TSB Başkanı Ahmet Yaşar, güçlü sermaye yapısına sahip, daha dayanıklı, daha verimli ve toplumun daha geniş kesimlerine ulaşabilen bir sigorta sektörü oluşturmak istediklerini belirterek, bu hedef doğrultusunda çalışmaları dört temel öncelik etrafında şekillendirdiklerini söyledi.

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, sigortada hedefin sadece büyük sektör olmak olmadığını belirterek, “Daha güçlü sermaye yapısına sahip, daha dayanıklı, daha verimli ve toplumun daha geniş kesimlerine ulaşabilen bir sigorta sektörü oluşturmaktır” dedi.
İzmir’de düzenlenen fuarda konuşan Ahmet Yaşar, 2026 yılında sektörün büyümesini sürdüreceğini, reel büyüme, teknik karlılık ve sürdürülebilirliğin temel öncelikler olarak devam edeceğini ifade ederek, “Artan risk farkındalığı, sağlık ve afet teminatlarına yönelik talep, bireysel emeklilik ve hayat sigortalarındaki gelişim ve dijitalleşmenin sağladığı verimlilik artışları, sektörümüzün büyümesini destekleyen en temel unsurlar olacak. Bizim hedefimiz yalnızca daha büyük bir sektör olmak değil. Daha güçlü sermaye yapısına sahip, daha dayanıklı, daha verimli ve toplumun daha geniş kesimlerine ulaşabilen bir sigorta sektörü oluşturmaktır” şeklinde konuştu.
Daha güçlü bireyler, daha dirençli bir ekonomi ve daha güvenli bir geleceğin sigortayla sağlanacağına değinen Yaşar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu hedef doğrultusunda çalışmalarımızı dört temel öncelik etrafında şekillendiriyoruz. Bunlardan ilki afetlere dayanıklı sigorta ekosistemi. Güçlü reasürans kapasitesi, afet risklerinin etkin yönetimi, sigortalılık oranlarının artırılması, zorunlu afet sigortası sisteminin geliştirilmesi önceliklerimiz arasında yer alıyor. Sektörün görevi sadece hasarı karşılamak değil. Asıl hedefimiz ekonomik ve toplumsal dayanıklılığı güçlendirmek, ülkemizin korunma açıklarını kapatmak ve önleyici sigortacılık hizmetlerini sunabilmek.”
SİGORTACILIK SADECE TEKNOLOJİ İŞİ DEĞİL
Yaşar, ikinci önceliklerinin, dijital dönüşüm ve insan odaklı sigortacılık olduğuna da dikkat çekerek, “Yapay zeka, veri analitiği ve dijital teknolojiler sektörümüzde önemli fırsatlar yaratmakta. Hasar süreçlerinden risk analizine, suistimal tespitinden müşteri deneyimine kadar birçok alanda daha etkin çözümler geliştiriyoruz. Ancak sigortacılık sadece teknoloji işi değil. Sigortacılığın merkezinde her zaman insan olacaktır. Sektörümüzün en temel unsuru güvendir ve güven insanla olur. Uzmanlık vardır, danışmanlık vardır; bunlar insanla olur. Uluslararası değerlendirmeler bize gösteriyor ki geleceğin rekabeti ürünler arasında değil, veriyi, yapay zekayı ve uzmanlığı en etkin kullanan kurumlar arasında yaşanacaktır. Teknolojiyi insanın yerine geçen değil, insanı güçlendiren bir araç olarak kullanmak zorundayız” şeklinde konuştu.
DİJİTALLEŞMEYİ KANAL OLARAK GÖRMÜYORUZ
Yaşar, üçüncü başlığın ise güçlü dağıtım kanalı olduğunu belirterek, “Sigorta sektörü güçlü ve çok katmanlı bir dağıtım yapısına sahiptir. Acentelerimiz sahadaki en önemli güven temsilcilerimizdir ve bizim en önemli dağıtım kanalımızdır. Brokerlerimiz uzmanlıklarıyla sektörümüze değer katmaktadır. Tabii ki bankalar, diğer alternatif kanallar da erişim avantajları sağlamaktadır. Dijital platformlar ise müşteri deneyimini hızlandırmaktadır. Biz bu kanalları hiçbir zaman birbirinin alternatif olarak görmüyoruz. Özellikle dijitalleşmeyi bir kanal olarak görmüyoruz. Dijitalleşme, teknoloji bir araçtır ve her zaman araçlarımızla birlikte değerlendirilmelidir. Dolayısıyla biz kanalları birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan bir bütünün parçaları olarak ve birlikte hibrit modeller içerisinde çalışacak yapılar olarak görüyoruz” dedi.
GÜÇLÜ KOORDİNASYONU ÖNEMSİYORUZ
Dördüncü ve son önceliklerinin ise kamu-özel sektör işbirliği olduğunu aktaran Yaşar, bu konuda da şunları söyledi:
“Sigortacılık sadece finansal hizmetler sektörünün bir parçası değil. Şehirleşmeden sağlığa, afet yönetiminden enerjiye, ticaretten dijital dönüşüme kadar birçok stratejik alanın doğal bir paydaşıdır ve bize göre politika yapıcıların en temel unsurudur. Bu nedenle düzenleyici kurumlarımızla ve tüm kamu otoriteleri ile güçlü koordinasyonu son derece önemsiyoruz. Önümüzdeki dönemde parametrik sigortalar, yapay zeka destekli uygulamalar, mikro sigorta çözümleri ve farklı sektörlerle kurulacak yeni işbirlikleri, gömülü sigortacılık bunların arasında dönüşümü hızlandıracaktır.”















