spot_img
Cuma, Nisan 4, 2025

GÜNCEL HABERLER

Tur Assist İMECE’yi satın aldığını duyurdu

0
Tur Assist,  10 yılı aşkın süredir sağlık provizyon hizmetleri alanında hizmet veren İMECE  Destek’i satın aldığını duyurdu. (BASIN BÜLTENİ) Tur Assist, İMECE nin gruba katılması...

Türkiye Sigorta’dan 2 milyar TL temettü, yüzde 100 sermaye artışı

0
Türkiye Sigorta, 2024 yılı finansal sonuçları doğrultusunda hissedarlarına brüt 2 milyar TL nakit temettü dağıtımı ve yüzde 100 oranında bedelsiz sermaye artırımı kararı aldı....

Unico Sigorta’dan, Gönül Mutfağı Projesi

0
Hatay İskenderun Mevlâna İlkokulu’nda 500, Kadınana İlkokulu’nda ise 300 öğrenci kapasiteli 2 yemekhanenin yapımına destek olan Unico Sigorta, çocukları her gün sağlıklı yemekle buluşturmak...

Quick Finans 2. El Oto Raporu yayınlandı

0
Quick Finans’ın SmartIQ iş birliğiyle yayınladığı 2. El Oto Raporu’nun şubat ayına ait verilerinin yer aldığı güncel sayısında, sektöre dair en yeni trendler paylaşıldı. (BASIN...

Anadolu Sigorta 100. yılında KKTC’de temaslarda bulundu

0
Anadolu Sigorta, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) önemli ziyaretler gerçekleştirdi. Anadolu Sigorta Genel Müdürü Z. Mehmet Tuğtan ve beraberindeki heyet, Kıbrıs’taki acentelerle geniş kapsamlı...

Hepiyi’den gezdiren kampanya

0
Hepiyi Sigorta, acentelerine yönelik kampanyalarını hız kesmeden sürdürüyor. 1 Mart - 31 Mayıs tarihleri arasında Konut Sigortası üretiminde dereceye giren acenteler, Kıbrıs seyahati kazanacak. (BASIN...

Zurich Türkiye ile Alternatif Bank’tan stratejik iş birliği

0
Zurich Sigorta Grubu Türkiye ve Alternatif Bank, sigortacılık alanında uzun dönemli stratejik bir iş birliğine imza attı. Bu kapsamda, Alternatif Bank bireysel, ticari ve...

AXA Türkiye “#axadaş buluşması 2025” de bir araya geldi

0
AXA Türkiye, 1100’ü aşkın AXAlının katılımıyla gerçekleşen “#axadaş buluşması 2025” etkinliğinde, güçlü kurumsal kültürünü ve 2030 hedeflerini bir araya getiren ilham verici bir buluşmaya...

Magdeburger’den 2024’te 501,6 milyon TL net kâr

0
Magdeburger Sigorta 2024 yılı finansal sonuçlarını açıkladı. Yeni yönetimiyle birlikte hızlı bir büyüme ivmesi yakalayan şirket, yılı 501,6 milyon TL gibi yüksek bir kâr...

Neova Sigorta’dan NeoKOBİ Paket Sigortası

0
Neova Sigorta, KOBİ’lere yönelik hayata geçirdiği NeoKOBİ Paket Sigortası ile iş yerlerini kapsamlı teminatlarla güvence altına alıyor.  (BASIN BÜLTENİ) Neova Sigorta, KOBİ'ler için geliştirdiği NeoKOBİ...
GenelEmniyet kemeri kullanmayan yolcu kusurlu olabilir mi?

Emniyet kemeri kullanmayan yolcu kusurlu olabilir mi?

Karayolları Trafik Kanununda ve bağlı yönetmelikte bazı sürücü ve yolcuların emniyet kemeri takma zorunluluğu bulunmaktadır. Bu nedenle birçok Yargıtay kararında bu husus önemle incelenmekte ve tazminat oranlarının belirlenmesinde göz önünde tutulmaktadır. Peki, emniyet kemerinin takılmamasının trafik kazalarındaki kusur oranına etkisi nedir? Trafik kazalarında emniyet kemeri kullanmayan yolcu kusurlu olabilir mi? Yargıtay’ın kusur yönünden verdiği içtihatlar nelerdir?

