Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, Sigorta Haftası, yasa dışı hasar aracılarına yönelik alınan adli tedbirleri ve sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerin sigortaya etkilerini değerlendirdi. Son günlerde birkaç şirketle ilgili bazı gelişmeler yaşandığını vurgulayan Yaşar, “Burada kamuoyunun yanlış bilgilenmemesi adına şunu söylememiz lazım. Burada ihtiyatlılık ilkesi gereği SEDDK’nın almış olduğu bir takım tedbirlerden bahsedebiliriz. Yoksa sigorta şirketlerimizin hiçbirinde faaliyetleriyle ilgili ya da sigorta yönetimiyle ilgili herhangi bir problem görmemekteyiz.

Editör: AYTAÇ NALLAR
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, Sigorta Haftası, yasa dışı hasar aracılarına yönelik alınan adli tedbirleri ve sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerin sigortaya etkilerini değerlendirdi.
Sigorta Haftası’nın, sigorta farkındalığı için önemli olduğunu belirten Yaşar, “SEDDK, sigorta şirketi, acenteler, brokerler, TOBB başka olmak üzere sigorta sektörünün tüm paydaşları ile sigorta farkındalığını artırmak, koruma açıklarına dikkat çekmek için Sigorta Haftası’nın kutluyoruz. Bu yıl, Dört Element Tek Güvence mottosuyla 15’incisini kutluyoruz. Sektör olarak aslında bütün çabamız kamuoyunda sigorta bilincini yaygınlaştırmak. Esas amaç koruma açıklarımıza dikkat çekmek ve ülkemizin geleceğini bu yolla güvence altına alabilmek. Sigortacılar olarak diyoruz ki sigortacılık ülkemizin de politika yapıcılarının da yapı taşıdır. Riskleri bertaraf etmek için mutlaka ve mutlaka sigortayı kullanmamız lazım. Bunu hatırlatmak için bir vesile” dedi.
HASAR ARACILARINA ADLİ TEDBİR UYGULANDI
Ahmet Yaşar, hasar aracılarına yönelik başlatılan operasyona da değinerek, şunları söyledi:
“SEDDK’nın gayretleri ve çabaları sonucu yasa dışı hasar aracılarına yönelik adli tedbirler uygulanmaya başlandı. Burada bizim yapmaya çalıştığımız şey hasarları azaltmak değil, suistimalleri azaltmak. Elbette ki riskleri önleme faaliyeti kapsamında hasarların azalması güzel bir şey ama gerçekleşmiş hasarı azaltmak değil sigortacıların amacı. Çünkü bu hasarlardaki suistimalleri azaltmak ve buraya da yetkisiz birtakım aracılar girdiklerinde sigortalının ya da mağdurun cebine girmeyecek rakamlar ortaya çıkıyor. Bu rakamlar çok büyük boyutlara ulaşıyor. Sektör profesyonellerinin yaptığı hesaplara göre 60 milyar liraları aşan yıllık rakamlardan söz ediyoruz. Toplam 400 milyon dolarlık bir maliyetten, şişirilmiş hasar maliyetinden bahsediliyor. Tam da öyle rakamlar. SEDDK’nın yaptığı çalışmalarda bu rakamları görüyoruz.”
SEDDK SEKTÖRE GİRMELERİNE İZİN VERMEDİ
Sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerin sigortaya olan etkisine de dikkat çeken Yaşar, “Bu konuda ismi geçen gruplar, şirketler, sigorta sektörüne de girmek istediler. SEDDK, bu konuda yaptığı değerlendirmeler sonucunda şu ana kadar bu grupların sektöre girmesine müsaade etmedi, izin vermedi. Böyle bir onay çıkmadı. Böyle baktığımız zaman, bizim sektör olarak hem son yıllarda artan finansal dayanıklılığımız, sektörün mali bünye güçlendirilmesi konularında gerçekten atılan olumlu adımların neticesinde sektörümüz bu süreçten etkilenmedi” dedi.
SİGORTA ŞİRKETLERİYLE İLGİLİ SORUN YOK
Son günlerde birkaç şirketle ilgili bazı gelişmeler yaşandığını vurgulayan Yaşar, “Burada kamuoyunun yanlış bilgilenmemesi adına şunu söylememiz lazım. Burada ihtiyatlılık ilkesi gereği SEDDK’nın almış olduğu bir takım tedbirlerden bahsedebiliriz. Yoksa sigorta şirketlerimizin hiçbirinde faaliyetleriyle ilgili ya da sigorta yönetimiyle ilgili herhangi bir problem görmemekteyiz. Gördüğümüz konular şu. Ödemeler açısından bir kontrol mekanizması devreye girdi. Bunu da biz ihtiyatlılık ilkesi açısından değerlendiriyoruz. Onun dışında çok şükür bizim şu anda sektör şirketlerimizle ilgili herhangi bir problem yaşamamaktayız. Sigortacılık faaliyetleri açısından en ufak bir sorun görülmemekte” şeklinde konuştu.














