Reasürans maliyetlerinde ciddi artışlar göreceğiz

VHV Reasürans CEO’su Maximilian Stahl, özellikle katastrofik risklere karşı alınan reasürans koruma maliyetlerinde ciddi artışlar olduğunu belirterek, “Muhtemelen yenileme döneminde ciddi fiyat artışları gözlemleyeceğiz” dedi.

(BASIN BÜLTENİ) VHV Reasürans olarak 2022 yılını hedefleri doğrultusunda döviz bazında çift haneli oranda büyüme ile kapattıklarının altını çizen Maximilian Stahl, “Her geçen yıl bir önceki yılın üstüne koyarak Türkiye’de daha fazla güçleniyoruz. 2023 yılı ülke genelinde büyük bir felaketle başlamış olsa da, depremle birlikte sigortaya olan farkındalığın artmasının olumlu yansımalarını göreceğimizi düşünüyoruz. Büyümemizin bu yıl da döviz bazında çift haneli olacağını öngörüyoruz. Öte yandan, 2021 yılında Türkiye merkezli olarak başladığımız ve çevre ülkelere reasürans kapasitesi sağladığımız hizmetimiz de büyük ilgi görüyor, kapasite sağladığımız paydaş sayısı hızla artıyor. Tüm ekip arkadaşlarımın özverili çalışmalarıyla, bölgesel bir reasürans firması olma yolunda hızla ilerliyoruz.” şeklinde konuştu.

Kahramanmaraş depremlerinin üzerinden üç ayı aşkın zaman geçmesine rağmen kayıpların sebep olduğu acıyı derinden hissetmeye devam ettiklerini belirten VHV Reasürans CEO’su Maximilian Stahl, sigorta ve reasürans sektörünün üzerine düşen görevleri yerine getirmek için yoğun şekilde çalıştığını söyledi. Genel olarak bakıldığında yaşanan depremlerin sigortacılar ve reasürörler için zor bir yeni yıl başlangıcı oluşturduğunun altını çizen Stahl, “Reasürans yenilemelerinde geçtiğimiz yılın çok iç açıcı geçmediği gerçeği ile bu yenileme dönemindeki fiyatlamalarda, özellikle katastrofik risklere karşı alınan reasürans koruma maliyetlerinde ciddi artışlar oldu. Ülkemiz özelindeki yenilemelerde de muhtemelen ciddi fiyat artışları ve yapı değişiklikleri gözlemleyeceğiz” diye konuştu.

Reasüransın sigorta sektörüne kapasite sağlayarak ekonomilerin sağlıklı işleyişi için önemli bir işlevi olduğunu ifade eden Maximilian Stahl, Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında oluşan sigortalı maddi hasarın tamamına yakınını reasürans piyasalarının karşılamasının bunu gösterdiğine dikkat çekti. Dünya genelinde son yıllarda artan doğal felaketler düşünüldüğünde, Türkiye’nin reasürans piyasasının orta risk katagorisinde değerlendirilen bir ülke olduğunu ifade eden Stahl, “Ülke tarihinin muhtemelen en büyük maddi hasarının yaşandığı bir deprem felaketi yaşadık. 2 trilyon TL’ye ulaşması beklenen bir ekonomik kayıptan bahsediyoruz. Sigortalı hasarın ise 100 milyar TL civarında olacağı öngörülüyor. Keşke sigorta penetrasyonu daha yüksek olsaydı ve hasarın daha büyük bir kısmını sigorta ve reasürans piyasası karşılasaydı.” dedi.

“TÜRKİYE ÖNEMLİ BİR REASÜRANS OYUNCUSU”

Reasürans kapasitesi bulmanın son yıllarda hiç olmadığı kadar zorlaştığını ve bunun da kapasitelerin maliyetlerini arttırdığına dikkat çeken Maximilian Stahl, “Enflasyonun etkisiyle birlikte, sigorta bedellerinde ciddi artışlar kaydedildi. Buna ek olarak, makroekonomik konjonktür sebepli uluslararası reasürans sermayesinin azalmasıyla, sigorta satın alma maliyetinde ciddi artışlar da kaçınılmazdır. Fakat bunu olumsuz bir durum olarak algılamamak gerekiyor. Çünkü varlık fiyatlarında da ciddi artışlar gözlenirken, sahip olunan varlıkları koruma ihtiyacının da önemi giderek artıyor. Öte yandan Türkiye uluslararası piyasaya hem reasürans koruması veren hem de reasürans koruması alan önemli bir reasürans oyuncusu ve zaman içinde ülkede reasürans koruması arttıkça sigortalama oranları da artacaktır.” diye konuştu.