SEDDK Başkanı Davut Menteş, sigorta sektöründe çok önemli dönüşüm ve rehabilitasyon süreci yaşandığını belirterek, “Bugün itibarıyla sermaye yeterlilik zafiyeti, mali bünye sorunu yaşayan bir şirketin olmadığını söyleyebilirim ki, bu rakam 2023 sonunda 16’tıydı. Tekrar ediyorum, sermaye yeterlilik sorunu yaşayan bir şirketin artık kalmadığını gururla ve memnuniyetle paylaşmak istiyorum” dedi.

Editör: AYTAÇ NALLAR
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkanı Davut Menteş, finansal dayanıklılığa dikkat çekerek, sermaye yeterlilik zafiyeti, mali bünye sorunu yaşayan şirket kalmadığını söyledi.
Menteş, sigorta sektörünün güncel verilerini paylaşarak, 1 trilyon 750 milyarlık üretimle yılı tamamlayacağını, yüzde 40’lık büyüme öngördüklerini kaydetti. Yılın ilk 5 ayında büyümede sektörün istediği sonuçları yakalayamadığını belirten Menteş, “Bunun yılın kalanında telafi edileceğini, yüzde 40’ın üzerinde bir büyüme ile yılı kapatacağımız yönünde öngörümüz var. Aktif toplamında 5,5 trilyona, özkaynakta da 660 milyarı aşacağımızı bekliyoruz. Özel emeklilik fonlarında da toplam fon birikimi itibariyle 3,5 trilyona yaklaşacağız. Diğer taraftan da katılımcı sayısının artık 20 milyona yaklaşacağını umuyoruz ve görüyoruz. 18 yaş altı özel emeklilik uygulamasında da 2 milyon kişiyi aştığımızı paylaşmak istiyorum” dedi.
DÖNÜŞÜM, REHABİLİTASYON SÜRECİ YAŞIYORUZ
Davut Menteş, İzmir’de, düzenlenen fuar açılışında konuştu. Finansal dayanıklılığın önemine dikkat çeken Menteş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sektörün omurgası sigorta şirketleri. Teminatı veren, riski taşıyan onlar. Dolayısıyla hem itibar hem güvenin önde gelen temsilcisi sigorta şirketleri. Bu alanda çok özel bir çalışma sergilediğimizi, dönüşüm ortaya koyduğumuzu ve pozitif anlamda çok uzun süredir yaşanmayan sonuca ulaştığımızı söyleyebilirim. Bugün itibarıyla sermaye yeterlilik zafiyeti, mali bünye sorunu yaşayan bir şirketin olmadığını söyleyebilirim ki, bu rakam 2023 sonunda 16’tıydı. Tekrar ediyorum, sermaye yeterlilik sorunu yaşayan bir şirketin artık kalmadığını gururla ve memnuniyetle paylaşmak istiyorum. Bu dönüşüm, bu rehabilitasyon; ölçek ve sonuçları itibarıyla dünyada başarılı çözümleme örnekleri arasına girmeye adaydır. Bunu ben değil, son bir aydır değerlendirme toplantıları için ülkemizde bulunan uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları söylüyor. Çok önemli bir dönüşüm ve çok önemli bir rehabilitasyon süreci yaşıyoruz.”
SEKTÖRÜ İTİBARSIZLAŞTIRMAYA KİMSENİN HAKKI YOK
Davut Menteş, son haftalarda, farklı kaynaklar vasıtasıyla sektörü itham altında bırakacak şekilde yüksek karlılık ve sigortasızlık üzerine atılan iddialara da değinerek, “Böyle bir gündemin gerçeği yansıtmayan bir şekilde ortaya konmasından son derece rahatsızlık duyduğumuzu ifade etmek istiyorum” dedi.
İş kolunda fiyatlamanın makul olup olmadığını gösteren en önemli verinin karlılık olduğuna dikkat çeken Menteş, şu açıklamaları yaptı:
“Sonuçta ne kadar kar elde ediliyor değil mi? Böyle ölçülür. Ana akım perakende branşlarımız var bizim; kasko, sağlık, yangın gibi. Nisan ayı itibariyle kaskoda; hasar, işletme giderleri ve komisyondan oluşan toplam maliyetin fiyata oranı yüzde 90’ın üzerinde. İçinde bulunduğumuz dönemde yüzde 96. Yani şirketler 100 lira gelir elde ediyorsa 96 lira maliyetle karşı karşıyalar. Sağlıkta ise artan medikal enflasyona bağlı olarak bu yıl yüzde 100 sınırının üzerine çıktık. Yangında ise yüzde 83 gibi rasyomuz var. Bunlar tüm dünyada makul olarak ve hatta fiyatlama yönüyle düşük olarak nitelendirilebilecek sonuçlardır. Bu sektörü hiç kimsenin ama hiç kimsenin itibarsızlaştırmaya hakkı yoktur.”
