spot_img
Pazartesi, Mart 9, 2026

GÜNCEL HABERLER

72. Milliyet Yılın Sporcusu Ödülleri, AXA Sigorta güvencesiyle parlıyor

0
Türk sporunun en köklü ödül organizasyonlarından Milliyet Yılın Sporcusu Ödülleri, bu yıl AXA Sigorta’nın isim sponsorluğunda gerçekleştirilecek. 72’nci kez düzenlenen organizasyon için oylama süreci...

TARSİM: Gelecek tarımsız, tarım sigortasız olmaz

0
İklim değişikliğinin dünyanın farklı bölgelerinde çeşitli etkileri olmaktadır. Ülkemizin de içinde olduğu Akdeniz Havzası, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin en fazla görüldüğü bölgelerden birisidir. Son...

HDI Sigorta Yılın Paralimpik Sporcusu Yamaç Yüksel oldu

0
Fenerbahçe Engelli Basketbol Takımı’na uzun yıllardır destek veren HDI Sigorta, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün Aydınlık Gelecek Ödülleri’nde “Yılın Paralimpik Sporcusu” ödül kategorisinin isim sponsorluğunu üstlendi....

100 kadın sigorta profesyoneli bir araya geldi

0
Kadın Sigortacılar Derneği, kuruluşundan bu yana sigorta sektöründeki tüm kadınları kapsayan, destekleyen ve güçlendiren vizyonuyla yürüttüğü çalışmaların 7. yılını anlamlı bir organizasyonla taçlandırdı. Dernek,...

Anadolu Hayat Emeklilik’e Eşit Ücret Sertifikası

0
Anadolu Hayat Emeklilik, çalışanları arasında cinsiyetlerinden bağımsız olarak, eşit ücret ve eşit fırsat uygulamalarıyla, uluslararası Eşit Ücret Vakfı (Equal-Salary Foundation) tarafından yapılan değerlendirme sonucunda...

Kuzey Marmara Otoyolu’nun deprem modellemesi tamamlandı

0
Katastrof modelleme çözümleri sunan T-Rupt, Kuzey Marmara Otoyolu (KMO) altyapı ve üstyapı varlıkları için senaryo temelli ve stokastik deprem modellemesi çalışmalarını tamamladı. Çalışmada otoyol...

Langenbach: Türkiye’ye yatırıma devam etmeye hazırız

0
HDI Sigorta üst yönetimi, HDI International Yönetim Kurulu Üyelerini 2026 yılının ilk yönetim kurulu toplantısı için İstanbul’da ağırladı. Toplantıda HDI International ile iştiraklerinin 2025...

Sigorta sektörünün dijital karnesi açıklandı

0
Türkiye sigorta sektörünün dijital adaptasyon düzeyini analiz eden kapsamlı akademik çalışma, uluslararası alanda önemli bir başarıya imza attı. Başkent Üniversitesi Sigortacılık Bölümü öğretim üyesi...

Katılım Emeklilik’in o fonu yüzde 139 getiriyle ilk sıraya yerleşti

0
Katılım Emeklilik, 2026 Şubat itibarıyla fon büyüklüğünü 76 milyar TL’nin üzerine taşıdı. Kıymetli Madenler Emeklilik Fonu 2025 yılı sonunda yüzde 139 getiriyle tüm BES...

DASK’tan Deprem Haftası’nda güçlü güvence ve risk azaltımı vurgusu

0
Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK), 1–7 Mart Deprem Haftası kapsamında düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin deprem riskine karşı finansal hazırlığını ve mühendislik temelli risk azaltım...
GenelÖz kaynak getirisi yüzde 6’ya kadar geriledi

Öz kaynak getirisi yüzde 6’ya kadar geriledi

Küresel Bankacılık Değerlendirmesi 2021 raporuna göre, dijital dönüşüm ve çevik yapılara geçiş süreçlerini erken başlatan bankalar, pandeminin de etkileriyle, geri kalanlardan daha belirgin şekilde ayrıştı. Raporda, önümüzdeki yılların, arayı kapatmak isteyenler için kritik önem taşıdığına vurgu yapılıyor. Yaşanan toparlanmayla birlikte, küresel bankacılık sektörü öz kaynak getirisi oranının, 2025 yılına kadar yüzde 7 ila 12 arasına yükseleceği öngörülüyor.

McKinsey&Company, bankacılık sektörüne yönelik hazırladığı raporunu, bu yıl on birinci kez yayınladı. Bankaların, pandemi sürecinde nasıl ilerlediğini inceleyen ‘McKinsey Küresel Bankacılık Değerlendirmesi 2021’ raporu, sektörde yaşanan büyük ayrışmaya dikkat çekiyor. Raporda, dijital dönüşüm ve çevik yapılara geçiş süreçlerini erken başlatan bankalarla, geride kalanlar arasındaki bu ayrışmanın, pandemiyle birlikte daha da belirgin hale geldiği belirtiliyor. Geride kalanların arayı kapatmak için kısa bir süresi olduğu vurgulanan raporda, geçmişte yaşanan krizlere yönelik analizlerin sonuçları da paylaşılıyor.

