Bu gidişle kasko yaptırmak hayal mi olacak?

Sigorta şirketlerinin kasko fiyatlarında fahiş artışa gittiklerinden yakınan okuyucular, ‘bu gidişle kasko yaptırmak hayal olacak’ diye de yakınıyor. Kasko fiyatındaki artış bugünün konusu değil. Son iki senedir fiyatlar artıyor ve son iki senedir de tüketici şikayetçi. Peki, ne oluyor da fiyatlar bu kadar artıyor? Enflasyon, döviz; bunlar kaskoda fiyat artışının klasik nedenleri. Ama asıl kasko primini etkileyen iki unsur var.

Dövizdeki artışla birlikte son bir haftadır okuyuculardan şikayet üzerine şikayet alıyorum. Şikayetin konusu, kasko sigortası. Sigorta şirketlerinin kasko fiyatlarında fahiş artışa gittiklerinden yakınan okuyucular, ‘bu gidişle kasko yaptırmak hayal olacak’ diye de yakınıyor. Öyle ki, kimi sigortacılar bile kasko fiyatlarının en az üç-dört katına çıktığını, son 30 yıldır böyle bir fiyat artışı görmediklerinden yakınıyor. Kasko fiyatındaki artış bugünün konusu değil. Son iki senedir fiyatlar artıyor ve son iki senedir de tüketici şikayetçi.

Mesela geçen senenin ortalarında kaskoda fiyat artışı yüzde 125 olmuş. Yine geçen senenin aralık ayında yüzde 285 artış ile neredeyse rekor kırılmış. 2021 yılında ortalama fiyatlar 5-6 bin liralardayken, geçen senenin sonunda ortalama fiyat 20 bin liralara yükselmiş. Araca, modele, yılına göre bunun çok üzerinde fiyatlar elbette var; hatta 60-70 bin liraların çok üzerinde kasko poliçesi de var. Peki, bu sene ne olmuş? Ona da baktım. Nisan-Mayıs aylarında kaskoda fiyat artışı yüzde 139 olmuş. Kurdaki son ataktan sonra kaskodaki fiyat artışının bunun üzerinde olacağını tahmin etmek için müneccim olmaya gerek yok.

SİGORTACILAR DA YANILDI

Peki, ne oluyor da fiyatlar bu kadar artıyor? Enflasyon, döviz; bunlar kaskoda fiyat artışının klasik nedenleri. Ama asıl kasko primini etkileyen iki unsur var. Birincisi, otomobil fiyatlarındaki artış. Çok iyi hatırlıyorum, geçen seneni sonunda kaskoda fiyatlar yüzde 285’lere kadar fırladığında, sigortacılara, ‘fiyat daha da artacak mı?’ diye sorulmuş; cevap, ‘artık otomobil piyasası da kaskodaki artış da doyuma ulaştı, bundan sonra fiyatlar düşüşe geçer’ olmuştu. Herkes yanıldı. Otomobil o tarihlerde de yatırım aracı haline gelmişti, şimdilerde daha da yatırım aracı oldu. Hatta dolardan, altından daha değerli hale geldi.

HEM ARTIYOR HEM ARTMIYOR

Bugün piyasada en donanımsız, en ucuz aracın fiyatı 700-800 bin liradan aşağı değil ki, bu araçların fiyatı geçen seneler 300-400 bin liralardaydı. İkinci el araçlarda da durum farklı değil. En çok satan ikinci el araçların fiyatları son bir senede ortalama yüzde 85 artmış. Geçen senenin bu dönemlerinde ikinci elde ortalama fiyat 400 bin liralardayken, şimdilerde 750 bin liranın üzerine çıkmış Bazı modellerde bu artış yüzde 120’lerde. Son günlerde dövizdeki artış nedeniyle sıfır araçlara sadece bu ay yüzde 8’in üzerinde zam geldi.

Araç fiyatlarında son bir-iki senede yüzde 100, kimi araçlarda yüzde 200’lere varan artışlar varken; kaskoda fiyatın artmamasını beklemek, en iyi ihtimalle saflık olur. Geçen sene 350 bin liralık araç ortalama 15 bin liraya sigortalanırken, şimdilerde aynı aracın değeri 700-800 bin liraya çıktıysa, kaskosunun da 15 bin lira olmasını kimse beklemesin. Aslında kaskonun fiyatı artmıyor, araç bedeline göre kasko fiyatı da güncelleniyor.

BU İŞTE BİR GARİPLİK VAR

Bu satırları okuyunca eminim birileri, ‘iyi de kardeşim 15 bin değil de 30 bin lira olsun, ama adamlar 60-70 bin liralar istiyor” diyecektir. İşte kaskodaki fiyat artışının ikinci nedeni de bu. Maalesef, kasko sigortasının şartlarında son 10 yıldır bir garabet var. 10 yıl öncesine kadar sigorta şirketleri poliçede yazan sigorta değerini öderken, kasko şartlarında yapılan değişiklikle artık poliçede sigorta değeri yazmıyor; olası hasarda sigorta şirketi aracın o tarihteki piyasa değeri ne ise onu ödüyor. Enflasyonun, dövizin düşük ve stabil olduğu dönemlerde bu durum sorun olmuyordu ama son iki senedir kaskoda fahiş artışa neden oluyor.

Daha iyi anlaşılması için şöyle anlatayım. Kaskoyu bir yıllık yaptırıyorsunuz. 2022’nin Ağustos ayında değeri 400 bin lira olan aracınızı 15 bin liraya kasko yaptırdınız. Bugün o aracınızın değeri artık 800 bin lira. Kaza yaptınız ya da aracınız çalındı, sigorta şirketi aracınızın bugünkü piyasa değeri olan 800 bin lirayı ödeyecek. Aynı şekilde hasar olursa, hasarı da 800 bin lira üzerinden hesaplayacak. Sigorta şirketi, ‘10 ay önce 400 bin liraya sigortaladım bu bedel üzerinden hasarı öderim’ diyemez.

FİYAT ARTIŞI KAÇINILMAZ

O nedenle bugün kaskonuzun yenilemesi geldiğinde veya yeni araç aldığınızda; sigorta şirketi, geçen sene 400 bin lira olan ve bu sene 800 bin liraya çıkan aracınızın, gelecek bir yıl içinde değerinin bir milyon 600 bin lira olacağını hesaplayarak, bugün ödeyeceğiniz primi ona göre belirliyor. Yani sigorta şirketi geçmiş iki yılda araç değerlerindeki artışa bakıp, gelecek bir yılı hesaplayıp, fiyatlıyor. Siz buna sigorta şirketleri yoğurdu üfleyerek yiyor da diyebilirsiniz. İşte bu nedenle bugün enflasyon yüzde 40 olmasına karşın kaskoda fiyat artışları yüzde 130’larda.

Tabi şu soruyu da sormak lazım. Otomobil bir yatırım aracı ise ve böyle devam edecekse, bugün en basit aracın 800-900 bin TL olduğu bir ortamda; kasko fiyatının 30-40 bin lira olması çok mu? Gelelim o meşhur soruya. Fiyat artmaya devam edecek mi? Bu ortam böyle devam etikçe kaskoda fiyat artışı kaçınılmaz. Daha doğrusu fiyat uyarlaması kaçınılmaz.

Noyan Doğan/Hürriyet Gazetesi