spot_img
Çarşamba, Ocak 14, 2026

GÜNCEL HABERLER

Türk P&I Sigorta yat asistans hizmetini başlatıyor

0
Türk P&I Sigorta, yat sahiplerinin seyir konforunu artırmak ve ihtiyaç duydukları anlarda hızlı, profesyonel çözümler sunmak amacıyla, 1 Ocak 2026 itibarıyla yeni Yat Asistans...

Kadın Gözüyle Hayattan Kareler Fotoğraf Yarışması başvuruları başlıyor

0
Anadolu Hayat Emeklilik’in her yıl geleneksel olarak düzenlediği Kadın Gözüyle Hayattan Kareler Fotoğraf Yarışması, 20. yılında kadın fotoğrafçılarla yeniden buluşuyor. Kadın fotoğrafçılara objektifleriyle hayata...

Türkiye Hayat Emeklilik’ten BES yaptıranlara özel kampanya

0
Türkiye Hayat Emeklilik, 1 Ocak-30 Haziran 2026 tarihleri arasında yeni BES sözleşmesi başlatan katılımcılarına özel olarak Türkiye Sigorta’dan Kasko, Konut ve Sağlık sigortalarında peşin...

UniKasko’da “Limitsiz İMM” dönemi

0
Unico Sigorta, UniKasko ürünü kapsamında sunduğu “Limitsiz İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM)” teminatı ile trafikte yaşanabilecek risklere karşı güvenceyi bir adım öteye taşıyor.  (BASIN BÜLTENİ) Unico...

Veli Utku Bay, Türk Reasürans Genel Müdürü Yardımcısı

0
Reasürans ve sigortacılık alanında 15 yılı aşkın deneyime sahip Veli Utku Bay, Aralık 2025 itibarıyla Türk Reasürans, Reasürans Kabullerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı....

2025’in en çok kazandıran BES fonu Katılım Emeklilik’ten

0
Türkiye’de bireysel emeklilik sistemi, 2025 yılında katılımcı sayısı, fon büyüklüğü ve reel getiriler bakımından dikkat çekici bir performans ortaya koydu. Bu güçlü tablo içinde...

“MetLife Benimle” 5 yaşında

0
MetLife Emeklilik ve Hayat, müşteri sadakat programı ‘MetLife Benimle’ ile 5 yıldır müşterilerinin hayatına değer katmayı sürdürüyor. 210’a yakın markayla yapılan iş birlikleri ile...

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’ten yapay zekâda bir ilk

0
Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik, yapay zekâ alanında uluslararası bir başarıya imza atarak finans sektöründe, “ISO/IEC 42001:2023 Yapay Zekâ Yönetim Sistemi Sertifikasını” almaya...

Doğa Sigorta’dan 530 milyon TL sermaye artışı

0
Doğa Sigorta, 2026 yılına finansal yapısını daha da güçlendiren stratejik bir hamleyle girdi. Şirket, büyüme hedefleri doğrultusunda tamamı nakit olarak karşılanan 530 milyon TL...

MHR GYO Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notunu artırdı

0
2025 yılının son gününde MHR GYO’dan güzel haber geldi. MHR GYO geçen yıl ki 87,26 ‘ık notunu 7,06 puan arttırarak 94,32’ye çıkardı. 2025 yılının son...
Manşet‘Afetler nedeniyle belli bölgeler artık sigortalanmıyor’

‘Afetler nedeniyle belli bölgeler artık sigortalanmıyor’

Zurich Sigorta CEO’su Yılmaz Yıldız, 2024 Küresel Riskler Raporu’nun gelecek 10 yıldaki olası riskleri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Yıldız, “Belli bölgelerde o kadar sık olağanüstü hava olayları yaşanıyor ki, o bölgeler artık sigortalanamaz olmuş. Sigortalanamaz olduğu için de insanlar orada yaşamak istemiyor, başka yerlere göç ediyorlar” dedi.

Zurich Sigorta CEO’su Yılmaz Yıldız, afetlerin frekansının arttığını ve geçmişe yönelik data olmadığı için bunları öngörmenin de zorlaştığını söyledi. Yılmaz Yıldız, Dünya Ekonomik Forumu, Zurich Grubu, Marsh McLennan ortaklığıyla hazırlanan 2024 Küresel Riskler Raporu’nun gelecek 10 yıldaki olası riskleri hakkında değerlendirmelerde bulundu.

