spot_img
Cuma, Şubat 6, 2026

GÜNCEL HABERLER

Katılım Emeklilik Erken BES’le 2026’ya güçlü başladı

0
Türkiye’nin en uzun vadeli tasarruf aracı olmayı sürdüren Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), 18 milyon katılımcı ve 2 trilyon TL fon büyüklüğüne ulaştı. Türkiye’de 18...

TSEV, TSB’den SEDDK Başkanı Davut Menteş’e ziyaret

0
Türk Sigorta Enstitüsü Vakfı (TSEV) Yönetim Kurulu Başkanı Baturalp Pamukçu, Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Genel Sekreteri Özgür Obalı ve kısa süre önce TSEV Müdürlüğü...

T-Rupt Teknoloji, Bakü’de sektör paydaşlarıyla buluştu

0
28 Ocak – 30 Ocak 2026 tarihleri arasında Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de bir dizi resmi temas ve sektör buluşması gerçekleştiren T-Rupt Teknoloji, Azerbaycan’ın sismik risk...

Adana’da “Sigortadan Fazlası” buluşması

0
Adana Ticaret Odası ev sahipliğinde düzenlenen “Sigortadan Fazlası – Finansal Market Vizyonu” toplantısında, Maher Holding Sigorta Grubu ve Quick Finansall ekosistemi şirketlerinin yöneticileri, bölge...

Hepiyi Sigorta’dan yeni reklam: Pazar Günü Bile Hasar Ödemesi

0
Hepiyi Sigorta, yeni reklam kampanyası kapsamında hazırladığı reklam filmini 2 Şubat itibarıyla izleyicilerle buluşturdu. “Türkiye’nin çok hızlı hasar ödeyen sigorta şirketi” vurgusuyla hazırlanan kampanya;...

Garanti BBVA Emeklilik, Sağlıklı Yaşa Programı ile 2025’te de müşterilerinin yanındaydı

0
Garanti BBVA Emeklilik, yenilediği ve geliştirdiği Sağlıklı Yaşa programı ile müşterilerine kendine iyi bakma fırsatı sunmaya devam ediyor. Müşterilerinin hem bedensel hem de zihinsel...

HDI Sigorta sahada

0
HDI Sigorta, spor sponsorluğu çalışmaları kapsamında hayata geçirdiği “HDI Sigorta Sahada” projesiyle, sponsor olduğu takımların müsabakalarında, maç heyecanına saha içi etkinliklerle eşlik ediyor. HDI...

Sompo Sigorta hasar yönetiminde güçlü bir yılı geride bıraktı

0
Sompo Sigorta, 2025 yılında hasar yönetimini hız ve dijitalleşme odağında güçlendirerek Türkiye genelinde 1.000’den fazla yetkili servis, 100’ü aşkın Ekspres Hasar Onarım Merkezi (EHOM)...

MetLife Emeklilik ve Hayat’tan yeni emeklilik yatırım fonu

0
MetLife Emeklilik ve Hayat, bireysel emeklilik katılımcılarına yeni tahvil bono fonunu sundu. BES faizli planları kapsamında sunulacak Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım Fonu, düzenli gelir elde etmek isteyen yatırımcılara hitap...

Garanti BBVA Emeklilik’ten BES’te akıllı fon yönetimi

0
Garanti BBVA Emeklilik, 100 bini aşkın müşterisinin tercih ettiği Otomatik Fon Koçu’nu Garanti BBVA Mobil üzerinden sunmaya başladı. BES birikimleri için piyasa koşullarına göre...
GenelEmniyet kemeri kullanmayan yolcu kusurlu olabilir mi?

Emniyet kemeri kullanmayan yolcu kusurlu olabilir mi?

Karayolları Trafik Kanununda ve bağlı yönetmelikte bazı sürücü ve yolcuların emniyet kemeri takma zorunluluğu bulunmaktadır. Bu nedenle birçok Yargıtay kararında bu husus önemle incelenmekte ve tazminat oranlarının belirlenmesinde göz önünde tutulmaktadır. Peki, emniyet kemerinin takılmamasının trafik kazalarındaki kusur oranına etkisi nedir? Trafik kazalarında emniyet kemeri kullanmayan yolcu kusurlu olabilir mi? Yargıtay’ın kusur yönünden verdiği içtihatlar nelerdir?