Bu analizlere göre; krizlerden sonraki tüm ekonomik toparlanma döngüsü boyunca üretilen değerlerin üçte ikisi, ilk iki yıl içinde yaratılıyor. Rapor ayrıca, bankaların önümüzdeki yıllarda ekonomik kaderini etkileyecek faktörleri; coğrafya, müşteri tabanı, ölçek ve iş modeli başlıkları altında ele alıyor. Daha başarılı sonuçlar elde eden bankaların güçlü yönleri daha yakından inceleniyor. Rapor, CEO’ların ve strateji belirleyenlerin dikkate alması gereken önemli iş modeli sorularının yanı sıra büyümenin ve refahın anahtarını arayan bankalar için nelerin mümkün olduğuna dair örneklerle sona eriyor.

İŞLEM DEĞERİ ÖZ KAYNAK DEĞERİNİN ALTI

Küresel Bankacılık Değerlendirmesi 2021 Raporu şu bulguları içeriyor:

  • Bankaların yanı sıra fintechler ve uzmanlar da dahil bir bütün olarak finansal hizmetler sektörü, diğer sektörlerle karşılaştırıldığında 1,3 kat gibi düşük bir öz kaynak değeriyle işlem görüyor. Sadece bankalara bakıldığında değerlemelerin ortalaması 1 kata kadar düşüyor ve oyuncuların yarısının işlem değeri, öz kaynak değerinin altında kalıyor.
  • Bu genel tablonun yanı sıra sektörün eklediği 1,9 trilyon dolarlık piyasa değerinin yüzde 50’sinden fazlasını; ödeme uzmanlarından, borsalardan ve bazı menkul kıymet firmalarından oluşan sektörün öne çıkan oyuncuları ele geçiriyor.
  • Analiz edilen 599 kurumdan sadece 65’inin tüm kazanımları elde ediyor olması, raporda öne çıkan büyük ayrışmanın temelini oluşturuyor.

McKinsey uzmanlarının analizlerine göre; bankacılık sektöründe ortaya çıkan büyük ayrışmanın temelinde, dört ana faktör bulunuyor. Bunlardan; coğrafyanın, müşteri tabanının ve ölçeğin değiştirilmesinin bankalar için zor olduğu belirtiliyor. Dördüncü faktör olan iş modelinin ise bankaların ayrışmada kazananlar tarafına geçmelerini sağlayabilecek alan olduğunun altı çiziliyor.

BAŞARILI BANKALAR DAHA HIZLI VE ESNEK

Genel olarak fintech’lerin ve uzmanlaşmış finansal hizmet sağlayıcılarının birçoğunun küresel bankalardan daha yüksek değer artışı yarattığını ortaya koyan rapor, bankaların geleceğe yönelik iş modelini oluştururken sahip olması gereken yetenekleri üç başlık altında topluyor. McKinsey uzmanlarına göre; bankaların öncelikle özel müşteri ihtiyaçlarını, farklı ve kişiselleştirilmiş bir deneyimle çözmek için dijital kanalları ve ekosistemleri kullanması büyük önem taşıyor. Böylece bankalar, daha fazla temas noktası ve daha fazla sahiplenme ile müşterilerin yaşamlarına dahil olabiliyor.

Bu süreçte elde ettikleri iç görüleri, müşterileriyle daha güçlü bağlar kurmak için kullanıyor. Başarılı bankların sahip olduğu ikinci yeteneğin ise daha az sermaye yoğun ve daha fazla büyüme odaklı bir ekonomik modelle yatırımcıları kendine çekmesi olduğu belirtiliyor. Bu bankalar sadece finansal aracılık yerine, hizmetler ve komisyonlar aracılığıyla müşterilerinden para kazanmayı ve bu şekilde büyümeyi hedefliyor. Son olarak da söz konusu başarılı bankalar daha hızlı ve daha esnek oluyor. Hem organik olarak hem de satın almalar veya ortaklıklar yoluyla müşteri ihtiyaçlarına cevap veren hizmetler sunuyor. En iyi yetenekleri çekerek müşterileri memnuniyetini sağlamaya odaklanıyor.

2025’E KADAR YÜZDE 7 İLA 12 ARASINA YÜKSELECEK

Pandeminin bankalar için bir çağın sonunu işaret ettiğini belirten McKinsey Kıdemli Ortağı Gökhan Sarı, şunları söylüyor: “2008 küresel mali krizini atlatan bankalarla yola devam eden sektör, pandemiye kadar geçen süre içinde; sermayeyi yeniden inşa etti, yeni düzenlemelere uyum sağladı. Müşterilerle ilişkilerini güçlendirmek ve hizmet süreçlerinden daha fazla verimlilik elde etmek için dijitale yatırım yaptı. Bütün bu hamleler işe yaradı ve bankalar, 2020’de pandeminin baskılarına dayanmayı başararak sermaye rezervlerini yükseltti. Bu olumlu tabloya rağmen sektördeki kârlılık yüne de düştü. 2011’de yüzde 8 olan bankacılık sektörünün küresel ölçekte öz kaynak getirisi, 2020’de yüzde 6’ya kadar geriledi.Yaşanan toparlanmayla birlikte, bu oranın 2025 yılına kadar yüzde 7 ila 12 arasına yükseleceğini öngörüyoruz.”

İLGİLİ HABERLER