HDI Fibaemeklilik Genel Müdürü Erol Öztürkoğlu, Otomatik Katılım Sisteminin geldiği son durum ve tamamlayıcı emeklilik sistemine ihtiyaç duyulmasının nedenleri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Öztürkoğlu, “OKS’de toplanan fon tutarı 150 milyar TL. Çok düşük. Dolayısıyla burası emekliliğe hizmet edecek bir yapı değil. BES’teki fon büyüklüğüyle övünüyoruz, ama ortalama kapitale baktığımızda 200 bin TL civarında. Orası da düşük” dedi.

Editör: AYTAÇ NALLAR
HDI Fibaemeklilik Genel Müdürü Erol Öztürkoğlu, Otomatik Katılım Sisteminde (OKS), revizyona ihtiyaç olduğunu ve tamamlayıcı emeklilik sistemine bir şekilde dönüşmesi gerektiğini söyledi.
Öztürkoğlu, çalışan sayısı ile OKS’deki 7,8 milyon katılımcı kıyaslandığında, çük düşük olduğunu, 300 bin işverenin sisteme destek sağladığını belirterek, “Ama toplanan fon tutarı 150 milyar TL. Çok düşük. Dolayısıyla burası emekliliğe hizmet edecek bir yapı değil. BES’teki fon büyüklüğüyle övünüyoruz, büyüyoruz diyoruz ama ortalama kapitale baktığımızda 200 bin TL civarında. Orası da düşük. Yani toplamda bir büyüme var, ama Türkiye’nin gelecekteki yaşlılık problemiyle, emeklilik problemleriyle derde deva olacak bir büyüklük değil” dedi.
OKS, 2017’DEN BERİ PATİNAJ ÇEKİYOR
Otomatik katılım sisteminin tamamlayıcı emeklilik sistemine bir şekilde dönüşmesi gerektiğine dikkat çeken Öztürkoğlu, “Türkiye’nin ihtiyacı olan bir model. Gelişmiş ülkelerdeki gibi zorunlu emeklilik sisteminin üzerine, bireysel emeklilik sistemi, üzerine üçüncü seviye sistem gerekiyor. Biz de otomatik katılım maalesef bu sorunu çözemedi. 2017 yılından beri de kendi içinde bir patinaj çekiyor. Dolayısıyla fon büyümesini sağlamak için de bu Cumhurbaşkanlığı’nın Orta Vadeli programında yer alan tamamlayıcı emeklilik sistemi umarız devreye girer” şeklinde konuştu.
HEPİMİZ DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI ALABİLİRİZ
Öztürkoğlu, tamamlayıcı emeklilik sisteminin gündemden kalkmadığını ancak jeopolitik gelişmeler nedeniyle gündemin çok hızlı değiştiğini vurgulayarak, şunları söyledi:
“Bunların etki alanları çok geniş. Çalışan kesimi etkiliyor. Gelecekte hepimiz daha düşük emekli maaşları alma ile yüzleşebiliriz, çünkü 1.6 civarında bir aktif pasif dengesi var. Ama bugün de hayatımızı geçirmemiz gerekiyor. Yani piyasalar fazla dalgalanıyor. Varlıklarımızın değeri bir düşüyor, bir artıyor. Dolayısıyla birey olarak bizim uzun vadeli bir davranışsal finans açısından baktığımızda yarını düşünmek, yarına yönelik tasarruf yapma alışkanlıklarını yapmak çok zor. Bunu devletin getirmesi gerekiyor. Devlet de getirdiğinde işverenin farklı dertleri var, çalışanların dertleri var, devletin ayrı dertleri, ülkelerinin ayrı dertleri var. Şimdi orada bir nefes alınacak bir fırsat olursa bu tür düzenlemeler çıkacak.”
HEPİMİZ BU ACI İLACI BİR ŞEKİLDE İÇECEĞİZ
Tamamlayıcı emeklilik gibi sistemlerin belirli büyüklüğe geldiğinde ekonomi, işveren ve çalışanlara fayda sağlayacağına da değinen Öztürkoğlu, şu açıklamaları yaptı:
“Başlangıçta ilaç gibi, tadı güzel değil ama günün sonunda deva oluyor. Şimdi buna da bir yerden başlanması gerekiyor. Hepimiz bu acı ilacı bir şekilde içmemiz gerekiyor. Gelirimizden birey olarak biraz feragat etmemiz gerekiyor. İşveren birazcık daha fazla yüke katlanacak. Bugün 2.4 trilyon TL BES fon büyüklüğünden bahsediyoruz. Buradaki rakamlar çok daha büyük olsa ekonomik kırılganlığımız azalacak. İşverenler daha fazla uzun vadeli fon bulabilecek. Bugün Türkiye’de mevduatlar açısından baktığımızda 32 günde dönüyor. Oysa uzun vadeli fon ve uzun vadeli kredi bulabilme ile ilgili yapıların oluşturulması gerekiyor. Bunun da kaynağı, tamamlayıcı emeklilik gibi uzun vadeli, 30-40 yıl tasarrufların çıkmayacağı, azalmayacağı sistemler. Gelecekte bize yaratacağı faydaları bir şekilde gösterebilirsek sistem başlayabilir. Bizim bugün BES’te 20 yılda geldiğimiz fon büyüklüğüne tamamlayıcı emeklilik sistemi başladığında 5 yılda geliyor.”