Günümüzde trafikte kullanılan araçların sayıları hızla artmakta. Buna paralel olarak da trafik kazaları da artış göstermekte. Trafik kazalarının sonucunda zarar gören veya bunların aileleri tarafından maruz kaldıkları gelir kaybı telafisi amacıyla tazminat davaları açılmakta. Bu tazminat davalarında ön plana çıkan hususlardan biri de zarar görenin araç içinde emniyet kemerini takıp takmamış olması hususudur.

Emniyet kemerinin yararı birçok kazada gözle görülebilecek boyutlardadır. Özellikle ölüm ve ağır yaralanmanın meydana geldiği çarpma durumundaki kazalarda emniyet kemerinin önemi daha da ön plana çıkmaktadır. Araç içinde emniyet kemerinin takılması hayati derecede etkilidir.

Zarar Görenin Kusura Katılımı, Kusur Oranının Belirlenmesi

Karayolları Trafik Kanununda ve bağlı yönetmelikte bazı sürücü ve yolcuların emniyet kemeri takma zorunluluğu bulunmaktadır. Ayrıca yapılan bilimsel çalışmalar ve araştırmalar da emniyet kemerinin ölüm ve yaralanma olaylarını ciddi oranlarda azalttığını ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle birçok Yargıtay kararında bu husus önemle incelenmekte ve tazminat oranlarının belirlenmesinde göz önünde tutulmaktadır.

Trafik kazalarından kaynaklı olarak açılan tazminat davalarında müterafik kusur, zarar gören kişinin zararın meydana gelmesinde veya mevcut zararın artmasında etkisinin olduğu durumlarda tartışılır. Burada tartışılan konu ise zarar görenin kusura katılımı ve kusur oranının belirlenmesidir. Yani müterafik kusurun olup olmadığıdır.

Yargıtay’ın Verdiği Kararlar

Müterafik kusur, zarar gören kişinin kendisine karşı işlenen haksız fiilden bir zarar doğmasına veya zararın artmasına neden olmasıdır. Müterafik kusurun bulunduğu durumlarda Türk Borçlar Kanunu 52. madde gereğince indirim yapılabilmektedir. Madde; “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir” İfadesi yer almaktadır.

Bu kanuna göre maddi tazminattan makul oranda hakkaniyete uygun indirim gerekip gerekmediğinin irdelenip tartışılması, ondan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. Yargıtay’ın müterafik kusur yönünden verdiği içtihatlar da bu yöndedir.

Kanun Koyucu Kusur Oranını Kesin Olarak Belirlememiştir

Özetlemek gerekirse; kaza sırasında zararın meydana gelmesini önleyecek güvenlik tedbiri olan emniyet kemerinin takılmamış olmasının müterafik kusurun tespiti açısından önem arz etmektedir. Ayrıca Borçlar Kanununun 52. maddesi uyarınca maddi tazminattan makul oranda indirimin gerekip gerekmediğinin tartışılması gerekir. Mahkemelerin bu hususta detaylı bir inceleme yapması ve dosyada yer alan tüm delilleri tartışması gerekir. Çünkü kanun koyucu müterafik kusur oranını kesin olarak belirlememiştir.

Bu durumun hakkaniyete uygun olması bakımından Yargıtay her olayda istikrarlı ve yerleşik içtihatları ile oranı yüzde 20 olarak sabitlemiştir. Ancak hakimlerin, her olayın oluşuna ve zarar görenin, zararın artmasındaki rolüne göre karar vermelidir. Takdiri indirim veya artırım oranlarının hakimler tarafından hakkaniyetli bir şekilde yapılacak değerlendirme sonucunda belirlenmesi gerekmektedir.

İLGİLİ HABERLER