TSB Başkanı Ahmet Yaşar, trafik sigortasındaki yeni düzenlemeleri değerlendirdi. Yaşar, “Hasar aracıları suç unsuru oluşturan beyanlarda bulunuyor ve sigorta şirketlerinin itibarını zedeliyorlardı. SEDDK, bu konuda mevzuat düzenlemesi yaptı. Gereksiz uyuşmazlık yaratarak hasar maliyetlerinin artmasına ve günün sonunda sigorta primlerinin olumsuz etkilenmesine neden olan hasar aracılarının tasfiyesini ve aynı zamanda bunların işledikleri suçların cezalandırılmasını sağlayacak düzenlemeleri ortaya koydu” dedi.

Editör: AYTAÇ NALLAR
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, trafik sigortasındaki yeni düzenlemeleri değerlendirerek, hasar yönetiminin daha hızlı, daha standart ve daha güvenilir hale getirildiğini söyledi. Pilot illerde başlatılan sıralı eksper uygulamasının sonuçlarının pozitif olduğunu da kaydetti.
Yaşar, yeni düzenlemelerle, sigortalılar ve sigorta şirketle açısından daha standartlaşmış, daha berraklaşmış bir hasar yönetim sistemine geçildiğini ifade ederek, “Bu konuda SEDDK’nın ve Başkanı Davut Menteş’in, 5’li paket diye tabir ettiği bir çalışma vardı. Bu çalışmayı aslında adım adım devreye aldı, SEDDK. Burada Sigorta Eksperleri İcra Komitesi devreye girdi ve özellikle değer kaybında bir hesaplama standardizasyonuna gidildi” dedi.
ŞİRKETLERİN İTİBARINI ZEDELİYORLAR
Ahmet Yaşar, değer kaybı tazminatındaki reforma ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, bu konuda şu açıklamaları yaptı:
“Değer kaybı tazminatında uyuşmazlık süreci çalışıyordu. Bu 5 maddenin içinde en çok probleme yol açan yetkisiz hasar aracıları var. Bir trafik kazası gerçekleştiğinde hemen birileri sizi veya yakınlarınızı aramaya başlıyor ve diyor ki, sigorta şirketleri hasarlarınızı ödemezler, siz bize vekalet verin, biz sizin hasarlarınızı takip edelim ve değer kaybını alalım. Aslında suç unsuru oluşturan beyanlarda bulunuyorlar ve sigorta şirketlerinin itibarını zedeliyorlar. SEDDK, bu konuda mevzuat düzenlemesi yaptı. Gereksiz uyuşmazlık yaratarak hasar maliyetlerinin artmasına ve günün sonunda sigorta primlerinin olumsuz etkilenmesine neden olan hasar aracılarının tasfiyesini ve aynı zamanda bunların işledikleri suçların cezalandırılmasını sağlayacak düzenlemeleri ortaya koydu.”
DEĞER KAYBI TAZMİNATININ EVVELİ VAR
Beşinci aşamada, Ortak Hasar İhbar Merkezinin devreye gireceğini de vurgulayan Yaşar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu süreçleri adım adım işliyoruz. Dördüncü adıma kadar geldi süreç. Niye değer kaybında problem yaşanıyordu? Biraz daha geçmişten gelecek olursak; 2008’den önce sigorta şirketleri, kusurlu trafik sigortalılarının zarar verdiği mağdurların araç hasar onarımlarını gerçekleştirirken amortisman tenzili kesiliyordu, yeni takılan parçalarda. Sonra bunun hakkaniyete uygun bir durum olmadığı tespit edilerek bu uygulamadan sigorta şirketleri vazgeçti. Bir süre sonra da değer kaybı talepleri doğmaya başladı. Çünkü kazada aracın parça değişimi sebebiyle değer kaybettiği konusu gündeme geldi. Yani böyle baktığımızda 180 derecelik bir dönüş gerçekleşmiş oldu. Fakat burada değer kaybının hukuki yollarla gündeme gelmesi söz konusu oldu. Yani sigortacıların bunun için ilave bir prim alması söz konusu olmadı. Mevcut poliçe koşullarında hukuki yorumlarla bu konu genişlemiş oldu. Adli yargı kararları ve sigorta tahkim kararlarıyla da bu artık yerleşik bir durum haline geldi. SEDDK da; standart hesaplama yöntemleri olmadığı için sigortacılarla sigortalılar arasında bu hasar aracılarının tetiklediği ve bugün sadece Tahkimde 600-700 bin dosyalara kadar ulaşan bu fiktif uyuşmazlığı ortadan kaldırabilmek için yerinde bir davranışla düzenleme silsilesini yerine getirdi.”















