spot_img
Cumartesi, Ekim 24, 2026

GÜNCEL HABERLER

HDI Fibaemeklilik Marks & Spencer’dan meme kanseri farkındalığa destek

0
HDI Fibaemeklilik hayata geçirdiği iş birliği kapsamında, 24-26 Ekim tarihleri arasında Marks & Spencer mağazalarından alışveriş yapan tüm müşterilere 100.000 TL teminatlı Pembe Kurdele...

AXA Türkiye ve Düşbelen Spor Kulübü Değerler Ortaklığında buluştu

0
AXA Türkiye, Köyceğiz’de faaliyet gösteren Düşbelen Spor Kulübü ile değerler ortaklığına imza attı. Çocukların sporla gelişmesine, farklı yeteneklerini keşfetmesine ve ilgi alanları doğrultusunda kendi...

Unico Sigorta, servis yönetiminde geleceğe odaklandı

0
Unico Sigorta, hasar süreçlerinde müşteri deneyiminin önemli bir parçası olan servislerle bir araya gelerek, gelecek stratejilerini ele aldığı “Servis Yönetimi Toplantıları” gerçekleştirdi. Toplantılarda, şirketin...

Anadolu Sigorta’nın “Yüzyıllık İmza” kitabına çifte ödül

0
Anadolu Sigorta’nın 100. yılına özel hazırladığı “Yüzyıllık İmza” kitabı, 24. Altın Pusula Türkiye Halkla İlişkiler Ödülleri’nde iki önemli ödülün sahibi oldu. “Kurumsal Yayınlar” kategorisinde...

Anadolu Hayat Emeklilik’e, ISO 9001

0
Anadolu Hayat Emeklilik, müşteri memnuniyeti ve sürekli iyileştirme odağındaki kalite yönetimi yaklaşımını uluslararası standartlarla tescilledi. Şirket, TÜV SÜD tarafından gerçekleştirilen denetimleri başarıyla tamamlayarak ISO 9001:2015...

AXA Türkiye’nin yeni değerler ortağı Melisa Ercan

0
AXA Türkiye, uluslararası turnuvalarda elde ettiği başarılarla dikkat çeken genç tenis oyuncusu Melisa Ercan ile Değerler Ortaklığına imza attı. Bu iş birliğiyle genç sporcunun...

Unico Sigorta’dan üç yılda 65 bin fidan bağışı

0
Unico Sigorta’nın “İlk Sigortam” projesinde bu yıl çocuklar adına 25 bin fidan bağışı hedefine ulaşıldı. Ege Orman Vakfı iş birliğiyle yürütülen proje, çevreye duyarlı acentelerin...

Bupa’da CEO değişikliği. Gökhan Gürcan’ın yerine Ebru Keskin getirildi

0
Ebru Keskin Kulalar, 1 Ocak 2027 itibarıyla Bupa Türkiye CEO’luğu ve Bupa Türkiye Yürütme Kurulu Başkanlığı görevlerini üstlenecek. Aynı tarihten itibaren Carlos Jaureguizar, Bupa...

Quick Sigorta, selden zarar gören araçları pert sayacak

0
Quick Sigorta, İstanbul’da yaşanan sel olayının ardından araçları zarar gören kasko sigortalılarının mağduriyetlerini gidermek amacıyla özel bir uygulama başlattı. Şirket, sigortalı memnuniyetini sağlamak ve...

Anadolu Sigorta’nın Geleceğe Değer Katan Projelerine 7 ödül

0
Anadolu Sigorta; toplumsal fayda, sürdürülebilirlik, teknoloji ve inovasyon alanlarında hayata geçirdiği projelerle farklı ödül programlarında önemli başarılara imza attı. Şirket, The Hammers Awards’ta üç...
GenelDünyada simit ekonomisi yaklaşımı ve sağlığa olası etkileri

