spot_img
Çarşamba, Nisan 8, 2026

GÜNCEL HABERLER

Türkiye Sigorta, Türkiye Hayat Emeklilik’ten ilk çeyrekte rekor üretim

0
Türkiye Sigorta, yılın ilk çeyreğinde prim üretimini yüzde 30 artırarak 53,8 milyar TL, Türkiye Hayat Emeklilik ise hayat branşında yüzde 54 artışla 10,6 milyar TL prim...

Hepiyi Sigorta, Ege’de gövde gösterisi yaptı

0
Türkiye’nin en yaygın sigorta şirketi Hepiyi Sigorta, acenteleriyle bir araya geldiği “Hepiyi Buluşmalar” toplantı serisini bu kez 2 Nisan’da İzmir Swissotel’de gerçekleştirdi. (BASIN BÜLTENİ) Türkiye’nin...

axadaş Buluşması 2026’da “Empati Güvencesi” kurum kültürünün merkezinde yer aldı

0
AXA Türkiye, 1100’ü aşkın AXAlının katılımıyla gerçekleşen #axadaş Buluşması 2026’da bir araya gelerek şirketin geleceğini şekillendiren kurum kültürünü, çalışan deneyimini ve 2030 vizyonunu “Empati...

Mehmet Tuğtan’a İTÜ’den ödül

0
Anadolu Sigorta Genel Müdürü Z. Mehmet Tuğtan, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen İTÜ Yönetim Ödülleri 2026’da “Sigortacılık Alanında Yılın Lideri” ödülünü aldı. İş dünyasında fark...

Unico Sigorta, (Re)Insurance Summit 2026’nın sponsoru

0
Sigorta ve reasürans sektörünün uluslararası alandaki gelişimine katkı sağlayan ExploRe & ReConnext Global (Re)Insurance Summit 2026’nın Gold Sponsoru olan Unico Sigorta iş ortakları ile...

Garanti BBVA Emeklilik’ten hayat sigortasına özel fırsatlar

0
Garanti BBVA Emeklilik, sigorta güvencesiyle birikim imkanını birleştirdiği Prim İadeli Hayat Sigortası’nı Garanti BBVA Mobil’den başlatan müşterilerine 1.500 TL’den 5.000 TL’ye kadar Bonus fırsatı...

Anadolu Sigorta’dan raporlamada yeni dönem

0
Anadolu Sigorta, raporlama çalışmalarında önemli bir dönüşüme imza atarak ilk kez Entegre Faaliyet Raporu yayımladı ve sektörde bir ilk olarak bu raporun dijital tamamlayıcısı...

AXA Sigorta, Milliyet Yılın Sporcusu Ödülleri sahiplerini buldu

0
Türkiye’nin en köklü spor organizasyonlarından biri olan ve 72 yıldır düzenlenen Milliyet Yılın Sporcusu Ödülleri, bu yıl ilk kez AXA Sigorta’nın isim sponsorluğu ve...

Sağlık sigortası klasik poliçe yaklaşımından çıktı

0
Çalışan yan haklarında sağlık sigortası anlayışı, klasik poliçe yaklaşımından çıkarak bütüncül bir sağlık ve esenlik ekosistemine dönüşüyor. Çalışanların artık yalnızca hastalandıklarında değil, sağlıklı kalabildikleri...

Afetler iş dünyasının en önemli riskleri arasında 5. sırada

0
Allianz Commercial analizlerine göre, şiddetli konvektif fırtınaların (SCS) sıklığı ve şiddeti önemli ölçüde artarak, küresel ölçekte milyarlarca dolarlık sigortalı hasara yol açıyor. Buna göre...
GenelEmniyet kemeri kullanmayan yolcu kusurlu olabilir mi?

Emniyet kemeri kullanmayan yolcu kusurlu olabilir mi?

