spot_img
Pazartesi, Haziran 8, 2026

GÜNCEL HABERLER

Quick Finansall ekosistemi Kocaeli’de büyüyor

0
Maher Holding’in sigorta, finansman, ödeme sistemleri ve mobilite alanlarındaki gücünü aynı ekosistem içerisinde buluşturan Quick Finansall yapılanması büyümeye devam ediyor. QCAR Mobilite’nin Kocaeli’de hizmete...

Anadolu Sigorta’dan KOBİ’lere yeni kampanyalar

0
Anadolu Sigorta, KOBİ’lere yönelik yeni kampanya ve iş birliklerini hayata geçirdi. Ticari Yangın Sigortası’nda Cüzdan Puan avantajı sunan şirket; avukatlar, diş hekimleri ve serbest...

Hepiyi Sigorta’da üst düzey atamalar

0
Hepiyi Sigorta’nın teknoloji odaklı dönüşüm ve sürdürülebilir kârlı büyüme stratejileri çerçevesinde, şirketin kurucu yöneticileri arasında yer alan iki deneyimli isim Genel Müdür Yardımcılığı görevlerine...

QCAR Mobilite 46’ıncı şubesini Maltepe’de açtı

0
Maher Holding bünyesinde faaliyet gösteren sigorta, finansman, ödeme sistemleri ve mobilite şirketlerini aynı ekosistem yaklaşımı altında buluşturan Quick Finansall, büyüme stratejisinin yeni halkasını Maltepe’de...

Anadolu Sigorta Sürdürülebilirlik Raporunu yayımladı

0
Anadolu Sigorta, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) kapsamında hazırladığı ikinci raporunu kamuoyuyla paylaştı. Şirket, yönetişim, strateji, risk yönetimi ile metrikler ve hedefler başlıklarında yürüttüğü...

Anadolu Sigorta’dan sigortacılık tarihine akademik katkı

0
Anadolu Sigorta, Türkiye’de sigortacılığın gelişimini ve şirketin 100 yıllık kurumsal yolculuğunu akademik bir bakış açısıyla ele alan “Türkiye’nin Sigortacılık Tarihi İçinde Anadolu Sigorta'nın 100...

Sompo Sigorta’dan Citroën, DS Automobiles ve Opel, Peugeot müşterilerine özel kasko

0
Sompo Sigorta, Citroën, DS Automobiles, Opel ve Peugeot araç sahiplerine yönelik avantajlı teminatlar sunan Markalı Kasko çözümünü hayata geçirdi. Bu kapsamda araçların tüm onarım...

TSB, Insurance Europe’ın düzenlediği 16. Uluslararası Sigorta Konferansına katıldı

0
Türkiye Sigorta Birliği (TSB), Insurance Europe tarafından düzenlenen 16. Uluslararası Sigorta Konferansı ile Global Federation of Insurance Associations (GFIA) etkinliklerine katılmak üzere Brüksel’de sektör...

Anadolu Sigorta’da üst yönetimde iki yeni atama

0
Anadolu Sigorta’da üst yönetim yapılanması kapsamında iki önemli atama gerçekleştirildi. Şirketin reasürans alanında deneyimli yöneticisi İnanç Duyar ile dijitalleşme ve pazarlama alanlarına liderlik eden...

Quick Finansall’a gümüş ödül

0
Türkiye’de sigorta liderliğinde geliştirilen ilk entegre finansal ekosistem modellerinden biri olan Quick Finansall, dünyanın önde gelen finans profesyonelleri, bankacılık, sigorta ve fintech kuruluşlarını bir...
Genel10 kadından 3’ünün annelik koruması yetersiz

10 kadından 3’ünün annelik koruması yetersiz

ILO raporuna göre, bakım hizmetlerinde var olan önemli açıkların giderilmesiyle yaklaşık 300 milyon iş yaratılabilir ve yoksulluğu azaltacak, toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik edecek, çocuk ve yaşlı bakımını destekleyecek sürekli bakım döngüsü oluşturulabilir. Rapora göre, üreme çağındaki her on kadından üçüne, yani 649 milyon kadına sağlanan annelik koruması yetersiz kalıyor. Raporda, insan ömrünün uzaması ve Covid-19 küresel salgınının etkileri nedeniyle yaşlılara ve engellilere yönelik uzun süreli bakım hizmetlerine duyulan gereksinimin arttığına da değiniliyor.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından yayınlanan yeni rapora göre, bakım hizmetleri ve politikalarındaki süregelen ve önemli açıklar, aile sorumlulukları taşıyan yüz milyonlarca işçiyi yeterli koruma ve destekten yoksun bırakıyor. Ancak, bu ihtiyaçlar karşılanırsa 2035 yılına kadar yaklaşık 300 milyon kadar iş yaratılabilir.

