TSB Başkanı Uğur Gülen, Ortadoğu’da yaşanan savaşın uluslararası ve Türk sigorta pazarı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Gülen, “Umuyorum ki savaş uzamaz. Uzaması gerçekten hiç hesaba katmadığımız yeni senaryoların gündeme gelmesine sebep olur” dedi.

Editör: AYTAÇ NALLAR
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Uğur Gülen, Ortadoğu’da yaşanan savaşın uluslararası sigorta pazarı üzerine etkileri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Hürmüz Boğazı’nda 3 bine yakın tankerin bulunduğunu ve Boğazın kapatıldığını belirterek, “Dışarıdan içeriye tanker giremiyor, içeriden dışarıya tankerler çıkamıyor. Bu tabi ciddi şekilde tanker taşıma, enerji taşıma sigortalarında kaosa sebep oldu” dedi.
Gülen, Hürmüz Boğazı’ndaki riskin reasürans piyasası tarafından taşınabilir olmaktan çıktığına değinerek, “Oradaki olay korkunç bir hadiseye dönüşmüş durumda. Şöyle düşünün, bugün Hürmüz kanalı açık olsa, sigorta sektörü sigorta yapmasa gene geçmez gemiler. Yani sigorta sektörü gerçekten burada çok kilit rol oynuyor. Sadece petrolün taşınması değil, oradaki üretim tesisleri de hasar görmeye başladı. Kanalın açılması aslında aynı petrol üretimine hızlı bir şekilde başlanılacağı anlamına gelmiyor. O yüzden de petrol arzındaki düşüşten dolayı büyük ihtimalle petrol fiyatı artık yüksek bir seviyede. Bu da dünyada ciddi bir enflasyona sebep olacak” şeklinde konuştu.
ENFLASYONA BAĞLI BİLANÇOLAR BOZULABİLİR
Uğur Gülen, savaşın uzaması halinde Türkiye’de de enflasyon artışı yaşanabileceğini vurgulayarak, “Sigortacılık önce fiyatın belirlendiği, maliyetin sonra oluştuğu bir meslek. O yüzden geçen yıl yapılan fiyatlamalar aslında enflasyonun 25 bandına göre yapıldı. Ama bugün enflasyon 25 değil 30-35’lere çıkarsa demek ki geçen yıl yapılan fiyatlamalar yanlış oldu diyeceğiz ve bu biraz bilançolarımızı bozabilir. Bir miktar sigorta sektörünün bilançolarını bozabilir” dedi.
FİNANSAL OLARAK SON DERECE DAYANIKLIYIZ
Sigorta sektörünün olası krizlere hazırlığı olduğuna da dikkat çeken Gülen, sözlerini şöyle sürdürdü:
“2021, 2022 düşük faiz, yüksek enflasyon döneminde sigorta sektörünün bilançoları çok bozuldu. Sermaye yeterlilik rasyoları yüzde 106’lara kadar düştü. Fakat 2023, 2024,2025; özellikle enflasyonla mücadele programının ortaya konması, bunun yanı sıra SEDDK’nın aldığı tedbirlerle bugün sigorta sektörünün sermaye yeterlilik rasyosu ortalama yüzde 174’e ulaşmış durumda. Güçlü bir bilanço yapısı var sigorta sektöründe. 2025 yılında büyümemiz oldukça iyi, yüzde 40’ın üzerinde bir prim büyümesi var ki enflasyonun 30 olduğunu düşünürsek, 15 puanın üzerinde bir reel büyüme sigorta sektöründe var. Sermaye getirilerine baktığımız zaman hayat biraz daha yüksek yüzde 60’ın üzerinde, hayat dışı 40’ların üzerinde ama toplamına baktığımız zaman yüzde 40’ın üzerinde bir getiri var ki bu da gene enflasyonla karşılaştırıldığı zaman oldukça güçlü bir sonuç. Prim üretimi 30 milyar dolar, özkaynaklar 10 milyar dolarda. Bu da çok sağlıklı bir rasyo. Öyle bakıldığı zaman sigorta sektörü bugün finansal olarak son derece dayanıklı bir sektör konumunda. Ama umuyorum ki savaş uzamaz. Yani uzaması gerçekten hiç hesaba katmadığımız yeni senaryoların gündeme gelmesine sebep olur. En basitinden bireysel emeklilik fonları mesela bu krizden etkilendi. 2 trilyon TL’nin üzerinde bireysel emeklilik fon büyüklüğü var diyorduk, geçen haftaya kadar şu anda 1.9 trilyon fon büyüklüğü var diyoruz.”














