Hürriyet Gazetesi yazarı Noyan Doğan, Armağan Çağlayan’ın trafik kazası sonrası başına gelenleri yazarak, kazalar sonrası bazılarının başına gelenleri “Trafik kaza bilgilerini kim satıyor” başlıklı yazısında kaleme aldı.

Noyan Doğan, yazısında, Armağan Çağlayanın, geçirdiği trafik kazası sonrası başından geçenleri sosyal medya hesabından paylaştığına değinerek, “Özetleyeyim. Çağlayan, trafik kazası geçiriyor. Araç kaskolu. Aracı servise götürüyor. İki gün sonra ‘hasarsızlık için dava açmak istiyor musunuz?’ diyerek, bir avukat arıyor; kendini de sigorta şirketinin avukatı olarak tanıtıyor, vekalet istiyor. Çağlayan, vekaleti veriyor. Ertesi gün sigorta şirketinin avukatı arıyor. Çağlayan, bundan sonrasını, sosyal medya hesabından şöyle anlatıyor: Arayan sigorta şirketinin avukatı değil, beni dolandırmaya çalışıyor. Davayı kazanacak, parayı alacak ve muhtemelen yok olacak. SBM (Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi), her kaza yapanın bilgilerini bazı avukatlara satıyor ve bu sistem üzerinden avukatlar bilgilerinize ulaşıp sizi arıyor” diyor.
Armağan Çağlayan’ın, ne ilk ne de son olacağına dikkat çeken Doğan, yazısında şu tespitleri yapıyor:
“Yıllardır bu köşede, ‘tazminatınızı aracılara’ kaptırmayın başlığı altında kaç yazı yazdım, kaç uyarıda bulundum; sayısını ben bile hatırlamıyorum. Hazır, konuyu Armağan Çağlayan gündeme getirmişken, bir kere daha altını çizeyim. Hatta sigorta şirketinin avukatı Çağlayan’ı aramasaydı ne olacaktı; onu anlatayım. Vekalet verdiği kişi, sigorta şirketi aleyhine daha yüksek değer kaybı tazminatı talep ederek, dava açacaktı ya da Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuracaktı. Dava masrafıydı, avukatlık ücretiydi falan derken bir tazminat alacaktı; bunun bir kısmını Armağan Çağlayan’a verecek, gerisini cebe atacaktı. Çağlayan, kendi de tazminat için başvursa yine aynı parayı alacaktı. Aslında Çağlayan, dolandırılmayacaktı onun üzerinden birileri rant elde edecekti. Bugüne kadar yüzbinlerce kişinin başına geldiği gibi.”
Noyan Doğan, yazısında konu hakkında şu detayları veriyor: “Adına ister hasar aracısı deyin, ister tazminat aracısı; ortalarda, elleri kolları her yere uzanan bazı örgütlenmiş yapılar var. Aracı hasar gören tüm araç sahiplerine ulaşıp, ‘bize vekalet verin daha fazla tazminat alalım’ diyerek, vatandaştan vekaletleri topluyorlar. Önce sigorta şirketine başvuruyorlar, tazminat adı altında kaç lira gelirse gelsin, vatandaşa sormadan, hemen hukuk yoluna başvuruyorlar. Sonrası malum; vekalet ücreti, masraflar falan derken, bir de üzerine fazladan aldıkları tazminatı cebe indiriyorlar. Vatandaşa ise üç kuruş veriyorlar. Bunun sonucunda da misal, 35-40 bin liralık değer kaybı tazminatının sigorta şirketine maliyeti 100 bin liralara çıkıyor, aradaki fark vatandaşın cebine gitmiyor, işte bu aracıların cebine gidiyor.
Sanmayın ki, bu çark sadece değer kaybı tazminatında işliyor. Nerede ölümlü kaza olsa; ev, hastane hiç fark etmiyor, ölenlerin yakınlarına ya da trafik kazasında sakat kalanların kendisine anında ulaşıp, ‘bize vekalet verin sigortadan daha yüksek vefat, sakatlık tazminatı alırız’ diyorlar. Tabi bu ölüm ve sakatlanmalardan cebe indirilen rakamlar çok daha büyük tutarlar oluyor.”
Armağan Çağlayan’ın sosyal medya hesabından paylaştığında tek bir yanlış olduğunu belirten Doğan, yazısında bunu da şöyle anlatıyor:
“SBM (Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi), her kaza yapanın bilgilerini bazı avukatlara ‘satıyor’ ve bu sistem üzerinden avukatlar bilgilerinize ulaşıp sizi arıyor” tespiti. Bilmeyenler için belirteyim, SBM, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen sigortalara ilişkin poliçe kayıtlarının tutulduğu, sigorta şirketleri tarafından elektronik ortamdan transfer edilerek toplandığı bir merkez. Trafik kazaları ile uzaktan yakından bir ilgisi yok, böyle bilgileri SBM’ye ulaşması da mümkün değil. Belirttim gibi; bu aracılar öyle yapılar ki, elleri kolları her yere, ama her yere uzanıyor, Türkiye’nin her yerinden bu bilgileri topluyor. Ne demek istediğimi siz anlayın artık.”
Noyan Doğan, yazısında, “Neyse ki, bu sorun artık bitiyor” diyerek, sorunun nasıl çözüldüğünü de şöyle anlatıyor:
“Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), hem bu tür rantçıların önüne geçmek hem de değer kaybı tazminatında yaşanan anlaşmazlıkları ortadan kaldırmak için duruma müdahale etti. Çok kısa özetleyeyim. Değer kaybı tazminatında standart bir tazminat hesaplaması yapılacak, bunu da sigorta eksperleri yapacak. Sigorta şirketi de belirlenen tazminat tutarını vatandaşa ödeyecek, iş bitecek. Böylece bu işten rant elde etmeye çalışan aracılara da gerek kalmayacak. Ama artık vatandaşın da bu tür oluşumlara itibar etmemesi gerekiyor.”














