Hürriyet Gazetesi Yazarı Noyan Doğan, bugünkü yazısında, Rekabet Kurumu’nun 14 sigorta şirketi ile 3 hastaneye başlattığı sağlık sigortası soruşturmasının perde arkasını yazdı.

Hürriyet Gazetesi Yazarı Noyan Doğan, bugünkü yazısında, Rekabet Kurumu’nun 14 sigorta şirketi ile 3 hastaneye başlattığı sağlık sigortası soruşturmasının perde arkasını yazdı. Doğan, yazısında, Rekabet Kurumu’nun, kendisine gelen ihbar ve şikayetler üzerine, özel sağlık sigortası satan 14 sigorta şirketi ile birlikte üç özel hastaneye ve özel sağlık sigorta şirketlerine destek sağlayan iki şirkete ön araştırma başlattığını belirterek, soruşturma gerekçesinin, rekabete aykırı hareket ve fiyatların birlikte belirlenmesi olduğuna, daha ilginç gerekçenin ise sigorta şirketleri ile hastaneler arasında dışlayıcı sözleşmeler yapılması olduğuna değindi.
Doğan, yazısında, soruşturma başlatılan 14 sigorta şirketinin sağlık sigorta pazarındaki paylarını incelediğini ve ilginç sonuçlara ulaştığına dikkat çekerek, “Mesela, incelenen sigorta şirketlerinden bir tanesinin 2024 yılında faaliyetine son verilmiş, bu şirket iki senedir yok. Benzer şekilde bir sigorta şirketi ise sağlık sigortası satmıyor ve hiç de satmamış. Soruşturulan şirketlerden 4’ünün sağlık sigortası pazarındaki toplam payları yüzde 1.31 ancak ediyor ki, şirket başına düşen pazar payı yüzde 0.35 veya yüzde 0.07’lerde. Yani soruşturulan 5 şirketin sağlık sigortası pazarında hiçbir ağırlığı yok” dedi.
Noyan Doğan, yazısında, “Sigorta şirketleri ortak hareket mi ediyor?” sorusunu da sorarak, şu tespitlerde bulundu:
“Hem şirketlerin hem de sağlık sigorta pazarının 2025 yılı mali verilerini de inceledim. Çok kabaca ve herkesin anlayabileceği şekilde anlatayım. 2025 yılında sağlık sigortası pazarında hasar/prim oranı yüzde 75’lerde. Hasar/pirim oranı ne demek? Sigorta şirketleri, sağlık sigortasından aldıkları her 100 liralık prime karşılık 75 lira hasar ödemişler. Veya 1.000 liralık prime karşılık 750 lira hasar ödemişler. Kime ödemişler? Hastanelere ödemişler.
Rakama vurursak; geçen yıl şirketler sağlıkta sigortalılardan 211 milyar TL para toplamışlar, 154 milyar TL’ye yakın hasarları oluşmuş. Bunun üzerine sağlık sigortasını satmak için sigorta acentelerine ödenen komisyonları ve diğer giderleri koyduğunuzda bu 75’lik oran 95’e çıkıyor. Kafanızı karıştırmadan özetlersem; sigorta şirketleri sağlık sigortasından topladıkları her 100 liralık primin 95 lirasını hasar, komisyon, genel gider olarak ödemişler. Bu hesap üzerinden gittiğimizde sonuçta, 50’ye yakın sigorta şirketi sağlıkta topladıkları her 100 liralık primden 5 lira kar elde etmişler. Şimdi bu kadarlık kar için şirketler ortak hareket eder mi; onun yorumunu size bırakıyorum. Şöyle de diyebiliriz, fiyatlar birlikte belirlenip, birlikte hareket edildiyse ortada ciddi bir kar olması ve bu işten ciddi paralar kazanılması gerekmiyor mu? Ama ortada böyle bir gelir, kar yok.”
Sigorta şirketleri ile hastaneler arasında dışlayıcı sözleşmeler yapılması konusunda bilgiler paylaşan Doğan, bu konuda da yazısında şunları paylaştı:
“Sigorta şirketleri ile özel hastaneler her yılın başında masaya oturup hastaneye ödenecek doktor, muayene ücretleri, ilaç giderleri, hastane masrafları ve hizmetler konusunda anlaşma ve pazarlıklar yaparlar. Bu anlaşmalar da sigortalıların en çok talep ettiği hastanelere, zincir hastanelere, A plus hastanelere, büyük şehirlerdeki hastanelere göre farklı olabileceği gibi; sağlık sigortalı sayısı çok olan sigorta şirketleriyle hastaneler arasındaki anlaşmalar da doğası gereği farklı olur. Tabi bu durum, bazı küçük hastaneleri rahatsız ediyor. Yıllardır da bu durum böyle. Peki, bu rekabet mi, pazarlık gücü mü, yoksa dışlamak mı? Şunu da belirteyim, pazarlık gücü olayı sigorta şirketleri arasında da sorundur. İşte, Rekabet Kurumu’nun başlattığı soruşturmanın ana noktasını; bu küçük hastane, büyük hastane ve pazarlık gücü olayı oluşturuyor.”