Dünyada simit ekonomisi yaklaşımı ve sağlığa olası etkileri

Kate Raworth, yazar, bir ekonomist. Oxford Üniversitesi’nde akademisyen, aynı zamanda Amsterdam Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nde de görevli, uygulama profesörü. İnsanın temel ihtiyaçları ile dünyanın sınırlılıkları arasında denge kurduğu ifade edilen bir ekonomik modeli tartışmaya açmış. “Simit Ekonomisi” ile olarak bilinen bu model ile ekonominin geleceğine ilişkin yeni bir bakış getirmiş. Donut Ekonomi kavramında görselleştirilmek istenen; çörek, halka, simit, can yeleği gibi benzetmelerle tanımlanmış. Karşı çıkanlar da var, destekleyenler de…

Uzun tatili de fırsat bilerek, yıllar önce okuduğumda etkilendiğim bir kitabı, sağlık sektörü için bana düşündürdüklerini sizlerle paylaşmak üzere tekrar gözden geçirdim. Bugünden başlayarak birkaç yazımda, ülkemizin de içinde olduğu örneklerle sağlık sistemine olası etkilerini aktaracağım.

Okuduğum kitabın adı; Doughnut Economics: Seven Ways to Think Like a 21st-Century Economist. Yazarı, Kate Raworth. Kitap, küresel salgından neredeyse 3 yıl önce, 2017 yılında yazılmış. Aslında, ilk kez yazarın 2012 tarihli İnsanlık için Güvenli ve Adil Bir Alan adlı makalesinden geliştirilmiş bir öneriymiş. Türkçeye de çevrilmiş, adı Simit Ekonomisi: 21.Yüzyıl İktisatçısı Gibi Düşünmenin Yedi Yolu.

Yazar, bir ekonomist. Oxford Üniversitesi’nde akademisyen, aynı zamanda Amsterdam Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nde de görevli, uygulama profesörü. İnsanın temel ihtiyaçları ile dünyanın sınırlılıkları arasında denge kurduğu ifade edilen bir ekonomik modeli tartışmaya açmış. “Simit Ekonomisi” ile olarak bilinen bu model ile ekonominin geleceğine ilişkin yeni bir bakış getirmiş. Donut Ekonomi kavramında görselleştirilmek istenen; çörek, halka, simit, can yeleği gibi benzetmelerle tanımlanmış. Karşı çıkanlar da var, destekleyenler de var. Ekonomistlerin bir kısmı bu modeli, 21. yüzyılın kısıtlılıklarına uygun bir bakış olarak niteliyor.

7 KRİTİK YOL

Modelin merkezindeki halka sağlık, eğitim gibi temel ihtiyaçlara erişimi sınırlı olanları, kabuk denilebilecek dış halka ise ekolojik tavanları simgeliyor. Bu iki halka, hem ekolojik açıdan güvenli hem de sosyal yönden adil bir şekilde insanlığın gelişebileceği bir alan olarak tanımlanıyor. Sosyal bir temel ile ekolojik bir bakıştan oluşan modellemede geleneksel ekonomi anlayışına 7 kritik yol öneriliyor.

Bunlar;

  1. Hedefi değiştirmek,
  2. Büyük resmi görmek,
  3. İnsanın doğasını geliştirmek,
  4. Sistemi kavramak,
  5. Bölüştürmek için tasarlamak,
  6. Yenilemek için oluşturmak,
  7. Büyüme kavramına karşı duyarlı olmaktır.

Model’e göre, bu kapsamda;

1.Hedef, sadece gayrisafi milli hasıla artışı yerine temel haklar olmalı, 2. Tek tip piyasa yerine her anlamda insan ve çevresinin birbirine bağımlı olduğu bir ekonomi üzerine odaklanılmalı, 3. İnsanın sosyal çevresine bağımlı bir varlık olduğu unutulmamalı, 4. Ekonominin arz-talep eğrileri ötesinde dinamik yapısı olduğu bilinmeli, 5. Geleceğin ekonomisi, sadece gelir dağılımında değil, teknoloji, yeni fikirler gibi alanlarda da paylaştırıcı olmalı, 6. Büyümeyle oluşabilecek kıtlık, daha kirli çevre, kimyasal bozulma gibi tahrip edici endüstriyel ekonomilerden döngüsel ekonomiye geçiş dikkate alınmalı, 7. Büyüme tartışılamaz olarak görülmemeli,

Model tasarımında, yapılan işler ve yapan kurumların; 1. Varlık nedenleri ve neye hizmet ettiği sorgulanması, 2. Amaç ve değerleri arasındaki uyumun irdelenmesi, 3. Amaca yönelik ilerlemenin hangi yönetişim araçlarıyla ve nasıl ölçüleceğinin belirlenmesi, 4. Mülkiyetin (sahiplik) kime ait olacağının düşünülmesi, 5. Finansman yapısının kuruluşun amacına mı yoksa finansmanın kendisine mi hizmet ettiğinin doğru değerlendirilmesi, tavsiyelerinde bulunuluyor.

