Hayat sigortasına yazık ediyoruz!

Bankalar kredi veriyorsa hayat sigortası pazarı büyüyor, vermiyorlarsa hayat pazarı daralıyor. Tıpkı, 2021’in ocak ayında olduğu gibi. Bu yılın ocak ayında bankalar kredilerde frene basınca, hayat sigortası da darbe aldı. Burada sorulması gereken soru şu; hayat sigortası gibi bir ürün, banka kredilerine bu kadar endeksli olmalı mı?

Maalesef hayat sigortası gibi bir ürünü, uzun yıllardır sadece banka kredilerine endeksledik. Hal böyle olunca da bankalar kredi veriyorsa hayat sigortası pazarı büyüyor, vermiyorlarsa hayat pazarı daralıyor. Tıpkı, 2021’in ocak ayında olduğu gibi. Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB), açıkladığı 2021 yılı ocak ayı istatistiklerine göre hayat sigortalarında 1.1 milyar liralık prim üretildi ve geçen yılın aynı dönemine göre hayat sigortası pazarı nominalde yüzde 21,3, reelde de yüzde 31,5 küçüldü. Bir anlatımla hayat sigortası pazarında keskin bir düşüş yaşandı. Bu kadar keskin düşüş olunca da bu durum toplam sigorta pazarına yansıdı ve bu yılın ocak ayında sigorta sektöründe toplam büyüme nominalde yüzde 15,6, reelde de yüzde 0,5 oldu. Yani, hayat sigortasındaki küçülme, toplam sigorta pazarını da etkiledi.

Bankaların Kredi Hacmi Ne Kadar Daraldı?

Peki, neden hayat sigortalarında bu kadar keskin düşüş yaşandı? Cevabı net; bu yılın ocak ayında bankalar kredilerde frene basınca, hayat sigortası da darbe aldı. Hem bankaların kredi hacmini hem de hayat sigortaları verilerini inceledim.

BDDK’nın verilerine göre, bu yılın ocak ayında bankacılık sektörünün kredi hacmi 3 trilyon 552 milyar liranın biraz üzerinde oldu. Bunun 676.8 milyar lirası da tüketici kredilerinden kaynaklandı. 2020’nin aralık rakamlarına da baktım. Aralık ayında da bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi 3 trilyon 574 milyar lira olmuş; bunun 676 milyar lirasına yakını da tüketici kredilerinden kaynaklanmış. Bankaların kredi hacmi bu yılın ocak ayında, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 0,61 daralmış. Tüketici kredilerinde ise yüzde 0,14’lük bir artış yaşanmış. Tabi bu rakamlar toplam kredi hacmini gösteriyor. Tüketici kredilerinde küçük bir kıpırdanma olsa da bir taraftan enflasyon, diğer taraftan kredi faizlerindeki artış nedeniyle genel olarak bankacılık sektörünün kredi hacminde büyük daralma görülüyor.

Hayat Poliçe Adedinde Yüzde 36,6’lık Düşüş

Hayat sigortalarında rakamlar ne anlatıyor? Yıllık vefat ve uzun süreli/süresiz vefat sigortalarına baktım ki, ağırlıklı kredi ile verilen hayat sigortaları bu başlık altında toplanıyor. Geçen senenin ocak ayı ile bu yılın ocak ayı mukayese edildiğinde yıllık vefat sigortasında yazılan poliçe sertifika adedinde yüzde 8,71; uzun süreli/süresiz vefat sigortalarında yazılan poliçe sertifika adedinde yüzde 36,6’lık düşüş görülüyor. Aynı şekilde yürürlükteki poliçe adedinde de yıllık vefatta yüzde 10,71 düşüş görülüyor; ancak süreli/süresiz vefatta ufak da olsa yüzde 1,14’lük bir artış göze çarpıyor ki, bu da kuvvetle muhtemel, tüketici kredilerindeki gelişmenin yansıması.

Bankalar Kredi Musluklarını Kapatınca Hayat Pazarı Daralıyor

En çarpıcı olanı ise tahakkuk tutarı. Yıllık vefatta tahakkuk tutarında bu senenin ocak ayında, geçen senenin ocak ayına göre yüzde 41,56, süreli/süresiz vefatta ise yüzde 75,28 bir düşüş görülüyor. Buradan anlaşılıyor ki, bu yılın ocak ayında hayat sigortalarında primsel bir giriş olmadığı geçen senenin aynı dönemi ile mukayese edildiğinde ciddi bir düşüş görülüyor.

Oysa 2020 yılında, pandemi nedeniyle, hem işletmeleri hem de tüketicileri salgının etkilerine karşı rahatlatmak için başta kamu bankaları olmak üzere tüm bankalar kredi musluklarını açınca, hayat sigorta pazarı da yılı, yüzde 27 gibi rekor büyüme ile kapattı. Bu yılın ocak ayında da bankalar kredilerde frene basınca, hayat sigortalarında da işte bu tablo oluştu. Benzer durumlar geçmişte de çok yaşandı. Ekonomik daralmanın olduğu dönemlerde bankalar kredi musluklarını kapatınca, hayat sigorta pazarı daraldı.

Sadece Kredi Bağlantılı Bir Hayat Sigortası Pazarı Olmaz

Burada sorulması gereken soru şu ki, tüm sigorta sektörünün bu soruyu sorması gerekiyor ve soruyorlar da ancak pozisyon alınamıyor. Hayat sigortası gibi bir ürün, banka kredilerine bu kadar endeksli olmalı mı? Elbette o da olsun; kredi ile hayat sigortası verilsin, bu sayede ciddi mağduriyetler gideriliyor ve sektöre de prim girdisi oluyor, ancak sadece kredi bağlantılı bir hayat sigortası pazarı olmaz, olmamalı da. Oldu mu da işte böyle oluyor; bankalar kredi veriyorsa hayat sigortası var, bankalar kredi vermiyorsa hayat sigortası yok. Oysa bana göre, kredi ile bağlantılı hayat sigortası, hayat sigortası pazarında ikinci hatta üçüncül ürün olmalı; asıl HAYAT SİGORTASI olmalı.