“Çalışma yaşamında bakım: Toplumsal cinsiyet açısından daha adil bir çalışma yaşamı için bakım izni ve hizmetlerine yönelik yatırımlar” başlıklı rapora göre, üreme çağındaki her on kadından üçüne, yani 649 milyon kadına sağlanan annelik koruması yetersiz kalıyor; ILO’nun 2000 tarihli ve 183 sayılı Analığın Korunması Sözleşmesi’nin temel gereklerini karşılamıyor.

CİNSİYETE DAYALI İZİN AÇIĞI

Sözleşme, kadınlara en az 14 haftalık doğum izni verilmesini ve bu süre boyunca, sosyal sigorta veya kamu fonlarından karşılanacak biçimde, kadının önceki kazancının en az üçte ikisi tutarında ücret ödenmesini zorunlu tutuyor. Çalışmaya göre, her ne kadar ücretli doğum izni veya annelik koruması evrensel insan ve çalışma haklarından biri olsa da, rapor kapsamında incelenen 185 ülkenin 82’si bu standartları karşılamıyor. Reform şimdiki hızıyla sürerse, incelenen ülkelerde asgari doğum izni haklarını elde etmek en az 46 yıl alacak; bu da BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarının ilgili hedefinin 2030 yılına kadar gerçekleştirilemeyeceği anlamına geliyor.

Rapora göre, hem anne hem de babaların iş ve aile sorumluluklarını dengelemelerine yardımcı olan babalık izni hakkının olmadığı ülkelerde yaşayan başlıca üreme çağındaki erkeklerin sayısı 1,2 milyarın üzerindedir. Bu hakkın tanındığı ülkelerde ise ki, bu dünya genelinde ortalama dokuz günlük bir izin süresidir, yeterli değildir ve büyük bir “cinsiyete dayalı izin açığı” oluşturmaktadır. Babalık izni haklarının fazla kullanılmadığını belirten rapor, bunun babalık ücretinin düşük olması, toplumsal cinsiyet normları ve politikaların tasarımından kaynaklandığını öne sürüyor.

İZİN, GELİR GÜVENLİĞİ, EMZİRME İMKANI 

Anne, baba, ebeveyn ve çocuklara yönelik ve uzun süreli bakım da dahil olmak üzere, dünya genelinde bakıma ilişkin ulusal kanun, politika ve uygulamaları özetleyen Çalışma Yaşamında Bakım raporu, bazı işçilerin bu yasal korumaların kapsamı dışında kaldığının altını çiziyor. Bunların arasında serbest çalışanlar, kayıt dışı ekonomide çalışanlar, göçmenler, evlat edinen ve LGBTQI+ üyesi ebeveynler yer alıyor. Rapor aynı zamanda bakım alanına yapılacak daha büyük yatırımlara ilişkin durumu ve bunların olası etkilerini inceliyor.

İncelenen ülkelerin yalnız 40’ında hamile veya emziren kadınlar, ILO standartları ile uyumlu olarak, tehlikeli veya sağlıksız işlerden korunma hakkından yararlanabiliyor. Yalnız 53 ülke doğum öncesi sağlık muayenesi için ücretli izin hakkı tanıyor. Birçok ülkede izin, gelir güvenliği, ve uygun emzirme imkanları da mevcut değil.

UZUN SÜRELİ BAKIM HİZMETLERİ İHTİYACI

İnsan ömrünün uzaması ve Covid-19 küresel salgınının etkileri nedeniyle yaşlılara ve engellilere yönelik uzun süreli bakım hizmetlere duyulan gereksinim keskin biçimde artıyor. Ancak çalışmaya göre, “uzun süreli bakım hizmetleri, kişilerin sağlıklı ve onurlu biçimde yaşlanmasını sağlamak için son derece önemli” olmakla birlikte, dünya genelinde yatılı bakım, toplum temelli günlük bakım, evde bakım gibi hizmetlere ihtiyaç duyanların büyük bölümü bu hizmetlere erişemiyor.

Rapor, daha iyi ve toplumsal cinsiyet açısından daha eşit bir çalışma yaşamını oluşturmanın çığır açıcı bir yolunu oluşturacak, evrensel erişime dayalı dönüştürücü bakım politikaları paketinin oluşturulmasına yönelik “yatırım yapılması için güçlü bir gerekçe” ortaya koyuyor. Cinsiyetlere yönelik eşit izin imkanları, herkes için genel çocuk bakımı ve uzun süreli bakım hizmetlerine yapılacak yatırımlar sayesinde 2035 yılına kadar 299 milyon yeni iş yaratılabilecek. Söz konusu politika açıklarını gidermek içinse 2035 yılına kadar yıllık 5,4 trilyon dolar (toplam yıllık GSYH’nin yüzde 4,2’si kadar) yatırıma ihtiyaç duyuluyor, ki bu tutarın bir kısmı ek kazançlardan elde edilecek vergi gelirleri ve istihdam artışı ile dengelenebilir.

İLGİLİ HABERLER