AXA Türkiye Teknik Başkanı ve İcra Kurulu Üyesi Barış Altın ve KRYD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Arda Koçyan Kurumsal Risk Yönetimi Derneği (KRYD) tarafından düzenlenen 12.Global Riskler Zirvesi’nin çıktılarını değerlendirdi.

Editör: AYTAÇ NALLAR
Kurumsal Risk Yönetimi Derneği (KRYD) tarafından düzenlenen 12.Global Riskler Zirvesi, yoğun katılımla tamamlandı. AXA Sigorta’nın Stratejik Ortak ve Ana Sponsor olduğu zirvede, küresel belirsizlikler ve çok katmanlı risk ortamında kurumların dayanıklılığı, stratejik konumlanması ve aksiyon kapasitesi masaya yatırıldı.
AXA Türkiye Teknik Başkanı ve İcra Kurulu Üyesi Barış Altın ve KRYD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Arda Koçyan, bir araya gelerek hem zirvenin çıktılarını hem de risk yönetimini anlattı.
Barış Altın, riskin sigortanın hammaddesi olduğunu, sigorta şirketlerinin de belirsizliği yönettiğini söyledi. Altın, kurumsal risklerin önemine dikkat çekerek, endüstri sahiplerinin hasar olmasını istemediklerini, olduktan sonra da sigortanın buradaki maddi zararı belirli noktaya kadar karşıladığını, ancak pazar payı kaybını ve itibar kaybını yerine koymanın mümkün olmadığını kaydetti.
HASAR ÖNLEYİCİ FAALİYETLERE GEÇTİK
Sigorta sektörünün risklerde işletme sahiplerinin maddi olarak arkasında olduğunu ifade eden Altın, şunları söyledi:
“Ama olayın olmasını engellemek hepimiz için en doğrusu. Kaldı ki sektör olarak da buraya gitmek zorundayız. Tabii ki, primini alırsınız, hasarını ödersiniz. Olmaması için ne yapmalıya daha fazla yöneliyoruz. Sadece burada büyük şirketler değil aslında diğer bütün oyuncular buraya yönünü çevirmeye başladı ve sadece sigortacılık hasar olduğu zaman orada olan değil, hasar önleyici faaliyetlere geçmeye başladık. Bunlar için komiteler oluşturduk. Bunlar için müşterilerimizle oturup planlar yaptık. İş sürekliliği planlarını yaptık. Güvenlik planlarını yaptık ve bunların maliyetlerine de beraber katıldık. Çünkü bir sigorta şirketi için oradaki iyileştirmeye katılacağınız maliyetle, orada bir hasar olduktan sonra ödeyeceğiniz maliyet arasında çok büyük fark var. Dolayısıyla olmaması için ne gerekiyorsa biz de kaynaklarımızı buraya yönlendirmeye başladık. Bunu şunun için değerli buluyoruz. Evet, orada bir yatırım maliyeti var. Bu maliyete gel beraber katlanalım diyoruz ki, bu olmasın. Çünkü bu primle karşılanacak bir şey değil. Dönemsel bir yatırım planı çerçevesinde buralar iyileştirilmeli.”
Barış Altın, Global Riskler Zirvesi’nin çıktılarına da değinerek, bu konuda da şunları söyledi: “Zirvelerden, şöyle dönüşler aldık. Bunlardan sonra koruma açıklarını tespit edip farklı ürünler ortaya koyduk. Daha fazla yeni ürün geliştirmemiz için sebep oldu. Siber ürünleri geliştirdik, parametrik ürünleri geliştirdik. Yönetici sorumluluk ürünleri geliştirdik. Bunları tabii ki zirvede keşfetmedik ama kapsamını değiştirdik. Bunlar bizim için önemli çıktılar, satın alanlar için önemli çıktılardı. Böyle bir faydası oldu.”
KOÇYAN: BELİRSİZ ORTAMI YAPISAL HALE GELDİ
Arda Koçyan, belirsizlik ortamının artık daha yapısal hale geldiğini söyledi. Türkiye’nin çevik bir ülke olduğunu belirten Koçyan, “Günümüze kadar hep çeşitli krizlerle üst üste geldiğimiz için onları nasıl yöneteceğimizi görece öğreniyoruz. Belki de bir bağışıklık kazanıyoruz. Bundan dolayı bu bir fırsat da olabilir” dedi.
Arda Koçyan, Global Riskler Zirvesi’nin çıktılarına da değinerek, bu konuda şunları söyledi: “Denizyıldızı misali. Denize attığınız zaman aslında bir katkıda bulunuyorsunuz. Herhangi bir çözümünüz var mı? Tabii ki yok ama çözüm ne diyecek olursak, aslında bir bakış açısı kazandırmak, bir yapısal dönüşümü sağlamak. Bir ticaret erbabı, bir reel sektördeki herhangi bir yatırımcı zaten işini kaybetmek istemez. Tek başına bırakın işini, yanındaki çalışanlar, paydaş ekonomisi dediğiniz zaman aslında çok büyük bir zinciri konuşuyoruz. Yani birinin etkilenmesi aslında domino taşı etkisi yapacaktır. Bundan dolayı özellikle büyük sınai kuruluşlar ve KOBİ’ler için sigortalıyım deyip, kenara çekilmek finansal bir çözümdür ama sigorta da tek başına bir çözüm değildir. Bunun içerisinde finansal riskleriniz var, jeopolitik riskler, tedarik riskleri bunları da planlamanız gerekiyor. Özet olarak kendi riskini yöneten aslında paydaş ekonomisini, ülke riskinin de bir şekilde yönetiyor ve fırsatlara da odaklanabiliyor. En kıymetlisi de bu. Risk beraberinde fırsatı da getiriyor.”














