Allianz Hayat ve Emeklilik Şirketleri Genel Müdürü Taylan Türkölmez, BES’te, devlet katkısındaki revizyonun etkileri ve tamamlayıcı emeklilik sistemi hakkında değerlendirmelerde bulundu. Türkölmez, “Her ay sisteme 200 bin sözleşme giriyor. Ama çıkışlara baktığımızda farklı bir resim var. Mesela geçen yıl çıkışlar aylık 110-120 bin civarında, şuanda ise 150 binleri geçmiş durumdayız” dedi.

Editör: AYTAÇ NALLAR
Allianz Hayat ve Emeklilik Şirketleri Genel Müdürü Taylan Türkölmez, BES’e girişler kadar çıkışların da arttığını söyledi. Türkölmez, BES’te, devlet katkısındaki revizyonun etkileri ve tamamlayıcı emeklilik sistemi hakkında değerlendirmelerde bulundu.
2025 yılında aylık sisteme giren sözleşme sayısının 200 binler civarında olduğunu, 2026’nın ilk 5 ayında da giriş sayılarında değişiklik olmadığını belirten Türkölmez, “Sisteme girişlerin geçen yıla göre aynı hızda devam ettiğini söyleyebiliriz. Her ay sisteme 200 bin sözleşme bugün de giriyor. Ama çıkışlara baktığımızda farklı bir resim var. Mesela geçen yıl çıkışlar aylık 110-120 bin civarında, şuanda ise 150 binleri geçmiş durumdayız” dedi.
HAVUZ PROBLEMİNE DÖNMEYE BAŞLADI
Türkölmez, bir taraftan sisteme 200 bin girerken diğer taraftan 150 bin çıkmasının artık havuz problemine dönmeye başladığını ifade ederek, şunları söyledi:
“Evet, sisteme siz yeni katılımcı sokuyorsunuz ama sistemden de bayağı çıkışların olduğunu görüyoruz. Bu devlet katkısının azalmasına yönelik tepkisel çıkışlar mı; bunun tam adını koyamayız. Çünkü çıkanlara soruyoruz; genelde, çıkış nedeni olarak ekonomik zorlukları öne sürüyorlar. Kendime uygun fiyatlı kredi bulamıyorum diyorlar. Bir ihtiyacım var, o nedenle de bu parayı kullanmam gerekiyor deniyor. Bunlara bir şey diyemiyoruz. Bu bizim toplumun şu anda gerçeği. O nedenle çıkışlar devam ediyor.”
FONLAR BÜYÜYOR AMA GSMH DA BÜYÜYOR
BES’te fon büyüklüğünün devam ettiğine de değinen Türkölmez, “Emeklilik sisteminin fonları çok ciddi büyüdü diyoruz ama bizim gayri safi milli hasılamız da ciddi büyümüş durumda. Bunu orantılamak gerekiyor. Bir ülkenin tasarruflarının büyüklüğünün ne kadar iyi seviyede olduğunun göstergesi, gayri safi milli hasılaya oranıdır. Bugün fon büyüklüğü 2.4 trilyon TL, yaklaşık 50-60 milyar dolar arasında. Oranı hala yüzde 5’lere bile getirememiş durumdayız. Sistem büyüyor, katılımcı sayısı büyüyor, kendini ispat etmiş durumda, hizmet kalitesinden memnunlar, varlık yönetimi açısından başarılı şeyler yapılıyor ama ülkenin kendisi de büyüyor. Onun için bu büyümenin hızlanması gerektiği de ayrı bir gerçek” dedi.
TAMAMLAYICI EMEKLİLİĞİ ÖTELEMEMELİYİZ
Taylan Türkölmez, tamamlayıcı emeklilik sistemine de değinerek, sistemin rafa kalkmadığını, son üç yılın orta vadeli planında ısrarlı şekilde tamamlayıcı emeklilik sisteminin yer aldığını söyledi.
Tamamlayıcı emeklilik sistemi, yatırım fonlu hayat sigortaları ve yaşlılık bakım sigortasının orta vadeli planda yer aldığını, üçünün de hayata geçmesi gerektiğini vurgulayan Türkölmez, “Öteli̇yoruz, ötelemememiz gerekiyor. Tamamlayıcı emeklilik sistemi gelinen bu noktada her yönüyle, bütün zorluklarına rağmen hayata geçirilmeli. Çünkü geldiği zaman herkes sistemde olacak, sistemden çıkmayacak, cüzdanda buna yatırım yapmaya yönelik bir birikim oluşamayacak bile olsa katkıda bulunacak. Yapmamız gerekiyor. Emekli maaşlarının yetmeyeceği bir dünyada bizim ikinci basamak tamamlayıcı emeklilik sistemimize ihtiyaç var” dedi.
Tamamlayıcı emeklilik sisteminin 2030’un değil, 2040, 2050 Türkiye’sinin emeklilik sistemi olduğuna da dikkat çeken Türkölmez, şunları söyledi:
“Bugün diyelim ki yüzde 3 ile başladık. Hadi diyelim ki ideali belli bir sürede işverenin yüzde üç, çalışanın yüzde üç ödeyeceği bir sistem ama hadi 1’le başladık. Bu birlerle, üçlerle bir anda birikimleri çok büyük yerlere götüremeyiz ama başlamış oluruz. Başlamış olmak bunun en kritik noktası. Gerekiyorsa düşük katkı payıyla, gerekiyorsa şirketlerin çalışan sayısına göre kademeli girişle; ama başlamalıyız.”














