spot_img
Salı, Temmuz 14, 2026

GÜNCEL HABERLER

AXA Türkiye İyilik Haftası’nı 38 etkinlik, 4.361 saat gönüllülükle tamamladı

0
AXA Grubu'nun dünya genelinde faaliyet gösterdiği tüm ülkelerde her yıl düzenlediği AXA İyilik Haftası’nda AXA Türkiye çalışanları; kapsayıcı koruma, iklim ve biyoçeşitlilik ile acil...

DASK’tan Bursa’da deprem risk yönetiminde güç birliği mesajı

0
DASK, Bursa'daki İrtibat Ofisi’nde düzenlediği “Deprem Risk Yönetiminde İş Birliği Buluşması”nda kamu kurumlarını, iş dünyasını, sigorta sektörü temsilcilerini bir araya getirdi. Buluşmada; deprem risk...

Ana Sigorta, yeni sigorta ruhsatı aldı

0
Ana Sigorta yeni ruhsat aldı. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulu (SEDDK), yaptığı açıklama ile Ana Sigorta’ya yeni ruhsat verildiğini duyurdu. Ana Sigorta’ya...

SEDDK, TSB katılım sigortacılığı için bir araya geldi

0
Katılım sigortacılığının geliştirilmesi ve katılım sigortacılığı ürünlerinin erişilebilirliğinin artırılması amacıyla, SEDDK Başkanı Davut Menteş’in başkanlığında bir toplantı gerçekleştirildi. Katılım sigortacılığının geliştirilmesi ve katılım sigortacılığı ürünlerinin...

HDI Sigorta Togg iş birliği

0
HDI Sigorta, Togg ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında Togg Kasko ürününü Trumore platformunda sunuyor. Elektrikli ve bağlantılı akıllı cihazların yaygınlaşmasıyla birlikte değişen kullanıcı ihtiyaçlarına...

Coşkun Gölpınar trafik sigortasındaki düzenlemeleri değerlendirdi

0
Doğa Sigorta Genel Müdürü Coşkun Gölpınar, hayata geçirilen düzenlemelerin sektörde daha şeffaf, öngörülebilir ve güvenilir bir hasar yönetimi anlayışını desteklediğini belirterek, "1 Temmuz itibarıyla...

Fitch Ratings, Mapfre Sigorta’nın finansal gücünü teyit etti

0
Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşu Fitch Ratings, Mapfre Sigorta'nın Finansal Güçlülük Notunu (IFS) AA+(tur), görünümünü ise durağan olarak teyit etti. Şirketin kendi sermaye modeli ile...

Sanem Çıngay Buçukoğlu’na AXA Grubu’nda global sorumluluk

0
AXA Türkiye Satış, Kurumsal İletişim ve Sağlık Başkanı Sanem Çıngay Buçukoğlu; AXA Grubu’nun global sağlık stratejilerine yön veren AXA Health Global’in üst yönetim kadrosunda...

Anadolu Sigorta, KOBİ’lerin güvenli büyüme yolculuğuna eşlik ediyor

0
Türkiye ekonomisinin bel kemiğini oluşturan yaklaşık 4 milyon KOBİ, Anadolu Sigorta'nın 2026 yılı ve sonrasındaki en önemli odağını oluşturuyor. İşletmelerin yalnızca bugünkü risklerine değil,...

Garanti BBVA Emeklilik’ten BES’lilere ve BES başlatacaklara özel çekiliş

0
31 Temmuz’a kadar Garanti BBVA Emeklilik’ten BES veya Çocuklara BES başlatan veya mevcut sözleşmelerindeki katkı payını artıran müşteriler, çekilişle MacBook Pro ve iPhone 17...
Genel‘Koruyucu devlet değil, sigorta sistemidir’

‘Koruyucu devlet değil, sigorta sistemidir’

Howden Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Bölge CEO’su Atınç Yılmaz, “Türkiye’de sigorta sektörünün yurtiçi hasıladan aldığı pay yüzde 2. Ancak bu gelişmiş ülkelerde yüzde 7 seviyelerinde. Gelişmiş ekonomilerde ana koruyucu unsur devlet değil, sigorta sistemidir. Gelişmiş ülkelerde bu tip felaketler devletin üzerinde bir yük oluşturmuyor” dedi.

Türkiye’de sigorta sektöründe 2022 yılında yaklaşık 213 milyar TL’lik prim üretimi gerçekleştirildiği bilgisini veren Howden Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Bölge CEO’su Atınç Yılmaz, “Bu da toplam yurtiçi hasıladan yüzde 2’nin biraz üzerinde bir pay alındığını gösteriyor. Bu oran son 2 senede yüzde 1,2 gibi rakamlarda bu seviyeye gelerek önemli bir gelişim göstermiş oldu. Ancak dünya ortalaması olan yüzde 7’lere gidecek hala uzun bir yol var” dedi.

