Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik Genel Müdürü Taha Çakmak, sigortalılık oranının düşüklüğünden sigorta fiyatlarına, mali karlılıktan uygulanan ekonomik programın etkilerine, acentelerin sigorta pazarındaki konumuna kadar birçok konuda çarpıcı açıklamalar yaptı.

Editör: AYTAÇ NALLAR
Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik Genel Müdürü Taha Çakmak, sigortalılık oranının artırılması gerektiğini belirterek, “Hayat zorunlu sigortadan ibaret değil. Vatandaşa bunu anlatacağız” dedi. Taha Çakmak, sigortalılık oranlarını ve 2026 yılı sigorta pazarındaki olası gelişmeleri değerlendirdi.
Taha Çakmak, son üç yılda 33 milyon olan poliçe sayısının 2025’te 39 milyona çıktığını, 86 milyonluk nüfusta 30 milyon sigortalı olduğunu, birey olarak da bakıldığında yüzde 35 sigortalılık oranına ulaşıldığını ifade ederek, “2025’in sonuna kadar sektör güzel büyüdü. Karlılık olarak yedek akçeleri doldurduk. Sektör müşterisine elinden geleni yaptı. Finansal olarak ürünün rahat ulaşabilmesi için taksit seçeneği de dahil sigorta şirketleri elini taşın altına koydu. Ama kaskoda 10 milyon, sağlıkta 8 milyon müşteri var. Geçen sene sağlıkta 8 milyondan, 7 milyon 900 bine düşmüşüz. Türkiye’nin nüfusu 86 milyon. 10 milyon kaskoyu yazdık, 8 milyon sağlığa yazdık, 7 milyon yangın, ticari artı konut; toplasanız 25 milyon müşteri ediyor. Trafik zorunlu bir sigorta ve toplam 26 milyon müşteri var. Yani üç ana branşımızı topladığımızda trafik sigortası adedine ulaşmıyoruz” dedi.
ÇAKMAK, ASGARİ ÜCRETLE SİGORTA FİYATLARINI MUKAYESE ETTİ
Taha Çakmak, alım gücü ile sigorta fiyatlarını da mukayese etti. Asgari ücretin 28 bin lira olduğunu hatırlatan Çakmak, şu açıklamaları yaptı:
“İstanbul’da ortalama 100 metrekare bir evin sigortası 2500, 2800 lira arasında. Hadi 5 bin lira diyelim. Taksit yapıyorsunuz, aylık primi 400 liraya geliyor. Sağlık sigortası yaptırıyorsunuz, piyasada 14 bin liraya tamamlayıcı sağlık yapılıyor. Ona da taksit yapılıyor, aylık 1200 lira. Kaskoda ortalama fiyat 14000 lira, onu da taksitlendirdiniz, aylık 1200 lira. Bir de DASK yaptırdınız, üzerine bir de ihtiyari poliçe yaptırdınız deprem için. Hepsini alt alta koyun hayatınızı, evinizi, sağlığınızı 3.300 sigortalatıyorsunuz. Asgari ücret 28 bin lira. Sektör inanın elinden gelen fedakarlığı kullandı ve 2025’te enflasyonun altında ücret artışlarıyla gitti. Bizim bunu daha iyi anlatmamız lazım ama tam anlatamıyoruz. Yine de büyüterek devam ediyoruz. 2023’te 6,5 milyon sağlık sigortalısı vardı, 8 milyona çıkarttık. Yeterli değil. Kaskoda 8 milyondu, 10 milyona çıkarttık. Bu da yeterli değil. Müşterilere zamanında ödemelerini gerçekleştireceğiz, ürünleri anlatmaya devam edeceğiz.”
AYNI MÜŞTERİLERLE BU İŞ DÖNMÜYOR
Taha Çakmak, sektörün, 2025’te finansallarını kuvvetlendirdiğini, enflasyonun üzerinde paralar kazanıldığını vurgulayarak, “Finansallar düzelince ürünün hem ulaşılabilir olması hem de kalitesi değişti. Artık sigorta sektörü de şunu anladı; aynı müşterilerle dönmüyor. Yeni müşteri edinim önemli. Çok tecrübeli sigorta şirketleri var. Dünyanın en büyük şirketleri ülkemizde. Yüz yılı aşmış şirketler de var. Biz bu sigortalılık oranını arttıracağız. Hayat bir zorunlu sigortadan ibaret değil. Bunu anlatmaya çalışacağız. 2023’te 100 birimin 35’i trafik sigortasından geliyordu, şimdi 25’e düştü” şeklinde konuştu.
KAR DEMEK FİYATI ARTIRMAK DEĞİL
Taha Çakmak, 2026 yılında sigorta sektöründeki olası gelişmelere de değindi. Çakmak, “2026’da, düşen faizler karşısında mali karlar da azalacak, teknik karlılık ağır basacak, böyle ortamda esnek fiyat politikası uygulanabilecek mi?” sorusunu ise şöyle yanıtladı:
“Bu yıl ilk defa sigortacılık yapmıyoruz. Mali karı da ilk defa yönetmiyoruz. Bu bir denge. Mali karlar çok yüksekti, mali kar yapıldı. Sigortadan kar yapmak demek ürünün fiyatını artırmak değildir. Hasar, prim, iyi müşteri, dijitalleşme, yapay zeka, müşteri memnuniyeti ve sadakat; yani birden fazla unsur var. Tabii ki faizlerin düştüğü ortamda yatırım gelirleri azalacak. Ama sizin orada kendinizi hedge etmeniz önemli.”
ACENTELER BU İŞİN PİRİ
Enflasyon etkisiyle büyümenin olmayacağına da dikkat çeken Çakmak, “Yeni müşteri kazanımı çok önemli. Bankacılıkta da böyleydi. Yeni müşteri demek sizin çapraz ürün satışınız demek. Yeni oyun planınızı açmak demek, yeni ürünler koymak demek. Bunu yaparken de acenteler olmazsa olmaz. Acenteler bu işin piri. Ürünü satan, muhatap olan, onlar. En iyi teknikçilerinizle acenteleri yer değiştirin, çok büyük kaybınız olmaz. Acentelerdekiler bizim teknikçilerle çok rahat yarışırlar. Müşteriyi tanıyor, ürünü tanıyor, önünde birden fazla ekran var. Yeni ürünlerle beraber yeni müşteri kazanımı 2026’da devam edecek. Reel büyüme mutlaka olur ama fiyat artışları daha kontrollü olacak” şeklinde konuştu.