10 yıllık perspektife birinci en büyük riskin olağanüstü hava olayları olduğunu, bunun da küresel ısınmayla yakından ilintili olduğunu belirten Yıldız, “İkincisi risk, küresel dengenin bozulması. Küresel ısınma, iklim ve benzeri dünyanın ekolojik dengesinin bozulması ki, üçüncü ve dördüncü risklere bir arada bakmak lazım. Üçüncü risk biyoçeşitlilik kaybı ki, bunu gerçekten konuşmamız lazım. Çok havada kalan, çok ilmi felsefi gibi gözüküyor ama gerçekten hayatımızı etkilemeye başladı bile. Dördüncü risk, doğal kaynak krizleri ve özellikle de su ve gıda krizleri. Beşincisi yine yapay zekanın olumsuz etkileri var” dedi.

HAVA OLAYLARININ İKİNCİL ETKİSİ KALICI OLACAK

Yılmaz Yıldız, doğal afetlerin son üç yılda 1 trilyon dolarlık mal kaybına neden olduğunu ifade ederek, “Bir milyon insan hayatını kaybetti ve yaklaşık 25 milyon insan da bu olağanüstü hava olayları nedeniyle göç etmek zorunda kaldı. Dolayısıyla olağanüstü hava olaylarının birincil etkisi, ekonomik ve insan hayatı üzerindeki kayıplar. Ama göçle, biyoçeşitlilik kaybıyla, gıda, su güvenliği olarak ikinci etkileri birincil etkilerinden daha kalıcı olarak geliyor” şeklinde konuştu.

ÖNGÖRMEK GİTTİKÇE ZORLAŞIYOR

Yılmaz Yıldız, afetlerin beraberinde koruma açığını da ortaya çıkardığına dikkat çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“1 trilyon dolarlık kaybın sadece 300-350 milyar doları sigortayı kayıp. Mesela Florida’nın belli bölgelerinde nüfusta ciddi azalma var. Neden diye baktığınızda, Florida’nın belli bölgelerinde artık o kadar sık olağanüstü hava olayları, fırtına, sel ve benzeri olmaya başlamış ki, o bölgeler artık sigortalanamaz olmuş. Sigortalanamaz olduğu için de insanlar orada yaşamak istemiyorlar, başka yerlere göç ediyorlar. Benzeri İngiltere’de, Almanya’da da var. Son dönemde küresel ısınma ve olağanüstü hava olaylarıyla beraber felaketlerin frekansı arttı ve bunlar artık, ülkemizde yaşanan şubattaki talihsiz deprem gibi veya büyük sel felaketi, kuraklık gibi değil; daha küçük ve orta boy felaketler. Bunların frekansı arttı ve geçmişe yönelik data olmadığı için bunları öngörmekte gittikçe zorlaştı.”

YÖNETİCİLERİN ARTIK KARBON HEDEFİ VAR

Yılmaz Yıldız, “Bu risklere karşı şirketler önlemler alıyor mu?” sorusunu ise şöyle yanıtladı:

“Zurich Grubu gibi uluslararası grupların hemen hemen hepsi de bu konuda ciddi çalışmalar yapıyorlar. Bunun da birçok yönü var. Örneğin, enerjide, kömür veya çevreye zarar veren enerji üretimini bugün sigortalatmak oldukça zor. Enerjide çevreyi kirleten, küresel ısınmaya olumsuz katkıda bulunan sektörlerin sigortalanması, hatta bankalardan kredi bulması gittikçe zorlaşıyor ve bu artarak devam edecek. Bunun yanında şirketlerin çalışmalarına baktığımızda karbon salınımını minimize edecek şekilde pek çok önlem alınıyor. Zurich grubunda biz üst düzey yöneticilerin birkaç yıldır karbon hedefi de var. Yani karbon salınımını ne kadar azaltacağımıza dair hem grup nezdinde hem de Türkiye’de hedeflerimiz var. Dolayısıyla hem bizim grubumuz hem diğer gruplar bu konuda epey çalışıyorlar. Ama bu şirketlerin veya devletlerin ötesinde global olarak çözüm bulunması gereken bir konu.”

İLGİLİ HABERLER