Günümüzde trafikte kullanılan araçların sayıları hızla artmakta. Buna paralel olarak da trafik kazaları da artış göstermekte. Trafik kazalarının sonucunda zarar gören veya bunların aileleri tarafından maruz kaldıkları gelir kaybı telafisi amacıyla tazminat davaları açılmakta. Bu tazminat davalarında ön plana çıkan hususlardan biri de zarar görenin araç içinde emniyet kemerini takıp takmamış olması hususudur.

Emniyet kemerinin yararı birçok kazada gözle görülebilecek boyutlardadır. Özellikle ölüm ve ağır yaralanmanın meydana geldiği çarpma durumundaki kazalarda emniyet kemerinin önemi daha da ön plana çıkmaktadır. Araç içinde emniyet kemerinin takılması hayati derecede etkilidir.

Zarar Görenin Kusura Katılımı, Kusur Oranının Belirlenmesi

Karayolları Trafik Kanununda ve bağlı yönetmelikte bazı sürücü ve yolcuların emniyet kemeri takma zorunluluğu bulunmaktadır. Ayrıca yapılan bilimsel çalışmalar ve araştırmalar da emniyet kemerinin ölüm ve yaralanma olaylarını ciddi oranlarda azalttığını ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle birçok Yargıtay kararında bu husus önemle incelenmekte ve tazminat oranlarının belirlenmesinde göz önünde tutulmaktadır.

Trafik kazalarından kaynaklı olarak açılan tazminat davalarında müterafik kusur, zarar gören kişinin zararın meydana gelmesinde veya mevcut zararın artmasında etkisinin olduğu durumlarda tartışılır. Burada tartışılan konu ise zarar görenin kusura katılımı ve kusur oranının belirlenmesidir. Yani müterafik kusurun olup olmadığıdır.

Yargıtay’ın Verdiği Kararlar

Müterafik kusur, zarar gören kişinin kendisine karşı işlenen haksız fiilden bir zarar doğmasına veya zararın artmasına neden olmasıdır. Müterafik kusurun bulunduğu durumlarda Türk Borçlar Kanunu 52. madde gereğince indirim yapılabilmektedir. Madde; “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir” İfadesi yer almaktadır.

Bu kanuna göre maddi tazminattan makul oranda hakkaniyete uygun indirim gerekip gerekmediğinin irdelenip tartışılması, ondan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. Yargıtay’ın müterafik kusur yönünden verdiği içtihatlar da bu yöndedir.

Kanun Koyucu Kusur Oranını Kesin Olarak Belirlememiştir

Özetlemek gerekirse; kaza sırasında zararın meydana gelmesini önleyecek güvenlik tedbiri olan emniyet kemerinin takılmamış olmasının müterafik kusurun tespiti açısından önem arz etmektedir. Ayrıca Borçlar Kanununun 52. maddesi uyarınca maddi tazminattan makul oranda indirimin gerekip gerekmediğinin tartışılması gerekir. Mahkemelerin bu hususta detaylı bir inceleme yapması ve dosyada yer alan tüm delilleri tartışması gerekir. Çünkü kanun koyucu müterafik kusur oranını kesin olarak belirlememiştir.

Bu durumun hakkaniyete uygun olması bakımından Yargıtay her olayda istikrarlı ve yerleşik içtihatları ile oranı yüzde 20 olarak sabitlemiştir. Ancak hakimlerin, her olayın oluşuna ve zarar görenin, zararın artmasındaki rolüne göre karar vermelidir. Takdiri indirim veya artırım oranlarının hakimler tarafından hakkaniyetli bir şekilde yapılacak değerlendirme sonucunda belirlenmesi gerekmektedir.

İLGİLİ HABERLER