor. TOKİ konutlarının sigortalanmasına başlandı. İşgal belgesi ya da konut teslim belgesi TOKİ tarafından veriliyor ve bu sayede elektrik, su bağlanabiliyor. Vatandaşlar bu belgelerle giderse DASK’ı da yaptırabilecekler. Bunun için de TOKİ’den konut işgal belgesi alınması gerekiyor.”