Karayolları Trafik Kanununda ve bağlı yönetmelikte bazı sürücü ve yolcuların emniyet kemeri takma zorunluluğu bulunmaktadır. Bu nedenle birçok Yargıtay kararında bu husus önemle incelenmekte ve tazminat oranlarının belirlenmesinde göz önünde tutulmaktadır. Peki, emniyet kemerinin takılmamasının trafik kazalarındaki kusur oranına etkisi nedir? Trafik kazalarında emniyet kemeri kullanmayan yolcu kusurlu olabilir mi? Yargıtay’ın kusur yönünden verdiği içtihatlar nelerdir?

Günümüzde trafikte kullanılan araçların sayıları hızla artmakta. Buna paralel olarak da trafik kazaları da artış göstermekte. Trafik kazalarının sonucunda zarar gören veya bunların aileleri tarafından maruz kaldıkları gelir kaybı telafisi amacıyla tazminat davaları açılmakta. Bu tazminat davalarında ön plana çıkan hususlardan biri de zarar görenin araç içinde emniyet kemerini takıp takmamış olması hususudur.

Emniyet kemerinin yararı birçok kazada gözle görülebilecek boyutlardadır. Özellikle ölüm ve ağır yaralanmanın meydana geldiği çarpma durumundaki kazalarda emniyet kemerinin önemi daha da ön plana çıkmaktadır. Araç içinde emniyet kemerinin takılması hayati derecede etkilidir.

Zarar Görenin Kusura Katılımı, Kusur Oranının Belirlenmesi

Karayolları Trafik Kanununda ve bağlı yönetmelikte bazı sürücü ve yolcuların emniyet kemeri takma zorunluluğu bulunmaktadır. Ayrıca yapılan bilimsel çalışmalar ve araştırmalar da emniyet kemerinin ölüm ve yaralanma olaylarını ciddi oranlarda azalttığını ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle birçok Yargıtay kararında bu husus önemle incelenmekte ve tazminat oranlarının belirlenmesinde göz önünde tutulmaktadır.

Trafik kazalarından kaynaklı olarak açılan tazminat davalarında müterafik kusur, zarar gören kişinin zararın meydana gelmesinde veya mevcut zararın artmasında etkisinin olduğu durumlarda tartışılır. Burada tartışılan konu ise zarar görenin kusura katılımı ve kusur oranının belirlenmesidir. Yani müterafik kusurun olup olmadığıdır.

Yargıtay’ın Verdiği Kararlar

Müterafik kusur, zarar gören kişinin kendisine karşı işlenen haksız fiilden bir zarar doğmasına veya zararın artmasına neden olmasıdır. Müterafik kusurun bulunduğu durumlarda Türk Borçlar Kanunu 52. madde gereğince indirim yapılabilmektedir. Madde; “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir” İfadesi yer almaktadır.

Bu kanuna göre maddi tazminattan makul oranda hakkaniyete uygun indirim gerekip gerekmediğinin irdelenip tartışılması, ondan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. Yargıtay’ın müterafik kusur yönünden verdiği içtihatlar da bu yöndedir.

Kanun Koyucu Kusur Oranını Kesin Olarak Belirlememiştir

Özetlemek gerekirse; kaza sırasında zararın meydana gelmesini önleyecek güvenlik tedbiri olan emniyet kemerinin takılmamış olmasının müterafik kusurun tespiti açısından önem arz etmektedir. Ayrıca Borçlar Kanununun 52. maddesi uyarınca maddi tazminattan makul oranda indirimin gerekip gerekmediğinin tartışılması gerekir. Mahkemelerin bu hususta detaylı bir inceleme yapması ve dosyada yer alan tüm delilleri tartışması gerekir. Çünkü kanun koyucu müterafik kusur oranını kesin olarak belirlememiştir.

Bu durumun hakkaniyete uygun olması bakımından Yargıtay her olayda istikrarlı ve yerleşik içtihatları ile oranı yüzde 20 olarak sabitlemiştir. Ancak hakimlerin, her olayın oluşuna ve zarar görenin, zararın artmasındaki rolüne göre karar vermelidir. Takdiri indirim veya artırım oranlarının hakimler tarafından hakkaniyetli bir şekilde yapılacak değerlendirme sonucunda belirlenmesi gerekmektedir.

İLGİLİ HABERLER