KAMUNUN KURAL KOYUCU GÜCÜ

Sağlık hizmetleri açısından bakıldığında, alışılmıştan farklı bu görüşlerin örtüşeceği birçok alan kolaylıkla bulunabilir. Özellikle, çok bilinen Dünya Sağlık Örgütü sağlık tanımı hatırlandığında, ortak alanların nitelik ve nicelik açısından önemi de artacaktır. “Sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, fiziksel ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik hali” tanımı bu kesişim alanının ne kadar geniş olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca bu genişlik sağlığın, kendisi dışında ne kadar çok tarafı ilgilendiren bir hizmet olduğunu da göstermektedir.

Bu bağlamda, salgınla birlikte daha da artan kamunun kural koyucu gücüne değinmeden geçmek olmaz. Dünya ülkelerinin tamamında, kamunun sağlık alanındaki hem hızlı hem de derin etkiler oluşturan kararları, toplumsal hafızada tazeliğini korumaktadır. Sosyal devlet anlayışı, salgın döneminde sağlık alanını daha çok ilgilendirmiş, kaynakları daha baskın şekilde yönlendirilmiştir. Sosyal temel ilkesi ile önerilen geleceğe dönük ekonomik model arayışları, salgın öncesi dönemde bile tartışılmış olmaya başlanmasına rağmen, salgın döneminde daha kolay kabul edilir olmuştur. Toplumların alıştıklarından fazla ölçüde kamu kaynağının sağlığa ayrılması daha fazla beklenir olmuştur, belki de bundan sonra artarak sürecektir.

ALGIYI ÖLÇMEDEN ÖNGÖRMEK GEREKEBİLİR

Salgın sonrasında önemi artan sağlıkla ilgili kamusal düzenlemeler konusunda artan bu duyarlılık, ülkemizin de içinde bulunduğu pek çok ülkede, farklı örneklerle kendini göstermiştir. Kamu kaynaklarıyla finansal desteğin yatak başına karşılıksız olarak hastanelere aktarıldığı örneklerden, yoğun bakım hastalarına kamu özel ayrımı yapılmaksızın hizmet verildiği örneklere, özel fiyat tarifeleri oluşturulmasından kronik hastalıkların ilaçlarını doğrudan eczanelerden alınabilmesine kadar pek çok uygulama bu dönemde gerçekleşmiştir. Bu uygulamaların bir bölümü halen devam ederken bir bölümünün aşamalı kaldırıldığı, bir bölümünün de geçerliliğinin yılsonuna kadar uzatıldığı değişik uygulama örnekleri vardır.

Ulusal ve uluslararası boyutta sağlıkla ekonomi ilişkisine, tek başına maliyet açısından bakmak kuşkusuz tercih edilebilecek bir yol değildir. Gerek sağlık politikası yapanlar, gerek uygulayanlar ve gerekse de yararlananlar açısından değerlendirildiğinde; alınan kararların sektöre etkilerini irdelenirken bütün boyutları dikkate alınmadır. Hizmetten yararlananlarda oluşabilecek algıyı bazen ölçmeden de öngörmek gerekebilir. Çünkü olayın kullanıcı memnuniyeti boyutu, kısa dönemde olumsuz etkilenebilir. Sadece salgın yönetimi kapsamında yapılanları değiştirirken değil, sağlık sigortacılığında karar alırken bunları düşünmekte yarar olacaktır. Dünya ve Türkiye örnekleriyle, simit ekonomisinin 7 kritik yol bakışının sağlık sektörüne olası etkilerini önümüzdeki haftalarda değerlendirmeye devam edeceğiz.

İLGİLİ HABERLER