SİGORTALILIK ORANI SON YILLARIN EN YÜKSEĞİNDE
Bir diğer ithamın ise sigortasızlığa yönelik olduğuna değinen Menteş, bu konuda da şunları söyledi:
“Özellikle de trafik ve kasko ile ilgili durumun kötüye gittiğine dair beyanatta bulunuldu. Trafiğe kayıtlı araç adedi 34 milyon. Yürürlükteki poliçe adedimiz ise 26.2 milyon adet. Toplam 7.8 milyon seviyelerinde bir sigortasız araç var gibi görünüyor. 7.8 milyon aracın zaten 2.7 milyonu trafik sigortasına tabi olmayan, 3 milyon araçtan kaynaklanıyor. Yani 3 milyona yakın motorlu bisiklet var. Motosikletlere baktığımız zaman 2 milyona yakın da buradan bir sigortasızlık rakamı geliyor. 5 milyona yaklaştık. Traktörlere bakalım. 1 milyona yakın da traktör var. Oldu mu 6 milyon. Otomobilde yüzde 93 sigortalılık oranı var. Bu oran son yılların en yüksek mertebesidir ve hatta otomobilde de 1.2 milyon sigortasız aracın 1 milyona yakını fiilen kullanılmadığı halde tescilden düşmemiş araçtan kaynaklanıyor. Detaya gittiğimiz zaman 0-5 yaş arasındaki otomobil, hatta 0-10 yaş arasındaki otomobillerin sigortalılık oranı yüzde 100. Kaskoya geldiğimiz vakit kaskoda da 9 milyona yakın sigortalı aracımız var; 34 milyon trafiğe kayıtlı araç karşısında. Burada da sigortasız bölüm, yine motosikletlerden kaynaklanıyor; 7.2 milyon gibi. Ardından da traktörler geliyor. Kaskonun otomobil detayına baktığımız zaman da 0-5 yaş grubunda yüzde 80’e yakın bir sigortalılık oranı var. Bu dünya ortalamalarına yakın bir değer. Sorun 20 yaş ve üzeri araç grubunda ki toplam 34 milyon aracın dörtte biri burada. Buradaki sigortalılık oranı yüzde 1 mertebelerinde. Yani burada sigorta yapılmıyor. Bu alana sigorta şirketlerimizin ve dağıtım kanallarının özel eğilmesi, bu alana özel ürünlerin geliştirilmesi gerekmekte.”
1 TEMMUZ’DA TÜM TÜRKİYE’DE UYGULANACAK
Davut Menteş, gündemlerindeki önemli konuların başında hasar reformunun geldiğini de vurguladı. Hasar tazmininin en önemli yönünün hızlı ve adil tazminat olduğunu belirten Menteş, “Bu aşamada eksperlerimize önem veriyoruz. İş tahsisinde tamamen bağımsız, tarafsız hareket edebilmelerini sağlayacak, iş beklentisi oluşturmayacak şekilde işlerini sağlamaya, mesleklerini icra etmeye yönelik olarak akıllı atama eksper sistemini hayata geçirdik. Uygulama Bursa ve Ordu’da pilot olarak başlatıldı ve 1 Temmuz itibarıyla tüm Türkiye’de devam edecek” dedi.
5’Lİ EYLEM PAKETİMİZ VAR
Hasar reformu kapsamında değer kaybı ihtilaflarının en aza indirilmesinin de önemli gündem maddelerinden biri olduğuna işaret eden Menteş, bu konuda şunları söyledi:
“Değer kaybı konusu, 85 milyon yakından ilgilendiren bir konu. Kazadan hemen sonra birileri sigorta şirketinden önce, hatta dakikalar içinde, kazaya maruz kalan taraflarla iletişime geçerek, suç sayılan bir söylem ile ‘sigorta şirketleri hasarlarınızı ödemez, bize vekalet verin, biz sonuna kadar alalım, hatta şunu da alalım, bunu da alalım’ diyerek, vatandaşlarımızı yanıltmak, sektörümüzü de itibarsızlaştırmak suretiyle suç işlemektedir. Bu süreci sona erdirmek için 5’li paket adını verdiğimiz bir eylem planımız var. Bunlardan ilk ikisini hayata geçirdik. Neydi bunlar? Hesaplamada standardizasyonu SEİK aracılığıyla sağladık. Akıllı atama sistemi ve devamında trafik genel şartlarındaki değişiklikle talebe bağlı olmaksızın değer kaybı hesaplamasını getirdik. Devamında da yanıltıcı faaliyetlerde bulunanlar nezdinde adli kovuşturma sağlayacak şekilde bir düzenleme yapılması ve son olarak da Ortak Hasar İhbar Merkezi kurulması şeklinde beşli bir eylem planımız var”
YETKİSİZ ARACILIK FAALİYETLERİNİ TAMAMEN ÖNLEYECEĞİZ
Davut Menteş, yetkisiz aracılık faaliyetlerinin sonlandırılması yönündeki çalışmalar hakkında da bilgi vererek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şubat ayında tüm sektör paydaşlarıyla defalarca bir araya geldik, tamamına da başkanlık yaptım. Bir mutabakata ulaştık ve Sigorta Bilgi Merkezi aracılığıyla geliştirilecek yöntemlerle ve mevzuatla desteklenecek teknolojik çözümlerle yetkisiz aracılık faaliyetlerini tamamen önlemiş olacağız. Ne zamana kadar? Bu yılsonuna kadar. Bu şu anlama geliyor. Bu ülkede acentelerimiz, brokerlerimiz dışında sigorta aracılığını hiç kimse yapamayacak. Yapmak niyetinde olanlara veya girişimde bulunanlara da kanunun öngördüğü şekilde gerekli müeyyideler tatbik edilecek. Şu anki düzen, kurala uymayanların rekabet üstünlüğü elde ettiği bir düzendir. Alt bayilikler oluşturmak suretiyle hem vatandaşımıza hem acente ve brokerlere zarar verilmektedir.”