İlk 3 aylık prim rakamlarına göre 100 milyar TL’ye yaklaşan bir tutarla enflasyonun da çok üstünde bir büyüme olduğunu belirten Atınç Yılmaz,  “Sigortanın payının gelecekte daha da artacağını görebiliyoruz. Reasürans korumasına baktığımızda ise Türk sigorta sektörünün reasürans koruması konusunda oldukça hassas ve bilinçli olduğunu söyleyebiliriz. Oto ve sağlık sigortaları dışındaki branşlarda yüzde 90’lara varan reasürans korumaları bulunuyor. Ayrıca bütün branşlarda sigortacıların üzerinde kalan riskler içinde, deprem başta olmak üzere doğal afetler için ayrı korumalar alınıyor.  İlave olarak SEDDK de düzenli olarak sigortacıların doğru miktarda koruma alıp almadığını kontrol ediyor ve şirketlerin sermaye durumlarını kontrol ediyor. Özetle Türk sigorta sektörü bugün 50 trilyon TL’nin üzerindeki bir riski rahatlıkla üstlenip, gerekli reasürans korumasını sağlayıp, hasarını yönetebilecek seviyede” diye konuştu.

SİGORTA PENETRASYONU DÜŞÜK

Yakın zamanda Türkiye’nin çok büyük bir felaket yaşadığını, binlerce insanın yaşamını yitirdiğini, binlerce fabrika ve işletmenin zarar gördüğünü kaydeden Atınç Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Maalesef ülkemiz tarihinin en büyük felaketini yaşadı. Öncelikle yaşanan acılar ve yitirilen hayatlar geri getirilemez ama bunun dışındaki mali kayıplar mutlaka telafi edilebilir. Burada devletimiz her ne kadar vatandaşının yanında olsa da sigorta sistemimize büyük iş düşüyor. Zaten olması gereken de böylesi riskler gerçekleştiğinde sigorta sisteminin işlemesi ve mali yükü vatandaşlar ve dolaylı olarak da devletin üzerinden almasıdır. Burada üzülerek söylemeliyiz ki bu bölgede sigorta penetrasyonu beklediğimiz seviyenin oldukça altında idi. Zorunlu olan DASK’ta bile yüzde 50’nin altında bir oran olduğunu görüyoruz. Kaskoda yüzde 17, konutta yüzde 10 gibi düşük oranlarda penetrasyon var. Neyse ki orta ve büyük ölçekli sanayi işletmelerinde sigorta penetrasyonu biraz daha yüksek ama küçük ölçekli sınai ve ticari işletmelerinde yine çok düşük penetrasyon oranlarına şahit oluyoruz. Tabii burada başka bir soru daha karşımıza çıkıyor, penetrasyonun yanında doğru bedellerle poliçenin yapılmış olması. Özellikle DASK’ta karşılaştığımız sorun, evlerin olduğundan daha düşük metrekarelerde gösterilmiş olması. Düşük prim ödemek için örneğin 150 metrekare bir evin 35 metrekare olarak gösterilmesi gibi sorunlara çokça rastlıyoruz. Bu da maalesef zararın çok düşük bir kısmının sigorta sistemine devredilmesine neden oluyor.”

AFETLERE KARŞI KALICI ÇÖZÜM SİGORTADIR

Gelişmiş ekonomilerde sigortacılığın, bireysel ve kurumsal risk yönetiminin en önemli unsuru olduğunu dile getiren Atınç Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu ekonomilerde ana koruyucu unsur devlet değil, sigorta sistemidir. Bu bilinç, tüketicide de, devlette de bu şekilde oluşuyor. Yani buralarda başlarına bir felaket geldiğinde ‘devlet bizi kurtarsın’ anlayışından ziyade, bugünler için yatırımını yaptığım, riskimi devrettiğim sigortacı zararımı karşılasın anlayışı hakim. Bu yüzden gerekirse zorunlu sigorta kapsamını genişletip, doğru sigorta korumalarının alınmasını sağlamak ve bu şekilde sigortanın daha da tabana yayılmasını sağlamak gerekiyor. Böylece devletin, dolayısıyla bütün vatandaşın sırtında bir yük olarak kalmasının önüne geçilmesinin sağlanması gerekli. Tabi ki devlet her zaman için en ufak bir mağduriyet olmaması adına gerekli önlemleri alacak ve destek olacaktır. Ancak bu tür doğal afetlere karşı mücadelede sigorta penetrasyonunun ciddi şekilde artırılmasından başka kalıcı bir çözüm bulunmuyor.”

İLGİLİ HABERLER