TARSİM Genel Müdürü Bekir Engürülü, tarım sigortasının 2025 yılını değerlendirerek, TARSİM’in geç hasar ödediğine yönelik eleştirilere de açıklık getirdi. Engürü, “Çiftçi primi geç ödesin diye hasat tarihini uzatıyor. Hasar olduğunda hasar alma süresi de uzuyor. Biz onun için en yakın ve en doğru tarihi söylemesini istiyoruz” dedi.

Editör: AYTAÇ NALLAR
TARSİM Genel Müdürü Bekir Engürülü, 2025’te, don afetinden kaynaklı 23.2 milyar TL’lik hasarın, tarım sigortası açısından en büyük hasar olduğunu söyledi. Engürülü, 2025’te, çiftçinin 20 milyar liralık prim ödediğini, 35 milyar lira da hasar tazminatı aldığını kaydetti. Bekir Engürülü, tarım sigortasının 2025 yılını değerlendirerek, TARSİM’in geç hasar ödediğine yönelik eleştirilere de açıklık getirdi.
2025’in, ekstrem bir yıl olduğunu, tarımsal üretimde karşılaşılan olayların hemen hemen hepsinin gerçekleştiğini belirten Engürülü, geçen yıl TARSİM’in, 3 milyon 800 bin poliçe ürettiğini, 1 trilyon 660 milyar lira teminat verdiklerini söyledi. Geçen yıl 45.4 milyar liralık üretim gerçekleştirildiğini de ifade eden Engürülü, “2025’te 44.5 milyon dekar alan sigortalandı. Bugüne kadarki sigortaladığımız en geniş alan oldu. Sigortalı çiftçi sayısı da 910 bin oldu. Biz onları işletme olarak kabul ediyor, işletme sayıyoruz; 910 bin üreticimiz poliçe yaptırdı” dedi.
SİGORTALANABİLİR ALANDA EN YÜKSEK SEVİYE
Engürülü, Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) kayıtlı 2.5 milyon çiftçi bulunduğunu, bunların hepsinin sigortalanabilir olmadığını vurgulayarak, şunları söyledi:
“ÇKS’de nadas alanları da beyan edilir. Bu şekilde 169 milyon dekar kayıtlı alan var. Nadas alanı önemli bir yer tutar. Yine kamu tüzel kişiliklerine ait işletmelerin arazileri de kayıtlıdır. Netice itibarıyla kayıtlı olan üretim alanı içerisinde yaklaşık 148 milyon dekar alan sigortalanabilir alan oluyor. Bu noktadan hareketle de 2.5 milyon çiftçimizin hepsi sigorta yaptırabilecek pozisyonda değil. Çünkü nadas alanlarında zaten sigortaya gerek yok. Bizim için önemli olan, ÇKS’de sigortalanabilecek alan ile sigortaladığımız alandır. Bu, şu an ki en yüksek seviyeye ulaştı. Bu kapsamda sigortalanabilir alanların yüzde 30’unu TARSİM sigortaladı. Hatta bunu yabancı ülkelerle mukayese açısından söyleyeyim. Bu oran 50 yıldır tarım sigortasının yapıldığı İspanya’da yüzde 24-25 seviyesinde.”
Hayvansal üretim açısından bakıldığında ise büyükbaş hayvanlarda sigortalılık oranının yüzde 44, kümes hayvanlarında yüzde 78 olduğunu belirten Engürül, “Bir büyükbaş hayvanını kaybetse üreticimiz, bize 30 sene prim ödese, bunu karşılayamıyor. Yani büyükbaş hayvan kaybetme riski o kadar yüksek. O nedenle sigorta yaptırdığında mutlak karşılığını görüyor” dedi.
DON HASARINA 23.2 MİLYAR TL ÖDEDİK
Bekir Engürülü, 2025 yılında ödenen hasarlara da değinerek, geçen sene 35 milyar TL’lik hasar oluştuğunu, toplam hasar içinde 23.2 milyar TL ile bitkisel üretimdeki don hasarının büyük yer tuttuğunu ifade ederek, şunları söyledi:
“Toplam hasar içerisinde önemli özellik bitkisel üretimdeki o don afetinden kaynaklı zarardı. Yaklaşık 23.2 milyar liralık bir hasar tazminatı ortaya çıkarttı. Bu bizim için tek bir alanda ortaya çıkan ve tek bir riskte ortaya çıkan en büyük hasar olmuş oldu. Onun haricinde de afetler oldu. Kuraklıktan da yine ciddi etkilenmeler oldu. Güneydoğu Anadolu’da hububatta, İç Anadolu’da hububat da, Trakya’da ayçiçeğinde oldu ve 2.2 milyar lira da kuraklıktan hasar ödedik. Dolu yağışları da meydana geldi ve 2 milyar liralık doludan kaynaklı bir hasar oluştu.”
GEÇ BEYAN ALIŞKANLIĞINDAN KURTULMALIYIZ
TARSİM’in hasarları geç ödediğine yönelik eleştirilere de değinen Engürülü, hasat tarihine dikkat çekerek, şu açıklamaları yaptı:
“Çiftçimiz hasat tarihini kendisi beyan ediyor. Çünkü en doğruyu kendisi biliyor. Hasat tarihinde de en yakın tarihi beyan etmesi gerekiyor. Bitkisel üründe primi biz yüzde 15’ini peşin, yüzde 85’ini de hasattan 1 ay sonra alıyoruz. Bu süreci yönetirken biraz hasat tarihini geciktirme gibi bir alışkanlığımız oluyor, bazen. Hasar olduğunda hasar da ona bağlı oluyor. Çünkü hasar tazminatı da hasat tarihinden 1 ay içerisinde ödeniyor. Çiftçi primi geç ödesin diye hasat tarihini uzatıyor. Fakat hasar olduğunda hasar alma süresi de uzuyor. Biz onun için en yakın ve en doğru tarihi söylemesini istiyoruz, çiftçimizden. Geçen sene de gördük ki, hasat tarihi oldukça geç beyan edilmiş. Yani bunu bu kadar geç beyan etme alışkanlığından biraz kurtulalım; gerçeği beyan edelim.”
TARIM SİGORTASINDA 4 YIL PRİM ÖDENİR 1 YIL HASAR ALINIR
Bekir Engürülü, tarım sigortasının aktüerya dengesi hakkında da bilgi vererek, şu tespitleri yaptı:
“Tarım sigortacılığında; fiyatlamayı, aktüerya dengeyi 4 yılda bir hasar olur şeklinde kuruyoruz. Tarım sigortalarında 4 yıl prim ödenir, 1 yıl hasar alınır. Bu normal klişe. Uzun yıllar ortalaması. Bu sadece Türkiye için uygulanan değil, dünyanın her yerinde uygulanır ve tek bir hasar bazında da önemli özellik olarak en çok yüzde 250 hasar prim dengesi ortaya çıkar. Bu önemli kritik özellikler bilinerek fiyatlama yapılır. Yoksa fiyatlar ucuz mu pahalı mı sorusunun en önemli göstergesi buradaki 4 yılda bir meydana gelme frekans aralığına bağlıdır. Bu frekans aralığı son yıllarda daraldı. Yani en önemli özellik itibarıyla artık iki yılda bir, her yıl karşılaştığımız bölgelerde, yörelerde hasarlar var. Onun için bu süreci yönetmek bakımından o 4 yılda 1’e göre devam ediyoruz ama kısa vadede de tabi bu tedbirleri de alma ihtiyacı doğuyor.”














